Mısır, mülteci sayısını sınırlıyor

Mısır’da 133 ülkeden 9 milyondan fazla mülteci olduğu tahmin ediliyor.

Mısır kabinesi pazartesi günü düzenlediği toplantıda mülteci dosyasını görüştü.  (Başbakanlık)
Mısır kabinesi pazartesi günü düzenlediği toplantıda mülteci dosyasını görüştü. (Başbakanlık)
TT

Mısır, mülteci sayısını sınırlıyor

Mısır kabinesi pazartesi günü düzenlediği toplantıda mülteci dosyasını görüştü.  (Başbakanlık)
Mısır kabinesi pazartesi günü düzenlediği toplantıda mülteci dosyasını görüştü. (Başbakanlık)

Mısır hükümeti, devletin mültecilerin bakımı konusunda üstlendiği ‘mali yükleri’ azaltmak amacıyla, kendi topraklarında ikamet eden mültecilere ev sahipliği yapmanın maliyetini hesaplamaya başladı. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli pazartesi günü hükümetinin bazı üyeleriyle mülteci dosyasını incelemek üzere yaptığı toplantıda, ‘mülteci sayısını denetlemenin, sağlanan hizmetler karşılığında devletin neleri üstlendiğinin belirlenmesinin ve mültecilere bakım faaliyetlerinin belgelerinin toplanmasının’ önemini vurguladı.

Mısır, topraklarındaki mülteci sayısının 133 ülkeden yaklaşık dokuz milyon mülteci olduğunu tahmin ediyor. Sağlık Bakanı Halid Abdülgaffar, toplantıda şunları söyledi:

“Mültecilerin yüzde 50,4'ü erkek, yüzde 49,6'sı kadın. Mısır nüfusunun yüzde 8,7'sine denk geliyorlar. Mültecilerin yüzde 56'sı Kahire, Giza, İskenderiye, Dakahliye ve Dimyat olmak üzere beş valilikte ikamet ediyor. Göçmenlerin yüzde 60'ı yaklaşık 10 yıldır Mısır'da yaşıyor ve yüzde 6'sı da yaklaşık 15 yıl veya daha uzun süredir Mısır toplumuna uyum sağlamış durumda. Yüzde 37'si de sabit bir işte ve yerli şirketlerde çalışıyorlar.”

Ekonomi alanında çalışmalar yürüten Mısır Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Adil Amir, Mısır hükümetinin mülteci sayısına ilişkin envanter çıkarmasının amacını ‘zorlu ekonomik koşullar ışığında devletin taşıdığı mali yükleri hesaplamak ve uluslararası toplumu bu yüklerden payına düşen sorumluluğu almaya çağırmak’ olduğu görüşünde. Amir, Şarku'l-Avsat'a verdiği demeçte şunları söyledi:

"Mültecilere ev sahipliği yapmanın maliyeti, genel bütçe açığı göz önüne alındığında, özellikle mültecilerin de Mısırlılar gibi hizmet almaları, Mısır'ın büyük ülkelerden mali destek alma hakkına sahip olması ve uluslararası kuruluşların ev sahipliği yapmaya devam edebilmesi düşünüldüğünde, Mısır devleti için ağır bir yük. Mülteci sayısını sınırlamanın nedenlerinden biri, gerçek sayı ile Mısır'daki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne kayıtlı sayı arasındaki farkı kapatmaktır."

Hükümet toplantısı sırasında bazı bakanlar, kendi bakanlıklarının mültecilere sağladığı hizmetleri gözden geçirdiler. Tedarik Bakanı Ali Al-Museylihi temel ihtiyaçların sağlanmasına yönelik çabaları vurgularken, Sosyal Dayanışma Bakanı Nevin el-Kabbac da Sivil toplum kuruluşlarının yaptığı gıda, sağlık ve eğitim yardımlarına işaret etti.

Mısır’da mülteci sayısının artmaya devam ediyor. Kahire Amerikan Üniversitesi’nden siyaset bilimi alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Nuha Bekr, Şarku’l-Avsat’a şu değerlendirmede bulundu:

“Mısır'ın mültecilere ev sahipliği yapma konusunda insani rolünü oynayabilmesi için konu bölgesel ve uluslararası bir perspektiften ele alınmalıdır. Ülkeler, Avrupa Birliği gibi büyük bölgesel kuruluşlar bu dosyayı inceliyor ve Dünya Bankası'nın ilgili projeleri daha düşük maliyetle finanse etmede bir rol oynayabileceğini düşünmeye başlıyor."

Mısır, para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle yüksek enflasyondan ve ekonomik krizden mustarip. Bu durum, Mısır’da temel mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki artışına neden oluyor.

Maat Barış, Kalkınma ve İnsan Hakları Vakfı başkanı Eyman Akil, mülteci meselesinin ‘mevcut ekonomik koşullar ışığında Mısır hükümeti için büyük bir zorluk teşkil ettiği’ görüşünde. Akil, Şarku’l-Avsat’a şu açıklamalarda bulundu:

“Mısır hükümetinin mülteciler konusunda karşılaştığı en önemli zorluklardan biri de ekonomik kriz. Mısır'da kafa karışıklığını artıran da bu. Onlara ev sahipliği yapmaya ve ek mali yükler taşımaya devam mı etmeli yoksa bunu yapmayı bırakmalı mı? Bu durumda mülteciler Avrupa ve büyük ülkeler için sorun teşkil edecek. Tahminler Mısır'daki mülteci sayısının dokuz milyonun üzerinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne kayıtlı olanların ise yalnızca 140 ila 160 bin arasında olduğunu gösteriyor. Ayrıca mültecilerden de Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yeterli parası olmadığı için gerekli mali desteği sağlamadığına dair çok sayıda şikâyet alıyoruz."

Akil ayrıca büyük ülkeleri ‘Mısır'a ve mültecilere ev sahipliği yapan bütün ülkelere mali destek sağlamaya’ çağırdı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.