Iraklı gruplar Gazze ateşkesine uyacak mı?

22 Kasım'da Bağdat'ta ABD saldırısında öldürülen Hizbullah Tugayları savaşçılarının cenaze töreni sırasında ( Reuters)
22 Kasım'da Bağdat'ta ABD saldırısında öldürülen Hizbullah Tugayları savaşçılarının cenaze töreni sırasında ( Reuters)
TT

Iraklı gruplar Gazze ateşkesine uyacak mı?

22 Kasım'da Bağdat'ta ABD saldırısında öldürülen Hizbullah Tugayları savaşçılarının cenaze töreni sırasında ( Reuters)
22 Kasım'da Bağdat'ta ABD saldırısında öldürülen Hizbullah Tugayları savaşçılarının cenaze töreni sırasında ( Reuters)

Irak'taki İran yanlısı gruplara yakın çevreler, Hamas ile İsrail arasında Gazze Şeridi'nde yürürlükte olan ateşkese bağlılıkları hakkında bilgi sızdırdı.

Kaynaklar, silahlı grupların Bağdat'ın batısı ve güneyindeki militanlara ve karargahlara yönelik son saldırılarının ardından ABD’lilere yanıt verme konusundaki kararın ‘İran'ın emriyle’ geldiğini söyledi.

Resmi olarak açıklanmayan anlaşmayı bu grupların ihlal etmesi beklenmiyor ancak Irak direnişi olarak bilinen taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle önümüzdeki birkaç gün içinde bir atılımın gerçekleşmesi muhtemel.

Irak'taki Hizbullah Tugayları'nın sözcüsü Cafer el-Hüseyni yerel platformlarda yayınlanan kısa bir açıklamasında, “Irak'taki İslami Direniş, düman ABD’nin Irak ve Suriye'deki davranışlarını izliyor ve meselenin buna göre inşa edilmesine izin veriyor” ifadelerini kullandı.

Gazze Şeridi’nde dün sabah ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana, Irak'ta ABD’lilerin elindeki askeri üslere saldırı düzenlenmedi.

İsrail ve Hamas, çatışmaların 4 gün durdurulması karşılığında Gazze'de tutulan 50 rehinenin değişimi konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Gazze'ye insani yardımın artırılmasının yanı sıra İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan 150 Filistinli kadın ve çocuğun serbest bırakılmasını da içeriyor

Iraklı silahlı grupların liderleri arasındaki görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, ABD üslerine yönelik silahlı saldırıların ateşkesin sona ermesinden hemen sonra yeniden başlayacağını doğruladı, ancak en az iki grup bu iddiaları reddediyor.

Kaynaklara göre, büyük olasılıkla bu iki grup (El Nuceba Hareketi ve Hizbullah Tugayları), geçtiğimiz hafta Ebu Gureyb ve Curf Sakhar’da düzenlenen bir dizi saldırının ardından ABD’lilere karşılık vermek için yarışıyor. Ancak bu niyet, ‘bölgedeki direniş ekseniyle koordinasyonun önemi ve İran'ın aldığı stratejik karardan sapmamak’ gerekçeleriyle diğer kesimler tarafından reddedildi.

Gözlemciler, geçici de olsa saldırılardaki düşüşün nedeninin, özellikle ABD’lilerin hiziplere hızlı ve doğrudan yanıt verme aşamasına geçmesinden sonra hükümete dahil olan ve silahlara sahip siyasi partilerin karşı karşıya kaldıkları karmaşık hesaplardan kaynaklandığına inanıyor.

Kaynaklar, ABD’lilere karşı silahlı gerilime katılan Koordinasyon Çerçevesi liderlerinden bazılarının ABD’nin ‘kritik sınıra’ ulaştığını ve bu yüzden gerilimi daha da artırmak istemediklerini aktardı.

Asaib-i Ehli Hak lideri Kays Hazali bir televizyon röportajında, Irak parlamentosunu ABD kuvvetlerine karşı ciddi bir duruş sergilemeye ve onları ülkeden çıkarmaya yönelik önceki kararını uygulamaya çağırdı.

Hazali, “ABD danışma güçleri hava saldırıları düzenlemiyor ve geçtiğimiz hafta yaşananlar, onların Irak yasalarını ihlal ettiğinin açık kanıtı. Irak güçlerine saldıran bu kişilerin dokunulmazlığı yok ve Irak yasalarına göre sorumlu tutulmaları gerekiyor” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.