Gazze savaşı: Mısır yeni bir esir değişim anlaşmasını olgunlaştırmak için harekete geçti

Kahire'deki kaynaklar taraflarla istişarelerin "ileri aşamalara" geçtiğini doğruladı.

Çekilen bir fotoğraf, güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'un üzerinde dumanların yükseldiğini gösteriyor (AFP)
Çekilen bir fotoğraf, güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'un üzerinde dumanların yükseldiğini gösteriyor (AFP)
TT

Gazze savaşı: Mısır yeni bir esir değişim anlaşmasını olgunlaştırmak için harekete geçti

Çekilen bir fotoğraf, güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'un üzerinde dumanların yükseldiğini gösteriyor (AFP)
Çekilen bir fotoğraf, güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'un üzerinde dumanların yükseldiğini gösteriyor (AFP)

Kahire, İsrail ile Filistin direniş grupları arasındaki çatışmayı durdurmak ve esir değişimi anlaşması için Gazze'deki savaşın ilgili taraflarıyla iletişimlerini yoğunlaştırıyor. Mısır'ın arabuluculuk çabaları hakkında bilgi sahibi olan Mısırlı kaynaklar cuma günü, "İlgili taraflarla mevcut temas ve istişareler devam ediyor, uzun bir ateşkes ve her iki tarafta çok sayıda esir değişimini içeren yeni bir anlaşmaya varmak çok yakın" açıklamasında bulundular.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, istişarede bulunulan teklifin ‘ilgili tarafların çıkarlarını, mevcut zorlukları ve beyan edilen pozisyonları dikkate aldığını’ açıklayarak “Mısır'ın savaşı durdurma ve sonrasındaki aşamaya yönelik düzenlemeleri içeren önerisine alternatif olmayacak. Daha ziyade, çatışmaları durduracak ve bölge sakinlerinin acılarını hafifletecek ortamı oluşturma çabalarının bir parçası olacak" dediler.

İsrail bombalamasının ardından kuzey Gazze'deki binalar yıkıldı (AFP)
İsrail bombalamasının ardından kuzey Gazze'deki binalar yıkıldı (AFP)

Kahire, Hamas yetkilisi Salih el-Aruri'nin Beyrut'ta öldürülmesinden önce, ateşkesle sonuçlanan birbirini izleyen ve birbiriyle bağlantılı 3 aşamayı içeren öneriler sunmuştu. Ancak el-Aruri suikastının ardından arabuluculuk çabalarında ve görüşmelerde durgunluk yaşandı.

Kaynaklar, Mısır'ın ‘mevcut durumun zorluğuna rağmen olumlu göstergeler aldığını’ ancak anlaşmanın son hali için hala ‘olgunluk aşamasında’ olduğunu belirterek, Mısırlı arabulucu tüm tarafların onayladığı Mısır mesajının durumu sakinleştirmeye yönelik çabalara yanıt vermenin önemini ve ‘krizden çıkış yolu için müzakere yapmanın alternatifi olmadığını’ içerdiğini ifade etti.

Anlaşma netleşiyor

Öte yandan Amerikan medyası esir ve tutukluların değişimine yönelik arabuluculuk sürecine dair iddiaları yeniden gündeme getirdi. Perşembe akşamı Amerikan NBC haber kanalı, yetkililerin Gazze Şeridi'ndeki tutukluların serbest bırakılmasına yönelik yeni bir anlaşmanın olabileceğini düşündüklerini ifade ederek üst düzey bir Amerikalı yetkili, iki İsrailli hükümet yetkilisi ve bir Arap diplomatın ‘tutukluların aşamalı olarak serbest bırakılacağını’ söylediğini ancak yetkililerden birinin “Önerilen teklifle ilgili tartışmaların ne kadar ciddi olduğu belli değil" dediğini aktardı.

İsrailli bir yetkiliye göre, önerilen anlaşmanın hükümlerinden biri, tutukluların aşamalı olarak serbest bırakılması için 90 günlük bir süre belirlenecek ve kalıcı bir ateşkese yol açacak. Yetkili, Hamas'ı Gazze'de ‘askeri mekanizmasıyla birlikte iktidarda tutmaya yönelik herhangi bir önerinin kesinlikle kabul edilemez’ olduğunu vurguladı.

Hamas ise kendi şartları dışında esirleri serbest bırakmayı reddediyor. Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin çeşitli vesilelerle yaptığı açıklamalarda, işgal hapishanelerindeki tüm Filistinli tutuklular serbest bırakılmadıkça İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki esirleri geri almayacağını vurguladı. Filistinli gruplar, geçici ateşkes müzakerelerini reddettiklerini ve tam bir ateşkes ve ‘hepsi için herkes’ ilkesine göre mahkumların değişimi konusundaki ısrarlarını defalarca teyit ettiler.

Filistinli sağlık görevlileri, Gazze'deki Meğazi kampına düzenlenen hava saldırısının ardından diğerleriyle birlikte beyaz çarşaflarla kaplı cesetleri ambulansın içine yerleştiriyor (Reuters)
Filistinli sağlık görevlileri, Gazze'deki Meğazi kampına düzenlenen hava saldırısının ardından diğerleriyle birlikte beyaz çarşaflarla kaplı cesetleri ambulansın içine yerleştiriyor (Reuters)

Öte yandan İsrail'in kalıcı bir ateşkesten bahsetmeyi defalarca reddetmesine rağmen; İsrail ordusunun eski genelkurmay başkanı ve savaş konseyinin şu anki üyesi Gadi İzenkot farklı bir tutum sergiledi. Perşembe günü İsrail merkezli Kanal 12'ye verdiği röportajda İzenkot, esirlerin iadesi için yeni bir askeri operasyona karşı çıktı ve “Hamas'la bir anlaşma yapılmadan kaçırılan insanların yakın gelecekte canlı olarak geri getirilmesi imkansızdır. Hala çaba gösteriyoruz ve her fırsatı değerlendiriyoruz. Ama ihtimal çok küçük” dedi. Gazze'deki Hamas lideri Yahya es-Sinvar'ı ortadan kaldırma fırsatını kaçırma pahasına bile olsa mahkumlara zarar vermekten kaçınmanın gerekli olup olmadığı sorusuna yanıt olarak İzenkot, “Kesin bir dille evet” dedi.

Krizin çözümü

Uluslararası ilişkiler profesörü, Ulusal Ortadoğu Araştırmaları Merkezi başkan yardımcısı ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fehmi ise arabuluculuk çalışmalarını, Gazze’de esir değişimi de dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesine yönelik kapsamlı bakış açısına odaklanan Mısır yolu ve Katar arabuluculuğunun aktif olduğu ikinci yolun yanı sıra son günlerde ortaya çıkan ve insani boyuta odaklanan uluslararası bir yol olarak şu anda 3 yolda yürütüldüğünü belirtti. Fehmi, Şarku'l Avsat'a Mısır arabuluculuğunun son zamanlarda krizin boyutlarını ortadan kaldırmaya, siyasi ve güvenlik yolları arasında uyum sağlamaya çalıştığını açıklayarak, Mısır bakış açısının ‘Filistinlilerin kabulünü ve İsrail'in tepkisini kazandığına’ işaret ederek şöyle dedi:

“Mısır iletişimleri yakın zamanda, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşmiş Milletler’in, Gazze Şeridi'ndeki insani durumu iyileştirmeye ve kapsamlı bir esir sağlamaya yönelik iki yolu üzerine odaklandı”.

Yerinden edilmiş bir ailenin üyeleri, Han Yunus'taki Nasır Hastanesi yakınındaki bir kampta çadırların yanında oturuyor (AP)
Yerinden edilmiş bir ailenin üyeleri, Han Yunus'taki Nasır Hastanesi yakınındaki bir kampta çadırların yanında oturuyor (AP)

Fehmi, savaş sonrası kapsamlı bölgesel bir yakınlaşmaya girileceğini savunarak ‘durumun yakında çözülmesini’ beklediğini ve Filistinli grupların kabul yolunda ilerlediğini belirtti. İsrail'in ve Hamas hareketinin ‘sert söylemi’nin öncelikle propaganda ve politik olduğuna dikkati çekerek Filistin yönetiminin, Akabe’deki son Mısır-Ürdün-Filistin üçlü zirvesinin ardından bu yolda yoğun temaslar yapmaya başladığını ifade etti.

Geliştirilebilir bir senaryo

Gazze Şeridi'nde Mısır ve Katar'ın arabuluculuğu ve ABD'nin koordinasyonunda bir hafta süren geçtiğimiz Kasım ayındaki tek ateşkesin sonunda, Gazze Şeridi'nde 100'den fazla esir serbest bırakıldı. Üç ülke, 105 gündür devam eden çatışmaları sonlandırmak için yeni bir ateşkesi kabul ettirmeye çalışıyor.

İsrail'in tahminleri, Hamas ve diğer grupların birçok kez duyurduğu bilgilere göre, yaklaşık 130 esirin hâlâ Gazze Şeridi'nde olduğunu, ancak bunlardan en az 25'inin Gazze’nin bombalanması esnasında İsrail’in saldırıları sonucunda öldüğünü gösteriyor.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde yardımcı araştırmacı olan Mühab Adil Hasan, geçici bir ateşkese ulaşmanın ve bir mahkûm değişim anlaşmasının kabul edilmesinin ‘savaş sonrası Gazze Şeridi’nin yönetimi ve çatışmanın çözüm yollarına dair kabul edilebilir bir senaryoya ulaşmak için geliştirilebilecek ve üzerine inşa edilebilecek bir geçiş senaryosunu temsil ettiğine’ inanıyor. Hasan, yakın zamanda merkezin web sitesinde yayınlanan bir analizde, Filistinli grupların İsrail hapishanelerindeki Filistin tutukluların serbest bırakılması karşılığında İsrailli askeri tutuklular hariç sivilleri serbest bırakarak bir önceki ateşkese benzer bir ateşkes anlaşmasını kabul etme olasılığına dikkat çekti.



Lübnan, Gazze'dekine benzer bir "sarı hat" senaryosuyla karşı karşıya

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
TT

Lübnan, Gazze'dekine benzer bir "sarı hat" senaryosuyla karşı karşıya

İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (Reuters)

İsrail, Güney Lübnan'da Gazze Şeridi'ndeki sınır hattına benzer bir “sarı hat” uygulamayı planlıyor. İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyini tamamen işgal etme ve Litani Nehri'ni İsrail'in yeni sınırı haline getirme yönündeki İsrail hükümetinin talebini reddetti. Ordu, Litani Nehri'ni, hükümetin geri çekilme kararını verene kadar geçici olarak “sarı hat” olarak adlandırdığı ve gözetlediği bir “ateş hattı” haline getirmekle yetineceğini belirtti.

İsrail ordusu, Lübnan topraklarına kıyıdan 14 kilometre uzanan Ras el-Beyada'yı işgal ettiğini doğruladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre amaç, bir yandan kuzeye yönelik kara saldırıları için harekat noktası oluşturmak, diğer yandan da yüz binlerce yerinden edilmiş insanın güneydeki evlerine dönüşünü engellemek.

Savaşın başlamasından bir ay sonra, Lübnan'a gelen döviz akışı azaldı; rakamlar, havale miktarının yüzde 5'in üzerinde bir düşüş gösterdiğini ortaya koyarken, bu oranın yüzde 15'e kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Ekonomi Bakanı Amir el-Bassat, “yoğun göçün etkisiyle ekonomik daralma ve gelirlerde düşüş yaşandığını, işsizlik oranlarında ise belirgin bir artış olduğunu” belirtti. Bakan, “göstergelerin kötüleştiğini” açıklayarak, para akışındaki yavaşlamayla paralel olarak daralmanın yüzde 7 ile 10 arasında olduğu tahmininde bulundu.


Irak, kendi topraklarında gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti

Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
TT

Irak, kendi topraklarında gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti

Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)
Yeni mezun Irak subayları, 6 Ocak 2026'da Bağdat'taki Askeri Kolej'de düzenlenen Ordu Günü kutlamaları sırasında askeri geçit töreninde (AFP)

Irak yaptığı açıklamada, ABD büyükelçiliğinin İran'a bağlı silahlı grupların yakında Bağdat'ın merkezinde saldırılar düzenleyebileceği uyarısının ardından, topraklarında herhangi bir gerginliğin artmasını önlemek için "azami çaba gösterdiğini" teyit etti.

Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, hükümetin «herhangi bir gerginliğin tartmasını önlemek... diplomatik misyonları, yabancı menfaatleri ve vatandaşları korumak, iç istikrarı sağlamak için azami çaba sarf ettiğini» belirtti ve «Irak topraklarının herhangi düşmanca bir eylemin üssü olarak kullanılmamasını engellemek için gerekli adımları atmaya devam edeceğini» vurguladı.

Washington Büyükelçiliği dün sabah, milis grupların önümüzdeki saatlerde saldırılar düzenleyebileceği uyarısında bulunmuş ve savaşın başlangıcından bu yana “Irak topraklarında meydana gelen veya buradan başlatılan terör saldırılarını önleyemediği” için Bağdat hükümetini eleştirmişti.


Amerika-Irak ilişkileri dönüm noktasında

Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
TT

Amerika-Irak ilişkileri dönüm noktasında

Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)
Iraklılar, Erbil'in dışındaki bir petrol deposunda 1 Nisan 2026'da meydana gelen ve İHA saldırısı olduğundan şüphelenilen olayın ardından inceleme yapıyor (AFP)

ABD-Irak ilişkileri, dün Washington’un Bağdat Büyükelçiliği’nin yaptığı sert uyarıların ardından yeni bir dönüm noktasına geldi. Büyükelçilik açıklamasında, ABD vatandaşlarının Irak’ı “derhal” terk etmeleri çağrısı ve İran ile ittifak halindeki milis gruplarının 24 ila 48 saat içinde saldırı düzenleme olasılığına dair uyarı yer aldı.

Diplomatik gerilim, Amerikan tesislerine yönelik saldırıların failleri hakkında bilgi verenlere 3 milyon dolarlık ödül verileceğinin açıklanması ve Enbar ile Ninova'daki silahlı grupları hedef alan hava saldırılarının herhangi bir can kaybı bildirilmemesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Irak hükümetinin eski bir danışmanı, isminin açıklanmaması kaydıyla Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD Büyükelçiliği’nden yapılan uyarının «Bağdat’ın silahlı gruplara karşı kararlı önlemler alma kabiliyetine duyulan güvenin azaldığının bir göstergesi olduğunu» söyledi. ABD politikasının “hükümete hareket alanı tanımaktan, net bir tutum sergilemesi için doğrudan baskı uygulamaya geçtiği” değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşılık, koalisyon hükümeti, Irak'ın egemenliğinin ihlal edilmesini reddederek, ülkenin topraklarının komşu ülkelere saldırmak için kullanılmasını engelleyeceğini vurguladı.