Kuzeydoğu Suriye’de petrol ve enerji istasyonları hizmet dışı kaldı

Şarku'l Avsat, Türkiye’nin Kamışlı kırsalındaki es-Saida sahasına yönelik bombardımanının etkilerini izledi

Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
TT

Kuzeydoğu Suriye’de petrol ve enerji istasyonları hizmet dışı kaldı

Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu
Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak tesislerin tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu

Kuzeydoğu Suriye’de yer alan Kamışlı şehrinin yaklaşık 30 kilometre doğu kırsalındaki es-Saida petrol sahasında İstasyon Müdürü Hasan el-Ali, Cumartesi ve Pazar gecesi istasyonu hedef alan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bombardımanının yarattığı hasarın etkilerini değerlendirdi. Saha, 3 füzeyle bombalanması ardından binlerce varil ham petrolün sızması nedeniyle kara noktaya dönüştü.

Ana tankları vuran bombardıman, bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının yere saçılmasına, ısıtma şebekesi ve ana devre kesicilerin çökmesine, istasyonun ve çevre köylerin elektriklerinin kesilmesine neden oldu. İstasyonun depoları, kalorifer şebekesi ve ana şalterleri kömürleşmiş bir kütleye dönüştü.

Spot: İstasyon Müdürü Hasan el-Ali ve bir grup çalışan, istasyonun Türk hava bombardımanına maruz kalmasının ardından kara petrol birikintilerinin üzerinde duruyor (Fotoğraf)
İstasyon Müdürü Hasan el-Ali ve bir grup çalışan, istasyonun Türk hava bombardımanına maruz kalmasının ardından kara petrol birikintilerinin üzerinde duruyor

Şarku'l Avsat’a konuşan Ali, istasyonun TSK savaş uçakları tarafından saat 22:15'te bombalandığını, Türk uçaklarının önce ses duvarını aştığını, ardından füze bombardımanının kaydedildiğini bildirdi. Bu durumun bölge sakinlerini çok korkuttuğunu, istasyonun iki füzeyle bombalanarak tamamen hizmet dışı bırakıldığını aktardı.

Ali’nin ifade ettiğine göre bombardıman, yağ ısıtıcılarının, montaj ayırıcılarının, iletim hatları ve ana kesicilerin yanmasına neden oldu. Hasar oranının yüzde 50'den fazla olduğu, hizmete dönene dek bakım için iki aya ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor.

Cumartesiyi pazara bağlayan gece TSK uçakları, aralarında petrol ve enerji istasyonlarının da bulunduğu sınır bölgelerine bir dizi hava saldırısı düzenledi. Alevler Kahtaniye kırsalındaki el-Avda petrol sahasını ve es-Saida petrol istasyonunu küle döndürdü. Malikiye’de yer alan Gucarat bölgesindeki Bana Şekfetiyye köyünde bulunan elektrik şirketi de etkilendi.

Kuzeyde Türkiye sınırına komşu olan bu sahalar, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’un desteklediği Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) askeri kontrolüne tabi. Ayrıca Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi'ne bağlı petrol şirketleri tarafından yönetiliyor.

Foto: Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu (Fotoğraf)
 Türkiye’nin gerçekleştirdiği bombardıman, santrallerin ana tanklarını hedef alarak bunların tamamen yanmasına, bağlantı borularının zarar görmesine ve ısıtma şebekesinin çökmesine neden oldu

Bombalama öncesinde istasyonun üretim kapasitesinin günde 6 bin varil civarında olduğunu, buranın Süveydiye saha istasyonlarının bir parçası olduğunu söyleyen Ali, “Bu istasyon Türkiye tarafından sonuncuları Cumartesi gecesi ve Ekim ayı olmak üzere iki yılda dört kez bombalandı” ifadelerini kullandı.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgelerinin Ekim ayının başında insansız hava araçları ve savaş uçakları kullanılarak Türk hava saldırısına uğraması sonucu 35'i iç güvenlik güçleri (Asayiş) mensubu olmak üzere 44 kişi hayatını kaybetti. Bilhassa Suriye-Türkiye sınırı yakınlarındaki geniş sahalarda büyük petrol ve benzin istasyonlarına, Haseke ve Kamışlı şehirlerinde elektrik üretimi ve su için kullanılan diğer istasyonlara odaklanıldı. Bu durum, yıllardır devam eden savaş nedeniyle altyapısı hassaslaşmış olan bölgede ciddi hasara neden oldu.

Saida sahası yakınlarındaki Avda petrol sahasında çalışan ve bombalama sırasında orada bulunan Delkaş ise “İstasyon, ilki ham petrol toplama amacıyla kullanılan ana tankı hedef alan üç füzeyle bombalandı. İkincisi, ana petrol kuyusu bakım işletmecisini, üçüncüsü ise elektrik üretim tesisini bombaladı. Bu, tüm bölgede elektrik kesintisine neden oldu” açıklamalarında bulundu.

Şarku'l Avsat muhabirleri, gece bombalanan Avda istasyonunda yangın çıktığına, kalın siyah duman bulutlarının yükseldiğine tanık oldu. İtfaiye ekipleri ve araçları, sabah saatleri itibariyle alevleri söndürmekle meşgul oldu.

Saida petrol ve benzin istasyonu
Saida petrol ve benzin istasyonu

Rumeylan petrol bölgesindeki petrol sahaları müdürü Ahmed İbrahim, Avda İstasyonu'nun son Türk bombardımanından etkilenen en büyük ve en stratejik tesis olduğuna dikkat çekti. Buranın enerji tedarik hatlarının önemli bir kaynağı olduğuna değinen İbrahim, Şarku'l Avsat’a verdiği demeçte, durumun temelde karmaşık olduğunu, elektrik enerjisi altyapısının kırılgan ve zayıf olduğunu, bakıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Türkiye'nin art arda düzenlediği saldırılarla bölge halkının acısını artırmayı amaçladığını öne süren İbrahim, “Ankara hizmet, toplum ve güvenlik açısından kriz yaratmanın peşinde” ifadelerini kullandı.

Özerk Yönetim, internet sitesinde yayınladığı resmi açıklamada, Birleşmiş Milletler’i (BM) ve uluslararası toplumu Türkiye’nin saldırılarını caydırmak için acil müdahaleye çağırdı. İstikrarı sağlamak isteyen güç ve kuruluşlara, saldırılara karşı caydırıcı tutumlar takınmaları, soruşturma yürütmeleri ve Türkiye’nin saldırılarını izleyip belgeleyecek bilgi toplama komiteleri kurmaları yönünde çağrıda bulundu. Bu saldırıların ve yansımalarının hizmet alanlarını ve kuşatma altındaki halkın insani durumunu etkileyeceğini vurgulayan Özerk Yönetim, bölge genelindeki olumsuz etkileri ve yansımaları konusunda uyarıda bulundu. Aynı zamanda, “(DEAŞ’a karşı) Terörle mücadele çabalarının engellenmesine, krizin her düzeyde ve alanda derinleştirilmesine karşı uyarıda bulunuyoruz” ifadelerine başvuruldu.

Üs bölgelerine terörist saldırılarının ardından Türkiye hem Kuzey Irak’a hem Kuzeydoğu Suriye’ye  terörle mücadele kapsamında hava harekatı düzenledi. Irak ve Suriye'nin kuzeyine düzenlenen operasyonlarda çok sayıda terör hedefi imha edildi. Harekat merkezinden operasyonları yöneten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, sabah saatlerinde Irak sınırına gitti. Güler'e TSK komuta kademesi de eşlik ediyor.

Terör örgütü PKK militanları, Zap Metina arasındaki bir üs bölgesine sızmaya çalıştı. Çok sayıda teröristin gerçekleştirdiği saldırıda ilk temasta 6 asker şehit oldu, bir asker yaralandı.

Bölgede başka üslere yönelik saldırı ve tacizlerin gerçekleştiği de öğrenildi.

Kuzey Irak Zap Metina üs bölgesindeki saldırıdan bir gün önce de Hakurk'ta bir tepede konuşlu bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına teröristler, uzun namlulu silahlar, roketatarlar ve el bombalarıyla saldırdı. Bu saldırıda da 6 asker şehit olmuştu.

Toplamda 12 askerini kaybeden Türkiye terör mücadele operasyonları kapsamında Kuzeydoğu Suriye’deki PYD’yi PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlıyor ve PYD hedeflerini meşru hedef olarak görüyor.



İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
TT

İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)

İsrail ordusu dün, olası bir kara işgaline hazırlık olarak, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi Lübnan'ın geri kalanından izole etmeye başladı. İsrailli yetkililerin tehditlerine göre bu işgal potansiyel olarak 15 kilometre derinliğe ulaşabilir. Bu, İsrail'in 2006 savaşından bu yana aldığı ilk böyle bir önlem. İsrail hava saldırıları, Vadi el-Hüceyr'i Kantara kasabasına bağlayan bir köprüyü ve Zirariye'yi Tayr Falsay kasabasına bağlayan başka bir köprüyü hedef aldı.

Dün gece düzenlenen hava saldırıları, sınır bölgesindeki savaşçılara malzeme ulaştırılmasını engelleyerek, savaşçıların Lübnan içindeki misyonunu zorlaştırdı.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ı daha fazla yıkım ve toprak kontrolüyle tehdit ederek, "Bu sadece başlangıç. Lübnan hükümeti ve devleti, silahsızlanma konusundaki temel taahhüt yerine getirilene kadar, toprak kaybı ve Hizbullah tarafından kullanılan altyapının yıkımı da dahil olmak üzere artan bir bedel ödeyecektir" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nden Irak'a seyahat uyarısı

Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
TT

Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nden Irak'a seyahat uyarısı

Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)
Güvenlik güçleri, Bağdat'ta ABD büyükelçiliğinin bulunduğu Yeşil Bölge'ye giden köprüde düzenlenen protestoyu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı (AP)

Türkiye, Ortadoğu'daki savaşın devam etmesi nedeniyle vatandaşlarına Irak'a zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmaları konusunda uyarıda bulundu.

Bağdat'taki Türk Büyükelçiliği'nin yaptığı açıklamada, "Zorlayıcı bir sebep olmadıkça vatandaşlarımızın bu dönemde Irak'a seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edilir" denildi.

Büyükelçilik ayrıca vatandaşlara Bağdat'taki Yeşil Bölge çevresindeki kalabalık meydanlardan ve toplanma alanlarından, Bağdat ve Erbil Uluslararası Havaalanlarından, Musul ve çevresindeki yerleşim bölgelerinden, Basra'ya bitişik bölgelerden ve Irak genelindeki askeri bölgeler ve petrol sahaları gibi hayati altyapı tesislerinden uzak durmalarını tavsiye etti.

Yeşil Bölge ve özellikle Erbil, Irak'taki İran destekli grupların Amerikan çıkarlarını hedef alan saldırılarına maruz kaldı.


Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
TT

Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)

Beyrut’un yoğun nüfuslu Aişe Bekkar mahallesinde çarşamba günü düzenlenen İsrail saldırısının ardından hüzün ile artan öfke iç içe geçmiş durumda. Savaşın başlamasından bu yana birçok Lübnanlı, ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediğini düşündükleri Hizbullah’a tepki gösteriyor.

Hedef alınan binaya birkaç metre uzaklıktaki küçük sebze dükkânında AFP’ye konuşan Rande Harb, öfkeyle “Hizbullah silahlarını devlete teslim etmeli. Silahlar yalnızca meşru güvenlik güçlerinin elinde olmalı. Nokta” dedi.

İsrail’in binadaki bir daireyi hedef alan saldırısı çevredeki binalarda da hasara yol açtı. Sebze dükkânının karşısında bulunan, siyah başörtüsü ve abaya giyen bir kadın ise gözyaşları içinde, “Biz sadece barış içinde yaşamak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Hizbullah, Kasım 2024’te İsrail ile arasında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik aralıksız saldırılarına bir yıldan fazla süre boyunca karşılık vermemişti. Ancak örgüt, 2 Mart gecesi Tahran’da ABD-İsrail ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine yanıt olarak İsrail’e doğru bir dizi füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlattı.

Art arda yaşanan savaşlar ve süregelen ekonomik kriz nedeniyle yorgun düşen birçok Lübnanlı ise bu savaşın kendilerine ait olmadığını düşünüyor.

Lübnan hükümetinin son verilerine göre İsrail saldırılarında 13 gün içinde 634 kişi hayatını kaybetti, bin 500 kişi yaralandı. Ayrıca 800 binden fazla kişi de yerinden edildi.

Hedef kim?

Yaralıların tahliye edilmesinin hemen ardından, yoğun nüfuslu ve yerinden edilmiş kişilerin de bulunduğu mahallede hedef alınan dairedeki kişilerin kimliğine dair söylentiler yayılmaya başladı. Yakındaki bir mağazada çalışan bir kişi hedef alınan kişinin Hizbullah mensubu olduğunu söylerken, elektrik işiyle uğraşan ve bir gıda dükkânı bulunan Muhammed ise “Onun Hamas mensubu olduğunu söylüyorlar” dedi. Muhammed, söz konusu kişinin yaklaşık üç haftadır bu binada yaşadığını belirtti.

efthyj

Muhammed, hedef alınan kişinin kimliğinin önemli olmadığını, asıl sorunun ‘Hizbullah ve Hamas’ın varlığının Lübnanlıları büyük bir tehlikeye sürüklemesi’ olduğunu ifade etti. Muhammed, “Onlar hedef alındıkları için buraya geldiler. Eğer şehit olmak istiyorlarsa kendi yerlerinde kalsınlar. Yalnız başlarına şehit olsunlar” diye konuştu.

Kucağında bir çocuk taşıyan Azize Ahmed ise 2024’teki savaş sırasında evinde sekiz yerinden edilmiş aileyi ağırladığını, ancak bu kez İsrail’in ağır yıkıma yol açan saldırılar düzenlediği Beyrut’un güney banliyölerinden yeni bir göç dalgası yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.

Hristiyanların çoğunlukta olduğu Mar Mikhael bölgesinde ise genellikle restoran ziyaretçileriyle dolu olan sokakta bir bakkal işleten 68 yaşındaki Tony Saab, savaşın ‘hayatımızı ve geleceğimizi etkilediğini’ belirterek durumu eleştirdi. Saab, “Hizbullah ülkesini ya da kendi destekçilerini düşünmeden kararlar alıyor” dedi. Örgütün ‘anlamsız savaşlar yürüttüğünü’ savunan Saab, “Bir roket atarsanız size yüz roketle karşılık verirler... Bu savaş dengeli değil” ifadelerini kullandı.

“Kim intihar etmek ister?”

Uzun yıllar boyunca Hizbullah, İsrail’e karşı mücadele eden silahlı güç olarak hem Lübnan’da hem de Arap dünyasında geniş bir popülariteye sahipti. 2006 yılında 33 gün süren savaş sırasında Lübnanlılar, güneyden gelen yerinden edilmiş kişilere evlerinin kapılarını açmıştı. Ancak örgüt, Suriye’de Beşşar Esed güçlerinin yanında savaşması ve önceki yönetim döneminde Tahran ile Şam’ın desteğiyle Lübnan’daki siyasi hayatın önemli noktalarını kontrol etmesi nedeniyle zamanla popülaritesini kaybetmeye başladı.

Mevcut savaşın başlamasından bu yana dikkat çeken gelişmelerden biri de, üyelerinin büyük bölümü Hizbullah’a bağlılık duyan Şii toplumunun içinden eleştirel seslerin yükselmeye başlaması oldu. Sosyal medya platformlarında da bu kesimden çok sayıda video ve yorum paylaşılırken, savaş ve Hizbullah’ın performansı eleştiriliyor.

55 yaşındaki Sünni Lübnanlı Gade, “Biz hiçbir zaman onlardan ya da Seyyid’den (Hizbullah’ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah) nefret etmedik. İsrail’i durduran ve geri püskürten oydu” dedi. Ancak Gade’ye göre ‘artık durum değişti’.

Gade, Hizbullah’ın popülaritesini ‘Şiiler arasında bile’ kaybetmeye başladığını belirterek, “İnsanlar yoruldu” ifadesini kullandı.

Şii bir aileden gelen avukat Lina Hamdan ise “Kimse bu savaşı istemiyor. Kim intihar etmek ister? İlk kurbanlar onlar (Şiiler) olur” diye konuştu.

Hizbullah’a muhalif olan Hamdan, mevcut savaşın örgütün siyasi ve askeri geleceği açısından ‘bir dönüm noktası’ olacağını düşünüyor.

Beyrut’ta yerinden edilmiş kişiler için barınağa dönüştürülen bir okulda yaşayan 53 yaşındaki Hiyam ise “Bu savaşın amacı ne? Hiçbir şey mantıklı görünmüyor” dedi.

Genellikle geniş yardım kuruluşları, hastaneler ve okullardan oluşan bir ağ üzerinden yerinden edilmiş kişilere destek sağlayan Hizbullah’ın bu kez aynı desteği sunmadığını söyleyen Hiyam, “Bu defa kendi başımızın çaresine bakmaya bırakıldık” ifadesini kullandı.