Hartum, Hamideti’nin Kigali’de kabulünü protesto etmek için büyükelçileri çağırdı

Uçaklar, Vad Medeni’yi patlayıcı varillerle bombaladı. Siviller yaralandı, evler yıkıldı.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Afrika ülkelerine düzenlediği resmi ziyaretler Hartum yönetiminde tepkiye neden oldu.
Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Afrika ülkelerine düzenlediği resmi ziyaretler Hartum yönetiminde tepkiye neden oldu.
TT

Hartum, Hamideti’nin Kigali’de kabulünü protesto etmek için büyükelçileri çağırdı

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Afrika ülkelerine düzenlediği resmi ziyaretler Hartum yönetiminde tepkiye neden oldu.
Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Afrika ülkelerine düzenlediği resmi ziyaretler Hartum yönetiminde tepkiye neden oldu.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Afrika ülkelerine yaptığı ziyaretler, Güney Afrika’dan gelen uçağının Ruanda’nın başkenti Kigali’ye inmesiyle devam etti. Kigali, Kampala (Uganda), Addis Ababa (Etiyopya), Nairobi (Kenya) ve Cibuti'den sonra altıncı Afrika durağı oldu. Bu da Sudan Dışişleri Bakanlığı’nın Kampala ve Nairobi’deki büyükelçilerini resmi olarak Hızlı Destek Komutanı’nı karşılayan ülkelerin başkanlarını protesto etmeye sevk etmesine neden oldu. Hamideti’nin turunun diğer Afrika ve Arap ülkelerine de uzanması bekleniyor.

Sudan Dışişleri Bakanlığı geçtiğimiz iki gün içinde iki ülkedeki Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı’nın resmi kabulünü protesto etmek amacıyla Nairobi ve Kampala’daki büyükelçilerini geri çağırdı. Dışişleri Bakanlığı, iki ayrı açıklama yaparak Hamideti’nin iki başkentteki karşılama töreninin resmi bir tören olduğunu ifade etti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre iki açıklamada, Dışişleri Bakanı Ali Sadık’ın, ‘milis’ liderinin resmi kabulünü protesto etmek amacıyla Nairobi ve Kampala’daki Sudan büyükelçilerini istişareler için çağırdığını söylediği aktarıldı. Belirtilene göre Sadık, Nairobi ve Kampala’nın ‘dağıtılmış güçlerin yaptığı korkunç ihlalleri ve bunların altyapıya, ülkenin yeteneklerine ve vatandaşların mülküne verdikleri yıkımı’ unuttuklarını söyledi. Ayrıca Nairobi’deki Sudan büyükelçisi ile yapılacak istişarelerde, Sudan’a karşı düşman bölgesel güçlerle komplo kurmanın yanı sıra, ‘ülkedeki hain savaşın başlamasından bu yana isyanı desteklemeye ve milis liderlerine ve destekçilerine ev sahipliği yapmaya devam eden Kenya ile ilişkilerinin sonucuna ilişkin tüm olasılıkların ele alınacağını’ belirtti.

Hamideti, Kampala, Addis Ababa, Nairobi ve Pretorya’da resmi törenle karşılandı. Sudan sosyal medya platformları, Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa’nın Hamideti için resmi karşılama töreni düzenlediğini bildirdi. Güney Afrika başkanlık sayfası, Ramaphosa’nın Hemedti’yi ‘Başkan Muhammed Hamdan Daklu’ olarak kabul ettiğini, ardından da geri adım atıp adını Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı olarak değiştirdiğini söylediğini aktardı.

Çatışmalar, yağma ve patlayıcı variller

Vad Medeni’de ise Hızlı Destek Kuvvetleri, Birinci Piyade Tümeni, Konuk Sarayı ve Hükümet Sekreterliği çevresindeki kuvvetlerine takviyede bulunurken, görgü tanıklarının ifadesine göre çok sayıda güç, şehrin yerleşim bölgelerinden ve dışından El-Cezire Eyaleti ile Sennar Eyaleti sınırına doğru çekildi. El-Cezire Eyaleti’nin doğusundaki köylerde yaşayanlar, Hızlı Destek güçlerinin üst üste üçüncü gecedir köylere girmeye çalıştığını söyledi. Ancak vatandaşlar yollarda, köy ve kasaba girişlerinde toplanarak güçlere karşı çıktı ve onları geri püskürttü. Milisler, Umm Alila’nın köyleri ve Rifa’a kentinde araba ve motosikletlere saldırırken, bazı vatandaşların arabalarını da yağmaladı.

Fotoğraf Altı: Vad Medeni şehrinde çatışmalar yıkıma neden oldu. (AFP)
Vad Medeni şehrinde çatışmalar yıkıma neden oldu. (AFP)

Şarku’l Avsat’a konuşan görgü tanıkları, savaş uçaklarının Vad Medeni şehrine şiddetli saldırılar düzenlediğini aktardılar. Görgü tanıkları, uçakların şehrin kuzeyindeki ed-Dabağa mahallesine, bir vatandaşın evine, Shoalah Kulübü yakınındaki bir binaya ve Imperial Otel yakınındaki bir binaya isabet eden bir dizi patlayıcı varil attı. Diğer patlayıcı variller de şehrin mahallelerine düşerek bir kişinin ölümüne, en az bir kadının da yaralanmasına yol açtı. Yaralı sayısına ilişkin kesin bir istatistik yayınlanmadı.

Hızlı Destek Kuvvetleri, ordunun Birinci Piyade Tümeni karargahından çekilmesinin ardından geçen ayın ortasından bu yana başkenti Vad Medeni ile birlikte El-Cezire eyaletini kontrol ediyor. Ordu, kuvvetlerinin geri çekilmesi ve şehrin Hızlı Destek’e devredilmesiyle ilgili koşulları öğrenmek için tümen komutanı Tümgeneral Ahmed et-Tayyib ile birlikte bir soruşturma yürüttüğünü söyledi. Bu soruşturmanın sonuçları henüz açıklanmadı.

Omdurman’da vur-kaç

Başkent Hartum’da askeri uçaklar, başta Hartum’un merkezi olmak üzere eyaletteki üç şehrin üzerinde uçtu. Ordu kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ordunun Omdurman bölgelerinde ilerleme kaydettiğini söyledi. Görgü tanıkları ise gazeteye, Omdurman’ın batısındaki Umm Badda bölgeleri ile Omdurman’ın kuzeyindeki batı şeridi bölgelerinde geçen perşembe akşamından cuma öğleden sonraya kadar ordu ile Hızlı Destek arasında şiddetli çatışmalara tanık olduklarını belirtti. Ayrıca vatandaşlar, Hartum’un güneyindeki Zırhlı Kolordu Komutanlığı yakınlarında aralıklı çatışma sesleri duyduklarını söyledi. Omdurman’ın çeşitli bölgelerinde üç aydır su kesintileri yaşanıyor, elektrik tedariki istikrarsız, vatandaşlar gıda ve sebze kıtlığından şikâyet ediyor ve yüzbinlerce kişi açlık tehdidiyle karşı karşıya.

Fotoğraf Altı: Omdurman, bombalı saldırılar sonucu dumanla kaplandı. (Reuters)
Omdurman, bombalı saldırılar sonucu dumanla kaplandı. (Reuters)

Bir görgü tanığı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Karari mevkii olarak bilinen kuzey Omdurman bölgesinin beş gündür kötü koşullar altında olduğunu ve Karari askeri bölgesinin kuzeyinde konuşlanan ordu ile güneyinde konuşlanan Hızlı Destek güçleri arasında bombardımanın devam ettiğini dile getirdi. Aktarılana göre bu durum, su kesintisine yol açarak vatandaşları bombalamanın ortasında Nil’den su getirmek için riske girmeye zorladı.

Ordu, sakinlerinin çoğunun şehirde kalmayı tercih ettiği Omdurman’ın kuzey bölgelerinin kontrolünü elinde tutuyor. Özellikle de Hızlı Destek’in Vad Medeni ve El-Cezire’nin kontrolünü ele geçirdikten sonra, son zamanlarda diğer bölgelerden vatandaşların buraya kaçması nedeniyle nüfus yoğunluğu arttı. Ayrıca bazı yerinden edilmiş kişilerin bölgeye geri dönmesiyle birlikte bölgeye yapılan yerinden edilmeler de artış gösterdi.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.