El-Kassam Tugayları, Tel Aviv’i hedef aldı

İsrail savaşı durdurmak için iki koşul sundu, çetin bir arazide savaşıldığını vurguladı ve riskli olarak nitelediği ülkeler haritasını güncelledi.

İsrail dün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bombardıman düzenledi. (AFP)
İsrail dün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bombardıman düzenledi. (AFP)
TT

El-Kassam Tugayları, Tel Aviv’i hedef aldı

İsrail dün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bombardıman düzenledi. (AFP)
İsrail dün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bombardıman düzenledi. (AFP)

Dün Gazze Şeridi'nin kuzeyi, orta bölgesi ve güneyinde çatışmalar şiddetlendi. Kuzeyde Cibaliye Kampı’nın etekleri, Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesi, Gazze Şeridi’nin güneyinde Han Yunus’un etekleri ve merkezdeki Deyr el-Belah hedefteydi. İsrail ordusu daha geniş alanları kontrol altına alıp Gazze Şeridi’ni üç parçaya ayırmak için Hamas’ın kaleleri olduğunu savunduğu bölgelerin derinliklerine girmeye çalışıyor.

Filistinli gruplardan kaynaklar Şarku’l Avsat’a, birçok bölgede şiddetli ve benzeri görülmemiş çatışmaların çıktığını ve en şiddetli çatışmaların Cibaliye, Şucaiyye, Han Yunus ve Deyr el-Belah civarında yaşandığını aktardılar.

Kaynaklar, direnişin iki gündür İsrail ordusunun bu bölgelerin derinliklerine ilerlemesini engellediğini, orduya kayıplar verdirerek geri çekilmeye zorladığını vurguladı.

Gazze Şeridi’nin kuzeyi, ortası ve güneyindeki bölgelere yönelik saldırılar, anlaşmazlıklar sonucu çöken yedi günlük insani aranın ardından çatışmaların yeniden başlamasıyla, ordunun kara operasyonunu Gazze Şeridi’ni tamamen kapsayacak şekilde genişletmesi kapsamında gerçekleştirildi.

Çatışmalar Gazze genelinde yoğunlaşırken, İsrail hükümeti Hamas’a iki şartla çatışmayı hemen durdurmayı teklif etti.

Fotoğraf Altı: İsrail tankları, Gazze sınırı yakınlarında tatbikat yaptı. (Reuters)
İsrail tankları, Gazze sınırı yakınlarında tatbikat yaptı. (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Sözcüsü Ofir Gendelman, dün düzenlediği basın toplantısında, savaşın ‘bugün hemen şimdi’ durdurulabileceğini ancak bunun müzakere edilemeyecek iki şarta bağlı olduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin Hamas Hareketi’nin istisnasız Gazze Şeridi’ndeki bütün esirleri serbest bırakması ve ikincisinin de hareketin liderlerinin teslim olup hareketi dağıtmaları olduğunu bildirdi.

Hamas İsrail’in önerisine henüz yanıt vermedi. Yapılan değerlendirmeler yanıt vermeyeceği yönünde. Zira Hamas bir yandan İsrail ordusunu Gazze’de yenilgiye uğratma sözü verirken, diğer yandan da İsrail hapishanelerindeki tüm mahkumların serbest bırakılacağını vurguluyor.

Bu aşamada herhangi bir diplomatik çözümü olanaksız gören İsrail ordusu, pazar akşamı ve pazartesi günü Gazze’deki yüzlerce hedefe saldırarak altyapıyı ve silah depolarını yok etti.

Fotoğraf Altı: İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından binalardan yoğun dumanlar yükseldi. (DPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından binalardan yoğun dumanlar yükseldi. (DPA)

Ordu, Kfir Tugayı askerlerinin ilk kez Gazze Şeridi’nin derinliklerinde kara manevrasına katılarak 30’dan fazla tünel açıklığı bulduğunu ve bunları imha ettiğini bildirdi. Tugay Komutanı Albay Yaniv Barot şu açıklamada bulundu:

“Kfir Tugayı bu aşamaya ulaşmak için çok eğitim aldı. Savaşta bugüne kadar yapıldığı gibi, bize verilen her görevi ustaca yerine getireceğimize güveniyorum. Tugay şu ana kadar 30’dan fazla tünel açıklığı tespit etti ve diğer birimlerle iş birliği yaparak bunları imha etti.”

Kassam’dan füze saldırısı

Diğer yandan El-Kassam Tugayları ‘düşmana can ve araç kaybı yaşattıklarını’ duyurdu. Hamas Hareketi’nin askeri kanadı olan Kassam Tugayları, Tel Aviv’e füze salvoları ile saldırdığını ve aynı zamanda Aşkelon, Beerşeba, Sderot ve çeşitli bölgelerdeki düşman mevzilerini de bombaladığını bildirdi. Açıklamada Gazze’de evlerde saklanan askerlerin yanı sıra çeşitli yerlerdeki tankların, araçların ve personel taşıyıcılarının da hedef alındığı kaydedildi.

Fotoğraf Altı: Dün Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta, akrabalarının cesetleri üzerinde ağlayan bir Filistinli. (Reuters)
Dün Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta, akrabalarının cesetleri üzerinde ağlayan bir Filistinli. (Reuters)

İslami Cihad Örgütü’ne bağlı Kudüs Tugayları da Kassam’ın yanı sıra çeşitli bölgelerde düşmanla çatıştıklarını, düşmanın mevzilerine ve araçlarına saldırdıklarını, kayıplar verdirdiklerini ve yerleşim yerlerini bombaladıklarını duyurdu.

İsrail ordusu, İsrail’in merkezi ve Gazze çevresindeki bölgelerde sirenlerin çalıştırıldığını ve ölümler meydana geldiğini kabul etti.

Ordu dün, Gazze Şeridi’ndeki muharebe operasyonlarında üç askerinin öldürüldüğünü açıklayarak bu sayının kara savaşının başlangıcından bu yana 71’e, 7 Ekim’den bu yana ise 401’e çıktığını bildirdi.

2 bin asker yaralı

İsrail’de 7 Ekim'den bu yana yaşanan çatışmalar sonucunda yaklaşık iki bin askerin yaralandığı kaydedildi.

Gazze savaşının 59’uncu gününde ordunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ne gibi başarılar elde ettiği henüz net değil.  Ordu liderlerinin açıklamalarında da çelişkiler görülüyor.

İsrail Zırhlı Birlikler Komutanı Hişam İbrahim, zırhlı güçlerin ve diğer kara kuvvetlerinin Gazze’nin kuzeyindeki askeri misyonlarını tamamlamaya yaklaştığını ve Hamas’ı devirmek için kara hareketlerini Gazze Şeridi’nin diğer bölgelerini de kapsayacak şekilde genişletmeye başladıklarını söyledi. İsrail Ordu Sözcüsü Jonathan Conricus ise CNN’e verdiği röportajda, güçlerinin kuzeyde Hamas’ı askeri açıdan tamamen yenilgiye uğratmadığını ancak iyi bir ilerleme kaydettiklerini söyledi.

Sözcü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Başından bu yana İsrailli sivillere ve dünyada bize kulak veren herkese Hamas’la mücadelenin zaman alacağını söyledik. Bu, çetin bir savaş arazisinde yürütülen zor bir operasyon. Askeri hedefi uğruna sivilleri feda etmeyi umursamayacak kadar ısrarcı bir düşmanla savaşıyoruz.”

İsrail, sahadaki bu zorluklarla birlikte Gazze Şeridi’nde geniş alanları bombalamaya devam etti ve kuzeyde, merkezde ve güneyde evleri vurdu.

Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda yüzde 70’i kadın ve çocuk olmak üzere en az 15 bin 899 Filistinlinin öldürüldüğünü ve yaralı sayısının 42 bine yükseldiğini bildirdi.

Artan risk faktörü

İsrail savaşını sadece Gazze Şeridi’nde, Batı Şeria ve Lübnan cephelerinde yürütmüyor, aynı zamanda savaşının dünya çapında da yansımalarının olmasını bekliyor. Dün İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, sıradan bir İsrailli için oluşturduğu tehlike derecesine göre 80 ülkenin yer aldığı güncellenmiş bir seyahat uyarısı listesi yayınladı.

Listede Batı Avrupa ve Güney Amerika’dan yeni ülkeler yer alıyor. Üst düzey bir Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilisi “Geçtiğimiz yıl dünya çapında onlarca terör saldırısı engellendi. Bunların çoğu, halihazırda devam eden savaşın başlamasından bu yana iki ay içinde kaydedildi” dedi.

Fotoğraf Altı: Gazze’de öldürülen çocukların anısına İngiltere Başbakanı’nın Londra’daki konutunun önüne 450’den fazla sembolik tabut konuldu. (EPA)
Gazze’de öldürülen çocukların anısına İngiltere Başbakanı’nın Londra’daki konutunun önüne 450’den fazla sembolik tabut konuldu. (EPA)

Batı Avrupa kampında İngiltere, Fransa ve Almanya yer alırken, Güney Amerika’da Avustralya ve Rusya’nın yanı sıra Brezilya ve Arjantin yer alıyor. Bunların hepsi, İsrailliler için risk faktörünün birinci seviyeden daha tehlikeli olan ikinci seviyeye yükseldiği ülkeler. Dolayısıyla İsraillilerin bu yerlere seyahat ederken her zaman teyakkuzda olmaları ve tedbir almaları isteniyor.

Afrika Kıtası listesinde, şu an İsrail vatandaşları için çok tehlikeli olduğu düşünülen Arap-Afrika ülkelerinin yanı sıra, diğerlerine göre daha yüksek düzeyde Güney Afrika Cumhuriyeti ve Eritre yer alıyor.

Listede yer alan Orta Asya ülkelerinde Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’da uyarı üçüncü seviyeye çıkarıldı. Bu uyarı ‘gerekmedikçe bu ülkelere seyahat etmeyin, eğer şu anda oradaysanız hemen ayrılmalısınız’ anlamına geliyor.

Ulusal Güvenlik Konseyi ‘seyahat uyarısı yapılan ülkelere, özellikle Arap ve Ortadoğu ülkelerine, Kuzey Kafkasya’ya, İran’ın çevresindeki ülkelere ve Asya’daki bazı Müslüman ülkelere seyahatlerin ertelenmesi’ çağrısında bulundu.

Çağrıda ayrıca ‘İsrail ve Yahudi sembollerini taşımaktan kaçınılması ve büyük İsrail ve Yahudi toplantılarından uzak durulması’ istendi.



Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
TT

Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)

Lübnan’ın başkenti Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'deki Kefaat bölgesinde dün öğleden sonra bir güvenlik gerilimi yaşandı. Dört kişinin cenaze töreni sırasında havaya yoğun bir şekilde ateş açılması nedeniyle birkaç kişi yaralandı.

Lübnan basını, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninin silahlı kişilerin yoğun biçimde havaya ateş açmasıyla kargaşaya dönüştüğünü ve bazı kişilerin yaralanmasına yol açtığını bildirdi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntüleri, havaya ateş açıldığını gösterirken siviller arasında panik yaşandığı da görüntülere yansıdı.

Edinilen bilgilere göre Lübnan ordusu durumu kontrol altına almak amacıyla bölgeye ulaştı, ancak Hizbullah yanlıları ateş açanların tutuklanmasını engellemek için müdahale etti.

Bir süre sonra Lübnan ordusu araçları ve İstihbarat Müdürlüğü mensuplarının Kefaat Kavşağı çevresinde geniş çaplı konuşlandığı görüldü. Bu sırada çok sayıda silahlı unsur bölgeden çekildi.

Ayrıca ambulansların yaralıları taşımak üzere olay yerine yöneldiği bildirildi. Cenaze töreni boyunca gerginlik ve kalabalık yoğunluğu devam etti.

Bu gelişme, başkent Beyrut’ta silah dosyasına ilişkin artan tartışmalar gölgesinde yaşandı. Lübnan hükümeti daha önce güvenliği sağlamak ve silahları azaltmak amacıyla yürütülen çabalar çerçevesinde Beyrut'u ‘silahsızlandırılmış şehir’ ilan etme kararını açıklamıştı.

Ancak bu karar, Hizbullah'ın sert tepkisiyle karşılaştı. Örgüt, silahlarının güvenlik kaosunun değil ‘direnişin’ bir parçası olduğunu savunarak bu dosyaya ilişkin her türlü tartışmanın kapsamlı bir ulusal savunma stratejisi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah ‘silahsızlandırma’ meselesinin bu şekilde gündeme taşınmasının iç gerginliklere yol açabileceği ve ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirebileceği konusunda da uyardı.


Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, ABD’nin eşi ve benzeri görülmemiş desteğinin yanı sıra uluslararası ve yerel desteği arkasına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Zeydi, siyasi güçlerle ilişkisinin niteliğini sınayan ilk dosya olarak bakanlıkların dağılımına ilişkin yaşanan çekişmeyle yüzleşmek zorunda.

Siyasi bloklar ve güçler, Zeydi'yi belirli bakanlıkları talep ederek, başka bakanlıkları kendi çıkarları doğrultusunda döndürerek ya da yeni bakanlıklar ve başbakan yardımcılığı makamları oluşturarak köşeye sıkıştırmaya başladı. Böylece yetkileri olmasa bile bazı parti ve güç liderlerinin devlet kademelerinde mümkün olduğunca fazla yer edinmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Bağdat'taki siyasi gözlemcilere göre söz konusu güçlerin şartlarını dayatmakta ısrar etmesi halinde bu durum, silahlı gruplardan, şişirilmiş kadrolardan ve siyasi blokların dikte ettirdiği atamalardan arınmış bir hükümet kurmak isteyen Zeydi ile bu güçler arasındaki kopuşun başlangıcına dönüşebilir.


Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
TT

Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, medya kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği periyodik buluşmada pek çok kritik konuya değindi. Tebbun, açıklamalarında Fransa’ya imalı, yurt dışındaki muhaliflere ise doğrudan ve sert mesajlar gönderdi.

Cumartesi akşamı devlet televizyonunda yayınlanan mülakatta Tebbun; Papa 14. Leo’nun geçen ayki Cezayir ziyareti, ülkedeki siyasi ve ekonomik durum, dış ilişkiler, bölgesel meseleler ve yaklaşan parlamento seçimleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Papa’nın Ziyareti ve Fransa Göndermesi

Papa’nın 12-13 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği ziyarete değinen Tebbun, bu ziyaretin pek çok belirsizliği ortadan kaldırdığını ve Cezayir’in Akdeniz havzasındaki konumunu tüm ilişkilere açık bir şekilde yeniden tahkim ettiğini belirtti.

dfvfdv
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı geçen ay Papa'yı havaalanında karşıladı (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Tebbun, "Papa ziyaretten çok memnun kaldı, kendisi Cezayir’i tanıyor ve daha önce iki kez ziyaret etmişti. Ancak bu durum 'herkesi' memnun etmedi" dedi. Cumhurbaşkanı, "herkes" ifadesiyle kimi kastettiğini açıkça belirtmese de bu sözlerin Fransız medyasının ziyareti ele alış biçimine yönelik olduğu değerlendirildi. Ziyaretin, Cezayir’in Paris ve Fas ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle "izole olduğu" iddialarını boşa çıkardığını vurguladı.

Fransız basınında yer alan, Papa’nın "terörü övmek" suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Fransız gazeteci Christophe Galiz için arabuluculuk yaptığı iddialarına da değinen Tebbun, "Papa bana özel bir mesaj iletmedi" diyerek, bu iddiaları yalanladı. Ayrıca Papa’nın, Cezayir’in köklü tarihine vurgu yaparak "eski sömürgecinin Cezayir’in varoluşuna dair yarattığı efsaneleri yıktığını" ifade etti.

Muhaliflere "Beşinci Kol" Uyarısı

Özgürlükler konusundaki eleştirilere yanıt veren Tebbun, yurt dışındaki muhalifleri kastederek "beşinci kol" nitelendirmesinde bulundu. Tebbun, "Yabancı odakların koruması altında olduklarını sanan ve toplumu bölmek için kullanılanlar, sonunda hiçbir gücün kendilerini koruyamayacağını anladılar" dedi. Tebbun, bu sözleri ile çoğunluğu Fransa'da ikamet eden yurtdışındaki muhalif figürleri kastediyordu.

Ulusal birliği ve anayasal kimliği (İslam, Amazigh ve Arap kültürü) hedef alan her türlü girişimle mücadele edeceğine dair halka söz verdiğini hatırlatan Tebbun, "İfade özgürlüğü, cumhuriyet kanunlarına ve toplumsal değerlere saygı duyulduğu sürece güvence altındadır. Ancak fikirler dışarıdan dikte edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Cezayir’in 2019 öncesindeki kaos ortamına asla dönmeyeceğini vurguladı.

Tebbun ayrıca, "Cezayir'de ifade özgürlüğünün, Cumhuriyet yasalarına, ulusal kimliğin unsurlarına ve toplumun geleneklerine saygı gösterilmesi ve ifade edilen fikirlerin sahiplerinden kaynaklanması, başka taraflarca dikte edilmemesi koşuluyla garanti altına alındığını" yineledi; bu da Tebbun'un değerlendirmesine göre Cezayir'e düşman yabancı güçlerin etkisi altında olan yurtdışındaki muhalefete bir başka göndermeydi.

vfrbrt
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun'un cumartesi akşamı verdiği basın röportajından (devlet televizyonunda)

Cumhurbaşkanı, "Anayasada, kanunda ve geleneklerde belirtilen ilkeleri ihlal eden herkes bedelini ödeyecektir, çünkü adalet özgürdür ve görevi hakaret ve iftirayı önlemektir" uyarısında bulunarak, "Cezayir, 22 Şubat 2019'da patlak veren ve merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Bouteflika'nın iktidarını sona erdiren halk hareketinden önceki kaosa geri dönmeyecektir" dedi.

Askeri Üsse izin yok

Dış politikada ABD ile ilişkilere de değinen Tebbun, Washington’un Cezayir’e derin bir saygı duyduğunu ve Cezayir’in "Bağlantısızlar Hareketi"nin bir parçası olarak ABD, Rusya ve Çin ile eşit mesafede dostane ilişkiler yürüttüğünü belirtti. Tebbun, "Cezayir topraklarında yabancı bir askeri üs kurulmasına asla izin vermeyecektir" diyerek kırmızı çizgilerini belirtti.

Ekonomi ve "İhracat Mafyası" ile mücadele

Ülke ekonomisinin iyi durumda olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, halkın temel gıda ihtiyaçlarıyla oynayan "fiyat manipülatörlerine" savaş açtı. Özellikle Kurban Bayramı öncesi fiyatları sebepsiz artıranların "ağır bedel ödeyeceğini" söyledi.

Ekonomik alandaki en sert eleştirisi ise "ihracat mafyası" olarak adlandırdığı yapıya oldu. Bazı ihracatçıların döviz gelirlerini ülkeye getirmemek için düşük fatura kestiğini belirten Tebbun, "Geri getirilmeyen yaklaşık 350 milyon dolarlık bir gelir tespit ettik. Şişirilmiş fatura dönemini bitirdik, şimdi düşük fatura şebekeleriyle mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde Şeffaflık Vurgusu

2 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere de değinen Tebbun, idarenin seçim sürecine müdahalesinin kesinlikle yasak olduğunu ve "sahtecilik" teriminin Cezayir siyasi sözlüğünden silindiğini ifade etti. Bazı partilerin adaylık için imza satın aldığı iddialarına karşı ise sert uyarılarda bulunarak, bu suça karışanların dokunulmazlıklarının kaldırılacağını ve yargı önünde hesap vereceklerini belirtti.

Tebbun, kanunun "istisnasız herkese uygulanacağını" vurguladı.