Hamas’ın İsrail’le yapılan takas anlaşmasında serbest bıraktığı rehineler kimler?

Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
TT

Hamas’ın İsrail’le yapılan takas anlaşmasında serbest bıraktığı rehineler kimler?

Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı, 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Hamas hareketi, İsrail’e yönelik 7 Ekim saldırılarından bu yana yedi hafta boyunca Gazze’de alıkoyulan 40 İsrailli rehineyi serbest bıraktı. Bunların arasında İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşması kapsamında 39 kadın ve çocuk ile bir erkek de bulunuyor.

İngiltere merkezli BBC’nin dün yayınlanan haberine göre Hamas ile Mısır hükümeti arasındaki ayrı bir anlaşmanın parçası olarak 17 Taylandlı ve bir Filipinli rehine de serbest bırakıldı.

İsrail ile Hamas arasındaki geçici ateşkes hükümleri uyarınca, 24 Kasım’da başlayan dört günlük insani ara sırasında toplam 50 rehinenin serbest bırakılması kararlaştırıldı. Pazartesi öğleden sonra 40 İsrailli rehine serbest bırakıldı ve başka bir grubun da yerel saatle öğleden sonra serbest bırakılması planlanıyordu.

Buna karşılık anlaşma kapsamında 150 Filistinli kadın ve genç İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacaktı. Şu ana kadar 117 tanesi serbest bırakılırken, İsrail’in insani yardım, tıbbi malzeme ve yakıt yüklü yüzlerce kamyonun Gazze Şeridi’ne girmesine izin vermesi konusunda mutabakata varıldı. Bu yardımın bir kısmı aslında ateşkesin ilk üç gününde Gazze Şeridi’ne girdi.

İsrail- Hamas takasında serbest bırakılan İsrailliler

Fransa merkezli France 24’e göre Emily Hand (9) ve Hila Rotem Shoshani (13) serbest bırakılırken, Hila’nın annesi Raya Rotem (54) halen Gazze’de tutuklu.

Emily’nin ilk olarak İsrail’in güneyindeki Kibbutz Be’eri’de (kibbutz İbranice yerleşim topluluğu anlamına geliyor) kaybolduktan sonra öldüğü bildirildi. Ancak Emily daha sonra rehineler arasında sayıldı.

Babası Thomas Hand’in belirttiğine göre İrlandalı- İsrailli küçük kız Emily, Gazze’de esaret altındayken 17 Kasım’da 9 yaşına girdi. Annesi, Emily henüz iki yaşındayken kanserden ölmüştü.

Fotoğraf Altı: İrlandalı- İsrailli küçük kız Emily, İsrail ile Hamas arasındaki takas kapsamında serbest bırakıldıktan sonra babası Thomas Hand ile İsrail’de yeniden bir araya geldi. Fotoğraf 26 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dr. Shoshan Haran (67), 7 Ekim’de Kibbutz Be’eri’deki evinden alındı. Yoksulların beslenmesine yardımcı olmak amacıyla kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun kurucusu ve ziraat mühendisliği alanında doktora sahibi. Kızı Adina (Addi) Shoham (38), iki çocuğu Naveh (8) ve Yahel (3) ile birlikte 25 Kasım’da serbest bırakıldı. Dr. Haran’ın Alman ve İsrail çifte vatandaşlığına sahip ekonomist eşi Avshalom, Hamas saldırısında öldü. BBC’ye göre Adina’nın kocası Tal (38) halen tutuklu.

xsacd
Addi Shoham (38) ve çocukları Naveh (8) ve Yahel (3) ve çocukların büyükannesi Dr. Shoshan Haran, Hamas hareketinin İsrail ile yapılan takas anlaşması kapsamında serbest bırakılmalarının ardından 25 Kasım’da İsrail’e vardılar. Görüntü, İsrail Başbakanlığı tarafından 26 Kasım 2023’te yayınlanan bir videodan. (Reuters)

Drama terapisti Sharon Avigdori (52) ve Dr. Haran’ın akrabası olan ve aynı dönemde Kibbutz Be’eri’den kaçırılan kızı Noam (12) da serbest bırakıldı. Aile, saldırıda aileden iki kişinin Eviatar Kipnis (65) ve eşi Lilach Kipnis’in (60) öldürüldüğünü söyledi.

asdefw
Rehineler ve Kayıp Aileler Forumu genel merkezi tarafından yayınlanan bu tarihsiz fotoğraf, Maya Regev’i (21) gösteriyor. Maya, 25 Kasım 2023 cumartesi günü geç saatlerde Hamas tarafından serbest bırakılan 13 İsrailliden biri. (AP)

İsrail’in orta kesimindeki Herzliya şehrinden Maya Regev (21) serbest bırakıldı. El-Hurra kanalının haberine göre Regev, küçük kardeşi Itay (18) ile birlikte Kibbutz Ra’im’den kaçırıldı. İkili, Hamas saldırısından önceki gece Meksika’ya yaptıkları geziden yeni dönmüşlerdi.

Maya Regev, İsrail’in güneyindeki Supernova müzik festivaline katılımları sırasında kendisi ve kardeşi Itay, Hamas’ın saldırısına uğradı. O sabah Maya’nın babası, kızından “Baba beni vuruyorlar, öldüm” diye bir telefon bildirimi aldı. Aile, daha sonra Hamas’ın yayınladığı bir videoda hâlâ rehine olduğuna inanılan Itay’ı arabanın arkasında kelepçeli halde gördüklerini söyledi.

zxscd
7 Ekim saldırısında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan dört yaşındaki Avigail Idan, İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde teyzesi Liron ve amcası Zuli ile konuşurken... Fotoğraf 27 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

BBC’ye göre ailesinin Hamas’a bağlı silahlı kişiler tarafından saldırıya uğrayıp ailesinin öldürüldüğü evinden rehin alındığında üç yaşında olan İsrailli Amerikalı Avigail Idan (4) da serbest bırakıldı. Avigail, saldırıda hayatta kalırken, komşuları Brodutch ailesinin evine gitti. Ancak daha sonra onlarla birlikte kaçırıldı. Avigail, rehine tutulduğu sırada dört yaşına girdi.

Hagar Brodutch (40), çocukları Oriya (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte serbest bırakıldı. Hagar’in kocası Avichai Brodutch’a göre Hamas saldırıyı başlattığında Kibbutz Kfar Azza’daydılar. Kayınpederi Shmuel Brodutch, İsrail merkezli Kanal 13’e “Onların Kızıl Haç’ın elinde olduğunu duyduğum anda rahatladım” dedi.

5hyj
Avichai Brodutch, eşi Hagar (40 yaşında) ve çocukları Oriyah, (4), Yuval (8) ve Ofri (10) ile birlikte. Hagar ve çocuklarının, Gazze Şeridi’nde Hamas militanları tarafından rehin alındıktan sonra 26 Kasım’da İsrail’e gelişlerinden kısa bir süre sonra. İsrail’deki Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde çekilen fotoğrafı… 27 Kasım 2023’te yayınlandı (Reuters)

Danielle Aloni (44) ve kızı Emilia (6) Kibbutz Nir Oz’dan serbest bırakıldı. Onlar, Danielle’in kız kardeşi Sharon Aloni (34), kocası David Cunio (33) ve üç yaşındaki ikiz kızları Emma ve Yuli ile birlikte gözaltına alındı.

scdvfe
Danielle Aloni ve kızı Emilia (ortada), İsrail ile Hamas arasındaki anlaşma uyarınca serbest bırakıldıktan sonra cuma günü aileleriyle buluştu. (Sosyal medya)

34 yaşındaki Doron Katz Asher ile iki kızı Raz (4) ve Aviv (2) de serbest bırakıldı. Gazze sınırı yakınında akrabalarının yanında kalıyorlardı. Doron’un kocası Yoni, karısı ve kızlarının diğer rehinelerle birlikte bir kamyona yüklendiği videoyu izlemişti.

sadefr
Aviv Asher (2,5), kız kardeşi Raz Asher (4,5) ve annesi Doron, Kasım ayında İsrail’e döndükten sonra Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nde Yoni ile görüştü. 24 Kasım 2023 (AP)

Ohad Monder Zikri (9), annesi Keren Monder (54) ve büyükannesi Ruthie Monder (78) serbest bırakıldı. Kibbutz Nir Oz’dan kaçırılmışlardı. Ohad Gazze’deyken 9 yaşına girdi. Ailenin bir diğer üyesi Abraham Monder ise halen gözaltında.

zaxsdc
Noam Or (17) ve kız kardeşi Alma (13). İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşmasıyla serbest bırakıldılar. (Rehineler ve Kayıp İsrailli Aileler Forumu)

Serbest bırakılanlar arasında Noam Or (17) ve kız kardeşi Alma (13) da vardı. Yeğenleri Emmanuel Pisoray’e göre, 7 Ekim saldırılarında bir komşu, onların babaları Dror Or (48) ile birlikte Be’eri’deki evlerinden sürüklendiklerini gördüğünü söyledi. Dror’un eşi ve çocukların annesi Yonat’ın (50) cesedi, kibutzda öldürülen 120 kişi arasında tespit edildi. Noam ve Alma’nın amcası Ahal Pisoray, BBC’ye, iki kardeşin serbest bırakılmadan önce annelerinin ölümünden haberleri olmadığını söyledi. Pisoray, “Acı haberi onlara vermek zorunda kaldık” dedi.

zxsdef
Hamas tarafından serbest bırakılan rehine Tal Goldstein (solda), 26 Kasım 2023’te kendisini güney İsrail’deki Ofakim’deki askeri üsse taşıyan otobüs ile. (AFP)

Hamas’ın 7 Ekim saldırısında Kibbutz Kfar Azza’da alıkoyduğu Chen Almog Goldstein (48) ve çocukları Tal (8), Gal (11) ve Agam (17) serbest bırakıldı. BBC’ye göre Chen’in kocası Nadav ve 20 yaşındaki kızları Yam, Hamas tarafından öldürüldü.

Oğlu Elad Katsir (47) ile birlikte kaçırılan Nir Oz’lu Hannah Katsir (77 yaşında) serbest bırakıldı. Hannah, 9 Kasım’da Hamas'ın yayınladığı bir videoda tekerlekli sandalyede otururken göründü.

sxd
Birleştirilmiş fotoğrafta Dafna Elyakim (15) ve kız kardeşi Ella (8). İki kardeş, İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşmasında serbest bırakıldılar.

Oğlu Nadav Popplewell (51) ile birlikte gözaltına alınan Channah Peri (79) serbest bırakıldı. Channah, 1960’larda Güney Afrika’dan İsrail’e göç etti ve üç çocuğu var. Aynı şekilde Dafna (15) ve Ella Eliakim (8) kardeşler de Hamas’ın saldırısının olduğu gün Kibbutz Nir Oz’daki evlerinden kaçırılmıştı. Saldırganların, aileler için canlı yayın yaptığı bir aile grubunun parçasıydılar. Kızların annesi Maayan Zayn yaptığı açıklamada, kızlarının geri dönmesinden mutlu olduğunu belirterek, kaçırılmalarından bu yana ‘umutsuzluk ile umut, acı ile iyimserlik arasında’ yaşadığını dile getirdi.

zxs
Bu tarihsiz fotoğrafta Adina Moshe ve kocası David görülüyor. Rehineler ve aileleri adına konuşan bir gruba göre Adina, İsrail ile Hamas arasındaki takas anlaşması kapsamında serbest bırakılırken, kocası da Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırıda öldürüldü. (AP)

Nir Oz’lu Adina Moshe (72) 7 Ekim’de serbest bırakıldı. Birkaç rehine ve aileleri adına konuşan bir gruba göre, kocası David Moshe saldırıda öldürüldü. Ailesi daha sonra Adina’yı, motosiklet üzerinde 2 Hamas savaşçısının arasında tutulduğunu gösteren bir videoda gördü.

İsrail’in güneyindeki Kibbutz Be’eri’den Shiri Weiss (53), kızı Noga (18) ve kocası Ilan Weiss (58) ile birlikte gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Shiri, kibutzun tarım birliğinde muhasebeci. Aileden gelen bir video mesajında, Noga yatağın altında saklanırken Shiri’nin kaçırıldığı belirtildi. Daha sonra Hamas’ın çıkardığı yangınlar, onu ülkeyi terk etmeye zorlarken, 7 Ekim’de kaçırıldı.

xsc
Hamas ile İsrail arasındaki esir takası anlaşması sonrasında serbest bırakılan İsrailli rehine Yaffa Adar’ın tarihi belirsiz bir fotoğrafı. Fotoğraf Reuters tarafından 24 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Hamas, 7 Ekim’de Nir Oz’dan kaçırdığı 85 yaşındaki Yaffa Adar’ı da serbest bıraktı. Gözaltına alınan aileler adına konuşan grup, Adar’ın üç çocuğu, sekiz torunu ve yedi torununun çocuğu olduğunu bildirdi. İsrail Times of Israel gazetesi, Nir Oz acil durum tugayının bir parçası olarak kibbutzu savunan Yaffa’nın torunu Tamir’in (38) de Gazze’ye nakledildiğini kaydetti.

İsrail’in kuzeyindeki Karmiel’de yaşayan ve Supernova müzik festivalinde ses mühendisi olarak çalışan İsrail- Rus vatandaşı Ronnie Krivoy (25), serbest bırakıldı. Sky News’e göre Hamas, Moskova’nın çatışma sırasında kendisine verdiği desteğin takdiri olarak kendisini serbest bıraktığını söyledi.

zxsdef
Serbest bırakılan İsrailli rehine Margalit Moses (ortada), 24 Kasım’da İsrail’e vardıktan kısa bir süre sonra bir İsrail askeriyle birlikte yürürken görüntülendi. Fotoğraf, İsrail Başbakanlığı tarafından 25 Kasım 2023’te yayınlandı. (Reuters)

Kibbutz Nir Oz’daki evinden kaçırılan Margalit Moses (78) de serbest bırakıldı. Kanserden kurtulan Margalit’in ailesi, onun sürekli tıbbi bakım gerektiren başka sağlık sorunlarından da mustarip olduğunu söyledi.

Adrian Aviva Siegel (62), kocası Keith (64) ile birlikte Kfar Azza’daki evinden kaçırıldıktan sonra serbest bırakıldı. Kocasının Gazze’de kalan rehineler arasında olduğuna inanılıyor.

İsrail ordusu, 26 Kasım’da Elma Avraham’ın (84) serbest bırakıldıktan sonra durumu ciddi olarak Beerşeba’daki Soroka Hastanesi’ne kaldırıldığını açıkladı. Kibbutz sözcüsü Nahal Oz, kaçırılmadan önce yaklaşık 50 yıl boyunca bu kibbutzda yaşadığını söyledi.



Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
TT

Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)

Irak’ta Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturma ihtimali, artan Amerikan baskısı ve Koordinasyon Çerçevesi içindeki derinleşen bölünmeler nedeniyle giderek zayıflıyor. Buna karşılık Kürt tarafı, cumhurbaşkanlığı makamının akıbetinin, bir sonraki başbakanın ismi netleşmeden karara bağlanamayacağı görüşünde.

Koordinasyon Çerçevesi’nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nuri el-Maliki’nin üçüncü dönem şansı ciddi biçimde geriliyor” dedi. Kaynağa göre Maliki’nin adaylıkta ısrarı, “fiilen yeniden başbakan olmak istemesinden ziyade, Muhammed Şiya es-Sudani’nin bu makama gelmesini engelleme” amacını taşıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Sudani’nin daha önce Maliki lehine geri adım attığını, bunun karşılığında ise Maliki’nin hükümet kuramaması hâlinde kendisini destekleyeceği yönünde bir taahhütte bulunduğunu, Maliki’nin bugün bu durumu siyasi bir koz olarak kullanmaya çalıştığını belirtti. Kaynak, Kanun Devleti Koalisyonu liderinin, kazanamasa bile “alternatif adayın belirlenmesinde etkili bir söz sahibi olmak” istediğini vurguladı.

cfgthy
Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği yakınında Maliki’ye destek amacıyla düzenlenen gösteride, Maliki taraftarları (DPA)

Aynı kaynak, Maliki’nin adaylığına karşı olduğu yönündeki Amerikan mesajlarının, resmi adaylık açıklamasından önce bile Koordinasyon Çerçevesi içindeki herkes tarafından bilindiğini ifade etti.

Maliki, televizyon röportajında, Sudani’nin destek karşılığında kendisinden herhangi bir güvence talep etmediğini savunarak, başbakanlıktan çekilme kararının Sudani’ye ait olduğunu ve bunun kendisini şaşırttığını söyledi.

Koordinasyon Çerçevesi’nin Kürdistan çıkarması

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Muhammed Şiya es-Sudani başkanlığında ve Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ile El-Esas İttifakı Başkanı Muhsin el-Mandalavi’nin de yer aldığı Koordinasyon Çerçevesi heyetinin Erbil ve Süleymaniye’ye yaptığı ziyaret, cumhurbaşkanlığı dosyasında Kürt tutumunu yumuşatmayı başaramadı.

Siyasi kaynaklara göre heyet, cumhurbaşkanlığıyla ilgili tek bir krizi çözmek için gitti, ancak Kürt bakış açısıyla birbirine bağlı iki krizle — cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık — geri döndü. Kürtler , “Şii siyasi liderliğin başbakanlık makamını fiilen belirlediği” kanaatine varmış durumda.

Kaynaklar, Erbil ve Süleymaniye’de Kürt tarafının tek bir tutum ortaya koyduğunu; bunun da, özellikle ABD baskısının arttığı bir ortamda, başbakanın ismi netleşmeden cumhurbaşkanlığı meselesinin karara bağlanamayacağı yönünde olduğunu aktardı. Bu baskılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Maliki’nin başbakan olarak atanmasının sonuçlarına dair uyarı içeren paylaşımının ardından daha da belirginleşti.

Kürt partiler, ABD ile doğrudan bir cepheleşmenin ön safında yer almaktan endişe ediyor. Bu kaygılar, yeni ABD özel temsilcisinin Bağdat’ı ziyaret ederek geçici hükümet başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesi ve Trump’ın paylaşımından bir gün sonra Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani ile telefon görüşmesi yapmasıyla daha da arttı.

İki günlük süre ve Kürt belirsizliği

Heyetin Bağdat’a dönüşünün ardından Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlere cumhurbaşkanı adayları konusunda tutumlarını netleştirmeleri için iki günlük ek süre tanıma kararı aldı. Aksi hâlde “parlamenter çoğunluk” seçeneğine gidilebileceği, bunun da Kürt partilerden birinin bu makamı kaybetmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Buna karşılık Kürt siyasi ve medya söylemi giderek daha muğlak bir hâl aldı. Kürdistan Demokrat Partisi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği, cumhurbaşkanlığı makamının “sabit bir Kürt hakkı” olduğu görüşünde ısrar ediyor.

Irak Meclisi İkinci Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Demokrat Partisi yöneticilerinden Ferhad Etruşi, partisinde cumhurbaşkanlığı konusunda herhangi bir görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek, medyada yer alan haberleri “gerçeklikten uzak” olarak niteledi. Etruşi, Kürdistan liderliği ve Mesud Barzani’den çıkacak her karara bağlı kalacaklarını ve bunun kamu yararına hizmet edeceğini vurguladı.

Maliki, Koordinasyon Çerçevesi’ni zorluyor

Siyasi kulislerde, Maliki’nin son televizyon açıklamalarının Koordinasyon Çerçevesi içinde dengeleri yeniden sarstığı ve “çelişkili ve dağınık” bir tablo yarattığı belirtiliyor. Bazı çerçeve bileşenleri Trump’ın paylaşımını küçümsemeye ve bunun “satın alınmış” ya da “Irak içinden yazılmış” olabileceğini öne sürmeye çalışsa da, çerçeve içindeki kaynaklara göre asıl zarar, dış baskılardan ziyade Maliki’nin kendi açıklamalarından kaynaklandı.

sdfvgthy
Nuri el-Maliki (Reuters)

Dikkat çekici bir gelişme olarak Bloomberg, Washington’un Maliki’nin başbakan olması hâlinde, İran’a yakınlığı gerekçesiyle Irak’ın petrol ihracat gelirlerine erişimini kısıtlayabileceği uyarısını Iraklı yetkililere ilettiğini bildirdi. Bu uyarının, geçen hafta Türkiye’de Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile üst düzey Amerikalı yetkililer arasında yapılan bir toplantıda iletildiği, bunun Trump’ın “Iraklı siyasetçiler Maliki’yi seçemez” ifadeleriyle eş zamanlı olduğu aktarıldı.

Buna karşılık İran’a yakın kaynaklar, Tahran’ın Irak’taki müttefiklerine Trump’ın baskılarına direnme çağrısı yaptığını, İran lideri Ali Hamaney’in geçen ay Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’yi Bağdat’a Maliki’nin adaylığı dolayısıyla bir tebrik mesajıyla gönderdiğini ve bunun Washington’da rahatsızlık yarattığını belirtti.

“Şartlı olarak çekilmeye hazırım”

Maliki ise televizyon röportajında, Koordinasyon Çerçevesi’nin çoğunluğunun talep etmesi hâlinde adaylıktan çekilmeye hazır olduğunu söyledi ve adaylığının Irak’a Amerikan yaptırımları getireceği iddiasını reddetti. Adaylığın “tamamen Irak’a ait bir mesele” olduğunu savunan Maliki, ABD Başkanı’nın iç ve dış aktörler tarafından “yanıltıldığını” ileri sürdü; söz konusu paylaşımın “muhtemelen Irak içinden yazıldığını” iddia etti.

Siyasi tıkanıklığın sürmesiyle birlikte, Irak’ta başbakanlık mücadelesinin, dış baskılar ile iç hesapların kesiştiği bir zeminde daha da karmaşık hâle gelmesi bekleniyor. Özellikle Şii siyasi blok içindeki uzlaşma ihtimalinin zayıflaması, süreci daha da belirsiz kılıyor.


İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.

Refah sınır kapısından geçiş yapacak hastalar ve yaralılar için yapılan geçiş düzenlemeleri iptal edildi

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze: “Al-Sharq Al-Awsat”

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.


Epstein dosyaları, dondurulmuş Libya varlıkları konusunu yeniden gündeme getirdi

Libya parlamentosunun dondurulmuş fonlar dosyasıyla ilgilenen komitesi, geçtiğimiz ocak ayında Yunanistan Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı’yla bir görüşme gerçekleştirdi. (Temsilciler Meclisi)
Libya parlamentosunun dondurulmuş fonlar dosyasıyla ilgilenen komitesi, geçtiğimiz ocak ayında Yunanistan Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı’yla bir görüşme gerçekleştirdi. (Temsilciler Meclisi)
TT

Epstein dosyaları, dondurulmuş Libya varlıkları konusunu yeniden gündeme getirdi

Libya parlamentosunun dondurulmuş fonlar dosyasıyla ilgilenen komitesi, geçtiğimiz ocak ayında Yunanistan Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı’yla bir görüşme gerçekleştirdi. (Temsilciler Meclisi)
Libya parlamentosunun dondurulmuş fonlar dosyasıyla ilgilenen komitesi, geçtiğimiz ocak ayında Yunanistan Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı’yla bir görüşme gerçekleştirdi. (Temsilciler Meclisi)

Dondurulmuş Libya varlıkları dosyası, ABD Adalet Bakanlığı’nın cinsel istismar suçlarından hüküm giymiş Amerikalı iş insanı Jeffrey Epstein’e ilişkin yeni bir belge grubunu yayımlamasının ardından yeniden gündeme geldi.

Söz konusu dosyalarda Libya’ya ilişkin yer alan iddialar, Libyalılar arasında endişe ve soru işaretlerine yol açtı. Belgelerde, Epstein’in Temmuz 2011’de, İngiliz ve İsrail istihbarat servislerinin desteğiyle, ülke dışında bulunan ve dondurulmuş durumdaki Libya varlıklarını hedef almaya çalıştığı öne sürüldü.

Ancak Libya Ulusal Geçiş Konseyi’nin eski Başkan Yardımcısı Abdulhafız Goga, bu iddiaları yalanladı. Goga, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu iddiaların kesinlikle hiçbir doğruluk payı yok. Söz konusu fonlar uluslararası mali mekanizmalar çerçevesinde yönetiliyordu” dedi. Gündeme gelen bilgileri ‘yalnızca değerlendirme ve tahminlerden ibaret’ olarak nitelendiren Goga, bunların ‘herhangi bir kesinlik ifade etmediğini’ vurguladı.

Söz konusu dönemde Libya’daki en üst düzey ikinci yetkili olan Goga, bu tür sızıntıların amacının ‘zaten istikrarsız olan Libya’daki durumu daha da karmaşık hale getirmek’ olduğunu ifade etti.

zcdfrgt
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, geçtiğimiz aralık ayında Libya Yatırım Otoritesi (LIA) Mütevelli Heyeti ile yaptığı toplantıda (Libya Yatırım Otoritesi sayfası)

Libya’ya ait yurt dışındaki varlıklar, 2011 yılında merhum lider Muammer Kaddafi yönetimine karşı başlatılan ‘devrimin’ ardından, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1970 ve 1973 sayılı kararları uyarınca dondurulmuştu. Bu kapsamda, küresel bankalara dağılmış mevduatlar, egemen fonlar ve mali yatırımlardan oluşan varlıkların toplamının yaklaşık 200 milyar dolar olduğu belirtilirken, eski Başkanlık Konseyi bu tutarın yaklaşık 67 milyar dolara gerilediğini açıklamıştı.

Ancak Epstein dosyalarının yayımlanmasının ardından bu varlıklara ilişkin endişeler yeniden gündeme geldi. Bu endişeleri dile getiren isimlerden biri olan, Dış Yatırımlar ve Uzun Vadeli Portföy Şirketi’nin eski başkanı Dr. Halid ez-Zentuti, söz konusu iddiaların ve benzeri girişimlerin yaşanmış olabileceğini dışlamadığını belirterek, ‘2011’den bu yana varlıkları hedef alan tekrarlayan girişimler bulunduğuna’ dikkat çekti.

Zentuti, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Afrika ülkeleri başta olmak üzere çeşitli ülkelerde Libya’ya ait yatırım kuruluşlarına bağlı varlık ve gayrimenkullerin müsaderesine yönelik davalar söz konusu. Ayrıca Avrupa mahkemelerinde, aralarında Avrupa’daki kraliyet ailelerinin de bulunduğu aileler tarafından açılan asılsız davalara dayanan yargı kararları bulunuyor” dedi.

Zentuti, “Libya’daki kırılgan durum, siyasi bölünmüşlük ve ilgili kurumların etkin denetim eksikliği, dondurulmuş Libya varlıklarının hedef alınması için elverişli bir ortam yarattı. Bu durum, bazı tarafları, şirketleri ve devletleri bu fonlardan pay almaya teşvik etti” değerlendirmesinde bulundu. Zentuti ayrıca, Libya içindeki bazı çevrelerin, komisyon ya da rüşvet karşılığında sahte bilgi ve belgeler sunarak bu sürece zımnen dahil olmuş olabileceğini de dile getirdi.

Epstein dosyalarında yer alan mesajlara göre, daha önce İngiliz istihbaratı ve İsrail’in Mossad teşkilatında görev yapmış bazı kişilerin, uluslararası hukuk bürolarıyla yapılan görüşmeler kapsamında, dondurulmuş Libya varlıklarının tespit edilmesi ve geri alınması konusunda yardım sunmaya hazır oldukları ifade edildi.

Libya’ya ait dondurulmuş fonlar, 2011’den bu yana Avrupa’da çeşitli girişimlere konu oldu. Bunların son örneği, geçen yıl Birleşik Krallık Lordlar Kamarası’nda İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) mağdurlarına tazminat ödenmesine yönelik tartışmalar olurken, daha önce de Belçika’da Euroclear Bank’ta bulunan yaklaşık 15 milyar euronun üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması için yıllar süren hukuki süreçler yaşanmış ve bu süreçlerde kraliyet ailesinin de rol oynadığı belirtilmişti.

sdf
Trablus'taki Libya Yatırım Otoritesi (LIA) Genel Merkezi (LIA resmi internet sitesi)

Medyada Epstein dosyaları olarak anılan belgelerle ilgili tartışmalar, Libya’da biri batıda Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), diğeri ise doğu ve güneyin bazı kesimlerini kontrol eden ve Parlamento tarafından desteklenen Usame Hammad hükümeti olmak üzere iki yönetim arasındaki kronik bölünmüşlük ortamında gündeme geldi. Bu durumun, yurt dışındaki dondurulmuş Libya varlıkları dosyasına olumsuz yansıdığı değerlendiriliyor.

Dondurulmuş fonlara yönelik endişelerin artması üzerine UBH geçen yıl, bazı yatırımların süregelen savaşlar nedeniyle durduğu gerekçesiyle tazminat talep eden davaların tespit edilmesinin ardından, çeşitli ülkelerle iş birliği içinde bu varlıkları takip etmek üzere bir hukuk komitesi oluşturdu. Aynı zamanda bir Libya parlamento komitesinin de dosyayı ele almak üzere Batılı ülkelere ziyaretlerini yoğunlaştırdığı belirtildi.

Libyalı siyasi analist Hüsam Feniş, Epstein dosyalarını, yurt dışındaki dondurulmuş Libya varlıklarını hedef alan ve ‘Libyalıların elinde kalan son siper’ olarak gördüğü bu fonlara yönelik gerçek ve süreklilik arz eden girişimler olarak değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Feniş, siyasi bölünmüşlüğün sürmesinin, bu varlıklarla oynanması ve dış müdahalelere açık hale gelmesi riskini artıracağını öngörerek, parçalanmış bir devlet yapısında, fonları korumaya yönelik komitelerin bireysel çabalarının etkisiz kalabileceğine dikkat çekti.

Kurumların birleştirilmesine kadar geçen süreçte Zentuti, BM Güvenlik Konseyi’nin Libya varlıklarının hukuki olarak korunmasına bağlı kalması gerektiğini vurgulayarak, bu fonların, açık bir yetkilendirme ve uluslararası standartlar çerçevesinde, uzman uluslararası şirketler aracılığıyla yönetilmesi ve değerlendirilmesine izin verilmesi çağrısında bulundu. Zentuti, bunun fonların büyütülmesi ve küresel mali riskler, enflasyon ve değer kaybına karşı korunması için gerekli olduğunu ifade etti.

Öte yandan, Euronews’in internet sitesinde yer verdiği Jeffrey Epstein belgeleri, Temmuz 2011 tarihli bir e-postayı da ortaya koydu. Epstein’in ortaklarından biri tarafından gönderilen mesajda, Libya’daki karışıklıktan yararlanılarak Batılı ülkelerde dondurulan Libya varlıklarının geri alınmasına yönelik planlara işaret edildi. Belgelerde, söz konusu varlıkların tutarının yaklaşık 80 milyar dolar olduğu, bunun 32,4 milyar dolarının ABD’de bulunduğu, gerçek değerinin ise bu rakamın üç ya da dört katına ulaşabileceği öne sürüldü.