Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Sullivan, Brown ve Austin’in gündeminde Tel Aviv’deki haritalar var.

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
TT

Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmanın gerekliliği hakkındaki üstten bakan açıklamaları, bunun eşliğinde Filistinlileri sürüp Yahudi yerleşimini yeniden tesis etme planları ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile şimdiki zaman ve gelecek zaman konusunda anlaşmazlıkların olduğuyla ilgili gösteriş yapması tartışmalara yol açtı. Üst düzey ABD’li askeri liderler ve stratejistler, Tel Aviv’deki siyasi ve askeri liderlerle, saldırı faaliyetlerinin azaltılması, savaşın süresinin kısaltılması ve savaşın bitiş tarihine ilişkin bir uzlaşmaya varılması için bir zaman çizelgesi üzerinde görüşmelere başladı.

Bu görüşmeler dün İsrail’i ziyaret eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından başlatıldı. Bugün ABD Ordusu Genelkurmay Başkanı Charles Brown ve ardından pazartesi günü Savunma Bakanı Lloyd Austin bu görüşmeleri devam ettirecek. Sullivan’ın Tel Aviv’deki görüşmelerinden haberdar olan İsrailli bir kaynağa göre, ABD Başkanı Joe Biden, Başbakan Binyamin Netanyahu ile doğrudan ihtilafı bir çerçeve içine alarak bunu ‘savaş hedeflerine ulaşılması ve İsrail’in savaş bataklığına girmesinin engellenmesi için profesyonel bir tartışmaya’ çevirmek istiyor.

Fotoğraf Altı: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)

Savaşın hedefleri ve Gazze’nin geleceği

Sullivan, savaşın hedefleri, Gazze’nin geleceği hakkında ortak bir noktada buluşulması, Gazze halkının insani trajedisinin sona erdirilmesi için bir plan geliştirilmesi, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasında ilerleme kaydedilmesi üzerinde çalışılması ve kuzeyde Lübnan Hizbullahı ile bölgesel bir savaşa yol açacak tehlikeli bir tırmanışa sürüklenmekten kaçınılması gibi stratejik meseleler üzerinde durdu. Buna karşılık Brown, askeri operasyonların ayrıntılarına ek olarak, havadan, karadan ve denizden ölümcül bombardımanlardan ve Hamas ile diğer Filistinli grupların savaşçıları ile çatışma faaliyetlerinden Gazze Şeridi’nden çekilme, yeniden konuşlanma ve savaşı Hamas liderlerinin peşine düşmek üzere hedef odaklı operasyonlara indirgemeye nasıl geçileceğine odaklanacak. Austin ise bu belirtilen tüm konular üzerinde her iki taraf için de net bir yol haritası belirleyerek görüşmelere son noktayı koymaya çalışacak ve İsrail’e askeri desteğin nasıl sürdürüleceğini ve İsrail’in kayıplarının nasıl telafi edileceğini ele alacak.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre üç yetkili, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın yanı sıra Savaş Kabinesi, ordu liderliği, güvenlik servisleri ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve muhalefet lideri Yair Lapid gibi diğer siyasi yetkililerle görüşmeye özen gösteriyor. Biden’ın rehinelerin ailelerinden oluşan bir heyetle gerçekleştirdiği başarılı toplantının ardından aileler Sullivan’la da toplantı yapılmasını talep ediyor. Aileler, ABD’lilerin, müzakereler yoluyla rehineleri serbest bırakma ve esaret altındaki çocuklarının hayatlarını tehdit eden çatışmalara son verme görevine daha fazla önem vererek İsrail hükümetinin konumunu etkileyip etkileyemeyeceklerini ölçmek istiyorlar.

‘Savaşa ilişkin bir zaman çizelgesi’

Güvenilir kaynaklara göre Sullivan, İsrail’deki yetkililere, Başkan Biden’ın Gazze’yi rastgele bombalaması nedeniyle uluslararası desteği kaybetmeye başladığını ve bazı şeylerin değişmesi gerektiğini söylerken ne demek istediğini açıkladı. Buna göre artık savaş için bir ‘zaman çizelgesi’ belirlemenin zamanı geldi ve ABD İsrail’e savaşı sona erdirmesi için yalnızca birkaç haftalık süre tanıyacak.

Fotoğraf Altı: ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)

Siyasi bir kaynak Kanal 12’ye, Biden’ın Sullivan’ı Tel Aviv’e “kum saatinin bitmek üzere olduğuna dair ABD mesajının İsrail hükümetindeki yetkililere açıkça ulaştığından ve İsrail planlarının ABD’nin savaş takvimiyle uyumlu olduğundan emin olmak” için gönderdiğini söyledi. Netanyahu’nun başkaldıran açıklamalarına rağmen, Netanyahu’nun liderliğini yaptığı Savaş Kabinesi’nin ABD’nin planına kısmi bir yanıt içeren bir takvim hazırladığını vurguladı. Buna göre İsrail, önümüzdeki ocak ayı sonunda Gazze Şeridi’ne yönelik saldırısının en şiddetli ve yoğun aşamasını sonlandıracak. Washington bu aşamayı Noel tatilinden (bu ayın 25’i) önce sonlandırmaya çalışıyordu ve bunun yalnızca gelecek ayın başına kadar uzatılabileceğini söylüyordu. Ancak İsrail, ‘mevcut durum ışığında bu operasyonların ocak ayı sonundan önce sona erdirilmesinin imkansız olduğunu’ bildirdi.

Askerlerin geri çekilmesi için birkaç hafta

İsrail Savaş Kabinesi, Washington’dan ‘yoğun çatışmaların sona ermesinden sonra güçlerin Gazze’nin kalbinden çekilmesini tamamlamak ve bir kısmını Gazze Şeridi’nin içine, bir kısmını da dışına olmak üzere savunma hatlarına yerleştirmek için birkaç hafta daha’ talep etti. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, ‘Hamas’ı etkisiz hale getirme’ planının tamamlanmasıyla ilgili olarak, bu aşamanın İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşının en uzun aşaması olacağını ve bu aşama olmadan, İsrail’in açıkladığı Hamas’ı ve Hamas’ın Gazze Şeridi’ni yönetme veya İsrail’e saldırma imkanını ortadan kaldırma hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Bunun için 2024 yılı boyunca çalışması gerekiyor ve bu, diğer askeri birliklerin yanı sıra Hamas üyelerini ve hareketin üst düzey liderlerini yakalamayı hedefleyen belirli kara operasyonları ve hava saldırıları ile Hamas’ın askeri kapasitesini yok etmeye yönelik bir taktik değişikliğini içeriyor.

Fotoğraf Altı: İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)
 İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)

Gazze Şeridi’nin geleceği hususunda ise Başkan Biden’ın temsilcisi, ABD’lilerin İsrail’in Gazze’yi işgal ettiğini görmek istemediklerini, bunun yerine Filistinlilerin Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme görevini üstlenmelerini sağlayacak bir çözüm istediklerini vurguladı. Ancak İsrailliler, İsrail ve diğer ortaklarla uzun vadeli düzenlemeler yapılana kadar geçici bir işgalin gerekli olabileceğine ABD tarafını ikna etmeye çalışıyor. Bu bağlamda İsrail, Gazze Şeridi üzerinde öngörülebilir gelecekte ‘güvenlik kontrolünü’ devam ettirebilir.

Anlaşmazlıkların düzeltilmesi

Kanal 12, İsrail’in, müttefiki ABD ile Gazze’ye yönelik savaşını tartışmak üzere hazırladığı takvimin ‘gerçekçi olduğunu ve Tel Aviv’deki yetkililer ile Washington’daki mevkidaşları arasında bu konudaki anlaşmazlıkların düzeltilmesine yönelik görüşmeler için güçlü bir temel teşkil ettiğini’ belirtti. Bu bağlamda özellikle İsrail, ABD’nin Gazze Şeridi’ne insani yardımların ulaştırılması ve bu amaçla Kerem Şalom kapısının açılması konusundaki ısrarına yanıt veriyor.

Fotoğraf Altı: Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)
 Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)

Ancak İsrail hükümeti bu aşamada siyasi bir ufuk arayışına girmeye sıcak bakmıyor. ABD’li yetkililer bu konuyu acil olarak görse de ve Arap ülkeleri ve Batılı ülkelerle bu konuda yükümlülüklerinin olduğunun bilincinde olsa da bunun İsrail’de başka bir hükümet kurulmasını gerektiren bir konu olduğunun farkındalar. Bu nedenle öncelikle savaşın sona erdirilmesi, İsrail politikasında değişiklik yapılmasına olanak verilmesi ve Filistin sorununun tamamen çözülmesini içeren bölgesel boyutta kararlar alabilecek bir hükümetin seçilmesi gerekiyor.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.