Irak seçimlerinde Sünni partilerin koalisyonu uzak görünüyor

El Halbusi'nin partisinden bir lider Şarku'l Avsat'a konuştu: “Kardeşlerimiz ve düşmanlarımızla anlaşmayı reddetmeyeceğiz”

Sandıkların yaklaşık yüzde 6'sına ilişkin sayım ve sıralama süreci bugün sona eriyor. (AFP)
Sandıkların yaklaşık yüzde 6'sına ilişkin sayım ve sıralama süreci bugün sona eriyor. (AFP)
TT

Irak seçimlerinde Sünni partilerin koalisyonu uzak görünüyor

Sandıkların yaklaşık yüzde 6'sına ilişkin sayım ve sıralama süreci bugün sona eriyor. (AFP)
Sandıkların yaklaşık yüzde 6'sına ilişkin sayım ve sıralama süreci bugün sona eriyor. (AFP)

Irak’ta il meclisi seçimlerini kazanan Sünni güçler arasındaki ittifaklara ilişkin resmi tablo henüz netlik kazanmadı. Toplam oy kullanan seçmenlerin yaklaşık yüzde 6'sının oyu açılırken geri kalan oy sayımının bugün sona ermesi bekleniyor. Ancak bu partilerin etkili adımları nedeniyle ilk sonuçların değişmesinden korkuluyor.

Koordinasyon Çerçevesi geçtiğimiz çarşamba günü, vali pozisyonuna karar verecek salt çoğunluğun sağlanması için il meclislerinde ortak cephe oluşturulmasına karar vermişti. Ancak Sünni güçlerin bazı büyük şehirlerde güçlü bir müzakereci haline gelebilmesi için anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesi gerekiyor.

Koordinasyon Çerçevesi’ni oluşturan partiler, 285 sandalyeden en az 101 sandalye alarak yerel yönetimlerin kurulmasına yönelik müzakerelerde en büyük paya sahip oldu. Sadr Hareketi’nin boykot ettiği seçimler 15 ilde gerçekleştirildi. Kürdistan bölgesindeki şehirlerin yer almadığı anket, 10 yıl aradan sonra ilk kez tartışmalı Kerkük şehrinde yapıldı.

İl meclisleri, Irak Anayasası hükümleri mucibince ve yetkililerin münhasır yetki alanına giren federal yasalarla çelişmeden işlerini idari ademi merkeziyet ilkesine uygun olarak yönetmelerine olanak tanıyan yerel mevzuat çıkarma hakkına sahip.

Bağdat'ı kim yönetiyor?

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Şii partiler açısından ise Başkent Bağdat, Takaddum Partisi'nin dokuz sandalye kazanması ardından belirleyici bir siyasi mücadeleye sahne olacak. Bu partiler Sünni güçlerle rekabet halinde olduğu diğer karma illere odaklanmayı hedefliyor. Valilerinin önemli sayıda sandalye kazandığı, Şii çoğunluğun yaşadığı vilayetlerde rekabete sahne olunuyor.

Sünni kesimde mesele henüz çözülmüş değil. Komisyonun sayımı tamamlaması ardından Kazanan tarafların daha ciddi olacak daha fazla diyaloga ihtiyacı var.

Takaddum Partisi bloğunun başkanı Yahya Muhammedavi, Şarku'l-Avsat'a yaptığı açıklamada, “Parti, hiçbir partinin veto hakkı olmaksızın, kazanan tüm partilerle il meclislerinin kurulması konusunda anlaşmaya varmaya açık” dedi.

Fotoğraf Altı: Iraklı seçmenlerin yarısından azı yerel seçimlere katıldı. (AFP)
 Iraklı seçmenlerin yarısından azı yerel seçimlere katıldı. (AFP)

Muhammedavi, Bağdat'ta hükümet kurma görüşmeleri konusunda ise şunları söyledi:

“Parti, gerek koordinasyon çerçevesindeki müttefikler, gerek Sünni partilerin ortağı olan kardeşler olsun, kazananların tümü ile hizmet sağlamaya odaklı güçlü bir il meclisi oluşturmak üzere bir anlaşmaya varmaya karar verdi. Anbar, Bağdat, Kerkük, Diyala ve diğer illerde kaydedilen sonuçlar, hizmet sunma ve vatandaşlara eşit davranma konusundaki çabalarının doruk noktasıydı.”

Sünni evi haritası

Takaddum Partisi’nin, Halbusi'nin Meclis Başkanlığı görevinden alınması sürecinde karmaşık roller oynayan Sünni partilere ilişkin siyasi çekinceleri mevcut. Ancak parti şuan bu çekincelerin konuşulmasını uygun görmüyor. Halbusi'nin rakiplerinin, Meclis üyeliğinin sona ermesini kendi lehlerine istismar etmede oynadıkları roller hakkında Sünni çevrelerde siyasi tartışmalar kaydediliyor.

Bu rakip partiler, Halbusi'ye alternatif adayların isimlerini sundular. Koordinasyon Çerçevesi geçen ay üç kez bu isimleri geçirmeye çalışsa da bunlar üzerinde fikir birliğine varmak kolay değildi.

Şarku'l Avsat, farklı Sünni partilerin üç üyesine beklenen ittifakların şekli hakkında sorular yöneltti. Hepsi, nihai sonuçların açıklanması ardından müzakerelerin başlayacağı konusunda hemfikir olduklarını dile getirdi. Ancak içlerinden biri, Halbusi'yi artık kazançlı olarak gören yeni bir Sünni ikliminden bahsetti.

Bu siyasetçilerin ifade ettiğine göre ilk sonuçların açıklanması ardından Sünni harita iki yol arasında gidip geliyor. Bunlardan ilki, ortak çıkarları olan yakın güçleri, yani Takaddum Partisi ve Hamis el-Hancer liderliğindeki Siyade (Egemenlik) Koalisyonu’nu içeriyor. Ahmed el-Cuburi liderliğindeki Ulusal Kitleler Partisi, Musenna Samerayi liderliğindeki Azm Koalisyonu ve Savunma Bakanı liderliğindeki Sabit el-Abbasi liderliğindeki el-Hasm Koalisyonu gibi anlayışa sahip güçler ise ikinci kulvarda ilerliyor.

Üç üyeden biri Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “İl meclislerinde koordinasyon konusunda Sünni-Sünni anlayışlar var. Bazı partiler, ittifaklar için ilk zemini oluşturmak üzere, sonuçlar açıklanmadan önce dahi harekete geçti” dedi.

Sonuçların etkili eylemle değiştirilmesi

Ancak Sünni güçler, özellikle Koordinasyon Çerçevesi güçleri karşısında açık bir üstünlük elde ettikleri şehirlerde, açıklanan sonuçları değiştirme girişimlerinden endişe duyuyor.

Süreci yakından takip eden bir siyasi kaynak bu hususta yaptığı açıklamada, “Bağdat, Diyala ve Vasit'te sonuçları tersine çevirmeye yönelik ciddi girişimler var. Cumartesi günü denklemin değişeceği açık” ifadelerini kullandı.

Seçime katılanların yaklaşık yüzde 94'ünün oyunu yansıtan ön sonuçlara göre, Anbar'da Takaddum Partisi ilk sırada yer aldı. Vali Ali Ferhan el-Duleymi liderliğindeki Anbar Kimliğimizdir Partisi ikinci olurken, mevcut Planlama Bakanı Halid Battal liderliğindeki koalisyon ise üçüncü oldu.

Selahaddin'de ilk sırayı Ulusal Kitleler Partisi alırken, onu Ulusal Çerçeve Koalisyonu takip etti. Üçüncü sırada Azim koalisyonu, dördüncü sırada Takaddum partisi geldi.

Diyala’da mevcut vali Musenna et-Tamimi liderliğindeki Diyala Bizim listesi başta yer aldı. İkinci sırayı Takaddum partisi alırken onu Egemenlik Koalisyonu izledi.



Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.


Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.