İlaç diplomasisi: Mısır-Katar arabuluculuğunun çözüm adımı mı yoksa İsrail propagandası mı?

Fransız ilaç sevkiyatı Refah üzerinden Gazze Şeridi'ne girdi

Filistinliler güney Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampındaki tahrip edilmiş bir bölgede yürüyorlar (EPA)
Filistinliler güney Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampındaki tahrip edilmiş bir bölgede yürüyorlar (EPA)
TT

İlaç diplomasisi: Mısır-Katar arabuluculuğunun çözüm adımı mı yoksa İsrail propagandası mı?

Filistinliler güney Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampındaki tahrip edilmiş bir bölgede yürüyorlar (EPA)
Filistinliler güney Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampındaki tahrip edilmiş bir bölgede yürüyorlar (EPA)

İsrail, insani yardımın geçen Ekim ayında Gazze Şeridi'ne girmeye başlamasından bu yana ilk kez, İsrailli rehinelere ilaç teslimi karşılığında, olağan denetim prosedürlerine tabi olmaksızın, Mısır Refah kapısından ilaç ve yardım malzemesi geçişini kabul etti.

“Gazze'deki esir takası ile ilgili siyasi arabuluculuk sürecinde bir "belirsizlik" durumu hâkim olsa da gözlemciler yeni anlaşmayı Mısır-Katar arabuluculuğundan ayrı olarak değerlendirdiler ancak 7 Ekim’den bu yana Filistinli örgütlerin elinde rehin bulunan onlarca İsraillinin esaretlerinin sona erdirilmesi için "yeni bir anlaşmanın daha da geliştirilmesi" olasılığına dikkat çektiler. İsrail hükümetinin rehinelerden hiçbirine canlı olarak ulaşamamasının ardından, uluslararası eleştirilerin artmasına da neden olan "Gazze Şeridi'ndeki ablukayı sıkılaştırmayı ve yardım girişini engellemeyi" amaçlayan tedbirlerine ek olarak, 100 günden fazla askeri operasyonlar sürüyor. Bu bağlamda gözlemciler, "yeni anlaşmanın İsrail hükümetinin Tel Aviv'deki imajını iyileştirmek ve uluslararası eleştirilere karşı koymak için bir propaganda aracı olarak kullanılacağına" dikkat çektiler.

Salı akşamı Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Hamas arasında, İsrailli rehinelere ilaç temin edilmesi karşılığında Gazze halkına ilaç ve insani yardımın ulaştırılmasını içeren bir anlaşmaya varılmasında Fransa ile iş birliği içinde arabuluculuğun başarısını duyurdu. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari yaptığı açıklamada, “İlaç ve yardımlar, Gazze Şeridi’ne nakledilmesi için çarşamba günü Katar Silahlı Kuvvetlerine ait iki uçakla Mısır'ın el-Ariş kentine gönderilecek” dedi.

Geçtiğimiz pazar günü Amerikan CNN televizyonu, kimliği açıklanmayan bir yetkiliden: "Müzakereciler, Gazze Şeridi'nde 40'tan fazla rehineye ilaç dağıtımına izin verecek bir anlaşmaya vardı. Hamas Gazze'deki hastanelere daha fazla ilaç gönderilmesi halinde anlaşmayı uygulamayı kabul etti” ifadelerini yayınladı. İsrail Başbakanlık Ofisi'nin "X" hesabında çarşamba günü "Benjamin Netanyahu'nun talimatları ve MOSSAD yöneticisinin İsrailli rehinelere ilaç sağlanması konusunda Katar ile yaptığı anlaşmaya dayanarak, İsrail'de hazırlanan ve rehinelerin tıbbi ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan listeye göre, Fransa'dan satın alınan ilaçları taşıyan iki Katar Hava Kuvvetleri uçağı Mısır'a gidecek. Uçaklar Mısır'a vardığında Katar temsilcileri ilaçları Gazze Şeridi'ndeki nihai varış noktalarına taşıyacak" denildi.

İsrail askerleri Batı Şeria'da Filistin Kızılayı'na ait bir ambulansı arıyor (AP)
İsrail askerleri Batı Şeria'da Filistin Kızılayı'na ait bir ambulansı arıyor (AP)

Şarku’l Avsat’ın Yediot Ahronot gazetesinden aktardığı habere göre, ilaç sevkiyatı İsrail tarafından incelenmeden Gazze Şeridi’ne girecek ve Hamas’ın elindeki rehinelerle birlikte sivillere ulaştırılacak. Gazze'deki rehinelere dağıtılacak ilaçlar, onları 3 ay boyunca tedavi etmeye yeterli olacak ve bu süreden önce serbest bırakılmamaları halinde Paris, bu girişimi tekrarlamak istiyor.

Ayrı bir anlaşma

Mısır Dışişleri Bakanlığı İsrail Dairesi Müdürü ve Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Haridi ise ilaç sevkiyatının İsrail tarafından olağan denetim prosedürleri olmadan girişine ilişkin Şarku’l Avsat’a: “Bu ayrı bir anlaşmadır ve Gazze'de ikinci bir ateşkes sağlanmasına ilişkin herhangi bir görüşmeyle bağlantılı değildir. Bu anlaşmadaki öncelikli çıkar İsrail'deki kamuoyu desteğidir" dedi ve Netanyahu'nun tutukluların ailelerine "bu mahkumların kaderi hakkında endişe duyduğu ve sağlıklarını korumak için her türlü imkanı kullandığı" mesajını iletmeye çalıştığını kaydetti.

İlaç sevkiyatına ilişkin anlaşmanın, İsrail ile Filistinli örgütler arasında tutuklu değişimine ilişkin Mısır-Katar arabuluculuğunun çözüm göstergesi olabileceği ihtimaline ilişkin olarak eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı “Esir anlaşmasının ileri taşınmasının ve Gazze Şeridi'nde savaşın durdurulmasına yol açacak yeni bir insani ateşkesin sağlanmasının gerekli olduğunu” belirtti. Geçtiğimiz aylarda süren savaşın tutukluları serbest bırakma hedefine ulaşamaması ve gelecekte bu hedefe ulaşma ihtimaline dair herhangi bir göstergenin bulunmaması nedeniyle İsrail Başbakanı'nın "başının belada" olduğuna dikkat çeken Bakan eski yardımcısı, dolayısıyla "diplomatik çabaların başarısı ve mahkumların durumları, Netanyahu'nun Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabalarına daha iyi yanıt vermesi yönünde baskı oluşturacak ek bir faktör olabilir” dedi. Haridi, Hamas'ın iyi niyet göstergesi olarak sağlık durumu kritik olan ve hastanelerde tedavi gerektiren tutukluları serbest bırakacağını ve bunun tamamlanması halinde "Filistin direnişi için siyasi, diplomatik ve insani bir kazanç" olacağına işaret etti.

Rehinelerin ailelerinden oluşan "Onları Hemen Evlerine Gönderin" grubunun 9 Ocak'ta yayınladığı rapora göre rehinelerin en az üçte biri kronik hastalıklardan mustarip ve tedaviye ihtiyaç duyuyor.

İsrail'in Batı Şeria'daki Tulkarm şehrine düzenlediği baskında askeri araçlar (EPA)
İsrail'in Batı Şeria'daki Tulkarm şehrine düzenlediği baskında askeri araçlar (EPA)

Hamas, 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği saldırıda yaklaşık 240 kişiyi rehin aldı, ardından Mısır-Katar arabuluculuğu ve ABD'nin koordinasyonuyla geçen Kasım ayında bir haftalık ateşkes sırasında 100'den fazlasını serbest bıraktı. İsrail'in tahminleri, Hamas ve diğer örgütlerin açıklamalarına "yaklaşık 130 rehinenin hâlen Gazze Şeridi'ndeki Filistinli örgütlerin elinde olduğunu, ancak bunlardan en az 25'inin İsrail’in Gazze’yi bombalaması sonucu öldüğünü" gösteriyor. Geçtiğimiz ay bu rehinelerden üçü İsrail işgal ordusu tarafından yanlışlıkla açılan ateş sonucu vurularak öldürülürken, İsrail güçleri, onları kurtarmak için gerçekleştirdiği birçok başarısız operasyonun ardından bazı rehinelerin cesetlerine ulaştı.

Ateşkes

Öte yandan Hamas hareketinin lideri Mahmud Merdavi, "Hareketin, Gazze Şeridi'nde ateşkes olmadan İsrail'le esir değişimi anlaşmalarına ilişkin herhangi bir öneriyi tartışmayacağını ve hareketin her durumda mahkumların serbest bırakılması karşılığında geçici ateşkesleri kabul edeceğini” ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre Merdavi çarşamba günü: “Arabulucular aracılığıyla gelen teklifler durmuyor; ancak tam ateşkesi içermeyen hiçbir öneri tartışılmayacak ve biz de konumumuzdan geri adım atmayacağız. Ateşkes ve çekilmeden önce müzakere olmaz, sonrasında her türlü teklifi alırız. İsrail mahkumlarının serbest bırakılması karşılığında herhangi bir geçici ateşkesi kabul etmeyeceğiz. Esirleri serbest bırakmak için ilk yapılacak şey bir ateşkes, direniş bu işgalin 100 gün boyunca başarısız olduğunu gösterdi” dedi.

Axios haber sitesi ABD’de bir kaynağın ve diğer yetkililerin geçen hafta “Tutuklularla ilgili müzakereler, Hamas'ın hareketin lideri Salih el-Aruri'nin Beyrut'ta öldürülmesi nedeniyle birkaç gün askıya alınmasının ardından bu hafta yeniden başladığını” söylediklerini aktardı.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.