Mısır'ın Somali'ye verdiği destek, Etiyopya'nın Kızıldeniz'deki hareketlerinin ‘kısıtlanmasına’ katkıda bulunuyor mu?

Kahire, ‘egemenliğinin ihlal edilme’ girişimlerine karşı Mogadişu ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya ile Somaliland anlaşmasını iptal eden bir yasayı imzalıyor. (Somali Cumhurbaşkanlığı)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya ile Somaliland anlaşmasını iptal eden bir yasayı imzalıyor. (Somali Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'ye verdiği destek, Etiyopya'nın Kızıldeniz'deki hareketlerinin ‘kısıtlanmasına’ katkıda bulunuyor mu?

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya ile Somaliland anlaşmasını iptal eden bir yasayı imzalıyor. (Somali Cumhurbaşkanlığı)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Etiyopya ile Somaliland anlaşmasını iptal eden bir yasayı imzalıyor. (Somali Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ve Somali, Afrika Boynuzu bölgesinin, Etiyopya ile Somaliland arasında Kızıldeniz'de ticari bir liman ve askeri üs kurulmasına yönelik ilk anlaşmanın ardından artan gerilime tanık olduğu bir dönemde diplomatik koordinasyonu güçlendirdi. Söz konusu anlaşma Somali hükümeti tarafından şiddetle reddedildi. Kahire ise bu anlaşmayı ‘Somali ulusal egemenliğinin ve uluslararası hukukun ihlali’ olarak değerlendirdi.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Uganda'nın başkenti Kampala'da düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi’nin oturum aralarında Perşembe akşamı Somali Dışişleri Bakan Vekili Ali Muhammed Ömer ile bir araya geldi. Şukri görüşmede, Mısır'ın hem halk hem de resmi düzeydeki derin tarihi bağları nedeniyle Somali ile ilişkilere verdiği önemi vurgulayarak, ‘Mısır'ın Somali ile egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihlal edilme girişimlerine karşı dayanışma içinde olduğunu’ belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Şukri, ‘Mısır'ın Somali'nin güvenliğine ve istikrarına verdiği önemi ve Somali'nin ulusal kadrolarını oluşturmasına, kalkınma planlarını uygulamasına ve istikrarını desteklemesine yardımcı olmak için Mısır'ın yetenek ve kabiliyetlerinden yararlanmaya hazır olduğunu’ yineledi.

Ömer ise Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi'nin acil oturumunda yayınlanan ve Arap ülkelerinin Somali ile dayanışmasını ifade eden açıklamayı memnuniyetle karşıladı. Ayrıca birçok Afrika ülkesinin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumlarına da övgüde bulundu.

Şukri, Çarşamba günü Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında Etiyopya'nın “bölgesel çevrede kaos tohumlarının kaynağı haline gelen tek taraflı politikalarının” sonuçları konusunda uyarıda bulunmuştu.

Mısır ve Somali heyetleri, Uganda'nın başkenti Kampala’da düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi oturum aralarında yapılan görüşmelerde. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır ve Somali heyetleri, Uganda'nın başkenti Kampala’da düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi oturum aralarında yapılan görüşmelerde. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Şukri'nin şu sözleri aktarıldı:

“Etiyopya'nın Somaliland ile anlaşma imzalaması, Mısır'ın bu hareket ve politikaların bölgenin istikrarı ve ülkeleri arasındaki ilişkilerde gerilimin artması üzerindeki etkisine ilişkin bakış açısının geçerliliğini kanıtlamaktadır.”

Mısır'ın Somali'ye tam desteğini ifade eden Şukri, tüm Arap ve uluslararası taraflara Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygılarını ifade ederek sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu. Şukri, Somali halkının egemenliğini veya doğal ve münhasır olan kaynaklarından kendi istekleri doğrultusunda yararlanma hakkını herhangi bir şekilde ihlal edecek her türlü girişimi reddetti.

Etiyopya ile Somaliland arasında imzalanan mutabakat zaptına göre Somaliland, Etiyopya'ya Aden Körfezi'ndeki Berbera Limanı’nın bir kısmını 50 yıllığına kiralama ve Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıma karşılığında bir askeri üs kurma olanağı veriyor. Somali anlaşmayı resmen reddetti ve Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, mutabakat zaptını iptal eden bir yasa imzaladı.

Mısır Dışişleri Konseyi Genel Sekreteri ve eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali el-Hafni, Mısır-Somali koordinasyonunu mevcut aşamada ‘kaçınılmaz bir gereklilik’ olarak nitelendirdi. Kahire ile Mogadişu arasındaki ilişkilerin onlarca yıldır güç ve istikrarla karakterize edildiğine dikkati çeken el-Hafni, Afrika Boynuzu bölgesindeki son gelişmelerin, ‘Etiyopya'nın Kızıldeniz'deki hareketlerini kısıtlamak amacıyla iki ülkeyi bu hayati bölgedeki stratejik çıkarlarını korumak için daha fazla istişare ve koordinasyona ittiğini’ vurguladı.

Şarku'l Avsat'a konuşan el-Hafni, Kahire'nin Somali'ye sunabileceği çok şey olduğunu, gerek ikili düzeyde gerekse Arap ve Afrika ülkelerinde bölgesel iş birliği yoluyla birçok ortaklık çerçevesinin iki ülkeyi bir araya getirdiğini belirtti. Mısır'ın Afrika Boynuzu'nda hayati çıkarları olduğuna dikkati çeken el-Hafni, bu bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasının Kahire için ‘stratejik bir öncelik’ olduğunu vurguladı. Mısır'ın Somali’ye verdiği desteğin, ‘Kahire'nin uluslararası forumlardaki diplomatik varlığı göz önüne alındığında, Mogadişu'nun Etiyopya'nın hamlesine bölgesel ve uluslararası alanda geniş çaplı bir reddiye oluşturma yönündeki hareketlerini güçlendirebileceğini’ de sözlerine ekledi. El-Hafni ayrıca, Somali'nin ulusal yeteneklerini güvenlik ve istikrarını koruyacak şekilde geliştirmesi için sağlanabilecek destek ve yardımların yanı sıra, bölgesel güçlerin Somali’nin içinde bulunduğu koşullardan yararlanarak bölgedeki güvenlik ve istikrarı bozmaya yönelik her türlü girişiminin engellenmesi gerektiğini ifade etti.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, geçen hafta Somali'nin daveti üzerine ülkeye gelen üst düzey bir Mısır heyetini başkent Mogadişu'da kabul ederken, Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah es-Sisi'den Kahire'yi ziyaret etmesi için resmi bir davet aldı. Mısır heyeti, Sisi'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne kesin desteğini ileterek, Kahire'nin bu ilkeleri ihlal edecek her türlü girişime karşı olduğunu vurguladı.

Mısır ve Somali cumhurbaşkanları, Kasım 2022'de Cezayir'de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi oturum aralarında bir toplantıda. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır ve Somali cumhurbaşkanları, Kasım 2022'de Cezayir'de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi oturum aralarında bir toplantıda. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Sudan ve Etiyopya ilişkileri ile Afrika Boynuzu çalışmaları konusunda uzman olan Ulusal Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Afrika Çalışmaları Programı Direktörü Hüseyin Ali ise Etiyopya'nın Somaliland ile vardığı anlaşmaya ilişkin pozisyonunu hukuki ve siyasi hamleler düzeyinde destekleyen birçok ülke ile Somali koordinasyonunun bulunduğuna dikkati çekti. Zira Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali'nin ‘egemenliğini mümkün olan tüm yasal yollarla savunma’ hakkına sahip olduğunu belirtti.

Ali, yakın zamanda Ulusal Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin internet sitesinde yayınlanan bir çalışmasında şu ifadelere yer verdi:

“Somali hükümeti, bölgesel ve uluslararası desteği seferber etmeye başvuruyor. Ayrıca Arap Birliği'ne, Birleşmiş Milletler'e (BM), Afrika Birliği'ne (AfB) ve Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi’ne (IGAD) Somali'nin tutumunu destekleme, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumasına yardım etme çağrısında bulundu. Bu hamleler, ister Mısır ve ABD gibi ülkelerden, ister Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve IGAD'ın bütünüyle karakterize ettiği tepkilerden Somali'ye bu konuda net bir destek sağlamayı başardı.”



Güney Lübnan'daki ateşkes tehlikede

Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
TT

Güney Lübnan'daki ateşkes tehlikede

Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın üç hafta daha uzattığı Lübnan-İsrail ateşkesi, onlarca İsrail hava saldırısının kaydedildiği ve Hizbullah’ın Lübnan topraklarındaki İsrail güçlerine yönelik topçu atışları gerçekleştirdiği askeri bir tırmanışın gölgesinde tehlikeye girdi.

İsrail ordusu dün, anlaşmanın uygulamaya girmesinden bu yana ilk kez Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan 7 beldeyi kapsayacak şekilde tahliye uyarılarını genişletti. Bu gelişme ateşkesi tehdit eder nitelikte değerlendirildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ı anlaşmayı ‘baltalamakla’ suçlayarak şunları söyledi:

“ABD ile ve bu arada Lübnan ile de mutabık kalınan düzenlemeler çerçevesinde kararlılıkla hareket ediyoruz."

Netanyahu, bunun ‘yalnızca saldırılara karşılık vermekle sınırlı olmaksızın serbestçe hareket edebilmek anlamına geldiğini’ de vurguladı.

Öte yandan Hizbullah bu suçlamaları reddetti ve “Başarısızlığını kanıtlamış hayal kırıklığı yaratan bir diplomasiyi beklemeyeceğiz ve güvenmeyeceğiz” diyerek askeri karşılık vereceğini açıkladı.


Şera-Canbolat görüşmesi: Suveyda olaylarını aşmak ve ‘azınlıklar ittifakını’ yıkmak

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
TT

Şera-Canbolat görüşmesi: Suveyda olaylarını aşmak ve ‘azınlıklar ittifakını’ yıkmak

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın, İlerici Sosyalist Parti’nin eski lideri Velid Canbolat ile gerçekleştirdiği görüşme, Lübnan ile Suriye arasındaki ikili ilişkiler ve iki ülkenin karşı karşıya olduğu ortak zorlukların yanı sıra Suriye’nin Suveyda vilayetinde yaşanan olayların yansımalarının ele alındığı önemli bir temas olarak öne çıktı.

Ziyaret, gerek zamanlaması gerekse içeriği bakımından, özellikle Lübnan ve bölgedeki son derece karmaşık gelişmelerin gölgesinde gerçekleşmesi nedeniyle özel bir önem taşırken, İlerici Sosyalist Parti tarafından yayımlanan açıklamada, görüşmenin ‘iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde Lübnan-Suriye ilişkilerinin iyileştirilmesi, azınlıklar ittifakı tezinin reddedilmesi, sosyal ve coğrafi bağların dikkate alınması ve Lübnan’ın istikrarının desteklenmesi’ başlıklarına odaklandığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, ‘Suriye’nin tüm bileşenleriyle birliğinin teyit edildiği, Suriye halkının tüm kesimlerine güvence verildiği ve acı olayların (Suveyda’daki gelişmeler) ele alındığı’ ifade edildi.

febv
Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, cumartesi günü Şam’da Canbolat ve Şera arasındaki görüşmeye katıldı. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan kısa açıklamada ise Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın, İlerici Sosyalist Parti’nin eski lideri Velid Canbolat ve beraberindeki heyeti Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul ettiği belirtildi. Görüşmede, bölgede yaşanan son gelişmelerin ele alındığı kaydedildi.

İlişkilerin geliştirilmesi

Canbolat’a Şam ziyaretinde eşlik eden Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, ziyaret kapsamında ‘iki ülkenin egemenlik ve bağımsızlığına saygı temelinde Lübnan-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesinin, ayrıca iki ülkeyi birbirine bağlayan coğrafi, tarihsel ve toplumsal bağların dikkate alınmasının’ ayrıntılı şekilde ele alındığını belirtti.

Ebu’l Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye’nin ‘Lübnan ile doğrudan sınırı bulunan tek Arap ülkesi olmayı sürdürdüğünü’ vurgulayarak, mevcut Suriye yönetiminin bu ilişkiyi yeni bir gerçeklikten hareketle yeniden şekillendirmeye çalıştığını ifade etti. Ebu’l Hasan, “Beşşar Esed’in devrilmesiyle Suriye’nin vesayet dönemi sona erdi” dedi. Bazı tarafların Suriye ve İsrail’de ‘azınlıklar ittifakı’ olarak bilinen yaklaşımı yeniden canlandırmaya çalıştığını dile getiren Ebu’l Hasan, bu yaklaşımın Beşşar Esed rejiminin çöküşünden sonra Suriye yönetimi nezdinde artık geçerliliğini yitirdiğini kaydetti. Ebu’l Hasan ayrıca, Şam yönetiminin, Arap çevresi içindeki stratejik çıkarlarına odaklandığını sözlerine ekledi.

İsrail’in ‘sarı hat’ oluşturma niyeti

Lübnan ve Suriye’nin, iki ülkenin egemenliğini hedef alan İsrail saldırıları tehdidini paylaşması çerçevesinde Ebu’l Hasan, Şera ile Canbolat arasındaki görüşmelerde ‘İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik olası tırmanışının ele alındığını’ belirtti. Ebu’l Hasan, “İsrail’in, Güney Lübnan’da Nakura’dan Cebel eş-Şeyh’e kadar uzanan bir ‘sarı hat’ oluşturma niyetine dair ortak kaygılar bulunduğunu, bu hattın Güney Suriye’deki bazı bölgeleri kapsayacak şekilde genişleme ihtimalinin de gündemde olduğunu” ifade etti.

Bu yaklaşımın, ‘tehlikeli bir İsrail planına ilişkin ortak endişeyi yansıttığını’ dile getiren Ebu’l Hasan, söz konusu risklere karşı ‘eşgüdüm ve ortak çaba gerekliliğine, ayrıca iki ülkenin kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerinin bu doğrultuda değerlendirilmesinin önemine’ dikkat çekti.

Suveyda’daki olaylar

Suveyda’da yaşanan olaylar, Şera ile Canbolat arasındaki görüşmelerin önemli bir bölümünü oluşturdu. Özellikle Canbolat’ın, söz konusu gelişmelerin sonuçlarının ele alınması ve yayılma riskinin sınırlandırılmasında üstlendiği rol ile Suveyda’nın İsrail’e ilhakı ya da bölgeye İsrail koruması sağlanması yönündeki talepleri kesin bir dille reddetmesi öne çıktı.

sdvfd
Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, cumartesi günü Şam’da Canbolat ve Şera arasındaki görüşmeye katıldı. (SANA)

Ebu’l Hasan, ‘görüşmelerin, Suveyda’daki acı olayların sonuçlarının giderilmesi gerekliliğine ve Suriye-Ürdün-ABD’nin katılımıyla Amman’da gerçekleştirilen toplantının çıktılarının tamamlanmasına odaklandığını’ belirtti. Ebu’l Hasan ayrıca, Canbolat’ın ‘Suriye’nin birliğinin korunması ve merkezi devletin rolünün güçlendirilmesinin önemini yeniden vurguladığını; bunun tüm vatandaşlar arasında hak ve yükümlülüklerde eşitliği sağlayacağını ve devletin egemenliğine rakip güçlerin ortaya çıkmasını engelleyeceğini’ ifade etti.

Lübnan-Suriye ilişkilerinde, sınırların kontrol altına alınması ve iki yönlü kaçakçılığın önlenmesine yönelik koordinasyon sayesinde dikkat çekici bir iyileşme kaydedildi. Ancak Suriye tarafında, ülke içinde Lübnan’a silah kaçakçılığı için kullanıldığı belirtilen tünellerin ortaya çıkarıldığına dair bilgiler ve Şam’da Hizbullah ile bağlantılı bir güvenlik hücresinin yakalandığı yönündeki haberler nedeniyle endişelerin sürdüğü belirtildi. Ebu’l Hasan, iki ülkenin güvenliğini koruyacak şekilde ‘karşılıklı kaygıların giderilmesi ve resmî kurumlar arasında güven inşa edilmesi’ gerektiğini vurguladı.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, İsrail ve Hizbullah'ın birbirini ihlal etmekle suçladığı ateşkesin ortasında, Lübnan'ın güneyinde dün bir askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu açıklamasında, bir subay ve dört askerin yaralandığı olayda 19 yaşındaki bir çavuşun öldüğünü belirtti.

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından Hizbullah, İsrail'in baskınlarına, bombalamalarına ve binaların yıkımına karşılık olarak güney Lübnan'daki İsrail güçlerini hedef alan operasyonlar düzenleyeceğini veya kuzey İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatacağını defalarca duyurdu.