İsrail Mısır-Gazze sınırını işgal peşinde

Mısırlı resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a tüm taraflarla temasların devam edeceğini açıkladı

Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
TT

İsrail Mısır-Gazze sınırını işgal peşinde

Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)

İsrail’in Philadelphia Koridoru’na ve Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne yardımların girişine yönelik sert tavırları, Kahire'de öfkeyi artırırken, Mısırlı resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Gazze’deki çatışmayı ve bunun sonucunda bölgede ortaya çıkan gerilimi kontrol altına almak için tüm taraflarla temaslara devam ediyoruz” dedi. Kaynak, İsrail’in son tavırlarının ve açıklamalarının Tel Aviv’deki kriz durumundan kaynaklandığını söyledi.  

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada ülkesinin, Gazze Şeridi ile Mısır’ı birbirine bağlayan Philadelphia Ekseni’nin askeri kontrolü konusunda henüz bir karar almadığını belirtti. “Hamas hareketini izole etmek için sınır bölgesinin kapatılması, Gazze’de devam eden savaşın hedeflerinden biri” diyen Netanyahu, “Güçlerin Philadelphia Koridoru’na aktarılması da dahil olmak üzere bir dizi seçenek var. Bunlar tartışıldı, ancak henüz bir karar alınmadı” şeklinde konuştu.

Netanyahu, “Philadelphia Koridoru’ndaki açığı kapatmadan Gazze’deki savaşı bitirmeyeceğiz” diyerek, “Silahlar bu güney boşluğundan Gazze Şeridi’ne girebilir” şeklinde konuştu.

Geçen cuma günü İsrail, Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırılamamasından Mısır’ı sorumlu tuttu. Ayrıca İsrail’in avukatı, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı önünde ‘Gazze Şeridi’ne erişimin Mısır üzerinden gerçekleştiğini’ söyledi.

Resmi bir Mısırlı kaynak, bu tür tavır ve açıklamaları, İsrail hükümetinin 7 Ekim’deki Hamas saldırısının ardından ulusal güvenlik kavramının ihlal edilmesiyle İsrail’deki kriz durumuna çözüm bulma arzusundan ve mevcut sağcı hükümetin krizi yönetememesinden kaynaklandığını belirtti.

Kaynak, “Kahire, bu tür durumlar için suçlama ya da uyarıda bulunabilir ama mesele bundan öteye gitmez” diyerek, “Mısır, Gazze’deki savaştan kaynaklanan gerilimlere karşı son derece itidalli ve bilge davranıyor. İsrail, Hamas, ABD ve İran dahil tüm taraflarla temaslar sürüyor” ifadelerini kullandı.

Mısırlı kaynak, “Mısır’ın bu konuda net sabiteleri var; Ateşkes, uluslararası meşruiyet ve iki devletli çözüm kararlarına dayalı bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, Filistin iç cephesinin birleştirilmesi” dedi.

Mısır, savaşı sona erdirmek için sürekli arabuluculuk çabasında bulunuyor. Daha önce İsrail hapishanelerindeki bazı Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında Hamas hareketi tarafından tutulan bazı tutukluların serbest bırakıldığı 7 gün süren bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunmuştu.

Resmi Mısır medyasının daha önceki bir haberine göre bir güvenlik kaynağı, "Kahire ile Tel Aviv arasında Philadelphia Ekseni ile ilgili herhangi bir koordinasyon olduğunu yalanlamıştı. Ancak ABD merkezli Wall Street Journal’ın cumartesi günü yayınladığı bir habere göre İsrail’in eksenle ilgili planları olduğu görülüyor. Gazete, haberinde İsrail’in sınır eksenini kontrol altına almak için askeri operasyon başlatmayı planladığını belirtirken, bu konuda Mısır’a bilgi verdiğini ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd, cumartesi akşamı bir televizyon kanalında yayınlanan bir açıklamasında Mısır’ın hâlâ sınırlarının tam kontrolüne sahip olduğunu vurguladı. Sınırlarla ilgili konuların ilgili ülkeler arasındaki hukuk ve güvenlik anlaşmalarına tabi olduğuna dikkati çeken Ebu Zeyd, “Bu konuyla ilgili her türlü konuşma genellikle incelemeye tabidir ve beyan edilen pozisyonlarla yanıt verilir” dedi.

Mısırlı gazeteci ve Temsilciler Meclisi üyesi Mustafa Bekri, dün (14 Ocak Pazar) X üzerinden yayınladığı bir paylaşımda Netanyahu’nun kabadayılığını eleştirdi. “Mısır sınırlarını iyi kontrol ediyor” diyen Bekri, Netanyahu’yu Mısır’la uğraşmaya karşı uyarırken, “Sınırlarımız kırmızı çizgidir” ifadelerini kullandı.

Selahaddin Koridoru olarak da adlandırılan Philadelphia Koridoru, Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda, kuzeyde Akdeniz’den güneyde Kerem Ebu Salim sınır kapısına yaklaşık 14 km boyunca uzanan bir şerit.

Kahire Üniversitesi’nde Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ahmed Yusuf Ahmed, İsrail medyasında, Philadelphia Koridoru’nu kontrol etme arzusuyla ilgili iyi bilinen planların yanı sıra, Mısır’ın Hamas hareketine silah sağlamaktan sorumlu olduğu ve yardımlarının ulaştırılmasından sorumlu tutulduğu yönündeki resmi olmayan suçlamaların tekrarlanmasıyla birlikte “İsrail'in Gazze savaşındaki davranışı Mısır ile ilişkilerinde gerginliğe yol açtı” dedi. Dr. Ahmed Yusuf’a göre bu durum, Mısır ile olan yükümlülüklerinin açık bir ihlalidir ve elbette bu konu ilişkilerde gerginliğe yol açmıştır.

Prof. Dr. Yusuf, Mısır’ın genel ilkelerden ödün vermeden İsrail ile ilişkilerinde son derece itidalli davrandığını belirtirken, “Tel Aviv, Mısır’dan Philadelphia Koridoru boyunca sensörler yerleştirmesini ve insansız hava araçlarını uçurmasını istedi. Kahire, ilk talebi kabul etti, sonra ise reddetti” dedi. Prof. Dr. Ahmed Yusuf, “İsrail’in yaptığı şey, kesinlikle Mısır’ı İsrail ile ilişkilerini ‘barış anlaşmasını gözden geçirme kapısından değil, potansiyel bir tehlike kaynağı olarak’ yeniden değerlendirmeye itiyor” şeklinde konuştu.

Mısır parlamentosu, kriz hattına dahil olurken, Meclis Başkanı Müsteşar Hanefi Cibali, Gazze Şeridi sakinlerine yardım ulaştırılamaması nedeniyle Kahire’yi sorumlu tutan İsrail iddialarını yalanladı. Cibali, dün genel kurul açılışında yaptığı konuşmada “Bu iddialar tamamen yalandır. Bu, saf bir yalandan başka bir şey değildir. Aksine Mısır’ın bir yandan devam eden çatışmanın çözümünde, diğer yandan da Gazze Şeridi halkının acılarının azaltılmasında oynadığı role ilişkin uluslararası toplumun şahit olduğu somut bir gerçeklikten sapıyor” şeklinde konuştu.

Mısır, dün yardımların Gazze Şeridi’ne girişinin devam etmesini sağlamak için elinden gelen çabayı sarf ettiğini yineledi ve İsrail’i yardımların gelişini engellemekle suçladı. Mısır Devlet Enformasyon Servisi (SIS) Başkanı Diaa Rashwan, yaptığı basın açıklamasında “Refah kapısından yardım girişi, başlangıçtan beri bir engelle karşı karşıyaydı. Bu engel, geçişin malların değil bireylerin geçişine yönelik olmasıydı. Mısır, kamyonların geçişine izin vermek için yoğun ve acil teknik çabalarla bu engeli aştı” dedi.

Rashwan, “İsrail ordusu, Filistin tarafından sınır kapısına uzanan yolları en az 4 kez bombaladı. Bu da ilk aşamada sınır kapısının engellenmesine neden oldu” dedi.

Yetkili, “Yardımların girişlerine ilişkin son 100 gündür devam eden en büyük engel; Gazze Şeridi’ndeki diğer geçiş noktalarını işgal eden İsrail yetkililerinin, Gazze Şeridi toprakları üzerindeki askeri kontrolü nedeniyle, yardımların Filistin tarafına geçmesine izin vermeden önce denetlemeyi geciktirme inatçılığıdır” ifadelerini kullandı.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Filistin Koordinatörü Jamie McGoldrick de geçen cumartesi akşamı BM internet sitesine yayınlanan bir açıklamasında bu durumu doğruladı. McGoldrick, “İsrail’in, yardım kamyonlarının Gazze Şeridi’ne girmesine izin vermek için bireylere ayrılmış Refah sınır kapısını kullanma konusundaki ısrarı, yardım faaliyetlerini engellemektedir” diyerek, diğer sınır kapılarının açılması çağrısı yaptı. McGoldrick, “Geçtiğimiz cuma günü Refah sınır kapısından 2,2 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne 200 yardım kamyonu girdi. Bu, BM’nin bu geçiş yoluyla Gazze Şeridi’ne ulaştırdığı en büyük sayıdır” şeklinde konuştu.

SIS Başkanı ise Mısır tarafındaki Refah kapısının saldırı günlerinde ve öncesinde bir an bile kapatılmadığını ifade etti. Diaa Rashwan, “Refah kapısından Gazze’ye şu ana kadar 7 bin ton tıbbi yardımın yanı sıra 50 bin ton gıda, 20 bin ton su, 1000 çadır ve ihtiyaç malzemesi, 11 bin ton diğer yardım malzemesi, 88 yeni ambulans, 4,5 bin ton akaryakıt ve ev gazı ulaştırıldı” dedi. Şu ana kadar Refah’tan Gazze Şeridi’ne geçen tırların toplam sayısının ise 9 bine ulaştığına dikkati çekti.

Rashwan, “Aynı dönemde Mısır, 23 bin Filistinli, yabancı uyruklu ve çifte uyruklu kişinin geçişine ek olarak, Gazze’den bin 210 yaralı ve hastayı, yaklaşık bin 85 refakatçiyle birlikte Mısır hastanelerinde ve diğer bazı ülkelerde tedavi edilmek üzere kabul etti. 2 bin 623 Mısırlı da Gazze Şeridi’nde mahsur kaldı” açıklamasında bulundu.

Philadelphia Koridoru nedir?

Mısır yıllardır devam eden yasadışı geçişleri durdurmak için 2014 yılından beri Gazze Şeridi ile olan tünelleri kapatmaya çalışmış ve sınır şeridini tamamen boşaltarak Refah Şehri’ni yeni bir lokasyonda yeniden inşaa etmişti.

Oslo Görüşmeleri’ne göre doğrudan İsrail ordusu kontrolünde kalan yaklaşık 100 ila 200 metre genişliğindeki alanı kapsayan koridor Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınır boyunca uzanmaktadır. 2005 yılına kadar İsrail kontrolü altındaki yer alan sınır koridoru, bu tarihten itibaren kontrollü olarak Mısır’a bırakılmıştır. Ancak öncesinde 2004 yılının eylül ayında gerçekleştirdiği “Gökkuşağı Operasyonu” sırasında İsrail, bu koridor içindeki en az 1600 evi yerle bir etmiştir. Ayrıca söz konusu koridorun altına kazılan tünellerden silah kaçakçılığı yapıldığı yönündeki iddialara binaen bunu önlemek için duvarları ve zırhlı karakolları olan bir tahkimat sistemi kurmuştur. 2005 yılının eylül ayında İsrail ordusu Philadelphia Koridoru’nun kontrolünü günümüzde bölgenin güvenliğinden ve herhangi bir kaçakçılığın önlenmesinden sorumlu olan Mısır ordusuna teslim etmiştir. 2009 yılının ocak ayında İsrail, Dökme Kurşun Operasyonu adını verdiği saldırıda, söz konusu koridor içindeki 300 tane tüneli bombalayarak imha etmiştir. Ancak sonrasında bu hat üzerinde açılan yeni tünellerin varlığı sebebiyle bu kez Mısır yönetimi 2014 yılından itibaren bölgedeki tünellere yönelik operasyonla tümünü yerle bir etti.

Mısır tarafındaki sınır şeridinde olayların ortaya çıkmasından bu yana yoğun güvenlik önlemleri alındı. Mısır Ordusu Keşif Kolordusu eski Başkanı Tümgeneral Nasr Salim, “İsrail’in Gazze Şerdi’nde tüm uluslararası hukuku çiğneyecek ve ihlal edecek şekilde hareket ettiği” bilincine rağmen “Mısır’ın, sınırlarındaki hiçbir ihlali kabul etmeyeceğini “ vurguladı.

Şark’ul Avsat’a konuşan Salim, “Mısır’ın Gazze Şeridi ile olan sınırı tamamen güvenlik altındadır ve bu sınıra tünel açılması mümkün değildir. Dolayısıyla İsrail’in hamlelelerinin, farklı alanlarda kontrol ve varlık gösterme hedefine ulaşmaktan başka bir anlamı yoktur”  ifadelerini kullandı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyine girdiği bölge “Camp David” Anlaşması kapsamında yer alması ve İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesinin ardından Filistin kontrolüne geçmeden önce tampon bölge olması nedeniyle izleniyor. Uzunluğu yaklaşık 14 km olup Kerem Ebu Salim geçişinden Akdeniz’e kadar uzanıyor.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.