Hafter, Bingazi hükümetine Libyalılara yaşam hizmetleri sağlama çağrısında bulundu

Temsilciler siyasi gelişmelere ilişkin Bingazi'de yeni bir oturum düzenledi

Ras Lanuf'ta İstikrar Hükümeti’nin toplantısı (Libya İstikrar Hükümeti)
Ras Lanuf'ta İstikrar Hükümeti’nin toplantısı (Libya İstikrar Hükümeti)
TT

Hafter, Bingazi hükümetine Libyalılara yaşam hizmetleri sağlama çağrısında bulundu

Ras Lanuf'ta İstikrar Hükümeti’nin toplantısı (Libya İstikrar Hükümeti)
Ras Lanuf'ta İstikrar Hükümeti’nin toplantısı (Libya İstikrar Hükümeti)

General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), ‘Libyalılar için yaşam hizmetlerini sağlama, tamamlanan projeleri zamanında teslim etme ve tüm şehirler için kalan projeleri takip etme’ çağrısında bulundu. Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi tarafından dün yapılan açıklamada Meclis Başkanı Akila Salih'in ‘siyasi durumdaki son gelişmeler hakkında’ bilgi vermesi için önümüzdeki Pazartesi günü, ülkenin doğusundaki Bingazi kentindeki merkezinde resmi bir oturum düzenlemeyi planladığı bildirildi.

Libya'nın doğusundaki Ras Lanuf kentinde toplanan İstikrar Hükümeti, vatandaşlar için önemli ve hizmetle ilgili bazı dosyaları tartıştı. Öte yandan, İstikrar Hükümeti’nin Başbakanı Usame Hamad, Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümetini, petrol gelirlerini düzenli olarak tahsil etmesine rağmen yanlış ve sistematik mali politikalar yoluyla para israfıyla suçladı. Hamad, bu hükümetin inşa ve kalkınmaya katkıda bulunmayı reddettiğini ve bütçe gelirlerinin israfını durdurmak için hükümet tarafından alınan önlemleri destekleyen yargı kararlarından sonra petrol gelirlerine el konulduğunu belirtti.

Hamad, hükümetinin orduyla birlikte yürüttüğü yeniden inşa planlarının, şehirleri ve petrol bölgelerini doğrudan hedef alacağını ve Libya halkının genel olarak ve şehirlerin ve petrol bölgelerinin sakinlerinin özellikle ‘uygun olmayan gerçekliğini’ değiştirmeyi amaçladığını ifade etti.

Fotoğraf Altı:  Hafter'in Bingazi'de Hammad ve el-Ureybi ile görüşmesi (LUO)
Hafter'in Bingazi'de Hammad ve el-Ureybi ile görüşmesi (LUO)

Hamad'ın açıklamaları, Halife Hafter'in, Hamad'a, projeleri zamanında teslim etmesini ve tüm şehirler için kalan projeleri takip etmesini ve vatandaşlara en iyi hizmeti sunmasını talep etmesinden birkaç saat sonra geldi. Hamad hükümetinin yaptığı bir açıklamada, Hamad ile Hafter'in geçtiğimiz Salı akşamı Bingazi'de, İmar ve İstikrar Komitesi Başkanı Hatem el-Ureybi'nin katıldığı bir toplantı yaptığı belirtildi. Toplantıda son yerel gelişmeler ele alındı. Ayrıca Hafter'e, Derne ve Cebel el-Ahdar'daki hasarlı bölgelerin yeniden inşası için oluşturulan fonun yürütme adımları ve Bingazi ve diğer Libya şehirlerinde İmar Komitesi'nin projelerinin ilerleyişi hakkında bilgi verildi.

Temsilciler Meclisi

Öte yandan, Libya Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Bileyhik'in dün yaptığı açıklamada, Meclis'in bir sonraki oturumunun, bir grup üyenin talebi üzerine, ‘Derne ve sellerden zarar gören bölgelerde yeniden inşa çalışmalarını dinlemek’ amacıyla yapılacağını söyledi. Bileyhik, yerel medyaya verdiği bir demeçte, Meclis Başkanı Akila Salih'in, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Kurumu Başkanı Ömer el-Delimi başkanlığındaki komisyonun görevlerini sona erdiren bir karar çıkardığını ve Delimi'nin aldığı her türlü tedbirin ve kararın ‘yetkisiz bir kişiden alınmış’ sayılacağı ve yürürlükteki mevzuata göre gerekli işlemler yapılacağı bilgisini verdi.

BM

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), dün, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Yardımcısı ve UNDP Direktörü Abdullah el-Darderi'nin Trablus'a ziyaretinin, Libya'daki yeniden inşa ve kalkınma çabalarını desteklemeyi hedeflediğini açıkladı. Darderi'nin, ‘kalkınma önceliklerini destekleme taahhüdünü yenileyeceğini ve BM ile Libya arasındaki sürekli işbirliğini, Daniel fırtınasının etkilerinden kurtulma çabalarını desteklemek için gözden geçireceğini’ vurguladı.

Bathily ve seçimler

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathily, geçtiğimiz Salı akşamı Trablus'ta, Şeyh Akila Necm liderliğindeki Verfela kabileleri Sosyal Konseyi heyetiyle yaptığı toplantıda, ‘vatandaş ve sosyal liderler olarak, birleşik bir hükümet altında barışçıl bir seçim için uygun bir ortam yaratmaya katkıda bulunma sorumlulukları olduğunu’ vurguladı. Seçim sürecini ileriye taşımak ve seçimlerin yapılmasına yardımcı olmak için görüşlerini ve önerilerini dinlediğini belirterek, birleşik, istikrarlı ve egemen bir Libya'ya olan umutlarını dile getirdi.

Ayrıca, Libya Başkanlık Konseyi Üyesi Abdullah el-Lafi, Trablus'taki Mısır Büyükelçiliği Maslahatgüzar'ı Tamer Mustafa ile herkesin katılımıyla seçimleri gerçekleştirmek, ulusal uzlaşma projesini başarıyla sonuçlandırmak ve ülkede kalıcı istikrarı sağlamak için Libya'daki siyasi manzaranın gelişmelerini ve Libya'daki siyasi süreci ilerletme mekanizmalarını ele aldı.

Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Gazze'de ateşkes anlaşmasına varmak için Katar ve Mısır tarafından yürütülen çabalara övgüde bulundu. Dibeybe, dün X platformu üzerinden yaptığı kısa bir açıklamada, ‘bu çabaların kuşatma altındaki bölgedeki büyük acıyı hafifletmeye yardımcı olmasını umduğunu’ söyledi. Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘ülkesinin Katar ve Mısır'ın Filistinlilere yardım etmek için insani bir ateşkes sağlama çabalarını takdir ettiğini’ vurguladı.



Irak “savaşın başka bölgelere de yayılmasından” korkuyor

Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
TT

Irak “savaşın başka bölgelere de yayılmasından” korkuyor

Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)
Dün Erbil Havaalanı yakınlarında ABD güçlerini hedef alan bir İHA saldırısının ardından yükselen duman (EPA)

Irak, dün ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların yansımalarından uzak durmaya çalışarak, savaşın kendi topraklarına yayılma girişimlerine karşı uyarıda bulundu.

Bu uyarı, Bağdat'ın güneyindeki Babil vilayetindeki Curf es-Sahr'daki İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı silahlı grupları hedef alan saldırılar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) bir ABD üssünün bulunduğu Erbil Havaalanı yakınlarındaki bölgede gerçekleştirilen diğer saldırıların ardından yapıldı.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, komutanlar ve güvenlik kurumlarının liderleriyle bir toplantı düzenledi. Toplantı, Curf es-Sahr ve Erbil'e yapılan saldırılara atıfla ‘Irak'ın birçok bölgesini etkileyen açık saldırganlığın sonuçları’ konusunda uyarıda bulunan bir açıklamayla sona erdi. İran'a yönelik ‘haksız saldırının’ kınandığı açıklamada, ‘Irak'ın egemenliğini, hava sahasını ve topraklarını ihlal etmek veya bunları İran'a saldırı için geçiş yolu veya fırlatma rampası olarak kullanmak, tıpkı ülkemizin topraklarının veya karasularının Irak'ı çatışmaya sürüklemek için bir gerekçe olarak kullanılması kabul edilemez olduğu gibi’ uyarısında bulunuldu.

Irak’ta İran destekli Şii milis gücü Ketaib Hizbullah, Curf es-Sahr'da iki kişinin öldüğü hava saldırısının ardından ‘ABD üslerine’ saldırı düzenleyeceklerini duyurdu.


Lübnan’ın savaşa dahil olmayı önlemek için yoğun temasları

Beyrut'un güney banliyölerinde İran ile dayanışma mitingine katılan Hizbullah destekçileri, 26 Ocak 2026 (AFP)
Beyrut'un güney banliyölerinde İran ile dayanışma mitingine katılan Hizbullah destekçileri, 26 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan’ın savaşa dahil olmayı önlemek için yoğun temasları

Beyrut'un güney banliyölerinde İran ile dayanışma mitingine katılan Hizbullah destekçileri, 26 Ocak 2026 (AFP)
Beyrut'un güney banliyölerinde İran ile dayanışma mitingine katılan Hizbullah destekçileri, 26 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan dün, İsrail ve ABD’nin İran ile savaşa girmesini önlemek için iç ve dış temaslarını yoğunlaştırdı. Bu temaslar, Hizbullah'ın savaşa dahil olmamasını sağlamak ve Lübnan'ı tarafsızlaştırmak için etkili ülkeler ve yerel partileri de kapsıyordu.

Temaslar, halkın savaş korkusuyla benzin istasyonlarına ve süpermarketlere akın etmesi ve Beyrut Havaalanı’ndan uçuşların iptal edilmesi üzerine gerçekleşti.

ABD yönetimi, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a bir mesaj gönderdi. Mesajda, Lübnan tarafının düşmanca bir eylemde bulunmaması koşuluyla İsrail'in Lübnan ile gerilimi tırmandırma niyetinde olmadığı teyit edildi.

Hizbullah ise İran'a yönelik saldırıları kınadı ve savaşa askeri müdahale yapmayacağını açıklayarak İran ile dayanışma içinde olduğunu belirtti.


İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.