Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, seçmenlere yönelik ‘etkileyici sahneler’ neden trend oldu?

Ambulanslar hastaları oy kullanma merkezlerine taşıdı... İçişleri Bakanlığı engelli bir kişinin oy kullanmasına yardımcı oldu

Bir seçmen, ambulansla oy kullanma merkezlerinden birine götürüldükten sonra oyunu kullanıyor (Garbiye Valiliği resmi sayfası)
Bir seçmen, ambulansla oy kullanma merkezlerinden birine götürüldükten sonra oyunu kullanıyor (Garbiye Valiliği resmi sayfası)
TT

Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, seçmenlere yönelik ‘etkileyici sahneler’ neden trend oldu?

Bir seçmen, ambulansla oy kullanma merkezlerinden birine götürüldükten sonra oyunu kullanıyor (Garbiye Valiliği resmi sayfası)
Bir seçmen, ambulansla oy kullanma merkezlerinden birine götürüldükten sonra oyunu kullanıyor (Garbiye Valiliği resmi sayfası)

Mısır 3 gün süren cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma süresi boyunca sosyal medya platformlarında bazı sahneler trend oldu.

Bazı seçmenlerin oy vermek için tekerlekli sandalyede oy kullanma merkezlerine akın ettiği görüntüler ortaya çıktı. Ambulanslar yaşlı hastaları oy kullanmaları için merkezlere taşıdı. Bunlar, ülkenin tanık olduğu her seçim döneminde tekrarlanan sahneler. Seçimler insanların medyayı takip etmesi için bir fırsat olurken bu görüntüler, trendi artırmak ve popülerlik kazandırmak amacıyla sosyal medya platformlarındaki aktivistler tarafından yayınlanıyor.

Bazı muhalifler bu sahneleri tekrarlayan sahneler olarak görse de, diğer bir gruba göre katılımın yoğunluğunu ve ‘vatan sevgisini’ ortaya koyuyor.

Bu sahnelerden bazılarının popülerliğine resmi kurumların katkısı da oldu.  Mısır İçişleri Bakanlığı pazartesi akşamı bu görüntüleri resmi sayfasında yayınladı. Ayrıca Kahire Emniyet Müdürlüğü’ndeki güvenlik hizmetlerinin, ‘sağlık durumu nedeniyle özel ihtiyaçları olan bir vatandaşa yardım edilmesi ve oy kullanması için seçim merkezine nakledilmesi talebine yanıt verdiği’ belirtildi. Paylaşımda ‘Vatandaşın evine bir görevli gönderildiğini ve seçim merkezine ulaştırıldığı’ vurgulandı. Aynı zamanda, Sağlık Bakanlığı, seçim merkezleri çevresinde konuşlandırılan ambulanslarda toplam 155 ambulans hizmeti verildiğini duyurdu.

Kahire Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Mustafa Kamil es-Seyyid, bu tür ‘etkili sahnelerin’ varlığını seçmenlerin birçok motivasyonuna dayandırıyor: “Seçim haklarını kullanmaya gidenler arasında bunu bir ‘karnaval şenliği’ olarak görenler ve dolayısıyla sadece eğlenceli vakit geçirenler var. Bu kişiler adayların programlarını öncelikli olarak görmüyor olabilirler” dedi. Ayrıca “Bazı sağlık sorunları olsa da seçim merkezine gitmelerine olumlu baktığımız bir grup daha var. Bu kişiler tekerlekli sandalyeyle ya da ambulansla merkeze gidiyorlar, seçimlerin önemine inanıyorlar, yaşadıkları sıkıntılara rağmen bu rolü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorlar” dedi.

Seyyid Şarku’l Avsat’a “Özellikle etkinliğin önemi ışığında, alışılmışın dışında, yapaylık yoluyla, şöhret kazanmak, trend olmak isteyen bir grup var. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yalnızca 6 yılda bir gerçekleşen önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorlar” ifadelerine yer verdi. Diğer yandan medyanın ‘anayasal haklarını kullanmaları için yarıma ihtiyacı olanlara yardım sunulduğunu göstermek için çalıştığını’ belirtti.

Kahire Üniversitesi’ndeki medya profesörü Dr. Leyla Abdulmecid, bu ‘etkili sahnelere’ dikkat çekmenin ‘seçmenleri cesaretlendirmek ve onları koşullar ne olursa olsun oy kullanmaya motive etmek’ için olduğuna inanıyor. Abdulmecid Şarku’l Avsat’a “Bu cesaret verici eğilim, olumsuz değil ancak olumlu olarak görülebilir, zira hasta ve engelli kişilerin siyasi katılıma olan istekliliğine ve oy kullanma haklarına saygı gösteriliyor” dedi. Bunun yanı sıra “Tam tersi bir etki yaratmasın diye bu durum medyada abartılmadan aktarılıyor. İletilen görüntünün hasta ve engelli seçmenlerin haklarını ihlal etmemesi için fotoğraf çekmek için izin alınmasını da içeren etik ilkeler çerçevesinde yapılması gerekiyor” diyerek dikkat edilmesi gereken noktalardan bahsetti.



Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
TT

Yerleşimciler Batı Şeria'daki el Halil’de Filistinlilerin evlerine saldırdı

Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)
Silahlı İsrailli yerleşimciler, 28 Nisan 2026'da Batı Şeria'daki Nablus kentinde yeni bir yerleşim yerinin yakınlarında yürüyor (AFP)

Silahlı yerleşimciler bu sabah, Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti kuzeyindeki el-Arub bölgesinde sivillere ait evlere saldırdı. Aynı zamanda İsrail güçleri güney el Halil’de bir çocuğu gözaltına aldı.

Yerel kaynakların aktardığına göre silahlı yerleşimci gruplar, bu sabah erken saatlerde el-Arub’a bağlı Vadi eş-Şeyh bölgesindeki evlere saldırarak yoğun şekilde gerçek mermi kullandı. Filistin Haber Ajansı SAFA’ya göre saldırı, özellikle çocuklar ve kadınlar arasında korku ve paniğe yol açtı. Olayda yaralanma olmadığı bildirildi.

Aynı bağlamda, İsrail güçlerinin ana yoldan geçmekte olan 15 yaşındaki bir çocuğu gözaltına aldığı, ardından el Halil’lin güneyindeki el-Alka bölgesinde ailesine ait eve baskın düzenlediği ve evi arayarak içindeki eşyaları tahrip ettiği belirtildi.

İsrail güçlerinin ayrıca e Halil kenti ile İdna ve Beyt Ula beldelerinde çok sayıda eve baskın düzenlediği, ev sahiplerine kötü muamelede bulunduğu, evleri aradıktan sonra evleri bilinçli olarak tahrip ettiği, ancak herhangi bir gözaltı yapılmadığı ifade edildi.

Öte yandan, ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’ın, Batı Şeria’da Filistinli topluluklara yönelik şiddet nedeniyle “radikal İsrailli gruplara” yönelik ilave yaptırımlar uyguladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Batı Şeria’daki yerleşimlerde yaklaşık 500 bin İsraillinin yaşadığı, bu yerleşimlerin uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul edildiği ve barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğü belirtiliyor.


Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
TT

Lübnan'ın güneyine düzenlenen İsrail saldırısında bir Lübnan askeri hayatını kaybetti

Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)
Lübnan Ordusu tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, 30 Nisan 2026'da Güney Lübnan'ın Nabatiye bölgesindeki Kfar Rumman kasabasında İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden Çavuş Ali Rifat Cabir görülüyor (Ordu "X" sayfası)

Lübnan ordusu, dün Güney Lübnan'daki Kfar Rumman - Nabatiye kasabasında bulunan evlerine düzenlenen İsrail saldırısı sonucu bir asker ve ailesinin bazı üyelerinin öldürüldüğünü "X" platformunda duyurdu.

Lübnan ordusu, baskının ailenin Nabatiye bölgesindeki evini hedef aldığını belirtti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre dün akşam ülkenin güneyine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlendi.

Ajans, “düşman savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), güneydeki Batı ve Orta kesimlerde yer alan Sur ve Bint Cubeyl ilçelerini 70’ten fazla hava saldırısıyla hedef aldığını, bununla eş zamanlı olarak topçu atışlarının da yapıldığını” bildirdi. Söz konusu saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına, ayrıca evlerin, altyapının ve yolların tahrip olmasına yol açtığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum Operasyon Merkezi’nden aktardığına göre  2 Mart ile 30 Nisan tarihleri arasındaki saldırıların toplam bilançosu, 2 bin 586 ölü ve 8 bin 20 yaralı oldu.

Öte yandan, İsrail ordusu dün güney Lübnan’da bir İsrail askerinin öldüğünü açıkladı. Yerel medya, askerin “Hizbullah” tarafından SİHA ile gerçekleştirilen saldırıda öldüğünü bildirdi. Ordu ayrıca bir askerin de yaralandığını duyurdu.

İsrail ordusu, dün akşam Lübnan’dan fırlatılan bir mühimmatın İsrail’in kuzeyindeki açık bir alana düştüğünü, ayrıca İsrail hava sahasına girmeden önce “şüpheli bir hava aracının” engellendiğini açıkladı. Bu gelişmeler nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtildi.

Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde “Hizbullah”a ait yaklaşık 140 metre uzunluğunda bir tünelin imha edildiğini de duyurdu.

İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’la savaşa başlamasının ardından yeniden tırmandı. Haftalar süren savaşın ardından İsrail ile Lübnan hükümeti arasında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak buna rağmen İsrail ordusu ile Hizbullah karşılıklı saldırılarını sürdürürken, İsrail güçlerinin hâlen Lübnan’ın güneyinde konuşlu olduğu bildiriliyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.