Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

Kahire bütünsel bir vizyon oluşturmak için taraflarla istişarelerde bulunuyor.

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
TT

Gazze: Mısır'ın arabuluculuğu çıkar çatışmasıyla yüzleşiyor

İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)
İsrail bombardımanından kaçan Filistinli çocuklar 27 Aralık’ta Refah’a ulaştı (AP)

Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki savaşın sona erdirilmesi yönündeki arabuluculuk çabaları yoğun biçimde sürüyor. Bu çabalara İsrail’in resmi bir yanıtının olmayışı ve çok sayıda sızıntı karşısında, Filistin düzeyinde uyuşmazlıklar olduğu görüldü. Filistin hükümeti, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) reddedici tavrının ardından, Mısır’ın Gazze’deki değiştirilmiş ateşkes girişimini memnuniyetle karşıladı.

Hamas ve İslami Cihad, geçici bir ateşkes yerine savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesinde ısrar ederken, bu durum ise Mısır’ın tartışılan şeyin sadece bir ön teklif olduğu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra ortak bir tutumun geliştirileceği yönünde olduğuna dair bir açıklama yapmasını gerektirdi.

Foto: Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)
 Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye (Reuters)

Dün (27 Aralık Çarşamba) Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, Filistin yönetiminin Gazze’de ateşkes için Mısır’ın değiştirilmiş girişimini memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Filistin hükümetinin Ramallah’taki toplantısında yaptığı konuşmada İştiyye, “Halkımıza yönelik saldırganlığı durdurmaya yönelik her türlü Arap ve uluslararası çabayı ve değiştirilmiş Mısır girişimini memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

FKÖ Yürütme Komitesi, pazartesi günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın başkanlığında yaptığı toplantının ardından yaptığı bir açıklamada, Mısır’a atıfta bulunmaksızın, “Bir girişim belgesinde, Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan örgütün sorumluluğundan uzak, Batı Şeria ve Gazze’yi yönetecek bir Filistin hükümetinin kurulmasının konuşulması da dahil olmak üzere üç aşamadan bahsediliyor” dedi.

Yürütme Komitesi, Filistin halkının yüce çıkarlarını ve devredilemez ulusal haklarını etkileyen girişimden kaynaklanan tehlikeleri takip etmek ve Filistin’in sabit konumunu teyit eden kapsamlı siyasi vizyona bağlı kalmak amacıyla üyelerinden oluşan bir komite oluşturmaya karar verdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı resmi bir kaynak, Mısır’ın Gazze Şeridi’nde ateşkes önerisine ilişkin tartışılan şeyin ‘ön öneri’ olduğunu ve Kahire’nin tüm tarafların onayını aldıktan sonra entegre bir tutum geliştirileceğini dile getirdi. Al-Qahera News’in geçen salı günü bildirdiğine göre kaynak, “Mısır’ın Gazze’de ateşkes teklifine henüz bir yanıt gelmedi” dedi.

İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)
İsrail topçusu Gazze Şeridi’ne ateş açtı (Reuters)

Arap Dünyası Haber Ajansı’nın (AWP) incelediği, mahkum ve rehine takası ve İsrail ile Hamas hareketi arasındaki ateşkesle ilgili müzakerelerle ilgili bir belge, geçen salı günü Mısır’ın üç aşamalı bir anlaşmanın uygulanmasının ardından kapsamlı bir ateşkese varılması yönündeki güncellenmiş önerisinin ayrıntılarını ortaya çıkardı.

Belgede, Mısır’ın teklifinin, ilk aşamasında on günlük bir insani ateşkesi içerdiği ve bu süre zarfında İsrail hapishanelerindeki uygun sayıda Filistinli esirin serbest bırakılması karşılığında Hamas’ın çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere alıkoyulan tüm sivilleri serbest bırakmasını içerdiği belirtiliyor.

Kasıtlı sızıntı

Kudüs Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Eymen er-Ragab, Mısır’ın önerilen planı resmi olarak açıklamadığını, söylenenlerin ise İsrail tarafından ‘Filistin güçleri arasında kafa karışıklığı oluşturmak’ için kasıtlı yapışmış sızıntılar olduğunu söyledi. Dr. Ragab, “İsrail, planı reddedecek. Çünkü plan tam bir ateşkes içeriyor. İsrail’deki mevcut savaş hükümetinin istemediği şey de bu” dedi.

Ragab, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın açıklamalarının, FKÖ ve Filistinli gruplarla koordinasyon sağlanmadan Filistin tarafıyla ilgili düzenlemelere varılamayacağını gösterdiğini dile getirirken, “Teknokratik hükümet meselesi, Filistin topraklarında demokratik seçimlerin yapılmasına yönelik ortamın düzenlenmesi açısından önemli olmasına rağmen, Otoriteyi ve FKÖ’yü rahatsız eden husustur” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistinli mevkidaşı Mahmud Abbas’ı geçen Ekim ayında Kahire’de düzenlenen 2023 Kahire Barış Zirvesi’nde kabul etti (AFP)

Filistinli akademisyen ve siyasetçi, Filistinli grupların Mısır’ın önerisine olumlu bir şekilde yaklaşacağını ve fırsatı boşa harcamayacağını umduğunu belirtti. Mısır’ın önerisinin, ABD’yi ateşkes sonrası prosedürlere dahil ettiğine ve Filistin seçimlerinin getireceği her türlü sonucu kabul etmede onu bir ortak haline getirdiğine dikkat çekti. Dr. Eymen er-Ragab, bunu başlı başına büyük bir kazanç olarak nitelendirirken, Gazze ve Batı Şeria’da akan kanı durduracak ve siyasi süreci başlatacak bir çözüme ulaşma fırsatını boşa harcamanın, savaşı sürdürmek ve İsrail’e Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin planlarını uygulama fırsatı vermek anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

İsrail medyasına göre Tel Aviv’deki yetkililer, Mısır’ın ‘iki haftalık ateşkesi ve 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasını’, ‘Filistin teknokratik hükümetinin kurulmasını’ ve ardından ‘kalan tutukluların serbest bırakılmasını ve İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesini’ içeren üç aşamalı bir öneri sunduğunu belirtmişti.

Öte yandan Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Raha Ahmed Hasan, Mısır’ın ateşkes teklifinin ‘dengeli olmaya ve çeşitli tarafların çıkarlarını gözetmeye’ çalıştığına dikkat çekti. Hasan, “Çıkar dengeleri çok karmaşık bir konudur. Her bir tarafın mümkün olan maksimum çıkarı elde etmeye çalışması doğaldır” şeklinde konuştu.

Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)
Filistinli grupların geçen Temmuz ayında Mısır’ın el-Alameyn şehrinde yaptığı toplantıdan hatıra fotoğrafı (WAFA)

Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Filistin Yönetimi ve FKÖ’nün, Filistin teknokratik hükümeti kurma önerisi ışığında rolsüz kalacaklarını düşündüklerini dile getirdi. Hasan, bunun doğru olmadığını, Filistin’in içişlerine ilişkin düzenlemelerin öncelik haline geldiğini, tüm Filistin meselesinin seyrinde bu hassas dönemde herhangi bir ayrılığa yer olmadığını ifade ederken, “Mısır’ın önerisi, Filistinli grupları dışlamıyor, aksine onları siyasi çözümde aktif bir taraf haline getiriyor ve Kahire’nin Hamas ve İslami Cihad liderleriyle derinlemesine istişarelerde bulunma konusundaki istekliliğine dikkat çekiyor” dedi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, Mısır’ın savaşı durdurma önerisi hakkında Mısırlı yetkililerle görüştü.

Mısır, Katar’ın ve ABD’nin katılımıyla arabuluculuk çabalarına öncülük ediyor. Üç ülke, ateşkese ulaşılması halinde ateşkesin uygulanmasının garantörü olarak görülüyor.

24 Kasım’da ABD’nin desteğiyle Mısır - Katar arabuluculuğu çerçevesinde, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli mahkûm karşılığında Gazze Şeridi’ndeki 105 mahkumun serbest bırakıldığı bir hafta süren ilk ateşkes onaylanmıştı.

Öte yandan Filistin Hamas ve İslami Cihad hareketleri, savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesine bağlı kalarak tavırlarını sertleştirdiler. İki Filistin direniş hareketinin liderleri, Gazze Şeridi’ndeki savaşın kapsamlı bir şekilde durdurulması dışında İsrail ile hiçbir müzakere yapılmayacağını vurguladı.



Şam-SDG anlaşmasının en geniş kapsamlı uygulaması

Sipan Hamo (SDG)
Sipan Hamo (SDG)
TT

Şam-SDG anlaşmasının en geniş kapsamlı uygulaması

Sipan Hamo (SDG)
Sipan Hamo (SDG)

Suriye'de dün, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi arasında 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmanın uygulanması doğrultusunda, SDG'nin birleşme anlaşması dosyasında en geniş ilerleme kaydedildi.

Savunma Bakanlığı medya ve iletişim direktörü, “Sipan Hamo'nun ülkenin doğu bölgesi savunma bakan yardımcısı olarak atandığını” bildirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Hamo, en önde gelen Kürt askeri liderlerden biri ve Şam ile müzakerelere katıldı.

Yine dün, Haseke vilayetinde yaşayan yaklaşık 400 aile, yıllarca süren yerinden edilmenin ardından Halep kırsalındaki Afrin bölgesinde bulunan evlerine geri döndü. Haseke-Halep uluslararası yolu da savaşın büyük bir bölümünde kapalı kaldıktan sonra sivil trafiğe açıldı.


Refah Sınır Kapısı’nın yeniden kapanması Gazze’deki hastaları yeniden ölümle karşı karşıya bıraktı

Han Yunus’taki Kızılay Hastanesi avlusunda tedavi için Gazze’den çıkmayı bekleyen Filistinli hastalar tekerlekli sandalyelerde oturuyor. (AFP)
Han Yunus’taki Kızılay Hastanesi avlusunda tedavi için Gazze’den çıkmayı bekleyen Filistinli hastalar tekerlekli sandalyelerde oturuyor. (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden kapanması Gazze’deki hastaları yeniden ölümle karşı karşıya bıraktı

Han Yunus’taki Kızılay Hastanesi avlusunda tedavi için Gazze’den çıkmayı bekleyen Filistinli hastalar tekerlekli sandalyelerde oturuyor. (AFP)
Han Yunus’taki Kızılay Hastanesi avlusunda tedavi için Gazze’den çıkmayı bekleyen Filistinli hastalar tekerlekli sandalyelerde oturuyor. (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki hastalar ve yaralılar, İsrail makamlarının Refah Kara Sınır Kapısı’nı yeniden kapatmasının ardından son derece ağır ve zor koşullarla karşı karşıya kaldı. Ateşkes anlaşması kapsamında kısa süreliğine kısmen açılan kapı, daha önce uzun süre kapalı tutulmuş ve on binlerce kişinin tedavi için Gazze’den çıkmasına engel olmuştu.

Refah Sınır Kapısı’nın geçen yıl şubat ayı başında yeniden açılması, hastalar ve yaralılar için tedavi amacıyla Gazze’den çıkma konusunda umut yaratmıştı. Ancak İsrail’in çıkış yapmasına izin verdiği kişi sayısına sınırlama getirmesi durumu daha da karmaşık hale getirdi. Geçtiğimiz ayın 28’inde İran’a yönelik savaşın başlamasıyla kapının yeniden kapatılması ise bu umutları tamamen kararttı.

fvvfe
Yeniden kapatılmadan önce Mısır tarafındaki Refah Sınır Kapısı önünde bekleyen Mısır ambulansları. (Reuters)

Nadir görülen “Sanfilippo sendromu” hastalığından muzdarip 12 yaşındaki Esma eş-Şaviş, annesinin Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre yıllardır ölüm riskiyle karşı karşıya bulunuyor ve son dönemde sağlık durumu kritik biçimde kötüleşmiş durumda.

Anne, kızının 2023 yılında – savaşın başlamasından kısa süre önce – yurt dışında tedavi için tıbbi sevk aldığını, ancak savaşın patlak vermesi nedeniyle Gazze’den çıkamadığını söyledi. O günden bu yana küçük kızın sağlık durumunun her geçen gün daha da kötüleştiğini belirtti.

dfvf
Yaralı bir kız çocuğu, yeniden kapatılmadan önce Refah Sınır Kapısı üzerinden taşınıyor. (Mısır Kızılayı)

Annesi, kızının artık su içme yetisini kaybettiğini, beyin küçülmesi, karaciğer ve dalak büyümesi yaşadığını ve sürekli nöbet geçirdiğini belirtti. Çocuğun hayatta kalabilmesi için hastanelerde her gün tedaviye ihtiyaç duyduğunu ifade eden anne, durumunun hızla kötüleştiğini vurguladı.

Anne sözlerini şöyle sürdürdü:

“Refah Kapısı açıldığında yeniden seyahat edebileceğimiz ve tedaviye ulaşabileceğimiz konusunda biraz umutlanmıştık. Ancak bizim gibi bekleyen çok sayıda hasta ve yaralı olduğu için çıkışımız gecikti. Sonra işgal güçleri kapıyı yeniden kapattı ve bizi tekrar kaderimizle baş başa bıraktı. Çocuğumu bu halde gördükçe içim parçalanıyor. Son nefeslerini alıyor gibi… Her an ölebilir.”

20 bin hasta

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre Gazze’de 20 binden fazla hasta ve yaralı, acil olarak yurt dışında tedaviye ihtiyaç duyuyor. Sınır kapısının yeniden düzenli biçimde açılmasını bekleyen bu kişiler arasında hayatını kaybedenlerin sayısının arttığı bildiriliyor.

sfrgty
Böbrek yetmezliği yaşayan bir Filistinli kadın, Gazze’nin merkezindeki bir hastanede diyaliz tedavisi görüyor. (Reuters)

Bakanlık, Gazze’deki hastanelerin bu hastaların hayatını kurtarabilecek tıbbi imkânlara sahip olmadığını ve İsrail ablukasının yarattığı ağır koşullar nedeniyle bazı ilaçların tamamen tükendiğini, bazılarının ise tükenmek üzere olduğunu belirtiyor.

Hükümet Medya Ofisi’nin verilerine göre Refah Sınır Kapısı’nın kısmen açık kaldığı süre boyunca toplam 1148 kişi giriş-çıkış yapabildi. Oysa ateşkes anlaşmasına göre 3 bin 400 kişinin seyahat etmesi planlanıyordu. Bu da anlaşmanın yaklaşık yüzde 33’ünün uygulanabildiğini gösteriyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Hamas’a bağlı hükümet kaynakları ise Refah Kapısı’nın yeniden açılmasına ilişkin herhangi bir vaat bulunmadığını, hatta kısmi bir açılış ihtimalinin bile gündemde olmadığını söyledi.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Refah Kapısı’nın “asılsız güvenlik gerekçeleri ve yalanlar” öne sürülerek kapalı tutulmasının ateşkes anlaşmasının açık ve ciddi bir ihlali olduğunu belirtti. Kasım, bunun özellikle Mısır başta olmak üzere arabuluculara verilen taahhütlerden geri adım anlamına geldiğini ve Gazze’ye uygulanan kuşatmanın daha da sıkılaştırılması çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti. Bu durumun on binlerce yaralının seyahat ederek tedavi görmesini engellediğini söyledi.

Sahada gerilim sürüyor

Sahadaki gelişmelerde ise İsrail saldırıları devam ederek fazla Filistinlinin ölümüne neden oluyor. İsrail ordusu salı günü yaptığı açıklamada 6 Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. Bunlardan üçünün Gazze’nin kuzeyinde “sarı hattı” geçtikleri iddiasıyla vurulduğu, diğer üçünün ise Refah’taki tünellerde bulunan Hamas mensupları olduğu ileri sürüldü.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Filistinli ölü sayısı 656’nın üzerine çıktı. Bunların en az 20’si, İran’la savaşın başlamasından sonra hayatını kaybetti. 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı ise 72 bin 134’e ulaştı.

tyn
Filistinliler, Gazze kentine düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından hayatını kaybeden bir kişinin cenazesini taşıyor. (AFP)

İsrail güçleri, Gazze’de “sarı hattın” her iki tarafında da hava ve topçu saldırıları ile ateş açma eylemlerini sürdürdü. Aynı zamanda ikinci gün üst üste, Han Yunus’un doğusunda özellikle Salahaddin Caddesi’ne yaklaşık 20 metre mesafedeki bölgelerde kalan evlerin buldozerlerle yıkıldığı görüldü.

Bir savaş uçağı, İsrail’in tahliye emri verdiği ve sakinleri tarafından boşaltılan Kuzey Han Yunus’taki bir evi bombaladı. Ayrıca Gazze kentinin güneybatısında, yerinden edilmiş sivillerin çadırlarının yakınındaki boş bir arazide bulunan cep telefonu şarj noktası ve internet hizmeti veren bir alan da hedef alındı.


Suriye İçişleri Bakanlığı, Seraya el-Cevad milislerinin itiraflarının bir kısmını yayınladı

24 Şubat’ta Ceble kırsalında düzenlenen nitelikli bir operasyonda Seraya el-Cevad milislerinin lideri etkisiz hale getirildi. (SANA)
24 Şubat’ta Ceble kırsalında düzenlenen nitelikli bir operasyonda Seraya el-Cevad milislerinin lideri etkisiz hale getirildi. (SANA)
TT

Suriye İçişleri Bakanlığı, Seraya el-Cevad milislerinin itiraflarının bir kısmını yayınladı

24 Şubat’ta Ceble kırsalında düzenlenen nitelikli bir operasyonda Seraya el-Cevad milislerinin lideri etkisiz hale getirildi. (SANA)
24 Şubat’ta Ceble kırsalında düzenlenen nitelikli bir operasyonda Seraya el-Cevad milislerinin lideri etkisiz hale getirildi. (SANA)

Suriye İçişleri Bakanlığı, yaklaşık iki hafta önce Bakanlık tarafından Seraya el-Cevad olarak bilinen örgütün en önemli merkezlerinden birinin hedef alındığının duyurulmasının ardından, dün operasyona ilişkin görüntülü bir rapor yayımladı. Raporda, örgütün sahil bölgesinde ikmal hatları kurduğu, bir operasyon odası oluşturduğu ve devrik rejime bağlı eski milis liderlerinden mali destek aldığı yönündeki itiraflara yer verildi. Bu destekle Suriye İç Güvenlik Güçleri’ne yönelik saldırıların planlandığı belirtildi.

Görüntülü raporda, Lazkiye vilayetine bağlı Ceble kırsalındaki Beyt Aluni ve Besniya bölgelerinde 23 Şubat’ta İç Güvenlik Güçleri tarafından gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlardan görüntüler yer aldı.

Bakanlığa göre operasyon, birkaç gün süren hassas bir istihbarat takibinin ardından Seraya el-Cevad milis grubunun en önemli merkezlerinden birini hedef aldı. Operasyonda sahil bölgesindeki grubun lideri olduğu belirtilen Beşşar Abdullah Ebu Rukiyye ile birlikte iki üst düzey üye öldürüldü, 6 kişi ise gözaltına alındı. Milis gruba ait silah ve patlayıcı deposunun tamamen imha edildiği operasyonda, özel görev kuvvetlerinden bir güvenlik görevlisi hayatını kaybederken bir başka görevli hafif yaralandı.

Bakanlığın yayımladığı görüntülü raporda yer alan itiraflara göre gözaltına alınan kişiler, Mart 2025’te Suriye sahil bölgesinde düzenlenen saldırılara katıldıklarını kabul etti. Şüphelilerden biri, genel güvenlik devriyesine saldırdığını ve çıkan çatışmada bir güvenlik görevlisini öldürdüğünü itiraf etti.

İfadelerde ayrıca, bir operasyon odası kurulduğu belirtildi. İtiraflara göre Seraya el-Cevad milisleri, iş insanı kardeşler Eymen Cabir ve Muhammed Cabir’den mali destek aldı; lojistik ikmalin ise Lübnan üzerinden sağlandığı ifade edildi.

dsvfe
Seraya el-Cevad’ın finansörü iş adamı Muhammed Cabir’in sağ kolu Albay Muhammed Nedim eş-Şab (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye’de devrik rejime yakın isimlerden biri olarak bilinen Muhammed Cabir’in daha önce bir televizyon röportajında, 6 Mart 2025’te Suriye sahil bölgesinde düzenlenen saldırıyı yönettiğini kabul ettiği belirtildi. Öte yandan El Cezire televizyonunda yayımlanan ‘el-Müteharri’ programının elde ettiği belge ve ses kayıtlarının, devrik rejimin önde gelen bazı isimlerinin yeni silahlı gruplar kurarak Suriye İç Güvenlik Güçleri ve orduya yönelik saldırılar planladığını ortaya koyduğu aktarıldı. Suriye İçişleri Bakanlığı’nın ise söz konusu grupların üyelerini takip ettiği ve faaliyetlerini engellemeye çalıştığı ifade edildi.

sdfrg
Dördüncü Tümen Komutanı Gıyas Süleyman Dalla (Sosyal medya)

Seraya el-Cevad adlı silahlı grubun, Lazkiye, Ceble ve Tartus’u kapsayan Suriye sahil bölgesinde faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Örgüt ilk olarak Ağustos 2025’te sosyal medyada yayılan ve Ceble kırsalında İç Güvenlik Güçleri’ne ait bir aracın bombalanmasını gösteren video ile gündeme geldi.

Eylül 2025’te askeri faaliyetlerine resmen başladığını duyuran örgüt, 9 Kasım 2025’te yayımladığı bir videoda Baniyas karakolunu hedef alan ve 27 Ekim 2025’te gerçekleştirildiği belirtilen saldırının görüntülerini paylaştı. Bunu, Ceble Köprüsü’nde güvenlik araçlarını hedef alan başka saldırıların izlediği bildirildi.

sdvfv
Suriye ordusunun 25. Tümeni’nin eski komutanı Süheyl el-Hasan, 21 Mart 2021’de Rus güçleriyle birlikte (Rus medyası)

Söz konusu örgütte, eski rejim güçlerinde görev yapan ve ‘Kaplan’ lakabıyla bilinen Süheyl el-Hasan ile bağlantılı bazı isimlerin de öne çıktığı belirtiliyor. Ayrıca ‘Sahil Kalkanı Tugayı’ olarak adlandırılan grubun lideri Mikdad Fatiha ile bağlantılı kişiler de örgüt içinde yer alıyor. Fatiha’nın, Mart 2025’te Suriye sahil bölgesinde meydana gelen patlama olaylarına karışmakla suçlandığı ve yeni Suriye yönetimine karşı bölgede ortaya çıkan en sert silahlı gruplardan birini yönettiği ifade ediliyor.

Sahil Kalkanı Tugayı, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin hemen ardından sahil bölgesinde ortaya çıkan ilk silahlı grup olarak kaydedildi. Bunu daha sonra üç farklı grup izledi: Seraya el-Cevad, Suriye’yi Kurtarma Askeri Konseyi ve en-Nuhbe Kuvvetleri.

Daha önce yayımladığı bir açıklamada Seraya el-Cevad, Alevi toplumunun dini referansı olarak Yüksek Alevi İslam Konseyi Başkanı Gazal Gazal’ı gösterdiğini duyurdu. Gazal’ın, Aleviler için federal bir yapı kurulması çağrısında bulunduğu da belirtildi.

cxd vdf
Ali Zuheyr İdris, Ammar Madin Yusuf ve Musa Mazhar Miya, geçtiğimiz cumartesi günü Suriye’nin Tartus vilayetinin güvenliğini hedef alan terör eylemleri planlamak ve hazırlamak suçundan suçlu bulunarak tutuklandı. (Suriye İçişleri Bakanlığı)

İç Güvenlik Güçleri’ne bağlı Tartus birimi, 7 Mart’ta Terörle Mücadele Şubesi ile koordinasyon içinde düzenlediği operasyonda Ali Zuheyr İdris, Ammar Madin Yusuf ve Musa Mazhar Miya isimli üç kişiyi gözaltına aldı. Yetkililer, söz konusu kişilerin vilayetin güvenliğini ve vatandaşların emniyetini hedef alan terör eylemleri planlamak ve hazırlamakla suçlandığını açıkladı.

Operasyonun, ‘Ali’ olarak anılan şüphelinin devrik rejim kalıntılarıyla bağlantılı bir terör hücresine liderlik ettiğini ortaya koyan hassas istihbarat bilgilerine dayanarak gerçekleştirildiği belirtildi. Yetkililere göre şüpheli, komşu ülkelerden birinde patlayıcı düzenekler ve patlayıcı maddelerin hazırlanmasına yönelik eğitim aldıktan sonra sabotaj planlarını hayata geçirmek amacıyla yeniden Tartus’a sızdı. Operasyon sırasında ele geçirilen materyallere usulüne uygun şekilde el konulduğu, gözaltına alınan kişilerin ise soruşturmanın tamamlanması için Terörle Mücadele birimine sevk edildiği bildirildi.