Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
TT

Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)

İsrail ile Hamas savaşçıları arasında Gazze'de savaş devam ederken, Filistinlilerin meşhur başörtüsü siyah beyaz renkleri ile ‘kefiye’, dünya çapında Filistin davasıyla dayanışmanın sembolü haline geldi. Ancak Reuters'e göre bu, kefiye (Kufiyye) giyenler için bir sorun teşkil ediyor.

İsrail destekçileri damalı puşinin bir provokasyonu temsil ettiğine ve terörizm olarak gördükleri şeye desteğin bir işareti olduğuna inanıyor.

Binlerce kişi, Britanya'da ve diğer yerlerdeki büyük protestolar sırasında Filistinlilere destek ifadesi ve ateşkes talebi için kefiye taktı.

Ancak aktivistler, Filistin yanlısı protestolara müdahale eden Fransa ve Almanya'daki polisin, onları yerleştiren kişileri uyardığını, para cezasına çarptırdığını veya gözaltına aldığını söylüyor.

Fotoğraf Altı: Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)
Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)

Berlin'de yaşayan koluna kefiye şeklinde bir dövme yaptıran Filistin ve Suriye kökenli şair Rami el-Aşık, bu sorunun üstesinden gelmenin bir yolunu bulduğuna inanıyor.

Aşık, Reuters’a şu açıklamada bulundu:

“Kefiye kriminalize ediliyor. İnsanlar bir yere girmek istediklerinde onu çıkarmaları isteniyor. Bir karar verdim. Artık kefiyeyi çıkarmamı istediklerinde kolumu kesmeleri gerekiyor. Bu kararı kendi irademle aldım. Dövme sanatçısı eserine son rötuşları yaparken, ben öfkemin ve kültürümün kriminalize edilmesini kutluyordum. Çok güzel. Bize öldürülen onca insanı asla unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor.”

Fotoğraf Altı: Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)
Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)

Ancak Alman menşeli ‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesi kefiyeyi ‘sorunun özü’ olarak tanımladı. Filistin yanlısı Alman göstericilerin bunun yerine Nazi üniforması giymesini önerdi.

İsrail destekçileri şöyle diyor:

“Bu, İsrail'in Gazze saldırısına yol açan, 7 Ekim'de Hamas savaşçılarının sınır ötesi saldırısında öldürülen çoğu sivil bin 200 İsraillinin göz ardı edildiğini gösteriyor.”

Filistin destekçileri ise saldırıda 18 binden fazla kişinin öldüğünü ve İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin devam ettiğini belirtiyor. Bu gerilimli atmosferde şiddet eylemleri yaşandı. Geçen ay ABD'nin Vermont kentinde, ikisi kefiye (Kufiyye) takan Filistin kökenli üç üniversite öğrencisi vuruldu. Bu olay sonucunda biri felç oldu.

Fotoğraf Altı: Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)
Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)

Devrimin sembolü

Kefiye, uzun süredir Filistin milliyetçiliğinin bir sembolü oldu. Bu simge, onsuz nadiren fotoğraf çekilen merhum Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat tarafından somutlaştırıldı. Kendisi kefiyeyi, tarihi Filistin'in şeklini tasvir edecek şekilde katlardı.

Tasarım tarihçisi Anu Lingala, Reuters'e şunları söyledi:

“Kumaş, 1936-1939 yılları arasında İngiliz yönetimine karşı süren devrimde, kırsal kesimdeki savaşçıların yüzlerini kumaşla kapatmasıyla ilk kez siyasi önem kazandı. Bu, ‘birleşik direnişi" gösterdi.”

Beyaz ve siyah işleme, Filistin milliyetçiliğinin önemli bir sembolü haline gelen puşinin geleneksel bir deseni. Bu desen, 1950'lerde, İngiliz komutan General John Glubb tarafından, Arap Lejyonu'ndaki Filistinli askerler için, onları kırmızı ve beyaz desenli giyinen Ürdünlü askerlerden ayırmak için tasarlandı.

Daha sonra 1969'da bir Amerikan TWA uçağını kaçıran Leyla Halid gibi Filistinli savaşçılar tarafından giyildi. Afrika Ulusal Kongresi'nin Filistin Kurtuluş Örgütü'ne yakın olduğu Güney Afrikalı Apartheid karşıtı lider Nelson Mandela bazen kefiye giyiyordu.

1967-1993 yılları arasında İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Gazze'de Filistin bayrağının çekilmesinin yasaklanmasıyla kefiye, bir Filistin devleti kurma mücadelesinin sembolü haline geldi.

Şair Rami el-Aşık, şunları söyledi:

"İngiliz sömürgeciliğine karşı isyancıların kimliğini gizlemek için kullanılan şey, artık bu kimliği gösteren bir sembol haline geldi."

Fotoğraf Altı: 20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)
20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)

Kefiyeye talep arttı

İsrail'in Gazze'yi işgalinin başlangıcından bu yana, Filistin topraklarındaki son kefiye fabrikası olan el-Harbavi Fabrikası'nın internet sitesinden kefiye siparişleri arttı.

Şirketin Avrupa'daki ortağı Nail el-Kasis, Reuters'e şu açıklamada bulundu:

“Aylık beş bin kefiye üretim kapasitesiyle, kefiyeye ilgi duyduğunu ifade eden 150 bin kişinin birikmiş siparişlerinin yerine getirilmesinin yıllar alacağı anlamına geliyor.”

Berlin'deki oryantal dekorasyon mağazalarından birinde satıcı olan Louay Hayatla da “Gazze savaşı talebin yüzde 200 artmasına neden oldu” dedi. Mağazası, vitrinine astığı Filistin bayrağı nedeniyle polisin dikkatini çeken Hayatla, “Suriye'den iki hava sevkiyatı almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Berlin ve Paris’teki polisler, yüzü kapatmadığı sürece kefiye giymek yasalara aykırı olmadığı görüşünde. Ancak Berlin polisi kamu güvenliğinin yakın bir tehlike altında olduğuna inanıyorlarsa kısıtlamalar getirebileceğini ifade etti. Ayrıca açık hava toplantılarını yasaklayabileceklerini ve buna kefiyenin yasaklanması da dahil olabileceğini duyurdu. Paris polisi belirli vakalar hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Polis, geçtiğimiz kasım ayında Gassan Mazugi'yi Paris'te bir yürüyüşten çıkarken durdurup, omuzlarına örttüğü kırmızı kefiyeyi çıkarmasını istedi. 39 yaşındaki bilgisayar programcısı, “Sessizdiler ama mesaj açıktı... Onu çıkarmazsan, gidemezsin” dedi.

Polis, bilim insanı olan Yüsra Mesai'den (44 yaşında) Paris metrosuna binerken puşiyi çıkarmasını talep etti. Reddetmesi üzerine izinsiz protesto düzenlediği gerekçesiyle 30 euro para cezasına çarptırıldı. Mesai, “Şok oldum ve gözyaşlarına boğuldum. Bu bir sembol ve yapabileceğimiz en basit şey bu” dedi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.