Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
TT

Filistin davasının tartışmalı hale gelen sembolü: Kefiye

Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)
Yüzlerini kefiyeyle kapatan göstericiler Saraybosna'da Filistin halkına destek yürüyüşüne katıldı. - Bosna-Hersek, 10 Aralık 2023 (AP)

İsrail ile Hamas savaşçıları arasında Gazze'de savaş devam ederken, Filistinlilerin meşhur başörtüsü siyah beyaz renkleri ile ‘kefiye’, dünya çapında Filistin davasıyla dayanışmanın sembolü haline geldi. Ancak Reuters'e göre bu, kefiye (Kufiyye) giyenler için bir sorun teşkil ediyor.

İsrail destekçileri damalı puşinin bir provokasyonu temsil ettiğine ve terörizm olarak gördükleri şeye desteğin bir işareti olduğuna inanıyor.

Binlerce kişi, Britanya'da ve diğer yerlerdeki büyük protestolar sırasında Filistinlilere destek ifadesi ve ateşkes talebi için kefiye taktı.

Ancak aktivistler, Filistin yanlısı protestolara müdahale eden Fransa ve Almanya'daki polisin, onları yerleştiren kişileri uyardığını, para cezasına çarptırdığını veya gözaltına aldığını söylüyor.

Fotoğraf Altı: Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)
Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık (34 yaşında), dövme sanatçısı Tana Tur tarafından koluna Filistin kefiyesinin renkleri olan siyah beyaz dama tahtası şeklinde bir dövme yaptırdı. Berlin – Almanya, 13 Aralık 2023 (Reuters)

Berlin'de yaşayan koluna kefiye şeklinde bir dövme yaptıran Filistin ve Suriye kökenli şair Rami el-Aşık, bu sorunun üstesinden gelmenin bir yolunu bulduğuna inanıyor.

Aşık, Reuters’a şu açıklamada bulundu:

“Kefiye kriminalize ediliyor. İnsanlar bir yere girmek istediklerinde onu çıkarmaları isteniyor. Bir karar verdim. Artık kefiyeyi çıkarmamı istediklerinde kolumu kesmeleri gerekiyor. Bu kararı kendi irademle aldım. Dövme sanatçısı eserine son rötuşları yaparken, ben öfkemin ve kültürümün kriminalize edilmesini kutluyordum. Çok güzel. Bize öldürülen onca insanı asla unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor.”

Fotoğraf Altı: Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)
Dövme sanatçısı Tana Tur, Filistin asıllı Suriyeli şair Rami el-Aşık’a kefiye dövmesi yaptı. Berlin - Almanya'da 13 Aralık 2023 (Reuters)

Ancak Alman menşeli ‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesi kefiyeyi ‘sorunun özü’ olarak tanımladı. Filistin yanlısı Alman göstericilerin bunun yerine Nazi üniforması giymesini önerdi.

İsrail destekçileri şöyle diyor:

“Bu, İsrail'in Gazze saldırısına yol açan, 7 Ekim'de Hamas savaşçılarının sınır ötesi saldırısında öldürülen çoğu sivil bin 200 İsraillinin göz ardı edildiğini gösteriyor.”

Filistin destekçileri ise saldırıda 18 binden fazla kişinin öldüğünü ve İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin devam ettiğini belirtiyor. Bu gerilimli atmosferde şiddet eylemleri yaşandı. Geçen ay ABD'nin Vermont kentinde, ikisi kefiye (Kufiyye) takan Filistin kökenli üç üniversite öğrencisi vuruldu. Bu olay sonucunda biri felç oldu.

Fotoğraf Altı: Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)
Beyrut'taki Burc el-Baracne Mülteci Kampı’nda Gazze ve Filistin halkıyla dayanışma amacıyla grev çağrısına yanıt olarak kefiye giyildi. Lübnan, 11 Aralık 2023 (Reuters)

Devrimin sembolü

Kefiye, uzun süredir Filistin milliyetçiliğinin bir sembolü oldu. Bu simge, onsuz nadiren fotoğraf çekilen merhum Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat tarafından somutlaştırıldı. Kendisi kefiyeyi, tarihi Filistin'in şeklini tasvir edecek şekilde katlardı.

Tasarım tarihçisi Anu Lingala, Reuters'e şunları söyledi:

“Kumaş, 1936-1939 yılları arasında İngiliz yönetimine karşı süren devrimde, kırsal kesimdeki savaşçıların yüzlerini kumaşla kapatmasıyla ilk kez siyasi önem kazandı. Bu, ‘birleşik direnişi" gösterdi.”

Beyaz ve siyah işleme, Filistin milliyetçiliğinin önemli bir sembolü haline gelen puşinin geleneksel bir deseni. Bu desen, 1950'lerde, İngiliz komutan General John Glubb tarafından, Arap Lejyonu'ndaki Filistinli askerler için, onları kırmızı ve beyaz desenli giyinen Ürdünlü askerlerden ayırmak için tasarlandı.

Daha sonra 1969'da bir Amerikan TWA uçağını kaçıran Leyla Halid gibi Filistinli savaşçılar tarafından giyildi. Afrika Ulusal Kongresi'nin Filistin Kurtuluş Örgütü'ne yakın olduğu Güney Afrikalı Apartheid karşıtı lider Nelson Mandela bazen kefiye giyiyordu.

1967-1993 yılları arasında İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Gazze'de Filistin bayrağının çekilmesinin yasaklanmasıyla kefiye, bir Filistin devleti kurma mücadelesinin sembolü haline geldi.

Şair Rami el-Aşık, şunları söyledi:

"İngiliz sömürgeciliğine karşı isyancıların kimliğini gizlemek için kullanılan şey, artık bu kimliği gösteren bir sembol haline geldi."

Fotoğraf Altı: 20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)
20 Kasım 2023'te işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistin kefiyesi üreten bir tekstil fabrikası. (AFP)

Kefiyeye talep arttı

İsrail'in Gazze'yi işgalinin başlangıcından bu yana, Filistin topraklarındaki son kefiye fabrikası olan el-Harbavi Fabrikası'nın internet sitesinden kefiye siparişleri arttı.

Şirketin Avrupa'daki ortağı Nail el-Kasis, Reuters'e şu açıklamada bulundu:

“Aylık beş bin kefiye üretim kapasitesiyle, kefiyeye ilgi duyduğunu ifade eden 150 bin kişinin birikmiş siparişlerinin yerine getirilmesinin yıllar alacağı anlamına geliyor.”

Berlin'deki oryantal dekorasyon mağazalarından birinde satıcı olan Louay Hayatla da “Gazze savaşı talebin yüzde 200 artmasına neden oldu” dedi. Mağazası, vitrinine astığı Filistin bayrağı nedeniyle polisin dikkatini çeken Hayatla, “Suriye'den iki hava sevkiyatı almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Berlin ve Paris’teki polisler, yüzü kapatmadığı sürece kefiye giymek yasalara aykırı olmadığı görüşünde. Ancak Berlin polisi kamu güvenliğinin yakın bir tehlike altında olduğuna inanıyorlarsa kısıtlamalar getirebileceğini ifade etti. Ayrıca açık hava toplantılarını yasaklayabileceklerini ve buna kefiyenin yasaklanması da dahil olabileceğini duyurdu. Paris polisi belirli vakalar hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Polis, geçtiğimiz kasım ayında Gassan Mazugi'yi Paris'te bir yürüyüşten çıkarken durdurup, omuzlarına örttüğü kırmızı kefiyeyi çıkarmasını istedi. 39 yaşındaki bilgisayar programcısı, “Sessizdiler ama mesaj açıktı... Onu çıkarmazsan, gidemezsin” dedi.

Polis, bilim insanı olan Yüsra Mesai'den (44 yaşında) Paris metrosuna binerken puşiyi çıkarmasını talep etti. Reddetmesi üzerine izinsiz protesto düzenlediği gerekçesiyle 30 euro para cezasına çarptırıldı. Mesai, “Şok oldum ve gözyaşlarına boğuldum. Bu bir sembol ve yapabileceğimiz en basit şey bu” dedi.



Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, bölgedeki savaşı durdurabilecek tek kişinin ABD Başkanı Donald Trump olduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Uluslararası Enerji Konferansı ve Fuarı (EGYPS) açılışında bölgedeki bu savaşı durdurabilecek tek kişinin Trump olduğunu ifade etti.

Sisi, arz eksikliği ve fiyat artışlarının etkisine dikkat çekerek, petrol fiyatının varil başına 200 doları aşabileceğine dair analistlerin endişeleri ve tahminlerin abartılı olmadığını vurguladı.

Sisi, Ortadoğu’daki karışıklıklar nedeniyle gübre kıtlığı ve bunun sonucunda küresel gıda güvenliği krizinin olası olduğunu söyledi. Sisi, “Zengin ülkeler bunu karşılayabilir, ancak orta gelirli ve kırılgan ekonomiler için bu durum ciddi istikrarsızlık yaratabilir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Sisi, Trump’ı Gazze’deki savaşı sona erdirmedeki rolünden ötürü övdü. Sisi, Kasım ayında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan ateşkes anlaşmasından önce de ABD Başkanı’nın tek çözümün kendisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

 

Mısır, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulundu.

Buna karşılık, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi video konferansla yaptığı konuşmada uluslararası toplumu hayati deniz yollarını korumaya çağırdı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını kınadı. Budeyvi, İran’ın agresyonunun tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail savaşının “İran rejiminde değişim” sağladığını ve mevcut liderleri “çok mantıklı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Trump, aynı zamanda İranlılarla bir “anlaşma” yapacağını da belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, “İran petrolünü ele geçirmek istediğini” ifade ederek, İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı kontrol edebileceğini söyledi. Trump ayrıca, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçişine izin verdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD’nin aracılar üzerinden ilettiği müzakere mesajlarını “gerçekçi olmayan, mantıksız ve abartılı” olarak nitelendirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishak Dar, dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından, İslamabad’ın önümüzdeki günlerde ABD ve İran arasında “ciddi müzakerelere ev sahipliği yapmaya ve bunları kolaylaştırmaya hazır olduğunu” belirtti. Amaç, süregelen çatışmaya kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak.


Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.


Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
TT

Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)

Mısır İçişleri Bakanlığı, Mısır tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler Örgütü’ne bağlı terör hareketi ‘Hasm’ üyelerinin, ‘devletin güçlerine zarar vermeyi amaçlayan terör eylemleri planlamak ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye suikast girişiminde bulunmak’ suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Hasm Hareketi üyelerine yönelik operasyonlar kapsamında Müslüman Kardeşler Örgütü liderlerinden Mahmud Muhammed Abdulvunis'i gözaltına aldığını duyurdu.

Bakanlık, bunun devlete zarar vermeyi amaçlayan eylemlere karışan Hasm Hareketi üyelerinin takibi kapsamında gerçekleştiğini ve bu eylemler arasında, 7 Temmuz'da Mısır güvenlik güçlerinin baskınlarından önce, hareketin iki üyesi olan Ahmed Muhammed Abdurezzak ve İhab Abdulatif Muhammed'in güvenlik ve ekonomik tesislerin yanı sıra başkanlık uçağını hedef alan operasyonlar gerçekleştirmeye zorlanmasının da yer aldığını ekledi. Açıklamaya göre hareket üyelerine ait bir sığınağa yapılan baskın sonucunda iki Hasm üyesi öldürüldü.

Bakanlığın açıklamasında, terörist Ali Mahmud Abdulvunis'in birçok terör davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirtildi. Bu davalardan başlıcaları arasında, ‘başkanlık uçağını hedef almaya teşebbüs’ ve ‘Şehit Yarbay Macid Abdurrazık suikastı’ ile ilgili 2022 yılına ait 120 numaralı dava yer alıyor.

vvf
2013 yazında yanan Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Kahire'deki merkezi (Getty)

İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) üyesinin planladığı terör eylemleri ve Hasm Hareketi’ne mensup diğer üyeler hakkındaki itiraflarına eşlik etti.

Abdulvunis, aralarında Menufiye vilayetindeki el-Acezi Kontrol Noktası’na düzenlenen saldırı, Tanta şehrindeki polis eğitim merkezine düzenlenen bombalı saldırı (bu saldırıda çok sayıda polis memuru şehit oldu ve yaralandı) ve el-Obur şehrinde evinin önünde öldürülen Tuğgeneral Adil Ragai'nin suikastı da dahil olmak üzere birçok terör eylemine katıldığını itiraf etti.

Ayrıca, Müslüman Kardeşlerin kaçak liderlerinden Yahya Musa’nın (Hasm Hareketi’nin kurucusu) talimatıyla 2016 yılında komşu ülkelerden birine sızdığını, Hişam Aşmavi (idam edildi) tarafından kurulan el-Murabitun Örgütü’nün liderleriyle temas kurduğunu ve Hasm Hareketi üyelerini uçaksavar füzeleri, ağır silahlar ve patlayıcıların kullanımı konusunda eğitmek üzere komşu ülkelerden birinde bir kamp kurduğunu da anlattı.

Abdulvunis, yurtdışına kaçan Hasm Hareketi liderleri Yahya Musa, Muhammed Refiqk İbrahim Menna, Alaa Ali Ali el-Samahi ve Muhammed Abdulhafız Abdullah Abdulhafiz ile birlikte 2019 yılı boyunca ülkede bazı terör eylemleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ve hareketin eğitimli unsurlarını bomba yüklü araçlar hazırlamaya yönlendirdiklerini, bunlardan birinin Kahire’nin orta kesimlerindeki Onkoloji Enstitüsü önünde patladığını açıkladı. Ayrıca 2025 yılında, yurtdışında bulunan teröristler Mahmud Şehte Ali el-Ced ve Mustafa Ahmed Muhammed Abdulvehhab'ı, saldırı eylemleri gerçekleştirmek üzere ülkeye dönmeye cesaretlendirdiklerini itiraf eden Abdulvunis, ancak güvenlik güçleri tarafından tespit edilip yakalandıkları için bunu başaramadıklarını ifade etti.

scds
Mısır'da Müslüman Kardeşler üyelerinin yargılandığı, daha önce yapılan bir duruşmadan bir kare (AFP)

Hasm Hareketine atfedilen son operasyonlar 2019 yılında gerçekleşti. Mısırlı yetkililer, o yıl Hasm Hareketi’ni Kahire’deki Onkoloji Enstitüsü çevresinde 22 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir araba bombalamasına karışmakla suçlamıştı. Ayrıca, hareketin 2016 yılında, Mısır'ın eski Müftüsü Ali Cuma ve Başsavcı Yardımcısına saldırı hazırlığında olduğu ve Fayum ilindeki Tamiya Emniyet Müdürü'ne suikast düzenlediği iddia ediliyor. Hasm Hareketi 2019 yılında kendisini resmi olarak ilan etmişti.

Uluslararası terörle mücadele uzmanı Hatem Sabir’e göre Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Hasm Hareketi üyelerinin gözaltına alındığını duyurması, Müslüman Kardeşlerin Mısır'ı terör eylemleriyle hedef almaya devam ettiğini gösterdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Sabir, Müslüman Kardeşler örgütünün artan bölgesel zorluklara rağmen Mısır'ı hedef almaya devam ettiğini söyledi.

Başta Genel Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii olmak üzere Müslüman Kardeşler liderlerinin çoğu, 2013 yılında İhvan’ın iktidardan ayrılmasının ardından Mısır'da meydana gelen ‘şiddet ve cinayet’ davaları nedeniyle Mısır hapishanelerinde tutulurken, diğer üyeler ise ülke dışında ikamet ediyor.

Sabir, yakalanan teröristin, aralarında başkanlık uçağının hedef alınması da dahil olmak üzere itiraf ettiği terör eylemlerinin, ‘bazı istihbarat teşkilatlarının örgütü desteklediğini yansıttığını’ belirtti, ancak bu istihbarat teşkilatlarının adı açıklamaktan kaçındı. Bu tür operasyonların planlanmasının herhangi bir örgüt veya hareketin kapasitesini aştığını söyleyen Sabir, bu operasyonların temel amacının Mısır devletinin siyasi ve ekonomik kapasitesine zarar vermek olduğunu vurguladı.

Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini ve istikrarını sarsmayı hedefleyen Müslüman Kardeşler örgütü ve destekçilerinin planlarına karşı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğini teyit etti.