Şam’da 8 uyuşturucu kaçakçısı tutuklandı

Şarku’l Avsat’tan, Ürdün’ün doğusu ile Suriye sınırında ele geçirilen Captagon sevkiyatlarını gösteren özel bir kare (Şarku’l Avsat)
Şarku’l Avsat’tan, Ürdün’ün doğusu ile Suriye sınırında ele geçirilen Captagon sevkiyatlarını gösteren özel bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

Şam’da 8 uyuşturucu kaçakçısı tutuklandı

Şarku’l Avsat’tan, Ürdün’ün doğusu ile Suriye sınırında ele geçirilen Captagon sevkiyatlarını gösteren özel bir kare (Şarku’l Avsat)
Şarku’l Avsat’tan, Ürdün’ün doğusu ile Suriye sınırında ele geçirilen Captagon sevkiyatlarını gösteren özel bir kare (Şarku’l Avsat)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) açıklamasına göre Şam güvenlik güçleri, başkentin merkezindeki el-Hamidiye bölgesinde uyuşturucu tacirleri ve onlara yardım ve yataklık yapanlardan oluşan 8 kişiyi gözaltına aldı. Zanlılar bilinmeyen bir yere götürüldü.

Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, uyuşturucu tacirlerinin büyük miktarlarda uyuşturucu madde bulundurduklarını ve Lübnan Hizbullahı milislerinin doğrudan denetimi altında, özellikle gençler arasında bölgeyi narkotik maddelerle doldurduklarını belirtti. 

SOHR, bu operasyonun uluslararası toplumu ‘rejim ve güvenlik servislerinin ülkedeki uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadele etmeye çalıştığı’ konusunda ikna etmek üzere geldiğini zira ülkede uyuşturucunun yayıldığını, hükümetin ve sadık milislerinin kontrolü altındaki bölgelerde uyuşturucu tacirlerinin sayısının arttığını ve bu durumun sıklıkla farklı kurumlar ile uyuşturucu tacirleri arasında çatışmalara yol açtığını belirtti.

scef
Şam pazarları (SANA)

SOHR 19 Kasım’da Şam’ın Batı Kalamun kırsalındaki Flitah’da hırsızlık ve uyuşturucudan elde edilen rant konusunda yaşanan anlaşmazlığın ardından tespit edilen bir uyuşturucu satıcısının, rejimin askeri istihbarat teşkilatı tarafından gözaltına alındığını belirtti.

Ayrıca ayın 10’unda, güvenlik güçleri için çalışan büyük bir uyuşturucu satıcısı ve organizatörünün, Şam kırsalındaki Beyt Cin kasabasında kimliği belirsiz silahlı kişilerce düzenlenen suikast girişiminde kurşunların hedefi olduğu ve yaralandığı belirtildi.

9 Kasım’da Askeri İstihbarat Bölümü ile iş birliği yapan ve bölgenin en büyük uyuşturucu mafyasından biri olarak kabul edilen bir şahıs, Şam vilayetine bağlı Yebrud ilçesinde evinin önünde kimliği belirsiz silahlı kişilerce suikasta uğradı.

Öldürülen kişi Şam kırsalındaki Bakha’a köyündendi. Suikastın ardından, Askeri İstihbarat ve Devlet Güvenlik Bölümü üyeleri harekete geçti. Şehrin giriş ve çıkışlarının kapatılmasının ardından Resulayn kasabasını Bakha’a’ya bağlayan yolun taranması için Hecane Taburu’na askeri takviye sağlandı.

xzasfg
Ürdün Silahlı Kuvvetleri’nin web sitesinde yayınlanan bir fotoğrafta, 26 Eylül’de Suriye’den Ürdün toprakları üzerinden uçurulan ve uyuşturucu taşıdığı söylenen dronlardan biri 

Uyuşturucu Suriye’nin güneyini genel olarak tahrip ederken, Suriye’nin Ürdün’e açılan kapısı Deraa ve yine Ürdün’e komşu olan Süveyde’de de yayılımı artıyor. Bölge giderek her türlü uyuşturucunun yayıldığı bir alan olmaktan çıkıp, bu maddelerin diğer ülkelere kaçırıldığı bir koridor haline geldi.

Geçtiğimiz yıllarda Ürdün, iki komşu ülkedeki güvenlik koşullarının kötüleşmesi sonucunda özellikle Suriye ve Irak’tan çok sayıda sızma ve kaçakçılık girişimine tanık oldu.

cfdrg
Ürdün ordusu Suriye sınırında devriye geziyor (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Ürdün haber ajansı Petra’dan aktardığı habere göre, 2 Kasım’da Ürdün ordusu, ülkenin doğusundaki Suriye topraklarından gelen, narkotik ilaç yüklü bir dronu yakaladı. Ürdün Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı’ndan askeri bir kaynak “Sınır Muhafız güçleri, Narkotikle Mücadele İdaresi ve askeri güvenlik servisleriyle koordineli olarak, Suriye topraklarından Ürdün topraklarına yasadışı bir şekilde sınırı geçmeye çalışan bir drone tespit etti” ifadelerini kullandı.

Kaynak, bu aracın bir miktar kristal (Met) taşıdığını ve ele geçirilip yetkili makamlara ulaştırıldığını açıkladı.

Geçtiğimiz Şubat ayından bu yana Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Suriye’den gelen, uyuşturucu, silah ve patlayıcı içeren çok sayıda dronu düşürdü.



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.