Gadames- Debdeb sınır kapısının yeniden açılmasının Libya ve Cezayir’e faydaları sağlayacak?

İki ülke gelecek haftalarda çalışmalarına devam etme kararı aldı.

Dibeybe bir süre önce Libya- Cezayir sınırını ziyaret etti. (Hukumetina platformu arşivi)
Dibeybe bir süre önce Libya- Cezayir sınırını ziyaret etti. (Hukumetina platformu arşivi)
TT

Gadames- Debdeb sınır kapısının yeniden açılmasının Libya ve Cezayir’e faydaları sağlayacak?

Dibeybe bir süre önce Libya- Cezayir sınırını ziyaret etti. (Hukumetina platformu arşivi)
Dibeybe bir süre önce Libya- Cezayir sınırını ziyaret etti. (Hukumetina platformu arşivi)

Geçici Libya Ulusal Birlik hükümetinin Dışişleri Bakanlığı, iki ülkeden vatandaşların hareketini ve ticari trafiği kolaylaştırmak için Cezayir ile Gadames- Debdeb sınır kapısının gelecek salı günü resmi olarak yeniden açılacağını duyurdu.

İki ülke arasındaki sınır geçişleri 2011’deki 17 Şubat Devrimi’nin ardından kapatılmıştı. Cezayir’in 2015’te sınır bölgelerinde yaşayan Libyalıların tedavi, ticaret veya aile ziyareti için ülkeye girmelerine izin verdiği belirtildi. Ayrıca iki ülke arasındaki Gadames- Debdeb’in yanı sıra iki geçiş kapısı daha var; Tin el-Koum ve Tarat. Ancak bunlar, Gadames- Debdeb’e göre daha az öneme sahip ve 2011 yılından beri kapalı. Ancak Tin el-Koum, daha sonra faaliyete açılırken, 2014 yılında bir kez daha kapatıldı.

Dışişleri Bakanlığı, çarşamba akşamı geç saatlerde yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki hayati önem taşıyan geçiş kapısının açılmasının her iki tarafta da tüm teknik, yasal ve düzenleyici prosedürlerin tamamlanmasının ardından gerçekleştiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Bakanlık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu gelişme, gerekli tüm prosedürleri kolaylaştırmak ve geçişte normal hareket akışını sağlamak için kardeş Cezayir Cumhuriyeti’ndeki ilgili ve kardeş kurumlarla tüm profesyonellik ve ortak iş birliğiyle çalışan Libya’daki Uluslararası İşbirliği Departmanı ve ilgili yetkililer tarafından temsil edilen bakanlığın ortak çabalarının sonucu yaşanmıştır.”

Libya ve Cezayir, komşu ülkelerle ekonomik ortaklığı kolaylaştırmak için sınır geçişlerine güveniyor. Bu da ihracat ve ithalat faaliyetlerinin artmasına katkıda bulunuyor. Ancak Gadames- Debdeb, Libya’nın Gadames şehrine sadece 20 kilometre uzaklıkta olduğu göz önüne alındığında özel bir ticari öneme sahip.

Eski Cezayir Ticaret ve İhracatı Teşvik Bakanı Kamal Razik, daha önce iki ülkenin ithalat ve ihracat faaliyetlerinin karşılaştığı engelleri kaldırarak, aralarındaki ticaret hacmini ilerleyen yıllarda üç milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söylemişti.

Libya Gadames Belediye Başkanı Kasım el-Mani de sınır kapısının faaliyete geçmesiyle gençlere iş olanakları sağlanmasının yanı sıra, Libya, Tunus ve Cezayir arasındaki sınır üçgeninde yer alan bölgeye olumlu etki ve ekonomik faydalar sağlayacağını vurguladı.

Kasım el-Mani, Gadames- Debdeb geçidindeki faaliyete yeniden başlamasının, Libya’nın güneyindeki diğer şehirler gibi iş fırsatlarının eksikliğine ek olarak yoksulluk, marjinalleşme ve hükümet hizmetlerinin kıtlığından şikayetçi olan şehri, yaşadığı ekonomik durgunluktan çıkaracağını açıkladı.

Dibeybe, geçen ağustos ayında Libya- Cezayir sınırını ziyaret ederek kara geçişindeki koşullar hakkında bilgi aldı. Bakanlıktan bir heyet ve Gadames Gümrük Merkezi eşliğinde, geçişin vatandaşlara yeniden açılmasına yönelik hazırlıkları görüştü.

Dibeybe ayrıca, vatandaşların acılarını hafifletmek ve ticaret alışverişini desteklemek amacıyla Cezayir ile geçişin yeniden açılmasına yönelik tüm prosedürleri tamamlayacak bir komite oluşturmak üzere 2023 tarihli 488 sayılı kararı yayınladı.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram