BM: Gazze'de öldürülen 14 binden fazla kişinin yüzde 74'ü çocuk ve kadın

İsrail'in yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nde öldürülen 14 bin 128 Filistinlinin yüzde 74'ünün kadın ve çocuk olduğu belirtildi

UNRWA'nın, yaklaşık 160 bin Filistinlinin sığındığı Gazze kenti ile kuzey bölgelerindeki 57 tesisine erişim sağlayamadığı duyuruldu (AA)
UNRWA'nın, yaklaşık 160 bin Filistinlinin sığındığı Gazze kenti ile kuzey bölgelerindeki 57 tesisine erişim sağlayamadığı duyuruldu (AA)
TT

BM: Gazze'de öldürülen 14 binden fazla kişinin yüzde 74'ü çocuk ve kadın

UNRWA'nın, yaklaşık 160 bin Filistinlinin sığındığı Gazze kenti ile kuzey bölgelerindeki 57 tesisine erişim sağlayamadığı duyuruldu (AA)
UNRWA'nın, yaklaşık 160 bin Filistinlinin sığındığı Gazze kenti ile kuzey bölgelerindeki 57 tesisine erişim sağlayamadığı duyuruldu (AA)

Birleşmiş Miletler (BM), Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansından (UNRWA) yapılan açıklamada, 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi nüfusunun neredeyse yüzde 80'ine denk gelen yaklaşık 1,7 milyon Filistinlinin yerinden edildiği kaydedildi.

Açıklamada, 21 Kasım itibarıyla yerinden edilen 1 milyon 37 bin Filistinlinin, kuzey bölgesi de dahil, Gazze Şeridi genelinde UNRWA'ya ait 156 tesise sığındığı aktarıldı.

Gazze Şeridi'nin orta kesimleri ile güneyde Han Yunus ve Refah bölgelerindeki 99 UNRWA tesisinde yaklaşık 877 bin yerinden edilen kişinin kaldığı belirtilen açıklamada, İsrail saldırılarında 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nde 14 bin 128 kişinin öldürüldüğü hatırlatıldı.

Açıklamada, “Gazze Şeridi'nde 14 bin 128'den fazla insan öldürüldü; bunların yüzde 74'ünün çocuk ve kadın olduğu belirtiliyor." denildi.

(AA)

UNRWA, 160 bin Filistinlinin sığındığı 57 tesisine erişim sağlayamıyor

İsrail güçlerinin 12 Ekim'de tahliye kararı vermeden önce, yaklaşık 160 bin yerinden edilmiş Filistinlinin, Gazze kenti ile kuzey bölgesindeki 57 UNRWA tesisinde kaldığı hatırlatılan açıklamada, "UNRWA, yerinden edilmiş kişileri korumak veya onlara yardım etmek için söz konusu tesislere erişim sağlayamamaktadır. Bu kişilerin durumuna ve ihtiyaçlarına ilişkin bilgi sahibi değildir." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, UNRWA tesislerindeki ciddi kalabalığa dikkati çekilerek, UNRWA okullarında yaklaşık 220 kişinin tek bir tuvaleti kullanmak zorunda kaldığı ve ortalama her 4 bin 500 için bir sadece bir duş alınacak yerin bulunduğuna vurgu yapıldı.

Barınak olarak tasarlanmayan UNRWA tesislerine yerinden edilen kişilerin sığınmak zorunda kaldığı hatırlatılan açıklamada, duş alacak yer eksikliği sebeplerinden birinin bu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, "UNRWA, hem mekan yetersizliği hem de ulaşım için gerekli yakıt eksikliği nedeniyle tesislerine ilave mobil duşakabin getiremedi." ifadesine yer verildi.

Gazze Şeridi'nde 7 Ekim'den bu yana 108 UNRWA çalışanının öldürüldüğü hatırlatılan açıklamada, bunların en az yüzde 40'ının, Gazze Şeridi'nin orta kesimlerinde yer alan Gazze Vadisi'nin güney kısmında öldürüldüğü belirtildi.

İsrail ordusu, daha önce Gazze kenti ve kuzey bölgelerindeki halka, Gazze Vadisi'nin güneyine gitme çağrısında bulunmuştu.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.