Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
TT

Kızıldeniz’de tansiyon yükseliyor: Çin sükûnet çağrısı yaparken, Husiler ise saldırılara devam etmekte ısrarcı

Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)
Husi lider, Sana’daki takipçilerini dün es-Sabin Meydanı’nda gösteri yapmaya çağırdı (Reuters)

Kızıldeniz’de tansiyon yükselmeye devam ederken, dün Husi hedeflerine yönelik altıncı ABD saldırısı gerçekleştirildi. ABD ordusunun bildirdiğine göre, bundan birkaç saat sonra İran destekli milislerin Washington’un Aden Körfezi’ndeki üçüncü gemisini hedef alma girişimi başarısız oldu.

Washington, 12 Ocak’tan bu yana Yemen’in farklı bölgelerindeki Husi hedeflerine karşı 5 saldırı düzenledi. İran yanlısı milislerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilere yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla ilk saldırılara İngiliz uçakları da destek verdi. Husiler, Gazze’deki Filistinlilere destek amacıyla Tel Aviv’e gidip gelen İsrail gemilerini hedef aldığını iddia ediyor.

Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)
Husilerin Aden Körfezi’nde bir ABD gemisine yönelik saldırılarının verdiği hasar (AP)

Gerginliğin artması, kargo gemilerinin Kızıldeniz’den Ümit Burnu’na yönelmesine yol açtı. Bu durum başta Yemen olmak üzere olaylardan etkilenen ülkelerin ekonomilerine de olumsuz yansıdı. Öyle ki Mısır’ın Süveyş Kanalı’ndan elde edilen gelirlerin rekor seviyelere düşmesinin yanı sıra nakliye maliyetleri de yaklaşık üç kat arttı.

ABD, saldırılara paralel olarak Husileri terör listesinde sınıflandırırken, Çin de dün sükûnet çağrısında bulundu. Belçika da Danimarka’ya ek olarak Kızıldeniz’deki gemilerin korunmasına yardımcı olmak üzere kuvvet gönderdi.

Washington, İsrail gemisi olduğu bahanesiyle Galaxy Leader gemisine yönelik korsanca faaliyetler ve mürettebatının gözaltına alınması da dahil olmak üzere, 19 Kasım’dan bu yana 30’a ulaşan Husi saldırılarına yanıt olarak gemileri korumak amacıyla geçen ay çok uluslu Refah Muhafızı koalisyonunu kurdu.

Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)
Husiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında popülerliklerini artırma fırsatı buldu (EPA)

Husi liderler, saldırılara devam etme ve ABD ve İngiltere’ye bağlı gemileri hedef gemiler listesine ekleme konusundaki yeminlerini yineledi. Ayrıca Husiler, Washington’un ‘Husilerin Yemen karasularında gemileri tehdit etmeyi bırakana kadar saldırıları sürdüreceği’ açıklamasına yanıt olarak bu saldırıların devam edeceğini duyurdu.

Gemilere saldırı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünü korumaya ve Kızıldeniz’deki donanma gemilerine yönelik saldırıları önlemeye yönelik devam eden çok uluslu çabaların bir parçası olarak, Kızıldeniz’in güneyini hedef alan ve fırlatılmaya hazırlanan iki Husi gemisavar füzesinin hedef alınmasıyla saldırıların perşembe günü yeniden başlatıldığını açıkladı.

Açıklamada, ABD kuvvetlerinin, füzeleri Yemen’de Husi kontrolündeki bölgelerde Sana saatiyle 03:40 civarında tespit ettiği ve füzelerin bölgedeki ticari gemiler ve ABD Donanması gemileri için yakın bir tehdit oluşturduğunun tespit edildiği belirtildi. Açıklamaya göre füzeler, daha sonra meşru müdafaa amacıyla yok edildi.

Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, X üzerinden yaptığı açıklamada, perşembe günkü füze saldırısı sayısının yaklaşık 13 olduğunu belirtti.

Bu saldırılar, bir hafta içerisinde, Husilerin Aden Körfezi’nde üçüncü ABD gemisini hedef aldığı beşinci saldırı oldu. Husilere göre bir ABD gemisi, füzelerle vuruldu. Ancak ABD Merkez Komutanlığı, bu iddiayı yalanladı.

Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)
Husiler, Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisine saldırdı (AP)

ABD tarafından yapılan açıklamada, 18 Ocak’ta akşam saat (Sana saatiyle) 21.00 civarında İran destekli Husi teröristlerin, Kim Ranger gemisine iki gemisavar balistik füze ateşlediği belirtildi. Söz konusu gemi, Yunanistan tarafından işletilen ve Marshall Adası bayrağı taşıyan, ABD’ye ait bir petrol tankeri gemisidir.

Açıklamaya göre mürettebat, füzelerin geminin yakınında suya düştüğünü fark ederken, hareketine devam eden gemide herhangi bir yaralanma veya hasar bildirilmedi.

Husi ısrarı ve uluslararası kaygılar

Kızıldeniz’deki çatışmanın daha tehlikeli boyutlara ulaşacağı yönünde uluslararası korkular mevcut. Husiler, saldırılarının İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sona erene kadar devam edeceğini belirtti. Ayrıca Husiler, Washington’un saldırıları sonucu öldürülen, yaklaşık 15 asker ve 6 yaralının intikamını alacağına söz verdi.

Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)
Husiler, saldırılara yanıt olarak Amerikan ve İngiliz gemilerini hedef alma sözü verdi (EPA)

Dün Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, Reuters’a yaptığı açıklamada, İran’ın askeri üretimdeki deneyiminden faydalandıklarını belirtti. Ancak İran’ın, Husilerin kararlarını kontrol ettiğini reddetti.

Husi Sözcü, “İran’la ilişkimiz olduğunu, sanayileşme, deniz ve hava askeri altyapısı vb. konularda İran deneyiminden faydalandığımızı inkâr etmiyoruz. Ancak aldığımız karar, hiçbir tarafla alakası olmayan, bağımsız bir karardır” dedi.

Husilerin İran’dan saldırıların durdurulması yönünde bir çağrı alıp almadığı konusunda ise Abdusselam, “Şu ana kadar İranlılardan herhangi bir çağrı almadık. Özellikle İran’ın açıkladığı pozisyonun, bizi desteklemek olduğu göz önüne alındığında, böyle bir talebi bize bildirmeyeceklerini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Öte yandan Çin, dün Gazze’deki Filistinlilerle dayanışma amacıyla gemilere yönelik Husi saldırılarının ardından Kızıldeniz’deki sivil gemilerin tacizine son verilmesi çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning, yaptığı açıklamada “Uluslararası üretimin, tedarik zincirlerinin ve küresel ticaret sisteminin sorunsuz geçişini sürdürmek için sivil gemilere yönelik tacize son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Çin sözcüsünün açıklamaları öncesinde Çin Ticaret Bakanlığı, bölgedeki tüm taraflara ‘Kızıldeniz’deki su yollarının yeniden tesis edilmesi ve güvenliğinin sağlanması’ yönünde benzer bir çağrı yaptı.

Çin’in resmi haber ajansı olan Xinhua Haber Ajansı’nın aktardığına göre bakanlık sözcüsü He Yadong, “İlgili tarafların, bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin kapsamlı çıkarların yanı sıra uluslararası toplumun ortak çıkarlarına göre hareket edecekleri ümit edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Washington, mevzilerine yönelik tekrarlı saldırılara rağmen, İran destekli Husilerle savaşta olmadığını belirtiyor.

Daha önce Pentagon Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, Washington’da “Biz savaş aramıyoruz. Savaşta olduğumuza inanmıyoruz. Bölgesel bir savaşa tanık olmak istemiyoruz” açıklaması yapmıştı.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) haberine göre Singh, Husi milislerin Kızıldeniz’deki masum denizcilere ve ticari gemilere seyir füzeleri ve gemisavar füzeler ateşlemeye devam ettiğini söyledi.

Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)
Geçen Kasım ayından bu yana Husilerin alıkoyduğu korsan gemi Galaxy Leader (Reuters)

ABD’li sözcü “Ortaklarımızla yaptığımız şey meşru müdafaadır. Bunun bölgesel bir savaşa dönüşmesini kesinlikle istemiyoruz, devam etmesini de istemiyoruz” dedi.

Öte yandan dün Belçika merkezli televizyon kanalı VRT’nin haberine göre hükümet kaynakları, “Belçika, Danimarka’nın benzer bir kararından bir gün sonra, Kızıldeniz’deki gemileri İran’la müttefik Yemenli silahlı Husilerin saldırılarından korumak için Avrupa Birliği misyonuna bir gemi sağlayacak” açıklaması yaptı.



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.