Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
TT

Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)

Kızıldeniz’de tansiyon yükselmeye devam ederken, dün Husi hedeflerine yönelik altıncı ABD saldırısı gerçekleştirildi. ABD ordusunun bildirdiğine göre, bundan birkaç saat sonra İran destekli milislerin Washington’un Aden Körfezi’ndeki üçüncü gemisini hedef alma girişimi başarısız oldu.

Washington, 12 Ocak’tan bu yana Yemen’in farklı bölgelerindeki Husi hedeflerine karşı 5 saldırı düzenledi. İran yanlısı milislerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilere yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla ilk saldırılara İngiliz uçakları da destek verdi. Husiler, Gazze’deki Filistinlilere destek amacıyla Tel Aviv’e gidip gelen İsrail gemilerini hedef aldığını iddia ediyor.

Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)
Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)

Gerginliğin artması, kargo gemilerinin Kızıldeniz’den Ümit Burnu’na yönelmesine yol açtı. Bu durum başta Yemen olmak üzere olaylardan etkilenen ülkelerin ekonomilerine de olumsuz yansıdı. Öyle ki Mısır’ın Süveyş Kanalı’ndan elde edilen gelirlerin rekor seviyelere düşmesinin yanı sıra nakliye maliyetleri de yaklaşık üç kat arttı.

ABD, saldırılara paralel olarak Husileri terör listesinde sınıflandırırken, Çin de dün sükûnet çağrısında bulundu. Belçika da Danimarka’ya ek olarak Kızıldeniz’deki gemilerin korunmasına yardımcı olmak üzere kuvvet gönderdi.

Washington, İsrail gemisi olduğu bahanesiyle Galaxy Leader gemisine yönelik korsanca faaliyetler ve mürettebatının gözaltına alınması da dahil olmak üzere, 19 Kasım’dan bu yana 30’a ulaşan Husi saldırılarına yanıt olarak gemileri korumak amacıyla geçen ay çok uluslu Refah Muhafızı koalisyonunu kurdu.

Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)
Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)

Husi liderler, saldırılara devam etme ve ABD ve İngiltere’ye bağlı gemileri hedef gemiler listesine ekleme konusundaki yeminlerini yineledi. Ayrıca Husiler, Washington’un ‘Husilerin Yemen karasularında gemileri tehdit etmeyi bırakana kadar saldırıları sürdüreceği’ açıklamasına yanıt olarak bu saldırıların devam edeceğini duyurdu.

Gemilere saldırı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünü korumaya ve Kızıldeniz’deki donanma gemilerine yönelik saldırıları önlemeye yönelik devam eden çok uluslu çabaların bir parçası olarak, Kızıldeniz’in güneyini hedef alan ve fırlatılmaya hazırlanan iki Husi gemisavar füzesinin hedef alınmasıyla saldırıların perşembe günü yeniden başlatıldığını açıkladı.

Açıklamada, ABD kuvvetlerinin, füzeleri Yemen’de Husi kontrolündeki bölgelerde Sana saatiyle 03:40 civarında tespit ettiği ve füzelerin bölgedeki ticari gemiler ve ABD Donanması gemileri için yakın bir tehdit oluşturduğunun tespit edildiği belirtildi. Açıklamaya göre füzeler, daha sonra meşru müdafaa amacıyla yok edildi.

Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, X üzerinden yaptığı açıklamada, perşembe günkü füze saldırısı sayısının yaklaşık 13 olduğunu belirtti.

Bu saldırılar, bir hafta içerisinde, Husilerin Aden Körfezi’nde üçüncü ABD gemisini hedef aldığı beşinci saldırı oldu. Husilere göre bir ABD gemisi, füzelerle vuruldu. Ancak ABD Merkez Komutanlığı, bu iddiayı yalanladı.

Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)
Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)

ABD tarafından yapılan açıklamada, 18 Ocak’ta akşam saat (Sana saatiyle) 21.00 civarında İran destekli Husi teröristlerin, Kim Ranger gemisine iki gemisavar balistik füze ateşlediği belirtildi. Söz konusu gemi, Yunanistan tarafından işletilen ve Marshall Adası bayrağı taşıyan, ABD’ye ait bir petrol tankeri gemisidir.

Açıklamaya göre mürettebat, füzelerin geminin yakınında suya düştüğünü fark ederken, hareketine devam eden gemide herhangi bir yaralanma veya hasar bildirilmedi.

Husi ısrarı ve uluslararası kaygılar

Kızıldeniz’deki çatışmanın daha tehlikeli boyutlara ulaşacağı yönünde uluslararası korkular mevcut. Husiler, saldırılarının İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sona erene kadar devam edeceğini belirtti. Ayrıca Husiler, Washington’un saldırıları sonucu öldürülen, yaklaşık 15 asker ve 6 yaralının intikamını alacağına söz verdi.

Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)
Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)

Dün Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, Reuters’a yaptığı açıklamada, İran’ın askeri üretimdeki deneyiminden faydalandıklarını belirtti. Ancak İran’ın, Husilerin kararlarını kontrol ettiğini reddetti.

Husi Sözcü, “İran’la ilişkimiz olduğunu, sanayileşme, deniz ve hava askeri altyapısı vb. konularda İran deneyiminden faydalandığımızı inkâr etmiyoruz. Ancak aldığımız karar, hiçbir tarafla alakası olmayan, bağımsız bir karardır” dedi.

Husilerin İran’dan saldırıların durdurulması yönünde bir çağrı alıp almadığı konusunda ise Abdusselam, “Şu ana kadar İranlılardan herhangi bir çağrı almadık. Özellikle İran’ın açıkladığı pozisyonun, bizi desteklemek olduğu göz önüne alındığında, böyle bir talebi bize bildirmeyeceklerini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Öte yandan Çin, dün Gazze’deki Filistinlilerle dayanışma amacıyla gemilere yönelik Husi saldırılarının ardından Kızıldeniz’deki sivil gemilerin tacizine son verilmesi çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, yaptığı açıklamada “Uluslararası üretimin, tedarik zincirlerinin ve küresel ticaret sisteminin sorunsuz geçişini sürdürmek için sivil gemilere yönelik tacize son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Çin sözcüsünün açıklamaları öncesinde Çin Ticaret Bakanlığı, bölgedeki tüm taraflara ‘Kızıldeniz’deki su yollarının yeniden tesis edilmesi ve güvenliğinin sağlanması’ yönünde benzer bir çağrı yaptı.

Çin’in resmi haber ajansı olan Xinhua Haber Ajansı’nın aktardığına göre bakanlık sözcüsü He Yadong, “İlgili tarafların, bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin kapsamlı çıkarların yanı sıra uluslararası toplumun ortak çıkarlarına göre hareket edecekleri ümit edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Washington, mevzilerine yönelik tekrarlı saldırılara rağmen, İran destekli Husilerle savaşta olmadığını belirtiyor.

Daha önce Pentagon Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, Washington’da “Biz savaş aramıyoruz. Savaşta olduğumuza inanmıyoruz. Bölgesel bir savaşa tanık olmak istemiyoruz” açıklaması yapmıştı.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) haberine göre Singh, Husi milislerin Kızıldeniz’deki masum denizcilere ve ticari gemilere seyir füzeleri ve gemisavar füzeler ateşlemeye devam ettiğini söyledi.

Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)
Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)

ABD’li sözcü “Ortaklarımızla yaptığımız şey meşru müdafaadır. Bunun bölgesel bir savaşa dönüşmesini kesinlikle istemiyoruz, devam etmesini de istemiyoruz” dedi.

Öte yandan dün Belçika merkezli televizyon kanalı VRT’nin haberine göre hükümet kaynakları, “Belçika, Danimarka’nın benzer bir kararından bir gün sonra, Kızıldeniz’deki gemileri İran’la müttefik Yemenli silahlı Husilerin saldırılarından korumak için Avrupa Birliği misyonuna bir gemi sağlayacak” açıklaması yaptı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.