Hamas’ın İsrail’le yapılan takas anlaşmasında serbest bıraktığı rehineler kimler?

Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
TT

Hamas’ın İsrail’le yapılan takas anlaşmasında serbest bıraktığı rehineler kimler?

Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Hamas hareketi, İsrail’e yönelik 7 Ekim saldırılarından bu yana yedi hafta boyunca Gazze’de alıkoyulan 40 İsrailli rehineyi serbest bıraktı. Bunların arasında İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşması kapsamında 39 kadın ve çocuk ile bir erkek de bulunuyor.

İngiltere merkezli BBC’nin dün yayınlanan haberine göre Hamas ile Mısır hükümeti arasındaki ayrı bir anlaşmanın parçası olarak 17 Taylandlı ve bir Filipinli rehine de serbest bırakıldı.

İsrail ile Hamas arasındaki geçici ateşkes hükümleri uyarınca, 24 Kasım’da başlayan dört günlük insani ara sırasında toplam 50 rehinenin serbest bırakılması kararlaştırıldı. Pazartesi öğleden sonra 40 İsrailli rehine serbest bırakıldı ve başka bir grubun da yerel saatle öğleden sonra serbest bırakılması planlanıyordu.

Buna karşılık anlaşma kapsamında 150 Filistinli kadın ve genç İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacaktı. Şu ana kadar 117 tanesi serbest bırakılırken, İsrail’in insani yardım, tıbbi malzeme ve yakıt yüklü yüzlerce kamyonun Gazze Şeridi’ne girmesine izin vermesi konusunda mutabakata varıldı. Bu yardımın bir kısmı aslında ateşkesin ilk üç gününde Gazze Şeridi’ne girdi.

İsrail- Hamas takasında serbest bırakılan İsrailliler

Fransa merkezli France 24’e göre Emily Hand (9) ve Hila Rotem Shoshani (13) serbest bırakılırken, Hila’nın annesi Raya Rotem (54) halen Gazze’de tutuklu.

Emily’nin ilk olarak İsrail’in güneyindeki Kibbutz Be’eri’de (kibbutz İbranice yerleşim topluluğu anlamına geliyor) kaybolduktan sonra öldüğü bildirildi. Ancak Emily daha sonra rehineler arasında sayıldı.

Babası Thomas Hand’in belirttiğine göre İrlandalı- İsrailli küçük kız Emily, Gazze’de esaret altındayken 17 Kasım’da 9 yaşına girdi. Annesi, Emily henüz iki yaşındayken kanserden ölmüştü.

Fotoğraf Altı: İrlandalı- İsrailli küçük kız Emily, İsrail ile Hamas arasındaki takas kapsamında serbest bırakıldıktan sonra babası Thomas Hand ile İsrail’de yeniden bir araya geldi. Fotoğraf 26 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dr. Shoshan Haran (67), 7 Ekim’de Kibbutz Be’eri’deki evinden alındı. Yoksulların beslenmesine yardımcı olmak amacıyla kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun kurucusu ve ziraat mühendisliği alanında doktora sahibi. Kızı Adina (Addi) Shoham (38), iki çocuğu Naveh (8) ve Yahel (3) ile birlikte 25 Kasım’da serbest bırakıldı. Dr. Haran’ın Alman ve İsrail çifte vatandaşlığına sahip ekonomist eşi Avshalom, Hamas saldırısında öldü. BBC’ye göre Adina’nın kocası Tal (38) halen tutuklu.

xsacd
Addi Shoham (38) ve çocukları Naveh (8) ve Yahel (3) ve çocukların büyükannesi Dr. Shoshan Haran, Hamas hareketinin İsrail ile yapılan takas anlaşması kapsamında serbest bırakılmalarının ardından 25 Kasım’da İsrail’e vardılar. Görüntü, İsrail Başbakanlığı tarafından 26 Kasım 2023’te yayınlanan bir videodan. (Reuters)

Drama terapisti Sharon Avigdori (52) ve Dr. Haran’ın akrabası olan ve aynı dönemde Kibbutz Be’eri’den kaçırılan kızı Noam (12) da serbest bırakıldı. Aile, saldırıda aileden iki kişinin Eviatar Kipnis (65) ve eşi Lilach Kipnis’in (60) öldürüldüğünü söyledi.

asdefw
Rehineler ve Kayıp Aileler Forumu genel merkezi tarafından yayınlanan bu tarihsiz fotoğraf, Maya Regev’i (21) gösteriyor. Maya, 25 Kasım 2023 cumartesi günü geç saatlerde Hamas tarafından serbest bırakılan 13 İsrailliden biri. (AP)

İsrail’in orta kesimindeki Herzliya şehrinden Maya Regev (21) serbest bırakıldı. El-Hurra kanalının haberine göre Regev, küçük kardeşi Itay (18) ile birlikte Kibbutz Ra’im’den kaçırıldı. İkili, Hamas saldırısından önceki gece Meksika’ya yaptıkları geziden yeni dönmüşlerdi.

Maya Regev, İsrail’in güneyindeki Supernova müzik festivaline katılımları sırasında kendisi ve kardeşi Itay, Hamas’ın saldırısına uğradı. O sabah Maya’nın babası, kızından “Baba beni vuruyorlar, öldüm” diye bir telefon bildirimi aldı. Aile, daha sonra Hamas’ın yayınladığı bir videoda hâlâ rehine olduğuna inanılan Itay’ı arabanın arkasında kelepçeli halde gördüklerini söyledi.

zxscd
7 Ekim saldırısında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan dört yaşındaki Avigail Idan, İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde teyzesi Liron ve amcası Zuli ile konuşurken... Fotoğraf 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

BBC’ye göre ailesinin Hamas’a bağlı silahlı kişiler tarafından saldırıya uğrayıp ailesinin öldürüldüğü evinden rehin alındığında üç yaşında olan İsrailli Amerikalı Avigail Idan (4) da serbest bırakıldı. Avigail, saldırıda hayatta kalırken, komşuları Brodutch ailesinin evine gitti. Ancak daha sonra onlarla birlikte kaçırıldı. Avigail, rehine tutulduğu sırada dört yaşına girdi.

Hagar Brodutch (40), çocukları Oriya (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte serbest bırakıldı. Hagar’in kocası Avichai Brodutch’a göre Hamas saldırıyı başlattığında Kibbutz Kfar Azza’daydılar. Kayınpederi Shmuel Brodutch, İsrail merkezli Kanal 13’e “Onların Kızıl Haç’ın elinde olduğunu duyduğum anda rahatladım” dedi.

5hyj
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı… 27 Kasım 2023’te yayınlandı (Reuters)

Danielle Aloni (44) ve kızı Emilia (6) Kibbutz Nir Oz’dan serbest bırakıldı. Onlar, Danielle’in kız kardeşi Sharon Aloni (34), kocası David Cunio (33) ve üç yaşındaki ikiz kızları Emma ve Yuli ile birlikte gözaltına alındı.

scdvfe
Danielle Aloni ve kızı Emilia (ortada), İsrail ile Hamas arasındaki anlaşma uyarınca serbest bırakıldıktan sonra cuma günü aileleriyle buluştu. (Sosyal medya)

34 yaşındaki Doron Katz Asher ile iki kızı Raz (4) ve Aviv (2) de serbest bırakıldı. Gazze sınırı yakınında akrabalarının yanında kalıyorlardı. Doron’un kocası Yoni, karısı ve kızlarının diğer rehinelerle birlikte bir kamyona yüklendiği videoyu izlemişti.

sadefr
Aviv Asher (2,5), kız kardeşi Raz Asher (4,5) ve annesi Doron, Kasım ayında İsrail’e döndükten sonra Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde Yoni ile görüştü. 24 Kasım 2023 (AP)

Ohad Monder Zikri (9), annesi Keren Monder (54) ve büyükannesi Ruthie Monder (78) serbest bırakıldı. Kibbutz Nir Oz’dan kaçırılmışlardı. Ohad Gazze’deyken 9 yaşına girdi. Ailenin bir diğer üyesi Abraham Monder ise halen gözaltında.

zaxsdc
Noam Or (17) ve kız kardeşi Alma (13). İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşmasıyla serbest bırakıldılar. (Rehineler ve Kayıp İsrailli Aileler Forumu)

Serbest bırakılanlar arasında Noam Or (17) ve kız kardeşi Alma (13) da vardı. Yeğenleri Emmanuel Pisoray’e göre, 7 Ekim saldırılarında bir komşu, onların babaları Dror Or (48) ile birlikte Be’eri’deki evlerinden sürüklendiklerini gördüğünü söyledi. Dror’un eşi ve çocukların annesi Yonat’ın (50) cesedi, kibutzda öldürülen 120 kişi arasında tespit edildi. Noam ve Alma’nın amcası Ahal Pisoray, BBC’ye, iki kardeşin serbest bırakılmadan önce annelerinin ölümünden haberleri olmadığını söyledi. Pisoray, “Acı haberi onlara vermek zorunda kaldık” dedi.

zxsdef
Hamas tarafından serbest bırakılan rehine Tal Goldstein (solda), 26 Kasım 2023’te kendisini güney İsrail’deki Ofakim’deki askeri üsse taşıyan otobüs ile. (AFP)

Hamas’ın 7 Ekim saldırısında Kibbutz Kfar Azza’da alıkoyduğu Chen Almog Goldstein (48) ve çocukları Tal (8), Gal (11) ve Agam (17) serbest bırakıldı. BBC’ye göre Chen’in kocası Nadav ve 20 yaşındaki kızları Yam, Hamas tarafından öldürüldü.

Oğlu Elad Katsir (47) ile birlikte kaçırılan Nir Oz’lu Hannah Katsir (77 yaşında) serbest bırakıldı. Hannah, 9 Kasım’da Hamas'ın yayınladığı bir videoda tekerlekli sandalyede otururken göründü.

sxd
Birleştirilmiş fotoğrafta Dafna Elyakim (15) ve kız kardeşi Ella (8). İki kardeş, İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşmasında serbest bırakıldılar.

Oğlu Nadav Popplewell (51) ile birlikte gözaltına alınan Channah Peri (79) serbest bırakıldı. Channah, 1960’larda Güney Afrika’dan İsrail’e göç etti ve üç çocuğu var. Aynı şekilde Dafna (15) ve Ella Eliakim (8) kardeşler de Hamas’ın saldırısının olduğu gün Kibbutz Nir Oz’daki evlerinden kaçırılmıştı. Saldırganların, aileler için canlı yayın yaptığı bir aile grubunun parçasıydılar. Kızların annesi Maayan Zayn yaptığı açıklamada, kızlarının geri dönmesinden mutlu olduğunu belirterek, kaçırılmalarından bu yana ‘umutsuzluk ile umut, acı ile iyimserlik arasında’ yaşadığını dile getirdi.

zxs
Bu tarihsiz fotoğrafta Adina Moshe ve kocası David görülüyor. Rehineler ve aileleri adına konuşan bir gruba göre Adina, İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşması kapsamında serbest bırakılırken, kocası da Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırıda öldürüldü. (AP)

Nir Oz’lu Adina Moshe (72) 7 Ekim’de serbest bırakıldı. Birkaç rehine ve aileleri adına konuşan bir gruba göre, kocası David Moshe saldırıda öldürüldü. Ailesi daha sonra Adina’yı, motosiklet üzerinde 2 Hamas savaşçısının arasında tutulduğunu gösteren bir videoda gördü.

İsrail’in güneyindeki Kibbutz Be’eri’den Shiri Weiss (53), kızı Noga (18) ve kocası Ilan Weiss (58) ile birlikte gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Shiri, kibutzun tarım birliğinde muhasebeci. Aileden gelen bir video mesajında, Noga yatağın altında saklanırken Shiri’nin kaçırıldığı belirtildi. Daha sonra Hamas’ın çıkardığı yangınlar, onu ülkeyi terk etmeye zorlarken, 7 Ekim’de kaçırıldı.

xsc
Hamas ile İsrail arasındaki esir takası anlaşması sonrasında serbest bırakılan İsrailli rehine Yaffa Adar’ın tarihi belirsiz bir fotoğrafı. Fotoğraf Reuters tarafından 24 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Hamas, 7 Ekim’de Nir Oz’dan kaçırdığı 85 yaşındaki Yaffa Adar’ı da serbest bıraktı. Gözaltına alınan aileler adına konuşan grup, Adar’ın üç çocuğu, sekiz torunu ve yedi torununun çocuğu olduğunu bildirdi. İsrail Times of Israel gazetesi, Nir Oz acil durum tugayının bir parçası olarak kibbutzu savunan Yaffa’nın torunu Tamir’in (38) de Gazze’ye nakledildiğini kaydetti.

İsrail’in kuzeyindeki Karmiel’de yaşayan ve Supernova müzik festivalinde ses mühendisi olarak çalışan İsrail- Rus vatandaşı Ronnie Krivoy (25), serbest bırakıldı. Sky News’e göre Hamas, Moskova’nın çatışma sırasında kendisine verdiği desteğin takdiri olarak kendisini serbest bıraktığını söyledi.

zxsdef
Serbest bırakılan İsrailli rehine Margalit Moses (ortada), 24 Kasım’da İsrail’e vardıktan kısa bir süre sonra bir İsrail askeriyle birlikte yürürken görüntülendi. Fotoğraf, İsrail Başbakanlığı tarafından 25 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Kibbutz Nir Oz’daki evinden kaçırılan Margalit Moses (78) de serbest bırakıldı. Kanserden kurtulan Margalit’in ailesi, onun sürekli tıbbi bakım gerektiren başka sağlık sorunlarından da mustarip olduğunu söyledi.

Adrian Aviva Siegel (62), kocası Keith (64) ile birlikte Kfar Azza’daki evinden kaçırıldıktan sonra serbest bırakıldı. Kocasının Gazze’de kalan rehineler arasında olduğuna inanılıyor.

İsrail ordusu, 26 Kasım’da Elma Avraham’ın (84) serbest bırakıldıktan sonra durumu ciddi olarak Beerşeba’daki Soroka Hastanesi’ne kaldırıldığını açıkladı. Kibbutz sözcüsü Nahal Oz, kaçırılmadan önce yaklaşık 50 yıl boyunca bu kibbutzda yaşadığını söyledi.



Irak’ta Maliki’nin adaylığını veto eden ABD’den İran’a sert mesaj

Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, çekincelere rağmen Nuri el-Maliki’yi başbakan adayı gösterdi (AP)
Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, çekincelere rağmen Nuri el-Maliki’yi başbakan adayı gösterdi (AP)
TT

Irak’ta Maliki’nin adaylığını veto eden ABD’den İran’a sert mesaj

Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, çekincelere rağmen Nuri el-Maliki’yi başbakan adayı gösterdi (AP)
Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, çekincelere rağmen Nuri el-Maliki’yi başbakan adayı gösterdi (AP)

Irak’ta yeni hükümetin kurulmasına ilişkin süreç, Nuri el-Maliki’nin başbakanlığa aday gösterilmesinin ardından Washington’dan gelen itirazlarla kilitlenme riskiyle karşı karşıya kaldı. ABD’nin, “ülkedeki İran nüfuzunu zayıflatmayan” bir hükümetin kurulmasına karşı çıktığı yönündeki mesajları, Maliki’nin görevden dışlanmasına yol açabilecek bir krize işaret ediyor. Washington, mevcut seçeneklerin Tahran’ın olası bir savaşı önleyecek bir anlaşmayı reddetmesi anlamına geldiğini değerlendiriyor.

Şarku’l Avsat, ABD’nin Koordinasyon Çerçevesi’nin pazartesi akşamı yaptığı toplantıya sunulan ve Washington’un başbakan ile diğer kilit görevler için izlenen aday belirleme mekanizmalarına itirazını içeren mesajın metnine ulaştı. Bu gelişme, Maliki’nin iki gün önce mecliste en fazla sandalyeye sahip blok tarafından başbakanlığa aday gösterilmesinin ardından yaşandı.

frgtyu7ı8
Maliki, Kasım 2025’teki son parlamento seçimleri sırasında bir sandık merkezinde (AFP)

Bir kaynak, “Koordinasyon Çerçevesi” içindeki önde gelen bir liderin pazartesi günü şafak vakti sürpriz bir ABD telefonu aldığını, görüşmede Washington’un hükümet kurma süreçlerinde İran’ın süregelen hâkimiyetine itirazının iletildiğini söyledi. Maliki liderliğindeki Kanun Devleti koalisyonundan üst düzey bir isim de ABD mesajının adaylığı sarstığını ve üçüncü dönem yolunu son derece zorlaştırdığını kabul etti.

Daha önce, ülkedeki en büyük Şii ittifak olan Koordinasyon Çerçevesi’nin, Maliki’nin adaylığı açıklanmadan önce ABD’den itiraz sinyalleri alıp almadığı ya da Washington’un tutumunun, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in adaylığı “onayladığı” yönündeki haberlerden sonra mı değiştiği tartışma konusuydu.

Ne oldu?

26 Ocak 2026 sabahı, bir Şii siyasi lider ABD’den aranarak, Koordinasyon Çerçevesi’nin İran’ın onayladığı bir hükümet kurma çağrısının yerel ve bölgesel çekinceleri gözetmediği, Irak’ta İran nüfuzunun süreceğine dair şüpheleri güçlendirdiği ve ülkeyi riskler ile yaptırımlara açık hâle getirdiği mesajını aldı. Mesajda, “Bunu kötü niyetli bir kontrol altındaki hükümet olarak değerlendiririz ve onunla çalışmama hakkımız vardır” denildi.

Geçici hükümetin başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin de ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan benzer bir telefon aldığı, Rubio’nun İran’ın kontrolündeki bir hükümetin Irak’ın çıkarlarını önceliklendiremeyeceği ve ülkeyi bölgesel çatışmalardan uzak tutamayacağı uyarısında bulunduğu aktarıldı.

İkinci dönem için siyasi ve idari nüfuzunu seferber eden Sudani’nin, sonunda Maliki lehine geri adım attığı ve onu “en güçlü isim” olarak savunduğu, ancak bu feragat karşılığındaki anlaşmanın hâlâ netleşmediği belirtiliyor.

ABD’nin diplomatik baskısı pazartesi akşamı daha da arttı. ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani’ye, “İran tarafından dayatılan bir hükümetin, Iraklıların ya da Suriyelilerin beklentileri ve ABD ile etkili bir ortaklık açısından başarılı olamayacağını” iletti.

Barrack’ın Irak ve Suriye halklarına atfı, Maliki’nin Şam’daki değişime yönelik tutumunu hatırlatıyor. Maliki, uzun süre Beşar Esad rejiminin güçlü bir siyasi müttefiki olmuştu.

frgthyu
Kürt lider Mesud Barzani, Cumartesi günü Erbil’in Salahaddin Mahallesi’ndeki Birmam’da ABD’nin Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack’la bir araya geldi (Kürdistan Demokrat Partisi)

Barrack-Barzani görüşmesinin ardından, bugün (salı) yapılması planlanan cumhurbaşkanı seçimi oturumunun ertelendiği açıklandı. Yaygın kanaate göre, Maliki’ye itiraz, Barzani’nin desteklediği bir cumhurbaşkanının seçilmesini de içeren bir uzlaşmayı durdurdu.

Kürt kaynaklar, oturumun Barzani’ye iletilen ABD mesajı sonrası Kürtlerin talebiyle ertelendiğini, Maliki’nin başbakanlığını garanti eden bir anlaşmayla cumhurbaşkanı seçmenin ABD’yi karşıya almak anlamına geleceğini söyledi. Aynı kaynaklar, Barzani’nin iki ay önce Maliki ile hükümet kurma konusunda uzlaştığı yönündeki iddiaların ardından geri attığını ifade etti.

Sert toplantı

26 Ocak akşamı Koordinasyon Çerçevesi, İslami Fazilet Partisi’nin merkezinde toplandı. Şii lider, ABD mesajının içeriğini ittifak üyelerine aktardı. Toplantıda, Maliki’nin adaylığının gözden geçirilmesini isteyenlerle itirazları görmezden gelip süreci sürdürmek isteyenler arasında bölünme yaşandı.

İttifak içinde, yerel, bölgesel ve uluslararası aktörlerden gelen mesajlara dair şüpheler artarken, yapı giderek “gevşek ve dağınık” bir blok olarak tasvir edilmeye başlandı. Karşılıklı güvensizlik ve suçlama atmosferi toplantıya damga vurdu. Bir katılımcının “Hiçbir dış tarafın itirazını dinlemeyeceğiz. Bu aşamada güçlü bir Maliki’ye ihtiyaç var” demesiyle tartışmanın büyüdüğü ve kavgaya dönüştüğü aktarıldı.

Maliki’yi nasıl hatırlıyoruz?

Toplantıda okunan mesaja göre ABD yönetimi, Iraklı liderlerin ülkeyi çatışmalardan uzak tutma yönündeki taahhüdünü destekliyor. Başbakan ve diğer kilit isimlerin seçimi Irak’ın egemen bir kararı olsa da Washington, gelecek hükümete ilişkin kendi egemen kararlarını çıkarları doğrultusunda alacağını vurguluyor.

Mesajda, ABD’nin önceliğinin bireysel isimlerden ziyade çıkarlar olduğu vurgulanıyor. Washington’a göre, güçlü bir ABD-Irak ortaklığı için İran destekli milisleri etkisiz hâle getiren, tehlikeli silahları devlet kontrolüne alan ve ABD tarafından terör örgütü kabul edilen grupları hükümete katmayan bir yönetim gerekiyor. Böyle bir hükümet, iki taraf için karşılıklı fayda sağlayabilir.

Irak’ın tüm toplumsal bileşenlerini kapsayan bir hükümet kurulması, bölgesel ortaklarla açılım politikasının sürdürülmesi ve mezhepsel kutuplaşma ile bölgesel gerilimlerin yaşandığı geçmiş dönemlere dönülmemesi çağrısı yapılıyor.

Mesajda ayrıca, Maliki’nin adaylığının Washington ve bölgede olumsuz hatırlanan önceki dönemleri geri getirebileceği uyarısı yer alıyor. Bu, Irak’ın ABD ile karşılıklı faydaya dayalı bir ortaklık içinde istikrar, refah ve güvenlik arayışında olduğu bir dönemde dile getiriliyor.

ABD kaynaklarından mesajın doğrulanması mümkün olmazken, Koordinasyon Çerçevesi’nden bir yetkili bunun “ABD yönetiminden gelen yeni ve kesin bir tutum” olarak aktarıldığını söyledi. Kanun Devleti ittifakından bir isim ise Maliki’nin adaylığının “artık çalışmayabileceğini” belirterek, “Dün üçüncü dönem ihtimalinin üzerine bir tavan çöktü” dedi.

xdfvgthy
Irak Parlamentosu, Salı günü yapılması planlanan cumhurbaşkanı seçim oturumunu gerçekleştiremedi (AFP)

Öte yandan Kanun Devleti koalisyonu sözcüsü Akil el-Fetlevi, ABD’nin Maliki’nin adaylığından memnun olduğunu ve grupları kontrol edebileceğini savundu. Maliki’ye yakın isimler de görevlendirme şansının kaybedildiği iddialarını reddetti.

Maliki nasıl geçti?

Kaynaklar, cumartesi günü Maliki’nin adaylığının ilan edildiği “Koordinasyon Çerçevesi” toplantısında, bazı Avrupa ve Arap ülkelerinden, bölgesel istikrarı güçlendirmeyebilecek “sorunlu seçeneklere” yönelik çekincelerin iletildiğini aktardı. Toplantıda bir üyenin “Ne zamandan beri bölgesel ve uluslararası görüşleri dinlemeyi seviyorsunuz?” dediği kaydedildi.

Adaylık açıklanmadan önce, çerçevenin ikinci kademesinden iki isim Tahran’a giderek orada yaşayan üst düzey bir liderle birlikte İranlı yetkililerle görüştü. Hamaney’in adaylığı gerçekten destekleyip desteklemediğini sordular ve “Anlaşmanızı memnuniyetle karşılıyoruz. Devam edin ve hızlanın. Zaman yok” yanıtını aldılar.

ABD’nin itirazının, İran’ın hükümet kurma sürecine doğrudan müdahalesi görünür hâle gelmeden önce Maliki’nin ismine yönelik olmadığı değerlendiriliyor. Bir Batılı diplomat, Hamaney’in Maliki seçeneğini onayladığının açıklanmasının Washington’u rahatsız ettiğini ve bu nedenle son saatlerde baskının artırıldığını söyledi.

Diplomata göre Maliki’nin adaylığı, ABD’nin İran’ı kendi şartlarıyla bir anlaşmaya zorlamak istediği bir dönemde geldi. Washington’un isimlerle genel bir sorunu yoktu; ancak bu aşamada İran’a yakın, tartışmalı bir hükümetin, bölgesel gerilimin tırmanabileceği hassas bir anda kabul edilemez olduğu düşünülüyor.

Diplomat, ABD hamlelerini, Tahran’a siyasi bağlılığını açıkça ilan eden bir Irak hükümetini engelleme, Şii güçleri daha az kışkırtıcı bir uzlaşmaya zorlama ve İran’a “müzakere ederken nüfuzunu genişletme” mesajı verme çabası olarak yorumladı.


Gazze’de silahlı çeteler Hamas’ın güvenlik baskısı altında taktik değiştiriyor

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
TT

Gazze’de silahlı çeteler Hamas’ın güvenlik baskısı altında taktik değiştiriyor

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, Han Yunus’ta – 20 Şubat 2025 (DPA)

Gazze Şeridi’nde ortaya çıkan silahlı çeteler, son dönemde örgütlenme ve operasyonel taktiklerini değiştirerek “Hamas” yönetimini güvenlik açısından zorlamaya başladı. İlk aşamada dağınık ve etkisiz yapılar olarak görülen bu gruplar, özellikle son bir ayda gerçekleştirdikleri suikastlarla dikkat çekti.

Başlangıçta dağınık hareket eden çeteler zamanla organize oldular

İlk aşamada “Hamas” yönetimini zorlayabilecek bir güç olarak görülen silahlı çeteler, ilerleyen süreçte beklentilerin gerisinde kaldı. Dağınık yapıları ve sürdürülebilir bir örgütlenme kuramamaları, bu grupların etkisini zayıflattı.

sdfrg
Gazze’de “Hamas” karşıtı silahlı bir gruba liderlik eden Filistinli Yaser Ebu Şebab (Yedioth Ahronoth tarafından yayımlanan fotoğraf)

En fazla ün kazanan yapı, daha önce Hamas yönetimi tarafından adli suçlar nedeniyle tutuklu bulunan Yaser Ebu Şebab’ın liderliğini yaptığı çeteydi. Ebu Şebab, Ekim 2023’te savaşın başlamasıyla serbest kaldıktan sonra, akrabaları ve yakın çevresiyle birlikte insani yardımların yağmalanmasında rol aldı ve Refah’ın doğusunda, İsrail kontrolündeki bölgelerde silahlı bir grup kurdu.

İsrail’in bir süre Ebu Şebab çetesini Hamas’a karşı alternatif bir güç olarak değerlendirdiği, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’ndan gelen yardımların yağmalanması ve Hamas karşıtı ailelerle yaşanan silahlı gerilimlerde bu grubu dolaylı olarak kullandığı belirtiliyor.

dfrt
Husam el-Esdal (fotoğrafta ortada), Gazze Şeridi’nde çekildiği belirtilen, tarihsiz bir karede silahlı grubunun üyeleriyle birlikte; fotoğraf Facebook’ta yayımlandı (Esdal’ın Facebook sayfası)

Hamas ise her seferinde bu girişimlere sert şekilde karşılık verdi. Çatışmalarda her iki taraftan da kayıplar yaşanırken, özellikle çetelerle iş birliği yaptığı iddia edilen bazı aileler ağır bedeller ödedi. Ateşkes sonrasında Hamasın daha da güçlenerek bazı aşiret ve ailelere yönelik operasyonlar düzenlediği, bunun da İsrail’le iş birliği yapanlara yönelik caydırıcı bir mesaj olarak görüldüğü ifade ediliyor.

Yeni çeteler, yeni yöntemler

Bu süreçte Gazze’nin farklı bölgelerinde başka silahlı çeteler de ortaya çıktı. Güney Han Yunus’ta Husam el-Esdal, Gazze kentinin doğusunda Rami Halis, kuzeyde Eşref el-Mansi ve en son olarak Han Yunus’un kuzeydoğusunda Şevki Ebu Nasira’nın liderliğinde gruplar kuruldu. Bu yapılar kendilerini “terörle mücadele güçleri” veya “halk güçleri” gibi adlarla tanımladı.

sdfvgth
Hamas’a bağlı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları, Gazze’nin güneyindeki Refah’ta (Arşiv – Reuters)

Yaser Ebu Şebab’ın Refah’ın doğusunda ailevi bir anlaşmazlığı çözmeye çalışırken öldürülmesinin ardından, grubun fiili liderliğini yardımcısı Gassan ed-Dehini üstlendi. Ancak Ebu Şebab çetesinin etkisi, liderinin öldürülmesiyle birlikte büyük ölçüde azaldı. Bazı üyeleri Hamas tarafından düzenlenen pusularda öldürüldü ya da yakalandı.

gthyyju
Husam el-Esdal (WAFA)

Son dönemde özellikle Rami Halis’in liderliğindeki çetenin taktik değişikliğine gittiği belirtiliyor. Bu grubun, Şucaiyye ve Tuffah mahallelerinde “sarı hat” olarak bilinen bölgeye yaklaşan sivillere ateş açtığı ve bir konut alanını İsrail talebiyle boşalttığı bildirildi. Bu gelişme, çetelerin daha tehlikeli bir aşamaya geçtiği şeklinde yorumlandı.

Suikastlar alarm zillerini çaldırdı

Son bir ay içinde iki Hamas güvenlik yetkilisinin evlerinin yakınında öldürülmesi, dengeleri değiştirdi. İlk suikast 14 Aralık 2025’te Orta Gazze’deki Megazi Mülteci Kampı’nda, İç Güvenlik Teşkilatı mensubu Ahmed Zemzem’e yönelik gerçekleştirildi. İkinci suikast ise 12 Ocak’ta Han Yunus’ta, Hamas hükümetine bağlı istihbarat müdürü Mahmud el-Esdal’ın öldürülmesiyle yaşandı.

dfgt
Gazze’de Hamas mensubu savaşçılar (Arşiv – Reuters)

Saha kaynaklarına göre bu iki saldırı, Şevki Ebu Nasira ve Husam el-Esdal’ın liderliğindeki gruplar tarafından, uzun süreli takiplerin ardından gerçekleştirildi. Operasyonlarda susturucu takılı tabancalar ve vücuda monte edilmiş küçük kameralar kullanıldığı, bunun da İsrail desteğine işaret ettiği ifade ediliyor.

Aynı kaynaklar, bu çetelerin ilk kez İsrail yapımı yeni silahlar, hatta tanksavar mühimmatları temin ettiğini belirtiyor. Daha önce bu düzeyde bir silah desteği, diğer çetelere verilmemişti.

İsrail’le bağlar ve güvenlik kaygısı

Saha bilgilerine göre Ebu Nasira ve Husam el-Esdal, geçmişte Filistin Yönetimi güvenlik aygıtlarında üst düzey görevlerde bulundu. El-Esdal’ın İsrail istihbarat servisleri tarafından eğitildiği ve 2018’de Malezya’da “İzzeddin el-Kassam Tugayları” mensubu mühendis Fadi el-Batş’ın suikastında rol aldığı iddia ediliyor.

dcfrgty
Gazze kentinde bir bölgeyi koruyan Hamas mensubu iki silahlı kişi (Arşiv – AFP)

Bu iki ismin sahip olduğu güvenlik ve istihbarat tecrübesinin, özellikle Hamasın yeni kadroları arasından eleman devşirmelerini kolaylaştırdığı belirtiliyor.

Hamas alarmda

Yaşanan gelişmeler, Hamasın güvenlik alarm seviyesini yükseltmesine yol açtı. Hareket, lider kadrosu ve güvenlik mensuplarına yönelik yeni talimatlar yayımlayarak, günlük hareket güzergâhlarının değiştirilmesini, kişisel güvenliğin artırılmasını ve cep telefonu kullanımının sınırlandırılmasını istedi.

cdfgt
Gazze kentindeki bir caddede Hamas’a bağlı polis unsurları, 1 Ekim 2025 (Reuters)

Hamas kaynakları, İsrail’in istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde, bu silahlı çetelerin yeni suikastlar düzenleyebileceği endişesiyle önlemlerin sıkılaştırıldığını vurguluyor.


Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
TT

Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)

Yemen’in geçici başkenti Aden, sivil kimliğini yeniden kazanmak, devletin ve kurumlarının varlığını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir dizi adımı hızla hayata geçiriyor. Güvenlik düzenlemeleri, geniş çaplı temizlik kampanyaları, trafik ve ulaşımın yeniden organize edilmesi ile ekonomik ve kültürel öncelikli dosyaların canlandırılmasını kapsayan bu adımlar, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi hedefliyor.

Söz konusu çalışmalar, hizmet kalitesini artırmayı, istikrarı pekiştirmeyi ve Aden’i birlikte yaşam kenti olarak yeniden konumlandırmayı amaçlayan bütüncül bir vizyon çerçevesinde yürütülüyor.

Bu kapsamda Amalika Tugayları, Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mahrami’nin talimatları doğrultusunda, askeri güçlerin Aden dışına yeniden konuşlandırılmasına yönelik planın ikinci aşamasını uyguladı. Buna göre, diplomatik bölgenin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görevler ulusal güvenlik güçlerine devredildi. Bu adım, askeri birliklerin şehir dışına çıkarılması ve kurumsal güvenlik yapısının güçlendirilmesi sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Teslim edilen bölgeler arasında, çok sayıda büyükelçilik, konsolosluk ve uluslararası kuruluşun merkezlerine ev sahipliği yapan Büyükelçilikler Mahallesi ile el-Urud Meydanı da yer aldı. Bu durum, diplomatik öneme sahip hayati bölgelerde en üst düzey güvenliğin sağlanmasına verilen önemi ortaya koyuyor.

fdvedrv
Aden'deki kampların kaldırılması planının ikinci aşamasının uygulanmasına başlandı. (Hükümet medyası)

Bu adımlar, askeri birliklerin şehirlerin dışına konuşlandırılmasını öngören daha geniş kapsamlı bir planın parçası olarak gerçekleştiriliyor. Amaç, silahlı görüntüleri azaltmak, vatandaşların güvenini artırmak ve sivil yaşam için istikrarlı bir ortam hazırlamak.

Amalika Tugayları, bu ayın başında, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ve yerel yönetim ile koordineli olarak, kamu düzeninin korunması ve kamu ile özel çıkarların güvence altına alınmasını desteklemek için müdahalede bulunmuştu. Bu süreçte Suudi Arabistan liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, askeri kamp ve birliklerin şehir dışına çıkarılmasını, güvenlik düzenlemelerinin denetlenmesini ve askeri yapılanmanın yeniden yapılandırılmasını sürdürüyor.

Temizlik ve topluluk ortaklığı

Güvenlik çalışmalarının paralelinde, Aden yerel yönetimi, vilayetin tüm ilçelerinde ‘Güçlü ve Sivil Yeni Aden İçin Birlikte’ sloganıyla kapsamlı bir temizlik kampanyası başlattı. Aden Valiliği Birinci Vekili Muhammed Şazeli’nin başkanlık ettiği geniş katılımlı toplantıda, kampanyanın uygulanma mekanizmaları ele alındı. Toplantıya geniş bir toplum kesimi dahil edilirken, tüm ilçelerde ayda bir gün temizlik günü olarak belirlenmesi kararlaştırıldı.

frgthy
Aden, Yemen'de medeniyetin ve birlikte yaşamanın sembolünü temsil ediyor. (Yerel medya)

Şazeli, kampanyanın temizlik kültürünü ortak bir sorumluluk olarak yerleştirmeyi, toplum temelli çalışmaları güçlendirmeyi, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi ve çevrenin korunmasını hedeflediğini vurguladı. Şazeli, gençler, öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti; okullarda farkındalık programlarının desteklenmesi, medyanın aktif rol oynaması ve yerel sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün kampanyanın başarısına katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Buna karşılık, Temizlik ve Kent Geliştirme Fonu’nun İcra Direktörü Kaid Raşid, kampanyanın düzenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi için gerekli teknik ve lojistik imkanları sağlayacağını ve ilgili kurumlarla koordinasyonu üstleneceğini taahhüt etti.

Toplantıda ayrıca, kampanyayı hazırlamak ve denetlemek üzere küçük bir komite kurulması kararlaştırıldı. Kampanya, önce pilot uygulama olarak bir ilçede başlatılacak ve değerlendirme sonrasında diğer ilçelere genişletilecek.

Dosyaları düzenleme ve taşıma

Sivil yaşamın normalleşmesi ve Aden’in sivil kimliğinin yeniden kazanılması çerçevesinde, Aden Valisi ve Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh el-Yafei, kara ulaşımı ofisi ve trafik polisi yönetimi yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, ulaşım ve trafik sektörlerinin düzenlenmesi ele alındı. Vali, kurumsal performansın yükseltilmesinin, özellikle vatandaşların hizmet alma kalitesini artırmada önemli rol oynayacağını vurguladı ve mevcut yaşam zorlukları göz önünde bulundurularak hizmetlerin iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

fvgfr
Aden'deki trafik ve yolcu taşımacılığı istasyonlarının yeniden düzenlenmesi toplantısından (Hükümet medyası)

Toplantıda, yolcu taşımacılığı istasyonlarının düzenlenmesi, bazı istasyonların şehrin dış mahallelerine taşınarak trafik yoğunluğunun azaltılması ele alındı. Ayrıca, yetkililer resmi taksi plakalarının belirlenmesi, etiketlenmesi ve tüm ulaşım araçlarının güzergâhlarının tespit edilmesi konularını görüştü. Araçların teknik muayene süreçleri ve farklı kategorilere göre ücretlendirme mekanizmaları da değerlendirildi; bu adımların trafik güvenliğini artıracağı ve sektörde düzeni sağlayacağı vurgulandı.

Toplantıda ayrıca, farklı ilçelerden öğrencilere ücretsiz taşımanın yeniden başlatılması planları da ele alındı. Bu uygulamanın, ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek ve eğitim sürecini desteklemek amacıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Aden Valisi, Aden Rafinerileri Şirketi’nin mevcut durumunu ve yeniden işletilmesini engelleyen sorunları da inceledi. Vali, karşılaşılan zorlukların Başkanlık Konseyi ve hükümete iletilerek çözülmesini ve rafinerinin faaliyetlerinin hızla yeniden başlatılmasını talep etti.

Kültürel alanda ise Vali, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) projesi yöneticisi Nuno Oliveira ile Aden’in kültürel mirasının korunması ve tarihi mirasının yaşatılması için ortaklığın güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda, UNESCO’nun gelecek planları, tarihi evlerin restorasyon projesinde kaydedilen ilerleme ve erken uyarı sisteminin yeniden aktive edilerek risk ve felaketlerin önlenmesine yönelik olasılıklar değerlendirildi.