Mısır İsrail bombardımanının kendi topraklarına ulaştığı yönündeki iddiaları yalanladı

Filistin yanlısı eylemciler Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önünde Filistin bayrağı açtı (Reuters)
Filistin yanlısı eylemciler Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önünde Filistin bayrağı açtı (Reuters)
TT

Mısır İsrail bombardımanının kendi topraklarına ulaştığı yönündeki iddiaları yalanladı

Filistin yanlısı eylemciler Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önünde Filistin bayrağı açtı (Reuters)
Filistin yanlısı eylemciler Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önünde Filistin bayrağı açtı (Reuters)

Mısır, İsrail bombardımanının kendi topraklarına ulaştığı yönündeki iddiaları reddetti. Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan dün akşam yaptığı açıklamada, Gazze’ye yönelik İsrail bombalamasının Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığı yönünde bazı sosyal medya sayfalarında paylaşılan haberlerin yanlış olduğunu belirtti. Raşvan, mevcut hassas koşullar altında herhangi bir yeni gelişme konusunda Mısırlı yetkili resmi makamların söylediklerine uyma çağrısında bulundu.

Gazze Şeridi'nde sükuneti yeniden sağlama çabalarını sürdüren Mısır, şu an ateşkesin ve barış sürecinin yenilenmesi yönünde çaba gösterdiğini bildiriyor.

İsrail işgal güçleri dün(Cuma) Gazze Şeridi'ni yeniden bombalamaya başladı. Dün akşam bazı sosyal medya sayfaları Mısır'ın Refah kentindeki bazı alanların İsrail tarafından bombalandığını iddia etti.

Raşvan ise “Gazze Şeridi'ndeki geçici insani ateşkesin bozulması dolayısıyla büyük üzüntü duyan Mısır, Şu an Gazze Şeridi'ndeki kardeşlerimizin yaşadığı tehlikeli insani koşullarla mücadeleye olanak sağlamak için ateşkesin mümkün olan en kısa sürede geri dönmesi ve uzatılması yönünde ortaklarıyla birlikte azami çabayı gösteriyor. Zirâ bu koşullar, felaket noktasına gelmiştir. Gerek savaşın durdurulması, gerekse insani yardımların hızlı ve yoğun bir şekilde ulaşması için uğraşılıyor” açıklamalarında bulundu.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana devam eden en az 15 bin Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan saldırganlığının ardından 24 Kasım Cuma sabahı Gazze Şeridi'ndeki insani ateşkes dört gün süreyle yürürlüğe girmişti. Daha sonrasında ise bu süre uzatıldı. Ölen en az 15 bin Filistinliden 6 bin 150’sinin çocuk, 4 binden fazlasının kadın olduğu, aynı zamanda en az 36 bin kişinin yaralı olduğu biliniyor. Çatışmaların yeniden başlamasıyla bu sayılar artabilir.

Geçtiğimiz Ekim ayında Mısır, Güney Sina'daki bölgelerin hedef alındığı iki farklı gelişme ile karşı karşıya kaldı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgiye göre Mısır Silahlı Kuvvetleri Askeri Sözcüsü o dönemde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

“Güney Sina'daki Taba ve Nuveyba’da meydana gelen iki olayla ilgili yapılan incelemelerde, bunların, Kızıldeniz'in güneyinden kuzeyine doğru ilerleyen iki İHA'nın düşürülmesinden kaynaklandığı ortaya çıktı. Nuveyba’da yabancı cismin düşmesi ve Taba'da drone vakalarına ilişkin yetkili komite tarafından sürdürülen soruşturmaların sonuçlarının takip edilmesi, analiz edilmesi ve bilgi toplanması çerçevesinde yapılan incelemeler sonucunda, iki insansız hava aracının Kızıldeniz'in güneyinden kuzeyine doğru ilerlediği anlaşıldı. Bunlardan biri Mısır hava sahası haricinde, Akabe Körfezi bölgesinde hedef alındı. Bu, enkazın bir kısmının Nuveyba’da ıssız bir bölgeye ve ayrıca Taba'ya düşmesine neden oldu.”

O sırada İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise İsrail ordusunun Kızıldeniz bölgesinde bir hava tehdidi tespit ettiğini, bununla mücadele için savaş uçaklarının çağrıldığını doğruladı. Times of Israel'in haberine göre İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lior Hayat ise iki olayın arkasında Husi grubunun olduğunu öne sürdü.



Irak parlamentosu cumhurbaşkanı seçimi oturumunu erteledi

Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
TT

Irak parlamentosu cumhurbaşkanı seçimi oturumunu erteledi

Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)

Irak parlamentosu, cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılması planlanan oturumu erteledi. Bu karar, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi’nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden (KYB) gelen ‘oturumun ertelenmesine’ yönelik talebi almasının ardından alındı.

Temsilciler Meclisi Başkanlığı Basın Ofisi, Irak resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, Halbusi’nin 27 Ocak Salı günü gerçekleşmesi planlanan ve cumhurbaşkanının seçilmesi için düzenlenen oturumun ertelenmesi talebini aldığını bildirdi. Açıklamada, erteleme talebinin iki parti arasında daha fazla görüşme ve anlaşma sağlanması amacıyla yapıldığı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı için aday olan 19 kişi, Irak Anayasası’na uygun şekilde adaylık şartlarını yerine getirdikten sonra hem Irak Temsilciler Meclisi hem de Federal Yüksek Mahkeme’den onay aldı.

Adaylar arasındaki yarış, özellikle iki isim üzerinde yoğunlaşıyor: KDP adayı Fuad Hüseyin ve KYB adayı Nizar Amidi.

Diğer yandan Şii Koordinasyon Çerçevesi dün KDP ve KYB heyetlerini ayrı ayrı toplantıya çağırdı. Toplantının amacı, heyetlerin görüşlerini tartışmak ve cumhurbaşkanlığı seçimini anayasal süresi içinde gerçekleştirecek bir anlaşmaya varılmasını sağlamaktı; böylece anayasal takvim ve ulusal yükümlülükler de korunacaktı.

Iraklı siyasi kaynaklara göre, KDP lideri Mesud Barzani ve KYB lideri Bafel Talabani’nin, Kürt bileşeni için yüksek makamların dağıtımı mekanizmasına uygun olarak tek bir uzlaşı adayı belirleme konusunda anlaşamadıkları bildirildi. Bu nedenle her iki partinin adayı, doğrudan oylama yoluyla parlamentoda birbirleriyle yarışacak.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, tüm Kürt partileri ve parlamentodaki bloklar arasında bir uzlaşı sağlanamaması nedeniyle cumhurbaşkanlığı adayının seçimi sürecinin birçok engelle karşılaşacağını belirtti. Diğer bir zorluk ise parlamentodaki diğer blokların hangi adayı destekleyecekleri konusunda kararsız olması. Bu durum, özellikle toplam 329 milletvekilinin üçte ikisinin sağlanması gereken parlamentoda oturum açılması gerektiğinden, seçim sürecinin uzamasına yol açabilir.


Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

Financial Times bugün yayımladığı haberde, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yeni bir 10 yıllık güvenlik anlaşması görüşmelerine hazırlanmakta olduğunu bildirdi. Amaç, İsrail’in milyarlarca dolarlık nakit yardımlar olmadan da Amerikan askeri desteğini sürdürmesini sağlamak olarak aktarılıyor.

İsrail Savunma Bakanlığı’nda mali danışman olarak görev yaparken istifa eden Gil Pinhas Financial Times’a verdiği demeçte, önümüzdeki haftalarda yapılması beklenen görüşmelerde İsrail’in nakit yardımlar yerine ortak savunma projelerini önceliklendirmeyi planladığını belirtti. Pinhas, “Bu bağlamda ortaklık, sadece finansman meselesinden daha önemli… Parayla ölçülemeyecek birçok husus var. Konuya daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşılmalı” dedi.

Pinhas, İsrail’in Amerikan silahlarını satın almak için kullanabileceği yıllık yaklaşık 3,3 milyar dolarlık doğrudan mali desteğin ‘müzakere edilebilecek ve kademeli olarak azaltılabilecek bir unsur’ olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail hükümetleri, 2016 yılında imzalanan 10 yıllık bir mutabakat zaptıyla 38 milyar dolarlık askeri yardım taahhüdünde bulunmuştu; bunun 33 milyar doları askeri teçhizat alımı için hibe, 5 milyar doları ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı. Bu anlaşmanın süresi Eylül 2028’de sona eriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki hafta önce Reuters’a yaptığı açıklamada, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söylemişti. Netanyahu, ülkesinin yabancı askeri yardımlara bağımlı olmaması gerektiğini vurgularken, tam bağımsızlık için net bir takvim açıklamadı.

Economist dergisine verdiği bir röportajda ise Netanyahu, “Önümüzdeki on yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi ve söz konusu azaltımın sıfıra inip inmeyeceği sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

gtyh
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

Netanyahu, ABD’ye yaptığı son ziyarette Başkan Donald Trump’a İsrail’in “Washington’un yıllar boyunca sağladığı askeri yardımları büyük ölçüde takdir ettiğini, ancak artık güçlü bir ülke haline geldiğini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiğini” söylediğini açıkladı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah endüstrisi geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını duyurmuştu.


Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.