Hedefler ve zorluklar arasında COP28

COP28, Ukrayna’daki ve Gazze'deki savaşlar nedeniyle Avrupa’da ve Arap dünyasında son derece zorlu uluslararası siyasi koşullar altında başlıyor.

COP28, uluslararası toplumun iklimsel etkileri ve artan sıcaklıkları azaltma konusundaki başarısının değerlendirileceği bir platform olacak (AFP)
COP28, uluslararası toplumun iklimsel etkileri ve artan sıcaklıkları azaltma konusundaki başarısının değerlendirileceği bir platform olacak (AFP)
TT

Hedefler ve zorluklar arasında COP28

COP28, uluslararası toplumun iklimsel etkileri ve artan sıcaklıkları azaltma konusundaki başarısının değerlendirileceği bir platform olacak (AFP)
COP28, uluslararası toplumun iklimsel etkileri ve artan sıcaklıkları azaltma konusundaki başarısının değerlendirileceği bir platform olacak (AFP)

Nebil Fehmi

Bu yılki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP28) toplantıları birkaç gün içinde Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) başlayacak. Ancak toplantılar, çevre ve iklim değişikliği gibi teknik konuların yanında sürdürülebilir kalkınma ve doğal kaynak eksikliği gibi diğer daha geniş kapsamlı, büyük ve karmaşık küresel sorunların başarılı bir şekilde ele alınması için güçlü ülkeler arasında ihtiyaç duyulan iş birliğinin yapılmasını ve uluslararası alanda öncü rol oynama arzusunu olumsuz yönde etkileyen Ukrayna’daki savaşın ve bu savaşa bağlı olarak Batı ülkeleriyle Rusya arasındaki gerilimlerin yanı sıra ABD ile Çin arasında artan rekabetin ve çekişmenin yarattığı son derece zor uluslararası siyasi koşullar altında gerçekleşecek.

COP28, İsrail’in onlarca yıldır süren işgalinin yanı sıra son olarak açıkça ve son derece tehlikeli bir meydan okumayla Gazze’de insanları vahşice katlettiği, yaraladığı ve nüfusun yarısını yerinden ettiği Ortadoğu bölgesinde düzenleniyor. Genel olarak uluslararası toplumu, özelde ise Ortadoğu'yu halkların yararına bir anlayışa varmaya ya da sınırları aşan, çıkarları bir araya getiren ve iklim değişikliği gibi çeşitli tehlikeler taşıyan küresel bir soruna çok taraflı bölgesel bir bakış açısı getirmeye hiç de elverişli olmayan bir ortam söz konusu. Hatta Gazze'deki olaylardan önce bile bölgedeki hassas siyasi durum ve iletişim eksikliği nedeniyle dolaylı olarak ve uluslararası çerçeveler içinde yapılmıştı.

COP28, tüm bu zorluklara rağmen, önemli ve acil bir konu olan iklim değişikliği sorununun bir an önce ele alınması amacıyla düzenleniyor. Uluslararası toplumun ‘kaynama’ dönemine girmesiyle birlikte tehlikeli ve hassas bir yol ayrımına gelindi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in belirttiğine göre, küresel sıcaklık oranlarında -2,6 santigrat dereceye kadar bir artış yaşanıyor. Ancak 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkılmaması hedefleniyor.

Tüm bu gelişmelerle birlikte dünya, geçtiğimiz günlerde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Joe Biden arasında San Francisco’da gerçekleşen zirvede yapılan ve iki ülkenin ürettiği zehirli emisyonları, bunların iklim değişikliği üzerindeki tehlikeli etkilerini azaltmaya yönelik iş birliği yapma kararlılığıyla ilgili açıklamalara dikkat kesildi. Dünyanın en çok zehirli emisyon üreten iki ülkesinin liderleri olan Biden ve Şi, fosil yakıtlardan üretilen enerji yerine yenilenebilir enerjiyi şu an üç katına çıkarmak için iş birliği yapma kararı da aldılar. İklim uzmanları, iklim değişikliğiyle mücadelede ilerleme kaydetmek için çevre sorununun ötesine geçerek konuya daha geniş bir bakış açısıyla bakmaya çağırıyorlar. Bundan dolayı COP28'in organizatörleri, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) taraflarının bu oturum için beş ana başlık belirlediklerini açıkladı. Organizatörler, bu başlıkları, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin dikkate alınması ve yenilenebilir enerji geçiş için gerekli finansmanın sağlanması, teknoloji, inovasyon, kapsayıcılık ve kapsayıcı katılımın yanı sıra gıda sisteminin iklim değişikliğinden kaynaklanan zorluklar karşısında esnekliğinin ve dayanıklılığının tesis edilmesi olarak sıraladı. Ayrıca, gıda konusuna ilişkin özel bir duyuru yapılabileceğini de eklediler.

Organizatörler, iklim değişikliğinin yansımalarıyla mücadele konusunun merkezinde insanların ve doğanın yer aldığını vurgulamaya çalışıyor. Bu çabaların sonuçlarının, gençlerin gelecekteki çıkarlarına olumlu ya da olumsuz yansıyacağı dikkate alındığında, özellikle gençlerin rolünün öne çıkarılmasına yönelik çabaların gösterilmesi bekleniyor.

Bu başlıkların hayata geçirilmesi için bir sonraki COP zirvesinde bazı uygulamaların tanıtılması ve birtakım hedeflere ulaşılması amaçlanıyor. Bunlar arasında uluslararası toplumun iklim değişikliğiyle mücadele çabalarında ulaştığı noktaya ilişkin ilk kez yapılacak kapsamlı bir küresel inceleme de yer alıyor. Bu inceleme sonucunda tıpkı BM Genel Sekreteri’nin dile getirdiği gibi, emisyonların azaltılmasına dair verilen sözlerin ve koyulan hedeflerin uygulanmasıyla ilgili acı verici ve tehlikeli gerçeğin açığa çıkması bekleniyor.

Diğer yapılması gerekenlerle birlikte sorunun ciddiyetini hafifletecek şekilde temiz enerjiye geçiş süreçlerinin hızlandırılması, temiz enerjiye geçiş prosedürlerinin finansmanı ile ilgilenilmesi hedefleniyor. Ayrıca, özellikle iklim değişikliğinde büyük bir sorumluluk taşımayan, iklim hedeflerine ve çevreye saygı duyan, dünyadaki çevre kirliliği nedeniyle en çok sıkıntıyı çeken gelişmekte olan ülkelerde kalkınmanın sağlanması için gerekli ihtiyaçlarla orantılı olarak daha yüksek oranlarda mali destek sağlanması da amaçlanıyor. Bu yüzden uluslararası finans kurumlarının ve özel sektörün rolünün gözden geçirilmesi bekleniyor.

Öte yandan, bu alanda yapılan uluslararası istişarelerde ilerleme kaydedilen Mısır’ın tatil beldesi Şarm eş-Şeyh’te düzenlenen Cop27’de kurulması kararı alınan Kayıp ve Hasar Fonu'nun yönetimiyle ilgili mekanizmaların çoğuna ilişkin bir anlaşmanın duyurulması için de çalışmalar yapılıyor. Kayıp ve Hasar Fonu için gerekli finansmanın sağlanabileceğine ve Avrupa'nın bu COP28’de fona somut desteğini açıklamaya kararlı olduğuna dair birtakım işaretler de var.

Tıpkı Mısır'ın daha önce Şarm eş-Şeyh'te gerçekleşen COP27 toplantılarını başarıya ulaştırmaya çalıştığı gibi, BAE’nin de COP28’i başarıya ulaştırmak istediğinden eminim. İki Arap ülkesinin art arda COP toplantılarına ev sahipliği yaptığını görmemiz güzel bir tesadüf. Bu, Arapların uluslararası meselelere ve bunları takip etmeye ilgisinin arttığını gösteriyor.

Mısır'ın en dikkate değer başarılarından biri, gelişmekte olan ülkelerin yararına bir kayıp ve hasar fonu kurulması kararının alınmasını sağlaması olduğuna göre, COP28'in başarısını değerlendirmedeki kriterlerden biri de gelişmekte olan ülkelere yardım etmek, şu an yıllık bir trilyon doların üzerinde bir finansmana gereksinimi olan temiz ve yenilenebilir enerjiye geçmelerini sağlamak ve Kayıp ve Hasar Fonu aracılığıyla geçmişte yaşananları tazmin etmek için finansman sağlamada başarılı olup olmayacağı olacak.

COP28’in başarısının değerlendirileceği bir diğer kriter ise uluslararası toplumun özellikle çevresel emisyonları ve sıcaklık artışlarını azaltmaya yönelik spesifik ve yeterli önlemler üzerinde anlaşmaya varıp varamayacağı olacak. Bazı çevreler, COP27’nin bu konuda yeterince başarılı olamadığını düşünüyorlar. COP’ta bu konuda ortaya çıkan farklı eğilimler arasında, fosil yakıtlardan enerji üreten birçok ülkenin, teknolojiden yararlanarak emisyon üretimini azaltma isteği de yer alıyor. Gelişmiş sanayi ülkeleri, öncelikle fosil enerjiye olan bağımlılığı ve tüketimi azaltmayı istiyor.

COP’a ev sahipliği yapan ülkelerin ilerleme kaydetme konusundaki kararlılığına ve istekliliğine rağmen, her bir konferansın kendine has sorunları, başarıları ve başarısızlıkları vardır. Ülkelerin ve tüm uluslararası toplumun konumlarına göre bir sonuç çıkar. Başarıda da başarısızlıkta da herkesin yararına ya da zararına birtakım hesaplar yapılır. Çeşitli konuların ele alınması için aktif ve yenilikçi grup çalışmaları yapılması gerekir. Her COP’ta farklı farklı gelişmeler kaydedilir. Ancak asıl karar, önceki COP’larda saklıdır. Ele alınması gereken başlıca iki konu var. Bunlardan ilki finansmanın artırılması, ikincisi sıcaklık artışını kontrol altına almak için gaz emisyon oranlarının kontrol edilmesi. Çalkantılı ve endişe verici uluslararası arenada bu önemli konularda olumlu adımlar atılmasını umuyoruz.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



ABD ve Ürdün'ün Halep'teki ateşkesi ve SDG'nin barışçıl geri çekilmesini destekleme taahhüdünde bulundu

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrak (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrak (Arşiv- AFP)
TT

ABD ve Ürdün'ün Halep'teki ateşkesi ve SDG'nin barışçıl geri çekilmesini destekleme taahhüdünde bulundu

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrak (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrak (Arşiv- AFP)

Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi dün ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrak'ı kabul etti ve Suriye'nin güvenliğini, egemenliğini ve birliğini sağlama çabalarında Suriye hükümetini desteklemek için “iş birliği ve koordinasyon bağlamında” Suriye'deki gelişmeleri görüştü.

Açıklamada, Safadi'nin Halep'teki gelişmeleri de ele aldığı ve ülkesinin ve ABD'nin ateşkes ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep'ten barışçıl bir şekilde çekilmesini destekleme ve tüm vatandaşların güvenliğini ve emniyetini sağlama konusundaki taahhüdünü vurguladığı da belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığıan göre Safadi ve Barrack, Suveyda'daki krizi sona erdirmek ve güney Suriye'yi istikrara kavuşturmak için yol haritasının uygulanması konusunda çalışmaya devam etme taahhütlerini teyit ettiler.

Ürdün Dışişleri Bakanı dün, Suriye'deki gelişmeleri görüşmek ve Suriye hükümetine ülkenin güvenliği ve istikrarını korumada Ürdün'ün desteğini ifade etmek üzere Suriyeli mevkidaşı Esad eş- Şeybani ile görüştü.

Bu gelişme, Suriye ordusunun günlerce süren şiddetli çatışmaların ardından Halep'in Şeyh Maksud mahallesindeki operasyonunu tamamladığını açıklamasının ardından geldi.


Suriye ordusu, Halep'in Şeyh Maksud mahallesindeki tarama operasyonlarını tamamladı

Suriye hükümet güçleri, kuzeydeki Halep kentinin tartışmalı bölgesinde Kürt savaşçılardan Eşrefiye mahallesinin kontrolünü ele geçirdikten sonra sokaklarda devriye geziyor (AP)
Suriye hükümet güçleri, kuzeydeki Halep kentinin tartışmalı bölgesinde Kürt savaşçılardan Eşrefiye mahallesinin kontrolünü ele geçirdikten sonra sokaklarda devriye geziyor (AP)
TT

Suriye ordusu, Halep'in Şeyh Maksud mahallesindeki tarama operasyonlarını tamamladı

Suriye hükümet güçleri, kuzeydeki Halep kentinin tartışmalı bölgesinde Kürt savaşçılardan Eşrefiye mahallesinin kontrolünü ele geçirdikten sonra sokaklarda devriye geziyor (AP)
Suriye hükümet güçleri, kuzeydeki Halep kentinin tartışmalı bölgesinde Kürt savaşçılardan Eşrefiye mahallesinin kontrolünü ele geçirdikten sonra sokaklarda devriye geziyor (AP)

Suriye ordusu bugün, Halep'in Şeyh Maksud mahallesindeki operasyonunu tamamladığını duyurarak, Kürt militanlardan şehri kurtardığını açıkladı.

Suriye ordusu, Halep'in kuzeyindeki Şeyh Maksud mahallesinde ilerlemeye devam etti ve mahallenin büyük bir bölümünü kontrol altına aldı. Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) daha önce bir askeri kaynağın “Suriye Arap Ordusu, Şeyh Maksud mahallesinin yüzde 90'ından fazlasını taramayı tamamladı” dediğini belirtmişti.

Suriye sivil savunma personeli, Halep'te Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri arasında yeniden başlayan çatışmalar sırasında topçu bombardımanı sonrasında çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (Reuters)Suriye sivil savunma personeli, Halep'te Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri arasında yeniden başlayan çatışmalar sırasında topçu bombardımanı sonrasında çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, “Halep'in Şeyh Maksud bölgesindeki silahlı unsurların tek seçeneğinin, hayatlarının ve kişisel güvenliklerinin garanti edilmesi karşılığında kendilerini ve silahlarını en yakın askeri noktaya derhal teslim etmek olduğunu” açıkladı.

Operasyon Komutanlığı açıklamasında, “Ordu, ulusal egemenliği tesis etme görevine başlamıştır ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, sakinlerini korumak için kararlı bir şekilde hareket ederek her türlü ateş kaynağını imha edecektir” ifadeleri yer aldı.

 İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Halep'te Suriye Demokratik Güçleri ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde konuşlandırıldı (Reuters)İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Halep'te Suriye Demokratik Güçleri ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde konuşlandırıldı (Reuters)

Halep'teki saha kaynakları Şarku’l Avsat’a, “Suriye ordusunun, SDG'nin insan kalkanı olarak kullandığı sivillerin varlığı ve mahalleye yerleştirilen mayınlar nedeniyle Şeyh Maksud mahallesinde yavaş ilerlediğini” bildirdi.

Kaynaklar, “Şeyh Maksud mahallesini kontrol altına alma kararının geri döndürülemez olduğunu ve SDG'nin Şeyh Maksud mahallesindeki varlığının sona ermek üzere olduğu için SDG üyelerinin ya teslim olması ya da ölmesi gerektiğini” vurguladı.

Bir kaynak, “Suriye ordusunun, Şeyh Maksud mahallesinde SDG milisleriyle birlikte savaşan üst düzey bir komutan da dahil olmak üzere eski rejim güçlerinin kalanlarını ele geçirdiğini” açıkladı.

Ayrıca büyük miktarda ağır ve orta silah, mühimmat, hafif silah ve patlayıcı cihazlar da ele geçirildi.

Suriye Haber Ajansı'na (SANA) göre, “Şeyh Maksud mahallesi sakinleri, SDG ve terör örgütü PKK'nın birçok cadde ve araca bomba yerleştirdiği konusunda uyardı. Bu nedenle dikkatli olmanızı, bilinmeyen araçlara veya şüpheli nesnelere yaklaşmamanızı rica ediyoruz.”

Halep'te Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmalar, ordunun önceki gün Eşrefiye mahallesini ele geçirip kontrol altına alması ve dün gece Şeyh Maksud'un büyük bir bölümünü ele geçirip kontrol altına almasıyla beşinci gününe girdi.

SDG, dün sabah varılan, savaşçılarının Şeyh Maksud'u terk etmesi ve Halep'in doğu kırsalına çekilmesi yönündeki anlaşmayı reddetti.


Suriye güçleri Halep'in iki mahallesinde ilerleme kaydediyor

Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
TT

Suriye güçleri Halep'in iki mahallesinde ilerleme kaydediyor

Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)

Von der Leyen: Avrupa, Suriye'nin toparlanmasını desteklemek için elinden gelen her şeyi yapacak. Suriye hükümeti dün, ülkenin kuzeyindeki en büyük şehir olan Halep'te Kürt güçlerinin kontrolündeki iki mahallede güçlerinin ilerleme kaydettiğini vurguladı. Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinden yerinden edilmeler bildirilirken, Kürtlerin çoğunlukta olduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), kuzeydoğu Suriye'ye doğru geri çekilmeyi reddetti.

Suriye resmi haber ajansı (SANA), askeri bir kaynağın, SDG'nin İran yapımı insansız hava araçlarıyla (İHA) Halep'teki sivil ve güvenlik tesislerini bombaladığını söylediğini belirtti. Bu haber, ordunun SDG'yi askeri amaçlarla kullandığını suçlayarak, bombalamaya başlamadan önce Şeyh Maksud sakinlerini tahliye etmeye çağırmasının ardından geldi.

SANA, ordunun Şeyh Maksud mahallesinde “hedef almayı” planladığı yerlerin haritalarını yayınladı. Suriye televizyonu, ordu operasyon komutanlığının Şeyh Maksud mahallesini “kapalı askeri bölge” ilan ettiğini belirtirken, İçişleri Bakanlığı sözcüsü ise Eşrefiye mahallesinin “dost haline geldiğini” ve “kalan eksenlerde ilerlemenin devam ettiğini” ifade etti.