İsrail ‘ikinci Münih’ tehdidinde bulundu: Aruri’den önce suikasta uğrayan en önemli kişiler kimlerdi?

Fotoğraf: Majalla
Fotoğraf: Majalla
TT

İsrail ‘ikinci Münih’ tehdidinde bulundu: Aruri’den önce suikasta uğrayan en önemli kişiler kimlerdi?

Fotoğraf: Majalla
Fotoğraf: Majalla

Sami Mubayyed

İsrail Güvenlik Servisi (Şin Bet) Başkanı Ronen Bar, 3 Aralık’ta hükümetin, önlerine Hamas’ı ortadan kaldırma hedefini koyduğunu bildirdi.

Bar, 1972’de Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Olimpiyat Oyunları sırasında İsrailli sporcuların öldürülmesine ülkesinin verdiği tepkiyi hatırlattı.

O dönemde, Münih operasyonunun failleri ‘Kara Eylül’ örgütünün üyeleriydi ve onların bu meşhur operasyonu, İsrail’in dünya çapında birçok Filistinliyi hedef alan bir dizi misilleme amaçlı suikastına yol açmıştı.

Ronen Bar, “Kabine bize Hamas’ı ortadan kaldırma hedefini koydu. Bunu yapmaya kararlıyız. Hamas üyelerini Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da, Türkiye’de, Katar’da her yerde takip edeceğiz. Bu birkaç yıl sürecek ama yapacağız” dedi.

1972 Münih Katliamı’na İsrail’in sert ve acı verici tepkisi yıllar sürdü.

Misilleme operasyonları, Filistin Kurtuluş Örgütü’nden (FKÖ), El Fetih’e, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ne (FHKC) ve İslami Cihad’a kadar Filistinli grupların en iyi gençlerini kaybetmesine neden oldu.

İsrail’in bu tepkisinde uyguladığı yöntemler, hedefler ve coğrafyası Paris, Roma, Beyrut ve Tunus arasında farklılık gösterdi.

İsrail son olarak, 2 Ocak’ta Beyrut’un güney banliyölerinde Hamas’ın Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri’ye hava saldırısıyla suikast düzenledi.

Peki, biz şu an fiili olarak ‘Münih 2024’le mi karşı karşıyayız?

Aruri suikastından başlayarak, İsrail’in 1970’lerden bu yana gerçekleştirdiği en ünlü suikastlar şöyle;

Salih Aruri

Hamas Siyasi Bürosu Başkan Yardımcısı Salih Aruri, Gazze Şeridi’nde savaşın başlamasından 88 gün sonra, dün İsrail’in Beyrut’un güney banliyösünde Filistin hareketinin bir ofisini hedef alan saldırısında öldürüldü.

İsrail, Hizbullah’ın kalesine düzenlenen operasyona ilişkin yorum yapmadı.

Ancak İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, Aruri’nin öldürülmesiyle ilgili doğrudan yorum yapmadan, “Ordu, savunma ve saldırıda alarma geçti. Tüm senaryolara hazırlıklıyız” diye konuştu.

scdewvrg
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, Hamas Siyasi Bürosu Başkan Yardımcısı Salih Aruri (sağda) ve İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nahhale 3 Eylül’de Beyrut'un güney banliyölerinde

Lübnanlı bir güvenlik kaynağı, İsrail’in saldırısında Aruri’nin yanı sıra bazı arkadaşlarının da öldürüldüğünü söyledi, ancak herhangi bir sayı belirtmedi.

Başka bir güvenlik kaynağı da aynı bilgiyi doğruladı ve vurulan binada iki katın yanı sıra en az bir arabanın da hasar gördüğünü açıkladı.

İzzeddin el Kassam Tugayları’nın kurucularından olan Aruri, 15 yıl İsrail hapishanelerinde kaldıktan sonra 2010 yılında sınır dışı edildi.

Aruri, diğer bazı Hamas liderleriyle birlikte Lübnan’da yaşıyordu.

İsrail ordusu, Ekim ayında işgal altındaki Batı Şeria’daki Aruri’nin Arura kasabasındaki evini yıktı.

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, İsrail’in Hamas ofisini vurmasını ‘İsrail’in Lübnan’ı yeni bir çatışmaya sokmayı amaçladığı bir suç’ olarak değerlendirdi.

Mikati ayrıca, Dışişleri Bakanı Abdallah Buhabib’e, Beyrut’a saldırı düzenleyen İsrail’i Birleşmiş Milletler’e (BM) şikayet etme talimatı verdi.

Lübnan ile İsrail arasındaki sınır, İsrail ordusu ile İran’a yakın ve Hamas’ı destekleyen Hizbullah arasında neredeyse her gün saldırı olaylarına tanık oluyor ve bu da savaşın genişleyeceğine dair korkuyu artırıyor.

Gassan Kanafani

Gassan Kanafani, İsrail’in Arap aydınları arasında en ünlü kurbanı ve FHKC’nin simgelerinden biriydi.

8 Temmuz 1972’de Beyrut’ta arabasının tamponunun arkasına yerleştirilen patlayıcıyla öldürüldü.

sdvr
Gassan Kanafani

Suikast, Münih operasyonundan aylar önce, iki ay önceki Lod Havalimanı operasyonuna yanıt olarak gerçekleşti.

Lod Havalimanı operasyon, FHKC tarafından finanse edilen Japon Kızıl Ordusu militanları tarafından gerçekleştirilmişti.

Vail Zuayter (Wael Zuaiter) 

Zuayter, 70’li yılların en ünlü ikinci kurbanıydı.

16 Ekim 1972’de, FKÖ temsilcisi olarak çalıştığı İtalya’nın başkenti Roma’da suikasta kurban gitti.

Münih operasyonuna tepki olarak, bir Mossad görevlisinin 11 kurşunu ile yaşamını yitirdi.

dwer
Vail Zuayter

İsrail’in Nablus’ta defnedilmesine izin vermemesi üzerine, naaşı Yermuk kampına defnedilmek üzere Şam’a nakledildi.

Mahmud Hemşeri

Hemşeri, Fetih’in en parlak gençlerinden biri ve FKÖ’nün Paris’teki temsilcisiydi.

Fransa’nın başkenti Paris’in merkezdeki evinde telefonuna yerleştirilen patlayıcıyla öldürüldü.

sd
Mahmud Hemşeri

Hemşeri ilk olarak, İtalyan gazeteci olduğunu iddia eden bir Mossad ajanı tarafından röportaj talebiyle evinden çıkarıldı.

O yokken evine bomba yerleştirildi. 8 Aralık 1972’de eve girdiği sırada bomba patlatıldı.

Ağır yaralanarak hastaneye kaldırılan Hemşeri, 9 Ocak 1973’te hayatını kaybetti.

İsrail, onu Kara Eylül örgütüne katılmak ve örgütün Fransa’daki şubesine başkanlık etmekle suçladı.

Kemal Advan, Kemal Nasır ve Muhammad Yusuf en-Neccar

Bu üç kişi, İsrail’in 10 Nisan 1973’te gerçekleştirdiği ünlü komando operasyonunda öldürüldü. Hepsi Münih’teki saldırıya katılmakla suçlanıyordu.

Kemal Advan, Fetih Merkez Komitesi’nin üyesi ve Batı Şeria’daki operasyonların lideriydi.

wdev
Kemal Advan, Kemal Nasır ve Muhammad Yusuf en-Neccar

Kemal Nasır, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Sözcüsü ve Filistin es- Sevra (Filistin Devrimi) dergisinin Yazı İşleri Müdürüydü.

El Fetih Hareketi Yürütme Komitesi üyesi olan Ebu Yusuf en-Neccar da, İsrail tarafından iki arkadaşıyla birlikte gözetim altına alındı.

18. yüzyılda bölgede yaşayan İngiliz aristokrat Hester Stahope’un hayatı hakkında bilgi toplamak gerekçesiyle Beyrut’a gönderilen Mossad ajanı, Filistinli liderlerin Verdun Caddesi’ndeki binasının karşısında bir daire kiraladı, pencerelerinden onları izledi, tüm hareketlerini kaydedip fotoğrafladı.

9 Nisan 1973 gecesi, sürat tekneleriyle Beyrut kıyılarına çıkan komandolar, ertesi sabah erken saatlerde suikastları gerçekleştirdi.

Bunların arasında, yıllar sonra İsrail hükümetinin başbakanı olan Ehud Barak da vardı.

Neccar, Advan ve Nasır’a çok yakın bir binada yaşıyordu.

Neccar, karısıyla birlikte yatak odasında vuruldu, Advan ise vurulmadan önce tüfeğiyle karşılık verdi.

Nasır da masasındaydı ve o da öldürülmeden önce suikastçılara ateş etmişti.

Vadi Haddad

FHKC kurucularından ve Filistin direnişinin tarihi sembollerinden biriydi.

28 Mart 1978’de bir çikolata kutusunun içine yerleştirilen zehirle, alışılmadık bir suikast sonucu öldürüldü.

sacdefv
Vadi Haddad

İsrail onu, Haziran 1976’da Paris ile Tel Aviv arasındaki uçuş sırasında Air France uçağını kaçırarak, rotasını önce Libya’ya, sonra da Uganda’ya çevirmek de dahil olmak üzere birçok eylemle suçladı.

Haddad’ın lösemiden öldüğü söylense de, 2006’da İsrailli araştırmacı Aaron J. Klein, Strikeing Back adlı kitabında Haddad’ın öldürüldüğünü ve bundan yalnızca Mossad’ın sorumlu olduğunu yazdı.

Daha sonra İsrailli araştırmacı gazeteci Ronen Bergman, Klein’i teyit ederek beş yıl önce Haddad’ın aslında bir kutu Belçika çikolatasına yerleştirilen zehirden değil, kullandığı diş macununa yerleştirilen zehirden öldüğünü söyledi.

Mossad’ın zehri, İsrail laboratuvarlarında ürettikten sonra diş macunu kutusuna koyduğunu da sözlerine ekledi.

Haddad, İsrail’e göre Paris ile Tel Aviv arasında çalışan Air France ticari uçağını kaçırma olayının beyniydi. Diş macununa zehir karıştırılarak yavaş yavaş öldürüldü.

Ali Hasan Selame

Selame, Yaser Arafat’ın güvenliğinden sorumlu Force 17 olarak bilinen komando birliğinin kurucusuydu.

22 Ocak 1979’da Beyrut’ta suikasta kurban gitti.

Mossad’ın en ünlü liderlerinden biri olan Michel Harari, bir zamanlar ‘Kızıl Prens’ olarak bilinen Selame’yi öldürme operasyonunu üstlenerek, onun hareketlerini izlemesi için Beyrut’a gizli bir ajan gönderdi.

eved
Ali Hasan Selame

Bu ajan, Lübnan’da Filistin kamplarındaki çocuklarla ilgilenen uluslararası bir sivil toplum kuruluşu için çalıştığını iddia etti.

Selame, annesinin doğum gününe giderken evinin yakınında 100 kilogram patlayıcı yüklü otomobilinin infilak ettirilmesiyle öldürüldü.

Amerikan Üniversitesi Hastanesi’ne yaralı olarak nakledildi ve ameliyata alındı. Ancak hayata tutunamadı.

Naci el-Ali

Ünlü bir Filistinli karikatürist olan 49 yaşındaki el-Ali, 22 Temmuz 1987’de bir Kuveyt gazetesinin Londra ofisinin önünde vuruldu.

Naci el-Ali, 29 Ağustos 1987’de, aldığı yaralardan dolayı hastanede hayatını kaybetti.

İlk soruşturmalar, işgal altındaki Kudüs’ten genç bir Filistinlinin tutuklanmasına yol açtı.

Filistinli genç, önce FKÖ için çalıştığını söyledi, ancak daha sonra Mossad için de çalıştığını itiraf etti. Başka bir deyişle çifte ajandı.

Her iki kuruluş da, Ali’nin suikastıyla ilgili suçlamaları reddetti.

İsrail’in Scotland Yard’la iş birliği yapmaması, Ali’yi öldürmeyi planlayan iki ajanın idarecileri olduğu belirlenen üç diplomatın Londra’dan sınır dışı edilmesine yol açtı.

Dönemin Başbakanı Margaret Thatcher, Mossad’ın Palace Green, Kensington’daki ofisini kapattı.

Bu da, herhangi bir açıklama yapılmadan, bu suçun arkasında İsrail’in olduğuna işaret etti.

Halil el-Vezir (Ebu Cihad)

Pek çok kişinin Yaser Arafat’ın ardından liderliği üstleneceğini düşündüğü, Fetih liderlerinin en ünlüsü olan Vezir, 16 Nisan 1988 sabahı Tunus’taki evinde Mossad tarafından öldürüldü.

Onun öldürülmesi, Filistin direnişindeki uzun geçmişine, özellikle de alevleri Aralık 1987’den bu yana hala yanan Birinci İntifada ateşindeki önemli rolüne misilleme olarak gerçekleşti.

sdecvwd
Halil el-Vezir

İsrail Başbakanı Yitzhak Shamir, Vezir’in öldürülmesini emretti ve görevi 1973 Beyrut suikastlarının sorumlusu Ehud Barak’a verdi.

İsrail komando timi, hava desteğiyle Tunus kıyılarına ulaştı ve Vezir’in ikamet ettiği yere doğru hareket etti.

Tim elemanlarından biri güvenlik görevlisinin yanına geldi, turist olduğunu söyleyerek cebinden bir harita çıkardı ve bir adres sordu.

Güvenlik görevlisi haritaya baktığı sırada öldürüldü.

İsrailliler silahlarla eve girerek, Ebu Cihad dahil olmak üzere onun çok sayıda çalışanı ve arkadaşını öldürdü.

Ebu Cihad, intikam duygusuyla 52 kurşun sıkılarak öldürüldü.

Atıf Bseiso

FKÖ ile Batılı istihbarat servisleri arasındaki güvenlik irtibat görevlilerinden biriydi.

8 Haziran 1992 akşamı, Fransa’nın başkenti Paris’te suikasta kurban gitti.

dsverg
Atıf Bseiso

Lübnanlı arkadaşlarıyla akşam yemeğinden sonra otele dönerken bir Mossad mensubu onu durdurdu ve kafasına üç el ateş etti.

Fethi eş-Şikaki

İslami Cihad Hareketi’nin kurucu Genel Sekreteri olan Şikaki, 26 Ekim 1995’te Malta’nın Selime kasabasındaki Diplomat Oteli önünde Mossad tarafından öldürüldü.

Fethi eş-Şikaki
Fethi eş-Şikaki

İki Mossad üyesi, Libya'dan Şam’a dönerken Şikaki’yi silahla vurup öldürdü.

Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.