Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Rusya ve Çin’e yaptığı iki önemli ziyaretle ülkesinin dış iş birliğinin pusulasını doğuya doğru yönlendirirken, 2023 yılında Cezayir için uluslararası düzeyde en belirgin olay ise iç durumun döviz rezervindeki kayda değer iyileşmeyle karakterize edilmesiydi. Bu, hükümetin 2,8 milyon işçinin maaşını artırma kararı almasına olanak tanırken, bu kararın uygulaması, yeni yılın başında başlayacak. Tebbun’un mayıs ayında Fransa’yı ziyaret etmesi beklenirken, haziran ayında Cezayir’in geleneksel siyasi müttefiki Moskova’yı ziyaret ederek gözlemcileri şaşırtmıştı. Orada ise Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Batı ile yaşanan çatışmada Başkan Vladimir Putin’e desteğini üstü kapalı olarak ifade etmişti. Cezayir, Rus askeri operasyonunu kınamadığını veya desteklemediğini ve tavrının hiçbir tarafın yanında yer almamaktan yana olduğunu dile getirmişti.
Rusya ile ortaklığı genişletme
Tebbun, Rusya’dan Cezayir halkının özgür olduğunu ve özgür kalacağını ilan etti. Burada kendisine, özellikle Rus silahları satın almaya yönelik artan talebi olmak üzere Cezayir’in kendisiyle iş birliğini yoğunlaştırarak Moskova’yla yakınlaşması nedeniyle, Batı’nın Cezayir üzerindeki baskısına ilişkin sorular gündeme geldi. ABD Kongresi üyeleri, 2022’de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’e, ‘Rus silah alımlarında önemli bir artış riski olduğu’ gerekçesiyle Cezayir’e yaptırım uygulaması çağrısında bulunmuştu. Çünkü iki ülke arasında yedi milyar dolarlık bir silah anlaşması müzakere edildiğine dikkati çekmişti.

Rusya ziyaretinin en önemli sonuçlarından biri, 20 yılı aşkın süredir ikili iş birliğinin çerçevesini belirleyen Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın, iş birliğine ilişkin sektörleri askeri alan da dahil olmak üzere bilimsel, ekonomik ve ticari alanları da içerecek şekilde genişleterek, değiştirilmesi oldu. Cezayir’in, 2021’de yaklaşık 3 milyar dolarlık ticaret hacmiyle Rusya’nın Afrika kıtasındaki ikinci ticaret ortağı olduğu biliniyor. Ayrıca Sovyetler Birliği’nden bu yana Moskova’nın silah alımlarındaki en büyük müşterilerinden biri.
Çin’e tarihi ziyaret
Temmuz ayında Tebbun, Çin’e tarihi olarak nitelendirilen bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, birçok iş birliği alanını kapsayan 19 anlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi. Ayrıca Tebbun, ülkesinin ‘güçlülerin zayıflara hükmetmediği daha dengeli uluslararası ilişkiler için mücadele ettiğini’ duyurdu.

Cezayir bu sloganla, BRICS grubuna girme çabasındaydı ve Tebbun, bu grubun temel direkleri arasında yer alan Moskova ve Pekin ziyaretlerinde resmi olarak bu hedefe ulaşmak için destek talebinde bulundu. Grubun geçen ağustos ayında Güney Afrika’da yaptığı toplantıda Cezayir konusunu reddetmesi, dengenin Cezayir lehine dönmesi için terazide nüfuzunu kullanacağına güvenen Rus müttefiki açısından büyük bir şok ve hayal kırıklığıydı. Tebbun, 2022’nin sonunda, 2023’ün BRICS’e katılımla ülkenin ekonomik başarılarını taçlandıracakları yıl olacağını duyurdu.
Fransa ile gerginlik devam ediyor
2023 yılı, iki ülke arasındaki sömürge dönemine kadar uzanan tarihi ve insani bağların gücü göz önüne alındığında, ilişkilerin geliştirilmesinin her zaman bir iç mesele olduğu Fransa ile devam eden gerginliklerin de damgasını vurdu. Şubat ayında Cezayir’in Fransız istihbaratını, kara sınırını geçerek Tunus’a gizlice seyahat eden Amira Bouraoui adlı, seyahati yasaklanan bir muhalefet üyesini ‘gizlice tahliye etmekle’ suçlamasıyla iki ülke arasında ciddi bir kriz patlak verdi. Fransız vatandaşlığına sahip olduğu için Fransız diplomatik temsilciliği, Tunus’ta kendisine konsolosluk koruması sağlamıştı. Cezayir olayı ‘egemenliğinin ihlali" olarak nitelendirdi.

Daha sonra, nisan ayında iki ülke cumhurbaşkanları, Tebbun ve Emmanuel Macron yaptıkları telefon görüşmesinde bu sıcak konunun ‘yanlış anlaşılma olduğu’ gerekçesiyle kapatıldığını açıkladılar. Tebbun’un Paris ziyaretine yönelik bir proje üzerine konuşmalara yeniden başlandı. Ancak diğer olaylar, hükümetin gizli göçü sınırlama çabalarını engellediği gerekçesiyle geleneksel Fransız sağı tarafından parlamentoya sunulan 1968 yılına dayanan ikili göç anlaşmasının iptal edilmesi yönündeki bir düzenleme de dahil olmak üzere bu projenin tamamlanmasını engelledi. Birkaç hafta önce Macron’un partisinin ve solun temsilcileri bu adımı iptal etti.
Maaş artışları enflasyon tehdidi altında
İç düzeyde ise yetkililer, vatandaşın satın alma gücünü artırmaya yönelik hükümet çalışmalarına hız verdi ve Tebbun, tüm açıklamalarında 2023’ün ekonomik yükseliş ve vatandaşın geçim kaynaklarının iyileştirilmesi yılı olacağına dair söz verdi. Yılın son günlerinde hükümet, Ocak 2024’ten itibaren ücretlerde yapılacak önemli artışların kamu istihdamında çalışan 2,8 milyon işçiye fayda sağlayacağını duyurdu. Aynı dönemde Ulusal İstatistik Bürosu da 2022 yılında enflasyon oranının yüzde 9’u aştığını belirten bir çalışma yayımlayarak, tüm malzeme ve hizmetlerin fiyatlarında fahiş bir artış olduğunu duyurdu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bu durum milyonlarca orta ve düşük gelirli insanın satın alma gücüne ciddi zarar verdi.
Hükümetten bağımsız ekonomistler planlanan maaş artışlarının enflasyonun yükselmesine neden olacağına inanıyor. Çünkü ekonomik bir toparlanmanın karşılanmaması, çalışanın bundan yalnızca birkaç ay yararlanacağını ve bunu ortadan kaldıracak yeni bir fiyat artış dalgasının beklendiğini gösteriyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekleyen siyasi durgunluk
Parlamentoda, belediye ve eyalet konseylerinde liderliği elinde bulunduran Ulusal Kurtuluş Cephesi konferansının ortaya koyduğu ikinci dereceden hareket dışında, siyasi açıdan genel durum durgun kaldı. Öyle ki üyeleri, ikinci dönem için adaylığını açıklayan Ebu el-Fadl Baaci’nin yerine, Genel Sekreter Abdülkerim bin Mübarek’i seçti. Ancak üst makamların, cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık (2024 sonundan önce) ile karakterize edilen bir sonraki aşamada onu uzaklaştırmaya karar verdikleri ortaya çıktı.
Tek parti daha önce rejimin cumhurbaşkanı adayları için büyük bir propaganda makinesiydi. Güç ‘merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı ikinci dönem için aday gösteren General Muhammed Mediene liderliğindeki bir istihbarat birimi ve dönemin Başbakanı Ali Benflis’i aday gösteren merhum General Muhammed el-Ammari başkanlığındaki Genelkurmay Başkanlığı’ olarak ikiye bölündüğünde, Cezayir, 2004 başkanlık döneminde bu kuraldan yalnızca bir kez saptı. O dönem tur, Buteflika’nın zaferiyle sona erdi.
Mayıs 2023’te Cezayir, büyük risklerle yüzleşmeye ilişkin uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaparak, doğal afetlerle mücadele planlarına yönelik harcama oranının son 15 yılda yıllık 225 milyon doları aştığını duyurdu.
Felaket yaz
2023 yazı, doğudaki bazı illerde yaşanan şiddetli yangınlar nedeniyle felaketle geçti. Öyle ki çıkan yangında 10’u asker 34 kişi öldü, alevler dağın eteğindeki üsse ulaştı, ancak kurtarma ekipleri onları tahliye edemedi. Bicâye vilayeti (başkente 200 km uzaklıkta), tek aileden 16 kişinin ölümüyle en yüksek ölüm oranını kaydetti.
Ülkede yangılar eylül ayında da devam etti. Sivil Savunma, kuzey eyaletlerindeki herhangi bir can kaybının yaşanmadığı alevlere müdahale edildiğini duyurdu. Bu yangınlar, sıcaklıkların 40 dereceyi aştığı birçok eyaleti vuran olağandışı bir sıcak hava dalgasıyla aynı zamana denk geldi. Bu olaylar sonucunda bunlara neden olan ‘suçlu el’ konusunda yeniden tartışma çıktı. Hükümet, yaz aylarında güney Akdeniz ülkelerindeki tüm bitki örtüsünü etkileyen yangınların nedeninin iklim değişikliği olmadığını belirtti.
Hükümet geçen eylül ayında, Büyük Tehlikeler Yasası’nın kapsamlı bir incelemesini de içeren, olası doğal afetlerle mücadele için acil düzenlemeler başlattı. Yasal incelemede, uygulaması beş bakanlık tarafından üstlenilen bir ‘büyük riskleri yönetmek ve bunlarla yüzleşmek için bir teyakkuz planı’ öngörülüyordu. Bu, ülkenin 58 vilayetinin tamamında, tüm bölgelerdeki iklim değişikliklerini takip etmek ve bölgeyi ve bölge sakinlerini tehdit edebilecek herhangi bir tehlike konusunda kamu yetkililerini bilgilendirmekle ilgilenen bir dijital platformun başlatılmasını içeriyordu.
Yerel basına göre bu düzenlemeler, Fas’ta meydana gelen deprem ve aynı ay içinde Libya’nın Derne kentini sular altında bırakan sel felaketinden kaynaklanan korkuları yansıtıyordu.



