Foreign Affairs: İsrail Gazze’de başarısızlığa mahkum

Rapor: İsrail, Gazze’yi yerle bir edebilir, ama Hamas’ı yok edemeyecek

İsrail’i Gazze Şeridi’ni bombalamasının ardından bugün İsrail’in güneyinden görülen dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’i Gazze Şeridi’ni bombalamasının ardından bugün İsrail’in güneyinden görülen dumanlar yükseliyor (AP)
TT

Foreign Affairs: İsrail Gazze’de başarısızlığa mahkum

İsrail’i Gazze Şeridi’ni bombalamasının ardından bugün İsrail’in güneyinden görülen dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’i Gazze Şeridi’ni bombalamasının ardından bugün İsrail’in güneyinden görülen dumanlar yükseliyor (AP)

Foreign Affairs dergisi, Siyaset Bilimi Profesörü ve Chicago Üniversitesi Güvenlik ve Tehditler Programı Direktörü Prof. Dr. Robert E. Pape’nin, İsrail’in Gazze’deki başarısız bombalama kampanyasına değindiği bir makalesini yayınladı. Pape, makalesinde ‘toplu cezalandırma kampanyasının Hamas’ı hezimete uğratamayacağını’ belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın dergiden aktardığına göre Pape, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana 40 bin askerden oluşan savaş gücüyle kuzey Gazze’yi işgal ettiğini ve tarihte benzeri görülmemiş yoğun bir bombardımanla küçük alanı yok ettiğini söyledi. Hamas’ın yönettiği Sağlık Bakanlığı’na göre Gazze’de yaklaşık 2 milyon insan evini terk etti ve 6 bini çocuk, 5 bini kadın olmak üzere 15 binden fazla insan öldürüldü. ABD Dışişleri Bakanlığı ise gerçek ölü sayısının daha yüksek olabileceğine inanıyor.

Bu bağlamda Pape, “İsrail, hastaneleri ve ambulansları bombaladı, Gazze’deki binaların yaklaşık yarısını yıktı. 2,2 milyon kişinin tüm su, gıda ve elektrik kaynaklarını fiilen kesti. Her ne şekilde olursa olsun bu devasa hareket, sivillere karşı kolektif bir cezalandırmadır” dedi.

Robert E. Pape, “İsrail, Gazze’nin güneyine doğru ilerlerken hala net bir hedeften yoksun. İsrailliler, yalnızca Hamas’ı hedef aldıklarını iddia etse de ayrımın olmaması, İsrail hükümetinin gerçekte ne istediği konusunda gerçek bir soruyu gündeme getiriyor” dedi. Ayrıca, “İsrail’in Gazze’yi yok etme arzusu, İsrail ordusunun feci başarısızlığına ve 7 Ekim’deki Hamas saldırısıyla karşılaşmasına yol açan aynı beceriksizliğin ürünü müydü? Gazze’nin kuzeyinin ve şimdi de güneyinin yok edilmesi, Askeri İstihbarat Bakanlığı tarafından hazırlanan kavram belgesinin önerilmesi gibi tüm Gazze nüfusunun Mısır’a gönderilmesinin bir başlangıcı mı?” diye sordu.

Siyaset Bilimi Profesörü, “Nihai hedef ne olursa olsun, İsrail’in Gazze’yi kitlesel olarak yok etmesi derin ahlaki sorunlar yaratıyor. Stratejik kriterlere göre değerlendirsek bile İsrail’in yaklaşımı başarısız olmaya mahkumdur ve zaten kesinlikle başarısız olmuştur” dedi.

Toplu cezalandırma Hamas’ı güçlendirdi

Sivillerin toplu olarak cezalandırılmasının Gazze halkını Hamas’ı desteklemeyi bırakmaya ikna etmediğine, aksine Filistinliler arasında öfkeyi artırdığına dikkat çeken Pape, operasyonun, hedef alındığı iddia edilen Hamas’ı dağıtmayı başaramadığını ifade etti.

İsrail’in Gazze Şeridi’ni bombalaması sonucu yaralanan Filistinliler bugün Refah’taki bir hastaneye götürülüyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni bombalaması sonucu yaralanan Filistinliler bugün Refah’taki bir hastaneye götürülüyor (AP)

Robert E. Pape, “50 gün ve daha fazlası, İsrail’in Gazze’yi yıkabileceğini ama Hamas’ı yok edemeyeceğini, hatta Hamas’ın artık eskisinden daha güçlü olabileceğini ortaya çıkardı” dedi.

Hava gücü

Aşırı hava gücünün büyüsüne güvenen tek ülkenin İsrail olmadığını belirten yazar, “Tarih, geniş sivil alanlara yönelik hava bombardımanlarının hiçbir hedefe ulaşmadığını gösteriyor. İsrail, bu derslerden ders çıkarıp 7 Ekim saldırılarına, seçtiği gelişigüzel bombalama kampanyası yerine Hamas liderlerine ve savaşçılarına yönelik cerrahi saldırılarla karşılık verseydi belki de akıllı olurdu. Rotayı değiştirmek ve kalıcı güvenliğe ulaşmak için uygulanabilir bir strateji benimsemek için çok geç değil. Bu, Hamas ile Filistinlileri yakınlaştırmaya değil, onların arasını açmaya, iki devletli çözüme yönelik tek taraflı anlamlı adımlar atmaya dayalı bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Pape, “Bu teoriye göre ülkeler, hava gücünün ortaya çıkışından bu yana, konumlarını değiştirmek için düşmanlarını bombalayarak teslim almaya, sivillerin moralini sarsmaya ve onları hükümetlerine karşı ayaklandıracak bir kırılma noktasına itmeye çalıştılar” dedi.

Pape ayrıca, “Zorlayıcı cezalandırma stratejisi, İkinci Dünya Savaşı’nda ve adı ve hedefleriyle anılabilecek şehirlerin gelişigüzel bombalanmasıyla zirveye ulaştı. Hamburg’da 40 bin, Darmstadt’ta 12 bin ve Dresden’de 25 bin ölü vardı. Bu kötü şöhretli listeye Gazze de dahil edilebilir” şeklinde konuştu.

Yazara göre mevcut İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, II. Dünya Savaşı ve Müttefikler’in havadan bombalama harekâtı ile karşılaştırma yaptı. Bu bağlamda Netanyahu, İsrail’in bugün toplu cezalandırma kampanyasına katıldığını inkâr ederken, Müttefikler’in Kopenhag’daki Gestapo karargâhını bombalamasından ve çok sayıda öğrencinin ölmesinden söz etti. Ancak Netanyahu’nun bahsetmeyi ihmal ettiği şey, Müttefikler’in sivilleri cezalandırmaya yönelik girişimlerinin hiçbirinin başarılı olmadığıdır.

Tarihten dersler

Tarihten dersleri hatırlatan yazar, Almanya’da 1942’de başlayan Müttefikler’in sivillere yönelik hava harekâtının Alman şehirlerini birer birer yok ettiğini, savaş sonunda son sayının 58 Alman şehir ve kasabasına ulaştığını anlattı. Ancak Müttefik yetkililerin kendinden emin beklentilerine rağmen kampanya, sivillerin moralini bozmadı veya onları Adolf Hitler’e karşı isyana zorlamadı.

Robert E. Pape, “Elbette kampanya, Almanları, savaş sonrası barışta kendilerine keyfi şartların dayatılması korkusuyla sıkı bir şekilde savaşmaya ikna etti” dedi.

Pape ayrıca, “Londra ve Birleşik Krallık’ın diğer şehirlerine yönelik 40 bin kişinin ölümüne yol açan Alman hava saldırılarının (The Blitz) başarısızlığı göz önüne alındığında, hava harekâtının başarısızlığı şaşırtıcı değildi. Ancak İngiltere Başbakanı Winston Churchill teslim olmayı reddetti, tam tersine İngilizleri harekete geçirmek ve zafer için gereken daha fazla fedakarlığı yapmak için ölüleri kullandı. Blitz, moralleri sarsmak yerine İngilizleri Amerikalı ve Sovyet müttefikleriyle bir karşı saldırı düzenlemeye ve kendilerini bombalayan ülkeyi işgal etmeye ikna etti. Aslında tarihte sivilleri hükümetlerine karşı isyana iten başarılı bir hava harekatının örneği yok” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde yazar, ABD’nin Kore Savaşı’nda Kuzey Kore’deki elektrik enerjisini yok ettiği, Vietnam Savaşı’nda da Kuzey Vietnam’daki elektrik enerjisinin çoğunu yok ettiği gibi bunu birden fazla kez denediğine dikkati çekti. Aynı şey, hava saldırılarının Irak’ın elektrik üretiminin yüzde 90’ını kesintiye uğrattığı ve hiçbirinin halk devrimiyle sonuçlanmadığı Irak Savaşı için de geçerli.

Yazara göre Ukrayna’daki savaş bunun son örneği. Zira iki yılı aşkın bir süre boyunca Rus havacılığı, 10 binden fazla sivilin ölümüne, 1,5 milyon evin yıkılmasına ve yaklaşık 8 milyon Ukraynalının yerinden edilmesine yol açan art arda hava saldırıları düzenleyerek Ukrayna’yı teslim olmaya zorlamaya çalıştı. Rus bombardımanı, Ukraynalıların moralini sarstı ama yok etmedi, aksine onları daha sıkı savaşmaya itti.

Pape, “Bu tarihi dersler Gazze’de tekrarlanıyor: İki ay süren acımasız bombalamalara ve ABD ile dünyanın geri kalanından gelen sınırsız askeri desteğe rağmen İsrail yalnızca marjinal sonuçlar elde etti. Herhangi bir anlamlı kıyaslamaya göre operasyon, Hamas’ın kısmen de olsa yenilgiye uğratılmasına yol açmadı. Hava operasyonu, İsrailli yetkililere göre 30 bin Hamas savaşçısından 5 binini öldürdü. Ancak bu kayıplar İsraillilere yönelik tehditleri azaltmayacak. 7 Ekim saldırılarının da gösterdiği gibi Hamas’ın tek ihtiyacı, yüzlerce savaşçının İsrail kasabalarına saldırması” açıklamasında bulundu.

İsrail Hamas’ı dağıtamadı

“Daha da kötüsü İsrailli yetkililer, operasyonun savaşçılardan iki kat daha fazla Filistinli sivili öldürdüğünü itiraf etti” diyen Pape, Hamas’ın yapısının parçalanmadığına dikkati çekti.

Robert E. Pape, “İsrail tarafından yayınlanan videolar, bir dizi tünelin girişinin tahrip edildiğini gösteriyor. Ancak bu düzeltilebilir. Hamas liderliği, İsrail güçleri oraya girmeden önce bölgeyi terk etti. Bu da en önemli altyapısıyla birlikte kaçtığı anlamına geliyor” dedi.

Pape ayrıca, “Hamas’ın İsrail güçlerine karşı bir avantajı var: Savaşmayı bırakmaları, halkın arasına karışmaları, yeniden savaşmak için ve daha iyi koşullarda yaşamaları çok kolay. Bu nedenle İsrail’in geniş çaplı askeri operasyonu başarısızlığa mahkumdur” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde İsrail operasyonlarının Hamas’ın Gazze üzerindeki kontrolünü zayıflatmadığını, İsrail’in 240 rehineden yalnızca birini kurtardığını, geri kalanların Hamas tarafından serbest bırakıldığını söyleyen yazar, görünen o ki hala Hamas’ın, savaşçılar üzerinde kontrolü olduğunu ifade etti. 

Robert E. Pape ayrıca, “Elektrik kesintisi ve büyük yıkıma rağmen Hamas Hareketi, hâlâ İsrail’in sivillere yönelik katliamlarına ve savaşçılarla İsrail güçleri arasındaki şiddetli çatışmalara ilişkin propaganda ve kasetler yayınlamaya devam ediyor” dedi.



İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
TT

İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)

İsrail, bugün yaptığı açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Filistinli çalışanlarının listesini sunamaması üzerine Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini durduracağını duyurdu.

Yurtdışı İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, "Gazze Şeridi'ndeki Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetlerine son verme yönünde adımlar atıldığını" açıkladı.

Bakanlık, kararın "Sınır Tanımayan Doktorlar'ın, bölgede faaliyet gösteren tüm insani yardım kuruluşları için geçerli şart olan yerel personel listelerini sunamaması" üzerine alındığını belirterek, örgütün faaliyetlerini durduracağını ve 28 Şubat'a kadar Gazze'den ayrılacağını kaydetti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), salı günü, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeridi'ne erişimini sürdürmesi için talep ettiği personel listelerini vermeyeceğini açıkladı ve ekibinin güvenliği konusunda garanti alamadığını ifade etti.

Gazze'deki hastaneleri destekleyen MSF, İsrail'in bu ay Filistin topraklarındaki faaliyetlerini durdurması emrini verdiği 37 uluslararası kuruluştan biri. Bu kuruluşlar, personel bilgilerini sunma zorunluluğu da dahil olmak üzere yeni düzenlemelere uymadıkları takdirde faaliyetlerini durduracaklar.

Yardım kuruluşları, personel hakkında kişisel bilgilerin paylaşılmasının güvenliklerini tehlikeye atabileceğini belirterek, Gazze'deki iki yıllık savaş sırasında öldürülen veya yaralanan yüzlerce yardım çalışanını örnek gösteriyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kayıt sürecini yöneten İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda, Hamas'ı Sınır Tanımayan Doktorlar'a baskı yapmakla suçladı. Bakanlık herhangi bir kanıt sunmadı, ancak Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 29 Ocak'ta ortak sağlık kuruluşlarına bağlı sağlık çalışanlarının verilerini paylaşmayı reddettiğini, bunun nedeninin ise güvenlik endişeleri olduğunu belirtti. Bakanlık, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.

İsrail daha önce, veri kaydının Filistinli silahlı gruplara yardım ulaşmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtmişti. Yardım kuruluşları, önemli miktarda yardımın başka yerlere yönlendirildiğini reddediyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) geçen hafta, bu bilgiyi ifşa etmeyi kabul eden Filistinli ve uluslararası personelin kısmi bir listesini paylaşmaya hazır olduğunu, ancak listenin yalnızca idari amaçlarla kullanılması ve ekibini tehlikeye atılmaması şartıyla bunu yapacağını söyledi. MSF, insani tıbbi malzemelerin yönetimini kontrol altında tutmak istediğini belirtti. Örgüt yaptığı açıklamada, "Tekrarlanan çabalara rağmen, son birkaç gündür İsrail yetkilileriyle gerekli somut garantiler konusunda bir anlaşmaya varamadığımız ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. MSF, Gazze ve Batı Şeria'daki faaliyetlerine getirilen yasağın, Gazze'de devam eden insani kriz göz önüne alındığında, insani hizmetler üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtti.


Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.