İsrail’in Gazze’deki suikastları akademik isimleri vuruyor

Savaşta Gazze’deki çoğu üniversite yıkıldı.

Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
TT

İsrail’in Gazze’deki suikastları akademik isimleri vuruyor

Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonun başlangıcından bu yana İsrail güçleri, Hamas hareketinin siyasi ve askeri liderlerini hedef alan bir dizi suikast ve saldırı düzenledi. Bunun yanı sıra yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 18 bin Filistinli, Şerid’deki akademik isimleri de etkileyen, benzeri görülmemiş yıkıcı bir savaşta öldürüldü.

Eğer İsrail istihbaratı şu ana kadar mevcut Ekim saldırılarının arkasında olduğunu söylediği Gazze’deki Hamas hareketinin lideri Yahya es-Sinvar’a ve El-Kassam Tugayları başkomutanı Muhammed ed-Dayf’a ulaşamadıysa da birçok önde gelen siyasi ve askeri lidere ulaştı.

El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin merkezindeki sınır yakınında askeri geçit törenine katıldı (AFP)
El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin merkezindeki sınır yakınında askeri geçit törenine katıldı (AFP)

İsrail, savaşın 67. gününe kadar üst düzey yetkililere ve Hamas siyasi bürosu üyelerine suikast düzenledi. Bunların başında İsrail’in finanstan sorumlu olduğunu söylediği Zekeriyya Ebu Muammer ve Cevad Ebu Şamala, yasi bürodaki ilk kadın Cemile eş-Şanti, hareketin Şura Konseyi’nin üst düzey yetkilisi ve başkanı Usame el-Mazini, hareketin liderlerinden ve kurucularından biri olan ve Yasama Konseyi başkan yardımcısı Ahmed Bahr bulunuyor.

El-Kassam Tugayları’nın kayıpları

El-Kassam Tugayları’na gelince İsrail, şu ana kadar Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur’u, Kassam Tugayları’nın üçüncü adamı ve Cibaliye Taburu Komutanı Rafet Selman’ı, Beyt Lahya Taburu Komutanı Vail Receb’i, Şerid’in üst düzey füze birimi komutanı Eymen Siyam’ı öldürdü. Söz konusu isimler, 2014 yılında asker Oron Şaul’un yakalanmasından sorumlu olan Şucaiyye Taburu komutanı Visam Ferhat ve İslami Cihad’ın askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri ve diğer örgütlerdeki yetkililer gibi tabur komutanları da dahil olmak üzere onlarca saha komutanıyla birlikte Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünelde tasfiye edildiler.

Ancak hedeflenen suikastlar, önde gelen siyasi yetkilileri hedef almaktan ziyade, çoğu Hamas hareketine bağlı en önde gelen bilim kurumu olan ve 1978 yılında kurulan İslam Üniversitesi’nde çalışan doktorları, mühendisleri, gazetecileri, yazarları, edebiyatçıları ve akademisyenleri etkiledi. İslam Üniversitesi, Filistin’in en önde gelen üniversitelerinden biriydi ve İsrail tarafından yerle bir edildi.

İsrail’in öldürdüğü bilim insanları

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İsrail, başta Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye kampında kaçtığı bir binada ailesiyle birlikte İsrail tarafından öldürülen İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sufyan Taye’yi öldürdü. Aile mensuplarından bir kısmı 2 Aralık’ta öldürülmüştü.

İsrail güçleri güney İsrail’deki sınır bölgesinden Gazze Şeridi’ni bombaladı (AFP)
İsrail güçleri güney İsrail’deki sınır bölgesinden Gazze Şeridi’ni bombaladı (AFP)

Taye, Gazze’deki İslam Üniversitesi’nin başkanı olmasının yanı sıra fizik ve uygulamalı matematik alanında da önde gelen bir araştırmacıydı ve 2021 yılında dünya genelindeki araştırmacılar arasında ilk yüzde 2 arasında yer almıştı. Genç Arap Bilim insanları için Abdul Hamid Şoman Ödülü’nü aldı.

Filistin Kültür Bakanlığı, Taye’nin her yıl prestijli bilimsel dergilerde yayınlanan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar alanında önemli katkılar sağladığını ve 2023 yılında UNESCO Filistin’deki Fizik Bilimleri, Astrofizik ve Uzay Bilimleri Kürsüsü’ne atandığını belirtti.

11 Ekim’de İsrail, uluslararası hukuk ve Filistin meseleleri uzmanı olan ve ‘İsrail’e nasıl dava açarız?’ başlıklı kitabın yazarı Dr. Said Talal ed-Dahşan ve ailesini öldürdü. Söz konusu kitap, İsrail ve liderlerinin nasıl yargılanması gerektiğine değiniyor.

İsrail ayrıca, İslam Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şabir’e de 14 Kasım’da Gazze’deki evinde suikast düzenlemiş ve ailesinden çok sayıda kişi öldürülmüştü. Şabir, Gazze’nin önde gelen bilimsel isimlerinden biri ve ABD’deki Marshall Üniversitesi'nden bir mikrobiyolog. Şabir, İslam Üniversitesi’nde öğretim görevlisiydi. Fen Fakültesi Tıbbi Analiz Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanıncaya kadar kademe kademe yükseldi, ardından Anabilim Dalı Başkanlığı’na atandı. Daha sonra 1993 yılında Üniversite Rektörlüğü görevini üstlenene kadar Fen Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Üniversite başkanlığı döneminde tıbbi analiz alanında 15’ten fazla araştırma makalesi tamamlayarak Ağustos 2005’te emekli oldu.

2006 yılında Hamas ve El Fetih hareketleri, Şabir’in iki harekete de yakın olması nedeniyle, onu on birinci Filistin hükümetinin başbakanlığına aday gösterme konusunda uzlaşı sağladı, ancak o dönemde hükümeti kurma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’ı bombalamasının ardından yaşanan yıkımın etkileri (AP)
İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’ı bombalamasının ardından yaşanan yıkımın etkileri (AP)

Hamas Yargı Dairesi Başkanı

Hamas Hareketi, 17 Ekim’de, İsrail’in Gazze Şeridi’nin merkezindeki Nuseyrat kampına düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden hareketin Yargı Başkanı Prof. Dr. Tayser İbrahim’in yasını tuttu. Dr. İbrahim bir üniversite profesörüydü ve daha önce İslam Üniversitesi’nde Şeriat ve Hukuk Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştı.

İsrail ayrıca, 22 Ekim’de Han Yunus’taki evlerine düzenlenen bombalı saldırıda İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim el-Astal’ı, eşini ve aile üyelerini de katletti. Matematik müfredatı ve öğretim yöntemleri alanında araştırmacı olan Astal, İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve İslam Üniversitesi Eğitim ve Psikoloji Araştırmaları Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştı. Ayrıca yerel ve uluslararası dergilerde Arapça ve İngilizce olarak çok sayıda araştırma makalesi yayımlandı.

Tıpkı İslam Üniversitesi, el-Ezher Üniversitesi, el-Aksa Üniversitesi ve El-Kudüs Açık Üniversitesi’nde olduğu gibi, çeşitli Filistin üniversitelerindeki önde gelen öğretim görevlileri de İsrail’in füzelerinden kurtulamadı. Söz konusu üniversitelerin binalarının çoğu ve tüm fakülteleri yıkıldı. Bu ayın başında evlerini hedef alan hava saldırısında Dr. Hitam el-Vasifi, eşi Dr. Mahmud Ebu Daf ve aile üyeleri öldürüldü.

Fizik alanında profesörlüğe sahip olan Vasifi, İslam Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı olarak görev yaparken, kocası Ebu Daf, İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin eski dekanıydı.

İsrail tarafından öldürülen akademisyenler arasında, dili dış dünyaya hitap etmek için kullanan, Gazze İslam Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı Profesörü Dr. Rıfat el-Arîr de var. Öğrencileriyle ve diğer öncülerle birlikte, savaş altındaki Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yaşamı hakkında gerçekçi hikayeleri İngilizce olarak yayınlamak için ‘Biz Sayı Değiliz’ projesini hayata geçirmişti.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.