Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
TT

Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)

Kızıldeniz’de tansiyon yükselmeye devam ederken, dün Husi hedeflerine yönelik altıncı ABD saldırısı gerçekleştirildi. ABD ordusunun bildirdiğine göre, bundan birkaç saat sonra İran destekli milislerin Washington’un Aden Körfezi’ndeki üçüncü gemisini hedef alma girişimi başarısız oldu.

Washington, 12 Ocak’tan bu yana Yemen’in farklı bölgelerindeki Husi hedeflerine karşı 5 saldırı düzenledi. İran yanlısı milislerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilere yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla ilk saldırılara İngiliz uçakları da destek verdi. Husiler, Gazze’deki Filistinlilere destek amacıyla Tel Aviv’e gidip gelen İsrail gemilerini hedef aldığını iddia ediyor.

Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)
Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)

Gerginliğin artması, kargo gemilerinin Kızıldeniz’den Ümit Burnu’na yönelmesine yol açtı. Bu durum başta Yemen olmak üzere olaylardan etkilenen ülkelerin ekonomilerine de olumsuz yansıdı. Öyle ki Mısır’ın Süveyş Kanalı’ndan elde edilen gelirlerin rekor seviyelere düşmesinin yanı sıra nakliye maliyetleri de yaklaşık üç kat arttı.

ABD, saldırılara paralel olarak Husileri terör listesinde sınıflandırırken, Çin de dün sükûnet çağrısında bulundu. Belçika da Danimarka’ya ek olarak Kızıldeniz’deki gemilerin korunmasına yardımcı olmak üzere kuvvet gönderdi.

Washington, İsrail gemisi olduğu bahanesiyle Galaxy Leader gemisine yönelik korsanca faaliyetler ve mürettebatının gözaltına alınması da dahil olmak üzere, 19 Kasım’dan bu yana 30’a ulaşan Husi saldırılarına yanıt olarak gemileri korumak amacıyla geçen ay çok uluslu Refah Muhafızı koalisyonunu kurdu.

Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)
Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)

Husi liderler, saldırılara devam etme ve ABD ve İngiltere’ye bağlı gemileri hedef gemiler listesine ekleme konusundaki yeminlerini yineledi. Ayrıca Husiler, Washington’un ‘Husilerin Yemen karasularında gemileri tehdit etmeyi bırakana kadar saldırıları sürdüreceği’ açıklamasına yanıt olarak bu saldırıların devam edeceğini duyurdu.

Gemilere saldırı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünü korumaya ve Kızıldeniz’deki donanma gemilerine yönelik saldırıları önlemeye yönelik devam eden çok uluslu çabaların bir parçası olarak, Kızıldeniz’in güneyini hedef alan ve fırlatılmaya hazırlanan iki Husi gemisavar füzesinin hedef alınmasıyla saldırıların perşembe günü yeniden başlatıldığını açıkladı.

Açıklamada, ABD kuvvetlerinin, füzeleri Yemen’de Husi kontrolündeki bölgelerde Sana saatiyle 03:40 civarında tespit ettiği ve füzelerin bölgedeki ticari gemiler ve ABD Donanması gemileri için yakın bir tehdit oluşturduğunun tespit edildiği belirtildi. Açıklamaya göre füzeler, daha sonra meşru müdafaa amacıyla yok edildi.

Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, X üzerinden yaptığı açıklamada, perşembe günkü füze saldırısı sayısının yaklaşık 13 olduğunu belirtti.

Bu saldırılar, bir hafta içerisinde, Husilerin Aden Körfezi’nde üçüncü ABD gemisini hedef aldığı beşinci saldırı oldu. Husilere göre bir ABD gemisi, füzelerle vuruldu. Ancak ABD Merkez Komutanlığı, bu iddiayı yalanladı.

Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)
Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)

ABD tarafından yapılan açıklamada, 18 Ocak’ta akşam saat (Sana saatiyle) 21.00 civarında İran destekli Husi teröristlerin, Kim Ranger gemisine iki gemisavar balistik füze ateşlediği belirtildi. Söz konusu gemi, Yunanistan tarafından işletilen ve Marshall Adası bayrağı taşıyan, ABD’ye ait bir petrol tankeri gemisidir.

Açıklamaya göre mürettebat, füzelerin geminin yakınında suya düştüğünü fark ederken, hareketine devam eden gemide herhangi bir yaralanma veya hasar bildirilmedi.

Husi ısrarı ve uluslararası kaygılar

Kızıldeniz’deki çatışmanın daha tehlikeli boyutlara ulaşacağı yönünde uluslararası korkular mevcut. Husiler, saldırılarının İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sona erene kadar devam edeceğini belirtti. Ayrıca Husiler, Washington’un saldırıları sonucu öldürülen, yaklaşık 15 asker ve 6 yaralının intikamını alacağına söz verdi.

Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)
Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)

Dün Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, Reuters’a yaptığı açıklamada, İran’ın askeri üretimdeki deneyiminden faydalandıklarını belirtti. Ancak İran’ın, Husilerin kararlarını kontrol ettiğini reddetti.

Husi Sözcü, “İran’la ilişkimiz olduğunu, sanayileşme, deniz ve hava askeri altyapısı vb. konularda İran deneyiminden faydalandığımızı inkâr etmiyoruz. Ancak aldığımız karar, hiçbir tarafla alakası olmayan, bağımsız bir karardır” dedi.

Husilerin İran’dan saldırıların durdurulması yönünde bir çağrı alıp almadığı konusunda ise Abdusselam, “Şu ana kadar İranlılardan herhangi bir çağrı almadık. Özellikle İran’ın açıkladığı pozisyonun, bizi desteklemek olduğu göz önüne alındığında, böyle bir talebi bize bildirmeyeceklerini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Öte yandan Çin, dün Gazze’deki Filistinlilerle dayanışma amacıyla gemilere yönelik Husi saldırılarının ardından Kızıldeniz’deki sivil gemilerin tacizine son verilmesi çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, yaptığı açıklamada “Uluslararası üretimin, tedarik zincirlerinin ve küresel ticaret sisteminin sorunsuz geçişini sürdürmek için sivil gemilere yönelik tacize son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Çin sözcüsünün açıklamaları öncesinde Çin Ticaret Bakanlığı, bölgedeki tüm taraflara ‘Kızıldeniz’deki su yollarının yeniden tesis edilmesi ve güvenliğinin sağlanması’ yönünde benzer bir çağrı yaptı.

Çin’in resmi haber ajansı olan Xinhua Haber Ajansı’nın aktardığına göre bakanlık sözcüsü He Yadong, “İlgili tarafların, bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin kapsamlı çıkarların yanı sıra uluslararası toplumun ortak çıkarlarına göre hareket edecekleri ümit edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Washington, mevzilerine yönelik tekrarlı saldırılara rağmen, İran destekli Husilerle savaşta olmadığını belirtiyor.

Daha önce Pentagon Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, Washington’da “Biz savaş aramıyoruz. Savaşta olduğumuza inanmıyoruz. Bölgesel bir savaşa tanık olmak istemiyoruz” açıklaması yapmıştı.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) haberine göre Singh, Husi milislerin Kızıldeniz’deki masum denizcilere ve ticari gemilere seyir füzeleri ve gemisavar füzeler ateşlemeye devam ettiğini söyledi.

Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)
Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)

ABD’li sözcü “Ortaklarımızla yaptığımız şey meşru müdafaadır. Bunun bölgesel bir savaşa dönüşmesini kesinlikle istemiyoruz, devam etmesini de istemiyoruz” dedi.

Öte yandan dün Belçika merkezli televizyon kanalı VRT’nin haberine göre hükümet kaynakları, “Belçika, Danimarka’nın benzer bir kararından bir gün sonra, Kızıldeniz’deki gemileri İran’la müttefik Yemenli silahlı Husilerin saldırılarından korumak için Avrupa Birliği misyonuna bir gemi sağlayacak” açıklaması yaptı.



Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
TT

Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, Deyr Hafir’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifak halinde olan “Kürdistan İşçi Partisi (ÜKK) milisleri ve eski rejimin kalıntıları” olarak tanımladığı güçlere karşı harekete geçtiğini duyurdu.

Operasyon Komutanlığı, Suriye Haber Ajansı’nda (SANA) bugün yer alan açıklamasında, bu saldırının SDG güçlerinin bölgede gerçekleştirdiği topçu bombardımanına yanıt olarak yapıldığını belirtti.

Suriye ordusu bugün erken saatlerde, arabulucuların gerilimi sona erdirmek için müdahale etmesine rağmen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep şehri ve doğu kırsalına yönelik tehdidinin devam ettiğini açıkladı.

Suriye ordusunun harekat komutanlığı El-Ihbariye TV'ye, “terörist” Bahoz Erdal'ın Kandil Dağları'ndan Tabka bölgesine “SDG ve PKK milislerinin Suriyeliler ve ordusuna karşı yürüttüğü askeri harekatları yönetmek” için geldiğini izlediğini ifade etti.

Açıklamada, SDG ve Kürdistan milislerinin, Halep şehri ve doğu kırsalındaki sakinlere yönelik yeni saldırılara hazırlanmak amacıyla Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine çok sayıda İran insansız hava aracı (İHA) getirdiğini de belirtti.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı şöyle devam etti: “Tabka bölgesine yeni milis gruplarının ve eski rejimin kalıntılarının geldiğini izledik. Bu gruplar, Deyr Hafir, Meskene ve çevresinde bulunan bölgelerdeki konuşlanma noktalarına nakledilecek.” Komutanlık, bu grupların Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre açıklamada, ordunun “halkı savunacağını ve Suriye'nin egemenliğini koruyacağını, eski rejimin kalıntılarının ve Kandil'den sınırı geçen teröristlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına ve Suriye toplumunu hedef almasına izin vermeyeceğini” kaydetti.

Suriye ordusu, Halep'in Deyr Hafir bölgesindeki üç konumun haritasını yayınlayarak, SDG müttefiklerinin bu konumları operasyonları için fırlatma rampası ve İHA fırlatmak için üs olarak kullandığını belirtti ve sivillere bu konumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

 SDG lideri güçlerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurdu

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi bugün yaptığı açıklamada, güçlerinin yarın (yerel saatle sabah 7'de Halep'in doğusundan çekileceğini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırılacağını söyledi.

X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın “dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları ve entegrasyon sürecini tamamlama ve 10 Mart anlaşmasının şartlarını uygulama konusundaki iyi niyetimizin bir ifadesi olarak” atıldığını belirtti.


Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.