Cezayir’de 2023: Dışarıda doğuyla yakınlaşma, içeride ise yaşamın iyileştirilmesi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, Celfa’da tren istasyonu projesinin başlatılması için start verdi. (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, Celfa’da tren istasyonu projesinin başlatılması için start verdi. (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cezayir’de 2023: Dışarıda doğuyla yakınlaşma, içeride ise yaşamın iyileştirilmesi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, Celfa’da tren istasyonu projesinin başlatılması için start verdi. (Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, Celfa’da tren istasyonu projesinin başlatılması için start verdi. (Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Rusya ve Çin’e yaptığı iki önemli ziyaretle ülkesinin dış iş birliğinin pusulasını doğuya doğru yönlendirirken, 2023 yılında Cezayir için uluslararası düzeyde en belirgin olay ise iç durumun döviz rezervindeki kayda değer iyileşmeyle karakterize edilmesiydi. Bu, hükümetin 2,8 milyon işçinin maaşını artırma kararı almasına olanak tanırken, bu kararın uygulaması, yeni yılın başında başlayacak. Tebbun’un mayıs ayında Fransa’yı ziyaret etmesi beklenirken, haziran ayında Cezayir’in geleneksel siyasi müttefiki Moskova’yı ziyaret ederek gözlemcileri şaşırtmıştı. Orada ise Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Batı ile yaşanan çatışmada Başkan Vladimir Putin’e desteğini üstü kapalı olarak ifade etmişti. Cezayir, Rus askeri operasyonunu kınamadığını veya desteklemediğini ve tavrının hiçbir tarafın yanında yer almamaktan yana olduğunu dile getirmişti.

Rusya ile ortaklığı genişletme

Tebbun, Rusya’dan Cezayir halkının özgür olduğunu ve özgür kalacağını ilan etti. Burada kendisine, özellikle Rus silahları satın almaya yönelik artan talebi olmak üzere Cezayir’in kendisiyle iş birliğini yoğunlaştırarak Moskova’yla yakınlaşması nedeniyle, Batı’nın Cezayir üzerindeki baskısına ilişkin sorular gündeme geldi. ABD Kongresi üyeleri, 2022’de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’e, ‘Rus silah alımlarında önemli bir artış riski olduğu’ gerekçesiyle Cezayir’e yaptırım uygulaması çağrısında bulunmuştu. Çünkü iki ülke arasında yedi milyar dolarlık bir silah anlaşması müzakere edildiğine dikkati çekmişti.

SEVFG
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, Rusya ziyaretinde, Kremlin’de Putin ile görüştü,17 Haziran 2023 (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Rusya ziyaretinin en önemli sonuçlarından biri, 20 yılı aşkın süredir ikili iş birliğinin çerçevesini belirleyen Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın, iş birliğine ilişkin sektörleri askeri alan da dahil olmak üzere bilimsel, ekonomik ve ticari alanları da içerecek şekilde genişleterek, değiştirilmesi oldu. Cezayir’in, 2021’de yaklaşık 3 milyar dolarlık ticaret hacmiyle Rusya’nın Afrika kıtasındaki ikinci ticaret ortağı olduğu biliniyor. Ayrıca Sovyetler Birliği’nden bu yana Moskova’nın silah alımlarındaki en büyük müşterilerinden biri.

Çin’e tarihi ziyaret

Temmuz ayında Tebbun, Çin’e tarihi olarak nitelendirilen bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, birçok iş birliği alanını kapsayan 19 anlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi. Ayrıca Tebbun, ülkesinin ‘güçlülerin zayıflara hükmetmediği daha dengeli uluslararası ilişkiler için mücadele ettiğini’ duyurdu.

SWF
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tebbun ile görüştü, 18 Temmuz 2023. (DPA)

Cezayir bu sloganla, BRICS grubuna girme çabasındaydı ve Tebbun, bu grubun temel direkleri arasında yer alan Moskova ve Pekin ziyaretlerinde resmi olarak bu hedefe ulaşmak için destek talebinde bulundu. Grubun geçen ağustos ayında Güney Afrika’da yaptığı toplantıda Cezayir konusunu reddetmesi, dengenin Cezayir lehine dönmesi için terazide nüfuzunu kullanacağına güvenen Rus müttefiki açısından büyük bir şok ve hayal kırıklığıydı. Tebbun, 2022’nin sonunda, 2023’ün BRICS’e katılımla ülkenin ekonomik başarılarını taçlandıracakları yıl olacağını duyurdu.

Fransa ile gerginlik devam ediyor

2023 yılı, iki ülke arasındaki sömürge dönemine kadar uzanan tarihi ve insani bağların gücü göz önüne alındığında, ilişkilerin geliştirilmesinin her zaman bir iç mesele olduğu Fransa ile devam eden gerginliklerin de damgasını vurdu. Şubat ayında Cezayir’in Fransız istihbaratını, kara sınırını geçerek Tunus’a gizlice seyahat eden Amira Bouraoui adlı, seyahati yasaklanan bir muhalefet üyesini ‘gizlice tahliye etmekle’ suçlamasıyla iki ülke arasında ciddi bir kriz patlak verdi. Fransız vatandaşlığına sahip olduğu için Fransız diplomatik temsilciliği, Tunus’ta kendisine konsolosluk koruması sağlamıştı. Cezayir olayı ‘egemenliğinin ihlali" olarak nitelendirdi.

SEF
Kasım 2022’de Mısır’da düzenlenen iklim zirvesinde Cumhurbaşkanı Tebbun ve Macron arasında bir araya geldi. (Cezayir cumhurbaşkanlığı)

Daha sonra, nisan ayında iki ülke cumhurbaşkanları, Tebbun ve Emmanuel Macron yaptıkları telefon görüşmesinde bu sıcak konunun ‘yanlış anlaşılma olduğu’ gerekçesiyle kapatıldığını açıkladılar. Tebbun’un Paris ziyaretine yönelik bir proje üzerine konuşmalara yeniden başlandı. Ancak diğer olaylar, hükümetin gizli göçü sınırlama çabalarını engellediği gerekçesiyle geleneksel Fransız sağı tarafından parlamentoya sunulan 1968 yılına dayanan ikili göç anlaşmasının iptal edilmesi yönündeki bir düzenleme de dahil olmak üzere bu projenin tamamlanmasını engelledi. Birkaç hafta önce Macron’un partisinin ve solun temsilcileri bu adımı iptal etti.

Maaş artışları enflasyon tehdidi altında

İç düzeyde ise yetkililer, vatandaşın satın alma gücünü artırmaya yönelik hükümet çalışmalarına hız verdi ve Tebbun, tüm açıklamalarında 2023’ün ekonomik yükseliş ve vatandaşın geçim kaynaklarının iyileştirilmesi yılı olacağına dair söz verdi. Yılın son günlerinde hükümet, Ocak 2024’ten itibaren ücretlerde yapılacak önemli artışların kamu istihdamında çalışan 2,8 milyon işçiye fayda sağlayacağını duyurdu. Aynı dönemde Ulusal İstatistik Bürosu da 2022 yılında enflasyon oranının yüzde 9’u aştığını belirten bir çalışma yayımlayarak, tüm malzeme ve hizmetlerin fiyatlarında fahiş bir artış olduğunu duyurdu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bu durum milyonlarca orta ve düşük gelirli insanın satın alma gücüne ciddi zarar verdi.

Hükümetten bağımsız ekonomistler planlanan maaş artışlarının enflasyonun yükselmesine neden olacağına inanıyor. Çünkü ekonomik bir toparlanmanın karşılanmaması, çalışanın bundan yalnızca birkaç ay yararlanacağını ve bunu ortadan kaldıracak yeni bir fiyat artış dalgasının beklendiğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekleyen siyasi durgunluk

Parlamentoda, belediye ve eyalet konseylerinde liderliği elinde bulunduran Ulusal Kurtuluş Cephesi konferansının ortaya koyduğu ikinci dereceden hareket dışında, siyasi açıdan genel durum durgun kaldı. Öyle ki üyeleri, ikinci dönem için adaylığını açıklayan Ebu el-Fadl Baaci’nin yerine, Genel Sekreter Abdülkerim bin Mübarek’i seçti. Ancak üst makamların, cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık (2024 sonundan önce) ile karakterize edilen bir sonraki aşamada onu uzaklaştırmaya karar verdikleri ortaya çıktı.

Tek parti daha önce rejimin cumhurbaşkanı adayları için büyük bir propaganda makinesiydi. Güç ‘merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı ikinci dönem için aday gösteren General Muhammed Mediene liderliğindeki bir istihbarat birimi ve dönemin Başbakanı Ali Benflis’i aday gösteren merhum General Muhammed el-Ammari başkanlığındaki Genelkurmay Başkanlığı’ olarak ikiye bölündüğünde, Cezayir, 2004 başkanlık döneminde bu kuraldan yalnızca bir kez saptı. O dönem tur, Buteflika’nın zaferiyle sona erdi.

Mayıs 2023’te Cezayir, büyük risklerle yüzleşmeye ilişkin uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaparak, doğal afetlerle mücadele planlarına yönelik harcama oranının son 15 yılda yıllık 225 milyon doları aştığını duyurdu.

Felaket yaz

2023 yazı, doğudaki bazı illerde yaşanan şiddetli yangınlar nedeniyle felaketle geçti. Öyle ki çıkan yangında 10’u asker 34 kişi öldü, alevler dağın eteğindeki üsse ulaştı, ancak kurtarma ekipleri onları tahliye edemedi. Bicâye vilayeti (başkente 200 km uzaklıkta), tek aileden 16 kişinin ölümüyle en yüksek ölüm oranını kaydetti.

Ülkede yangılar eylül ayında da devam etti. Sivil Savunma, kuzey eyaletlerindeki herhangi bir can kaybının yaşanmadığı alevlere müdahale edildiğini duyurdu. Bu yangınlar, sıcaklıkların 40 dereceyi aştığı birçok eyaleti vuran olağandışı bir sıcak hava dalgasıyla aynı zamana denk geldi. Bu olaylar sonucunda bunlara neden olan ‘suçlu el’ konusunda yeniden tartışma çıktı. Hükümet, yaz aylarında güney Akdeniz ülkelerindeki tüm bitki örtüsünü etkileyen yangınların nedeninin iklim değişikliği olmadığını belirtti.

Hükümet geçen eylül ayında, Büyük Tehlikeler Yasası’nın kapsamlı bir incelemesini de içeren, olası doğal afetlerle mücadele için acil düzenlemeler başlattı. Yasal incelemede, uygulaması beş bakanlık tarafından üstlenilen bir ‘büyük riskleri yönetmek ve bunlarla yüzleşmek için bir teyakkuz planı’ öngörülüyordu. Bu, ülkenin 58 vilayetinin tamamında, tüm bölgelerdeki iklim değişikliklerini takip etmek ve bölgeyi ve bölge sakinlerini tehdit edebilecek herhangi bir tehlike konusunda kamu yetkililerini bilgilendirmekle ilgilenen bir dijital platformun başlatılmasını içeriyordu.

Yerel basına göre bu düzenlemeler, Fas’ta meydana gelen deprem ve aynı ay içinde Libya’nın Derne kentini sular altında bırakan sel felaketinden kaynaklanan korkuları yansıtıyordu.



Husilerin bölgesel düzeydeki faaliyetleri Hudeyde Limanı’nın kurtarılmasına yol açacak mı?

Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
TT

Husilerin bölgesel düzeydeki faaliyetleri Hudeyde Limanı’nın kurtarılmasına yol açacak mı?

Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)
Sana’da İran bayrağını taşıyan Husiler (EPA)

İran ile ABD-İsrail arasında süren savaşın ilk ayının sona ermesiyle birlikte, Husiler de çatışmalara dahil oldu. Örgüt, Tahran’a destek amacıyla İsrail’e karşı roket saldırıları başlattığını duyurdu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağları bilinen Husilerin bu müdahalesi, Yemen’deki dengelerde derin değişimlerin kapısını aralıyor. Analistler, bu adımın çatışma haritasının yeniden şekillenmesini hızlandırabileceğini ve Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayeti ile limanının kurtarılması amacıyla olası askeri operasyonların yeniden başlamasına yol açabileceğini, hatta daha geniş kapsamlı etkiler doğurabileceğini belirtiyor.

Bu gelişmeler, Birleşmiş Milletler’in (BM) Hudeyde Anlaşmasını Destekleme Misyonu’nu mart sonu itibarıyla sona erdirme kararıyla aynı döneme denk geliyor. Uzmanlar, bunun Batı sahili cephesinin yeniden silahlı çatışma alanına dönme ihtimalini güçlendirdiğini, bölgesel gerilimlerin tırmanması ve barış süreçlerinin yavaşlamasıyla bu riskin arttığını vurguluyor.

Bölgesel ve uluslararası endişeler, Husilerin Babu’l Mendeb Boğazı’nı kapatma ihtimaline de odaklanıyor. Bu adımın, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki hareketlerinin bir devamı niteliğinde olabileceği ve stratejik deniz geçitlerine baskıyı artıracağı değerlendiriliyor.

Askeri uzman Adnan el-Ceberni, “BM misyonunun çekilmesi ile Husilerin İran lehine yeni bir savaşa girmesi ve bunun Yemen ile bölge üzerindeki muhtemel etkileri, tüm olasılıkları açık bırakıyor” dedi.

El-Ceberni Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Husilerin müdahalesinin, örgütün önceliklerinin ve hareket noktalarının esas olarak İran ve müttefikleriyle bağlantılı olduğunu gösterdiğini belirterek, bunun Yemen halkı ve çıkarları için ciddi bir tehdit oluşturduğunu, ayrıca bölge genelinde de riskleri artırdığını vurguladı.

efdvf
Husilerin bölgesel savaşa dahil olması, Hudeyde vilayetinin ve limanının kurtarılmasına yönelik olası bir operasyona yol açabilir. (Haber ajansları)

El-Ceberni, Husilerin iç politikada ciddi bir tıkanma ve izolasyon yaşadığını belirterek, “Halkın öfkesi ve toplumsal izolasyonları benzeri görülmemiş düzeylere ulaştı. Bu durum, onları dış çatışmalara daha fazla katılmaya zorluyor; bu da örgütün geleceği için yüksek maliyetli olabilir” dedi.

Avrupa Birliği (AB) misyonu ise Husilerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde gemilere yönelik saldırılar düzenleme ihtimalini dışlamayarak, bu bölgeden geçen deniz taşımacılığı için dikkatli olunması uyarısında bulundu.

Öte yandan, BM çatısı altındaki Washington Yemen Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Mervan Numan, Hudeyde şehrinin Husilerin elinden alınmasının zamanı geldiğini belirtti. Numan, 2022’de kurulan Başkanlık Konseyi’nin, Yemen krizinin çözümünün ya barış ya da savaş yoluyla olacağını ortaya koyduğunu vurguladı.

Numan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin yakın zamanda Kızıldeniz’de Husilerin tehditlerine karşı uluslararası bir koalisyon kurulmasını talep ettiğini ve bölgedeki yeni gelişmelerin Hudeyde’nin özgürleştirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.

Numan, Husilerin DMO’nun yönlendirmesiyle İran’ın bölgesel istikrarı bozma ve genişleme hedeflerine hizmet etmesinin, örgütün sonunu hazırlayan adım olduğunu bildirdi.

dvde
Analistlere göre Husiler en kötü dönemini yaşıyor. (EPA)

Yemenli siyaset yazarı Hemdan el-Aliy, Stockholm Anlaşması’nın sona ermesi ve BM misyonunun çekilmesini, Yemenliler, bölge ve uluslararası toplum için Hudeyde’de devlet kurumlarını yeniden tesis etme ve nihayetinde Sana’ya ulaşma açısından gerçek bir fırsat olarak değerlendirdi.

El-Aliy, Hudeyde ve limanının kurtarılmasının, Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki deniz geçitlerini Husilerin saldırılarından korumaya katkı sağlayacağını belirterek, “Görünüşe göre yeni bir karşılaşma söz konusu… Husilerin herhangi bir yeni ihlali, bu stratejik bölgenin kurtarılmasına yol açabilecek farklı bir aşamayı başlatabilir” dedi.

Yemenli siyaset analisti Abdullah İsmail ise Hudeyde ve Yemen’in diğer bölgelerinin kurtarılması mücadelesinin kaçınılmaz olduğuna dair çok sayıda gösterge olduğunu belirtti, ancak zamanlamanın kritik olduğunu vurguladı. İsmail, “Bana göre Hudeyde ve diğer bölgelerin kurtarılması savaşı gelecekte yaşanacak. Bunun zamanlaması, Husilerin güç toplamasından veya Yemenlileri manipüle etmesinden fayda sağlamalarını önleyecek bir dizi kriter ve düzenlemeye bağlı” ifadelerini kullandı.

İsmail, “Karşı karşıya olduğumuz değişkenler açık; belki de Yemen içindeki ayaklanma belirleyici olacak. Zira birçok kişi grubun kendi eliyle mezarını kazdığını düşünüyor” dedi.

Askerî açıdan ise Yemen Ortak Operasyonlar Komutanı Danışmanı Albay Muhammed Cabir, mevcut yerel ve bölgesel verilerin, ‘İran rejiminin projesiyle sert bir çatışmaya doğru gidildiğini’ gösterdiğini belirtti.

Cabir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Stockholm Anlaşması’nın siyasi ve askerî açıdan çökmesinin ardından Hudeyde ve Batı sahili cephesinin önümüzdeki günlerde açık çatışma alanına dönüşmesine dair net göstergelerin ortaya çıktığını ifade etti.

ervfe
 Batı sahilindeki Ulusal Direniş Güçleri’ne bağlı birlikler (Yemen ordusu)

Cabir, Husilerin 2026 başından itibaren benzeri görülmemiş bir askeri seferberlikle Batı sahilini İran rejiminin bölgesel çatışmalarında kullanılacak bir füze üssüne dönüştürmeyi ve Babu’l Mendeb’i siyasi pazarlık kartı olarak kullanmayı amaçladığını söyledi.

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani’ye göre, son tırmanışla eş zamanlı olarak, geçtiğimiz hafta DMO liderleri ve uzmanları Sana’ya geldi.

Cabir, meşru hükümet ve askeri komite tarafından, Suudi Arabistan denetiminde yürütülen son hareketlerin, cepheleri ortak bir komuta altında birleştirmek, Husileri caydırmak ve limanları geri almak için ciddi hazırlıklar yapıldığını gösterdiğini belirtti.

Cabir, Husilerin kendi iradeleriyle bölgesel çatışmaya dahil olduklarını, kendilerini DMO ile bağlantılı operasyon odasının bir yürütme aracı olarak sunduklarını ve bölgesel çatışma önceliklerini Yemen’in ve Yemenlilerin çıkarlarının önüne koyduklarını vurguladı. Cabir, bu kararın Husileri hem Yemen halkıyla iç çatışmaya hem de bölgesel ve uluslararası çevreyle doğrudan karşı karşıya bırakacağını, bu durumun örgüt için sonu hızlandırabileceğini ifade etti.


Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, bölgedeki savaşı durdurabilecek tek kişinin ABD Başkanı Donald Trump olduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Uluslararası Enerji Konferansı ve Fuarı (EGYPS) açılışında bölgedeki bu savaşı durdurabilecek tek kişinin Trump olduğunu ifade etti.

Sisi, arz eksikliği ve fiyat artışlarının etkisine dikkat çekerek, petrol fiyatının varil başına 200 doları aşabileceğine dair analistlerin endişeleri ve tahminlerin abartılı olmadığını vurguladı.

Sisi, Ortadoğu’daki karışıklıklar nedeniyle gübre kıtlığı ve bunun sonucunda küresel gıda güvenliği krizinin olası olduğunu söyledi. Sisi, “Zengin ülkeler bunu karşılayabilir, ancak orta gelirli ve kırılgan ekonomiler için bu durum ciddi istikrarsızlık yaratabilir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Sisi, Trump’ı Gazze’deki savaşı sona erdirmedeki rolünden ötürü övdü. Sisi, Kasım ayında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan ateşkes anlaşmasından önce de ABD Başkanı’nın tek çözümün kendisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

 

Mısır, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulundu.

Buna karşılık, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi video konferansla yaptığı konuşmada uluslararası toplumu hayati deniz yollarını korumaya çağırdı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını kınadı. Budeyvi, İran’ın agresyonunun tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail savaşının “İran rejiminde değişim” sağladığını ve mevcut liderleri “çok mantıklı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Trump, aynı zamanda İranlılarla bir “anlaşma” yapacağını da belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, “İran petrolünü ele geçirmek istediğini” ifade ederek, İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı kontrol edebileceğini söyledi. Trump ayrıca, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçişine izin verdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD’nin aracılar üzerinden ilettiği müzakere mesajlarını “gerçekçi olmayan, mantıksız ve abartılı” olarak nitelendirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishak Dar, dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından, İslamabad’ın önümüzdeki günlerde ABD ve İran arasında “ciddi müzakerelere ev sahipliği yapmaya ve bunları kolaylaştırmaya hazır olduğunu” belirtti. Amaç, süregelen çatışmaya kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak.


Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.