Kuzeydoğu Suriye’de petrol ve enerji istasyonları hizmet dışı kaldı

Şarku'l Avsat, Türkiye’nin Kamışlı kırsalındaki es-Saida sahasına yönelik bombardımanının etkilerini izledi

Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
TT

Kuzeydoğu Suriye’de petrol ve enerji istasyonları hizmet dışı kaldı

Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu

Kuzeydoğu Suriye’de yer alan Kamışlı şehrinin yaklaşık 30 kilometre doğu kırsalındaki es-Saida petrol sahasında İstasyon Müdürü Hasan el-Ali, Cumartesi ve Pazar gecesi istasyonu hedef alan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bombardımanının yarattığı hasarın etkilerini değerlendirdi. Saha, 3 füzeyle bombalanması ardından binlerce varil ham petrolün sızması nedeniyle kara noktaya dönüştü.

Ana tankları vuran bombardıman, bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının yere saçılmasına, ısıtma şebekesi ve ana devre kesicilerin çökmesine, istasyonun ve çevre köylerin elektriklerinin kesilmesine neden oldu. İstasyonun depoları, kalorifer şebekesi ve ana şalterleri kömürleşmiş bir kütleye dönüştü.

Spot: İstasyon Müdürü Hasan el-Ali ve bir grup çalışan, istasyonun Türk hava bombardımanına maruz kalmasının ardından kara petrol birikintilerinin üzerinde duruyor (Fotoğraf)
İstasyon Müdürü Hasan el-Ali ve bir grup çalışan, istasyonun Türk hava bombardımanına maruz kalmasının ardından kara petrol birikintilerinin üzerinde duruyor

Şarku'l Avsat’a konuşan Ali, istasyonun TSK savaş uçakları tarafından saat 22:15'te bombalandığını, Türk uçaklarının önce ses duvarını aştığını, ardından füze bombardımanının kaydedildiğini bildirdi. Bu durumun bölge sakinlerini çok korkuttuğunu, istasyonun iki füzeyle bombalanarak tamamen hizmet dışı bırakıldığını aktardı.

Ali’nin ifade ettiğine göre bombardıman, yağ ısıtıcılarının, montaj ayırıcılarının, iletim hatları ve ana kesicilerin yanmasına neden oldu. Hasar oranının yüzde 50'den fazla olduğu, hizmete dönene dek bakım için iki aya ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor.

Cumartesiyi pazara bağlayan gece TSK uçakları, aralarında petrol ve enerji istasyonlarının da bulunduğu sınır bölgelerine bir dizi hava saldırısı düzenledi. Alevler Kahtaniye kırsalındaki el-Avda petrol sahasını ve es-Saida petrol istasyonunu küle döndürdü. Malikiye’de yer alan Gucarat bölgesindeki Bana Şekfetiyye köyünde bulunan elektrik şirketi de etkilendi.

Kuzeyde Türkiye sınırına komşu olan bu sahalar, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’un desteklediği Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) askeri kontrolüne tabi. Ayrıca Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi'ne bağlı petrol şirketleri tarafından yönetiliyor.

Foto: Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu (Fotoğraf)
 Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu

Bombalama öncesinde istasyonun üretim kapasitesinin günde 6 bin varil civarında olduğunu, buranın Süveydiye saha istasyonlarının bir parçası olduğunu söyleyen Ali, “Bu istasyon Türkiye tarafından sonuncuları Cumartesi gecesi ve Ekim ayı olmak üzere iki yılda dört kez bombalandı” ifadelerini kullandı.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgelerinin Ekim ayının başında insansız hava araçları ve savaş uçakları kullanılarak Türk hava saldırısına uğraması sonucu 35'i iç güvenlik güçleri (Asayiş) mensubu olmak üzere 44 kişi hayatını kaybetti. Bilhassa Suriye-Türkiye sınırı yakınlarındaki geniş sahalarda büyük petrol ve benzin istasyonlarına, Haseke ve Kamışlı şehirlerinde elektrik üretimi ve su için kullanılan diğer istasyonlara odaklanıldı. Bu durum, yıllardır devam eden savaş nedeniyle altyapısı hassaslaşmış olan bölgede ciddi hasara neden oldu.

Saida sahası yakınlarındaki Avda petrol sahasında çalışan ve bombalama sırasında orada bulunan Delkaş ise “İstasyon, ilki ham petrol toplama amacıyla kullanılan ana tankı hedef alan üç füzeyle bombalandı. İkincisi, ana petrol kuyusu bakım işletmecisini, üçüncüsü ise elektrik üretim tesisini bombaladı. Bu, tüm bölgede elektrik kesintisine neden oldu” açıklamalarında bulundu.

Şarku'l Avsat muhabirleri, gece bombalanan Avda istasyonunda yangın çıktığına, kalın siyah duman bulutlarının yükseldiğine tanık oldu. İtfaiye ekipleri ve araçları, sabah saatleri itibariyle alevleri söndürmekle meşgul oldu.

Saida petrol ve benzin istasyonu
Saida petrol ve benzin istasyonu

Rumeylan petrol bölgesindeki petrol sahaları müdürü Ahmed İbrahim, Avda İstasyonu'nun son Türk bombardımanından etkilenen en büyük ve en stratejik tesis olduğuna dikkat çekti. Buranın enerji tedarik hatlarının önemli bir kaynağı olduğuna değinen İbrahim, Şarku'l Avsat’a verdiği demeçte, durumun temelde karmaşık olduğunu, elektrik enerjisi altyapısının kırılgan ve zayıf olduğunu, bakıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Türkiye'nin art arda düzenlediği saldırılarla bölge halkının acısını artırmayı amaçladığını öne süren İbrahim, “Ankara hizmet, toplum ve güvenlik açısından kriz yaratmanın peşinde” ifadelerini kullandı.

Özerk Yönetim, internet sitesinde yayınladığı resmi açıklamada, Birleşmiş Milletler’i (BM) ve uluslararası toplumu Türkiye’nin saldırılarını caydırmak için acil müdahaleye çağırdı. İstikrarı sağlamak isteyen güç ve kuruluşlara, saldırılara karşı caydırıcı tutumlar takınmaları, soruşturma yürütmeleri ve Türkiye’nin saldırılarını izleyip belgeleyecek bilgi toplama komiteleri kurmaları yönünde çağrıda bulundu. Bu saldırıların ve yansımalarının hizmet alanlarını ve kuşatma altındaki halkın insani durumunu etkileyeceğini vurgulayan Özerk Yönetim, bölge genelindeki olumsuz etkileri ve yansımaları konusunda uyarıda bulundu. Aynı zamanda, “(DEAŞ’a karşı) Terörle mücadele çabalarının engellenmesine, krizin her düzeyde ve alanda derinleştirilmesine karşı uyarıda bulunuyoruz” ifadelerine başvuruldu.

Üs bölgelerine terörist saldırılarının ardından Türkiye hem Kuzey Irak’a hem Kuzeydoğu Suriye’ye  terörle mücadele kapsamında hava harekatı düzenledi. Irak ve Suriye'nin kuzeyine düzenlenen operasyonlarda çok sayıda terör hedefi imha edildi. Harekat merkezinden operasyonları yöneten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, sabah saatlerinde Irak sınırına gitti. Güler'e TSK komuta kademesi de eşlik ediyor.

Terör örgütü PKK militanları, Zap Metina arasındaki bir üs bölgesine sızmaya çalıştı. Çok sayıda teröristin gerçekleştirdiği saldırıda ilk temasta 6 asker şehit oldu, bir asker yaralandı.

Bölgede başka üslere yönelik saldırı ve tacizlerin gerçekleştiği de öğrenildi.

Kuzey Irak Zap Metina üs bölgesindeki saldırıdan bir gün önce de Hakurk'ta bir tepede konuşlu bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına teröristler, uzun namlulu silahlar, roketatarlar ve el bombalarıyla saldırdı. Bu saldırıda da 6 asker şehit olmuştu.

Toplamda 12 askerini kaybeden Türkiye terör mücadele operasyonları kapsamında Kuzeydoğu Suriye’deki PYD’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve PYD hedeflerini meşru hedef olarak görüyor.



Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletindeki stratejik öneme sahip el-Kili’yi geri aldı

Hartum’un kuzeyindeki Sudanlı askerler, 25 Ocak 2025 (Reuters)
Hartum’un kuzeyindeki Sudanlı askerler, 25 Ocak 2025 (Reuters)
TT

Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletindeki stratejik öneme sahip el-Kili’yi geri aldı

Hartum’un kuzeyindeki Sudanlı askerler, 25 Ocak 2025 (Reuters)
Hartum’un kuzeyindeki Sudanlı askerler, 25 Ocak 2025 (Reuters)

Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletindeki stratejik öneme sahip el-Kili bölgesinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini açıkladı. Ordu, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile yaşanan çatışmalarda can kayıpları ve askeri teçhizat açısından ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, 4. Piyade Tümeni ile ona bağlı destek güçlerinin, güney ekseninde el-Kurmuk kenti yakınlarında bulunan el-Kili bölgesini, HDK ve Joseph Tuka liderliğindeki diğer isyancı gruplarla girilen çatışmaların ardından geri aldığı belirtildi. Açıklamada, askeri operasyonlar sırasında çok sayıda askeri ekipman ve savaş aracının imha edildiği, isyancı güçlere de ağır kayıplar verdirildiği ifade edildi.

Sudan ordusu, birliklerinin bölge içinde konuşlandığını gösteren görüntüler yayımlarken, askeri operasyonların ‘eyaletin tamamındaki isyanın bastırılması, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ile ülke sınırlarının korunması’ hedefiyle sürdürüleceğini duyurdu.

Öte yandan Mavi Nil Eyaleti Valisi Ahmed el-Umde, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, 4. Piyade Tümeni’nin el-Kili bölgesinde elde ettiği başarının ‘eyaletteki isyanın sonunun başlangıcı’ olduğunu belirtti. El-Umde, ‘tam kurtuluşun işaretlerinin yakında görüleceğini’ ifade etti.

El-Kili bölgesi, Damazin ile Etiyopya sınırına yakın el-Kurmuk kentini birbirine bağlayan ana yol üzerinde bulunması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Söz konusu bölge, geçtiğimiz mart ayında HDK ve müttefiki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey’in (SPLM-N) kontrolüne geçmişti. Daha önce bölgeyi ziyaret eden Sudan Genelkurmay Başkanı Yaser el-Ata, HDK’nin kontrolündeki bölgelerin geri alınması amacıyla Mavi Nil eyaletine askeri takviye gönderileceğini açıklamıştı. Buna karşılık HDK, bölgede devam eden çatışmalara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Çatışmaların, Mavi Nil eyaletinin ikinci büyük kenti olan Kaysan’ın çevresinde süren çatışmalarla eş zamanlı olarak devam ettiği bildirildi.

Diğer yandan HDK’nin desteklediği Sudan Kurucu İttifakı’nın ana bileşenlerinden biri olan SPLM-N, el-Kurmuk bölgesine bağlı Dukan, Karn Karn ve Hor el-Hasan kasabalarının kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu. SPLM-N ayrıca, güçlerinin Kaysan kentine doğru ilerlediğini açıkladı. SPLM-N’nin resmi Facebook sayfasında yayımlanan açıklamada, güçlerinin Sudan ordusunun bölgedeki savunma hatlarını dağıtmayı başardığı, bunun sonucunda ordu birliklerinin Damazin kentine doğru geri çekildiği ifade edildi.

FVERB
Sudan Genelkurmay Başkanı Yaser el-Ata, Mavi Nil Eyaleti Valisi Ahmed el-Umde ile yaptığı görüşme sırasında (Facebook)

Sahadaki bu gelişmeler, Sudan ile Etiyopya arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde yaşanıyor. Sudan ordusu, Etiyopya hükümetini HDK’ye destek vermekle suçlamayı sürdürüyor. Bu suçlamalar arasında, Etiyopya topraklarının Sudan içinde insansız hava araçlarının (İHA) saldırı düzenlemesi için kullanıldığı iddiası da yer alıyor. Sudan ordusu, son olarak geçen hafta Hartum Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırının da bu kapsamda değerlendirildiğini öne sürdü.

Güney Kordofan’daki çatışmalar

Güney Kordofan eyaletinde, Sudan ordusu ve ona destek veren güçlerle HDK arasında şiddetli çatışmalar sürüyor. Çatışmaların, Delenc kenti yakınlarındaki et-Tekme bölgesinde yoğunlaştığı, ancak bölgenin hangi tarafın kontrolünde olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu bildirildi.

Öte yandan, HDK tarafından desteklenen Sudan Kurucu İttifakı, dün Güney Kordofan eyaletindeki Ebu Zabad kenti yakınlarında sivil bir nakliye kamyonunu hedef alan İHA saldırısında 15 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de yaralandığını açıkladı. İttifak Sözcüsü Alaaddin Avad Nakd, saldırının Sudan ordusu tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Nakd, kamyonun Hami kasabasından Ebu Zabad’a doğru ilerlediği sırada hedef alındığını, saldırıda 15 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 17’den fazla kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını söyledi. Facebook üzerinden yayımlanan açıklamada Nakd, “Silahsız sivillerin kasıtlı şekilde hedef alınması, ülkede korku yaymayı ve savaş ile kaosun alanını genişletmeyi amaçlayan bir girişimdir” ifadesini kullandı. Nakd ayrıca, uluslararası topluma, bu saldırılar karşısında ‘güçlü ve net bir tutum’ alma çağrısı yaptı. Sudan ordusu ise suçlamalara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre, Sudan ordusu ile HDK arasında ocak ayından bu yana karşılıklı İHA saldırıları sonucu yaklaşık 700 sivil hayatını kaybetti.


Suriye Cumhurbaşkanı Şara, ilk kabine değişikliğinde kardeşini Cumhurbaşkanlığı Sekreterliği’nden uzaklaştırdı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
TT

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, ilk kabine değişikliğinde kardeşini Cumhurbaşkanlığı Sekreterliği’nden uzaklaştırdı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün, aralarında kardeşinin de olduğu çeşitli bakan ve yetkilileri kapsayan bir kabine değişikliğine gitti. Resmi basın kaynaklarından edinilen bilgilere göre gerçekleşen bu değişiklik kamuoyuna duyuruldu.

Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından yayımlanan listeye göre eski Humus Valisi Abdurrahman Bedreddin el-A'ma, Cumhurbaşkanı'nın kardeşi Mahir eş-Şara'nın yerine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olarak atandı.

Öte yandan İletişim Bakanı Hamza el-Mustafa ile Tarım Bakanı Emced Bedir'in görevlerine son verilirken İletişim Bakanlığına Halid Fevvaz Za'rur, Tarım Bakanlığına ise Basil Hafız es-Suvedan getirildi.

Fransız Haber Ajansı AFP'ye göre kabine değişikliğinin gerekçesi henüz netlik kazanmadı.

Suriye Geçici Hükümeti, eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonlarında devrilmesinin ardından 2025 yılının mart ayında kurulmuştu.

Alman Haber Ajansı DPA'ya göre bu değişiklikler, Cumhurbaşkanı Şara’nın gerçekleştirdiği ilk hükümet değişikliği olma özelliği taşıyor. Suriye kamuoyu ise bu ay sonuna kadar toplanması beklenen Halk Meclisi'nin ilk oturumunun ardından kapsamlı bir hükümet yenilenmesi yapılmasını bekliyor.

Diğer taraftan Cumhurbaeşkanı Şara, Kuneytra, Lazkiye ve Deyrizor dahil olmak üzere çeşitli illere yeni valiler atadı.


Mısırlı kaynak: Kurban Bayramı öncesinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girmesine yönelik girişimlerde bulunuluyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
TT

Mısırlı kaynak: Kurban Bayramı öncesinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girmesine yönelik girişimlerde bulunuluyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)

Mısırlı bir kaynak dün Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, arabulucuların Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin yakında Gazze Şeridi’ne giriş yapması için girişimlerde bulunduğunu söyledi. Kaynak, görüşmeler sırasında söz konusu adımın Kurban Bayramı’ndan önce atılmasının gündeme getirildiğini belirtti. Ayrıca Kahire’nin, mevcut Filistin siyasi sürecini canlandırmak amacıyla yakında Fetih Hareketi’ne yönelik toplantılara ev sahipliği yapacağını ifade etti.

“Hamas liderlerinden Halil el-Hayye’nin oğlunun öldürülmesi nedeniyle müzakereler durmadı ve durmayacak” ifadesini kullanan kaynak, arabulucuların İsrail hükümetinin Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile yürütülen temaslara vereceği yanıtı beklediğini kaydetti.

Hamas perşembe günü yaptığı açıklamada, Halil el-Hayye’nin oğlu Azzam el-Hayye’nin çarşamba akşamı Gazze kentinde düzenlenen İsrail saldırısında yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda ayrıca, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları bünyesindeki özel birlik komutanlarından Hamza eş-Şarbasi’nin de yaşamını yitirdiği belirtildi.

dfvfdv
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz ocak ayında Kudüs’te Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile bir araya geldi. (EPA)

Suikasttan iki gün önce Mladenov, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail Başbakanı ile gelecekte izlenecek yol konusunda olumlu ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Bu taahhüdü somut adımlara dönüştürmek için tüm taraflarla çalışıyoruz. Bu ise ilerleme sağlanması adına bazı kararların alınmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Ancak Mladenov, söz konusu kararların içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Mısırlı kaynak ise Mladenov ile Netanyahu arasında gerçekleşen görüşmenin ‘başarılı olmadığını’ belirterek, İsrail Başbakanı’na önümüzdeki dönemde izlenecek yeni hareket planlarını içeren bir çalışma belgesi sunulduğunu, ancak görüşmenin herhangi bir ilerleme sağlamadığını ve olumlu geçmediğini söyledi.

Kaynak, Mladenov’un sunduğu belgede öne çıkan iki maddeyi de açıkladı. Buna göre ilk madde, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmesini içeriyor. Bu adımın önümüzdeki dönemde, özellikle Kurban Bayramı’ndan önce hayata geçirilmesi konusunda mutabakata varıldığı belirtildi. İkinci madde ise bölgeye giren insani yardımların artırılması oldu.

Mısırlı kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ayrıca, Kahire’nin önümüzdeki süreçte Fetih Hareketi’nin farklı kanatlarından liderleri ağırlayacağını duyurdu. Kaynak, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan kongre öncesinde gerçekleştirilecek toplantıların, Kahire’nin Filistin önceliklerini yeniden düzenleme çabalarına destek amacı taşıdığını ifade etti. Ayrıca Gazze Şeridi’ndeki Deyr el-Balah kentinin de katılımıyla belediye seçimlerinin başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından, Gazze içinde mevcut tabloyu hareketlendirmeyi hedefleyen ek adımların gündemde olduğunu söyledi.

evvf
Gazze şehrindeki Filistinliler, çarşamba günü gerçekleşen İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hamas’ın baş müzakerecisinin oğlu Azzam el-Hayye’nin cenaze törenine katıldı. (Reuters)

Mısırlı kaynak, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının tamamlanmasına yönelik temasların kesintisiz sürdüğünü belirterek, Kahire’nin mevcut sürecin başarıya ulaşması, sürecin yeniden rayına oturtulması ve şimdiye kadar elde edilen kazanımların korunması konusunda kararlı olduğunu söyledi. Kaynak ayrıca, ‘İsrail tarafına varılan anlaşmalardan geri adım atma fırsatı verilmemesi’ yönünde tutum sergilendiğini ifade etti. Aynı kaynak, Gazze anlaşmasının ilerletilmesi amacıyla Türkiye ve Katar ile sürekli temasların sürdüğünü, bunun yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de sürece katkı sunduğunu aktardı.

Kaynak, tarafların şu anda İsrail’in uluslararası ve bölgesel baskılara ne ölçüde yanıt vereceğini gözlemleme aşamasında olduğunu ifade etti. Ayrıca, Netanyahu üzerinde daha fazla baskı kurulması amacıyla ABD tarafıyla temasların yoğunlaştırıldığını belirtti. Netanyahu’nun, silah dosyasında ilerleme sağlanamadığı ve Hamas’ın yeterli yanıt vermediği gerekçelerini öne sürdüğü kaydedildi. Buna karşın Hamas’ın, gerekli güvencelerin sağlanması halinde aşamaların birleştirilmesi fikrine olumlu yaklaştığı ifade edildi.

Mısırlı kaynak, Kahire’nin zaman faktörünün öneminin farkında olduğunu vurgulayarak, özellikle yaklaşan İsrail parlamento seçimleri öncesinde Netanyahu’ya daha fazla manevra alanı bırakılmamasının hedeflendiğini söyledi. Kaynak, önümüzdeki dönemde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinden bazılarının Gazze Şeridi’ne giriş yapmasıyla somut gelişmeler yaşanabileceğini dile getirdi.

İsrail’in Haaretz gazetesi, geçtiğimiz ocak ayında Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulmasının ardından kaynaklara dayandırdığı haberinde, Netanyahu hükümetinin komite üyelerinin Gazze Şeridi’ne girişine izin vermeyi reddettiğini aktarmıştı. Haberde, komite üyelerinin toplantılarını Kahire’de sürdürdüğü ve özellikle Mısır olmak üzere arabulucu temsilcilerin, komitenin Gazze Şeridi’ne girişine onay verilmesi için ABD ile temas yürüttüğü belirtilmişti.