Kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nde durum nasıl görünüyor?

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki hastalıkların, bombalamalarda ölenlerden daha fazla insanı öldürebileceği konusunda uyarıda bulundu

Reuters
Reuters
TT

Kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nde durum nasıl görünüyor?

Reuters
Reuters

Gazze Şeridi'nde, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes iki gün daha uzatılarak altı güne çıkarıldı.

Yardım kuruluşları, çatışmaların durmasından yararlanarak, kuşatma altındaki Gazze'ye yardım dağıtımını artıyor. 

Ateşkes anlaşmasının şartlarına göre, yardımların ilk kısmı, İsrail'in askeri harekatı nedeniyle bir aydan fazla süredir dış yardımlardan mahrum bırakılan Gazze'nin Kuzey Şeridi'ne yoğun bir şekilde yapılıyor. 

Ancak yardım kuruluşları, yapılan yardımların Gazze sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olmadığını belirtiyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze'de hastalıkların, bombalamada ölenlerden daha fazla insanı öldürebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Dünya Gıda Programı, altı günlük ateşkesin, somut bir etki yaratmak için yeterli olmadığını ifade ediyor. 

Aşağıdaki maddeler Gazze'deki insani durumun bir dökümü.

Çıkış  

Gazze Şeridi'nde yaşayan 2,.3 milyon kişiden yaklaşık olarak 1,8 milyonunun kişinin evlerini terk ettiği ve yerlerinden edildiği tahmin ediliyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Komisyon Ofisi, yaklaşık 1 milyon kişinin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait binalarda barındığını, bu barınak sayısının en az 156 olduğunu belirtiyor. 

Hastaneler 

DSÖ, Gazze'deki hastanelerin yaklaşık dörtte üçünün, yani 36 hastanenin 26'sının bombalama veya yakıt sıkıntısı nedeniyle tamamen hizmet dışı olduğunu belirtti.

Ayrıca Gazze'nin kuzeyindeki çoğu hastanenin çalışmalarını durdurduğunu açıkladı. 

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, ateşkes sırasında yardım gruplarının hastaları ve sağlık çalışanlarını bu hastanelerin bazılarından tahliye ettiğini ve önümüzdeki günlerde daha fazla tahliyenin planlandığını duyurdu.

DSÖ de ateşkesten yararlanarak Gazze'nin kuzeyinde elektrik kesintileri nedeniyle bozulma riski taşıyan binlerce aşının Gazze'nin güneyine taşınmasını sağladı. 

Yardımların teslimi 

Gazze Şeridi ve Mısır arasındaki Refah kapısı açıldı ve 21 Ekim'den bu yana sınırlı yardımın girişine izin verilirken, Gazze Şeridi'yle olan diğer geçişler kapalı kaldı.

Ateşkesin başlangıcından bu yana her gün yaklaşık 200 kamyon yardım dağıtmak için Gazze'ye giriyor. Bu da daha önceki ortalamanın 200 katından fazla bir sayıya tekabül ediyor. 

Fransa Savunma Bakanı, bir Fransız savaş gemisinin Mısır'a yanaştığını ve bu hafta içinde yaralı Gazzeli çocukların tedavisine başlayacağını söyledi.

Ateşkes dolayısıyla Gazze Vadisi'nin güneyindeki bölgelerde yardım hızı arttı. Ancak yardım kuruluşları, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin çok büyük sorun olarak tanımladığı, Gazze'deki nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla geçiş noktasının açılması çağrısında bulunuyor.

Ateşkes sırasında yemeklik yağların içeri girilmesine izin verildi ancak OCHA, Han Yunus'ta kuyrukların yaklaşık iki kilometreye kadar uzadığını belirtti. 

İçecek ve yiyecek 

Birleşmiş Millet İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, Dünya Gıda Programı'na fırınlardan birinin çalışmaya yeniden başladığını ve Gazze Şeridi'nin güneyindeki Birleşmiş Milletler barınaklarında yaklaşık 90 bin kişiye ekmek sağladığını söyledi. 

Ateşkes koşulları kapsamında yeni miktarlarda su gelmesine rağmen Gazze Şeridi'nde hala içme suyu sıkıntısı yaşandığına dair raporlar var.

DSÖ, 5 yaş ve üzeri çocuklarda enfeksiyon oranının Kasım ayı başlarında normal seviyelerin 100 katından fazla arttığını açıkladı. 

Yakıt

Ateşkes koşulları uyarınca Gazze'ye günde yaklaşık iki kat yakıtın (130 bin) girmesine izin veriliyor. 

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, hastaneler, su ve sanitasyon tesisleri ve yerinden edilmiş kişiler için ÜİYOK barınakları da dahil olmak üzere ana hizmet sağlayıcıların, elektrik jeneratörlerini çalıştırmak için günlük olarak yakıt almaya devam edildiğini belirtti. 

 

 

Independet Türkçe, Reuters



Irak parlamentosu cumhurbaşkanı seçimi oturumunu erteledi

Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
TT

Irak parlamentosu cumhurbaşkanı seçimi oturumunu erteledi

Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)
Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi (INA)

Irak parlamentosu, cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılması planlanan oturumu erteledi. Bu karar, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet el-Halbusi’nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden (KYB) gelen ‘oturumun ertelenmesine’ yönelik talebi almasının ardından alındı.

Temsilciler Meclisi Başkanlığı Basın Ofisi, Irak resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, Halbusi’nin 27 Ocak Salı günü gerçekleşmesi planlanan ve cumhurbaşkanının seçilmesi için düzenlenen oturumun ertelenmesi talebini aldığını bildirdi. Açıklamada, erteleme talebinin iki parti arasında daha fazla görüşme ve anlaşma sağlanması amacıyla yapıldığı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı için aday olan 19 kişi, Irak Anayasası’na uygun şekilde adaylık şartlarını yerine getirdikten sonra hem Irak Temsilciler Meclisi hem de Federal Yüksek Mahkeme’den onay aldı.

Adaylar arasındaki yarış, özellikle iki isim üzerinde yoğunlaşıyor: KDP adayı Fuad Hüseyin ve KYB adayı Nizar Amidi.

Diğer yandan Şii Koordinasyon Çerçevesi dün KDP ve KYB heyetlerini ayrı ayrı toplantıya çağırdı. Toplantının amacı, heyetlerin görüşlerini tartışmak ve cumhurbaşkanlığı seçimini anayasal süresi içinde gerçekleştirecek bir anlaşmaya varılmasını sağlamaktı; böylece anayasal takvim ve ulusal yükümlülükler de korunacaktı.

Iraklı siyasi kaynaklara göre, KDP lideri Mesud Barzani ve KYB lideri Bafel Talabani’nin, Kürt bileşeni için yüksek makamların dağıtımı mekanizmasına uygun olarak tek bir uzlaşı adayı belirleme konusunda anlaşamadıkları bildirildi. Bu nedenle her iki partinin adayı, doğrudan oylama yoluyla parlamentoda birbirleriyle yarışacak.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, tüm Kürt partileri ve parlamentodaki bloklar arasında bir uzlaşı sağlanamaması nedeniyle cumhurbaşkanlığı adayının seçimi sürecinin birçok engelle karşılaşacağını belirtti. Diğer bir zorluk ise parlamentodaki diğer blokların hangi adayı destekleyecekleri konusunda kararsız olması. Bu durum, özellikle toplam 329 milletvekilinin üçte ikisinin sağlanması gereken parlamentoda oturum açılması gerektiğinden, seçim sürecinin uzamasına yol açabilir.


Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

Financial Times bugün yayımladığı haberde, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yeni bir 10 yıllık güvenlik anlaşması görüşmelerine hazırlanmakta olduğunu bildirdi. Amaç, İsrail’in milyarlarca dolarlık nakit yardımlar olmadan da Amerikan askeri desteğini sürdürmesini sağlamak olarak aktarılıyor.

İsrail Savunma Bakanlığı’nda mali danışman olarak görev yaparken istifa eden Gil Pinhas Financial Times’a verdiği demeçte, önümüzdeki haftalarda yapılması beklenen görüşmelerde İsrail’in nakit yardımlar yerine ortak savunma projelerini önceliklendirmeyi planladığını belirtti. Pinhas, “Bu bağlamda ortaklık, sadece finansman meselesinden daha önemli… Parayla ölçülemeyecek birçok husus var. Konuya daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşılmalı” dedi.

Pinhas, İsrail’in Amerikan silahlarını satın almak için kullanabileceği yıllık yaklaşık 3,3 milyar dolarlık doğrudan mali desteğin ‘müzakere edilebilecek ve kademeli olarak azaltılabilecek bir unsur’ olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail hükümetleri, 2016 yılında imzalanan 10 yıllık bir mutabakat zaptıyla 38 milyar dolarlık askeri yardım taahhüdünde bulunmuştu; bunun 33 milyar doları askeri teçhizat alımı için hibe, 5 milyar doları ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı. Bu anlaşmanın süresi Eylül 2028’de sona eriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki hafta önce Reuters’a yaptığı açıklamada, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söylemişti. Netanyahu, ülkesinin yabancı askeri yardımlara bağımlı olmaması gerektiğini vurgularken, tam bağımsızlık için net bir takvim açıklamadı.

Economist dergisine verdiği bir röportajda ise Netanyahu, “Önümüzdeki on yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi ve söz konusu azaltımın sıfıra inip inmeyeceği sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

gtyh
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

Netanyahu, ABD’ye yaptığı son ziyarette Başkan Donald Trump’a İsrail’in “Washington’un yıllar boyunca sağladığı askeri yardımları büyük ölçüde takdir ettiğini, ancak artık güçlü bir ülke haline geldiğini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiğini” söylediğini açıkladı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah endüstrisi geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını duyurmuştu.


Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.