Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

Siyasetçiler, her iki hükümet tarafından yapılan açıklamaların ‘vatandaşın değil, daha çok kendi politikaları lehine’ olduğunu düşünüyorlar

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
TT

Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)

Libya’da birbiriyle rekabet eden iki ayrı hükümet, farklı kararlar yayınlayarak ve açıklamalar yaparak siyaset sahnesinde ağırlıklarını artırmaya çalışıyor. Libyalı siyasetçiler ise bu durumu ertelenen seçimlerin yapılmasına yönelik herhangi ciddi bir adım atmadan iktidarda kalma çabası olarak değerlendirdi.

Libyalı Milletvekili Ammar el-Ablak, iki hükümet arasında ‘vatandaşların lehine olmaktan ziyade, kendi politikaları lehine kararlar alındığını ve açıklamalar yapıldığını, yoğun rekabetin onların ve müttefiklerinin iktidardaki konumlarını koruma çabasından ibaret olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan Milletvekili Ablak, devletin yönetiminde siyasi ve mali bir başarısızlık olduğunu, kimsenin devleti tehdit eden risklerin farkında olmadığını ve yolsuzluk vakalarının giderek arttığını vurguladı.

Libya'da Mart 2022’den bu yana iki hükümet iktidar mücadelesi veriyor. Bu hükümetlerden biri, başkent Trablus merkezli, Abdulhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlikte Hükümeti (UBH). Diğeri ise Usame Hammad’ın başbakanı olduğu ve Temsilciler Meclisi (TM) tarafından desteklenen, merkezi Libya'nın doğusunda bulunan paralel İstikrar Hükümeti.

dve
Paralel İstikrar Hükümeti Başbakanı Usame Hammad (İstikrar Hükümeti)

Her iki hükümet de ülkenin meşru hükümeti olduğunu iddia ederken, başta denetim olmak üzere ülkenin yürütme otoritesi ile bu otoriteye bağlı kurumların birleştirilmesini gerektiren temel sorunlara bazı geçici çözümlere bel bağlıyor. Her iki hükümetin aldığı kararlar, seçimlerin yapılacağı tarih açıklanmadan daha fazla zamana ihtiyaç duyarken, seçim tarihini açıklamak ise onların değil, TM ve Devlet Yüksek Konseyi’nin (DYK) yetkisi dahilinde.

UBH Başbakanı Dibeybe, çeşitli tarafların karşı çıkmasına rağmen, nihayet Hamada petrol sahasının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin gerekli olduğuna yönelik teknik ve hukuki gözlemlerin ele alınmasını vurguladı ve gerekli talimatları verdi. Bu konuyu değerlendiren Milletvekili Ablak, iki hükümet arasında zaman zaman öne çıkan ikincil meselelerle ilgili çekişmeler ve sekteye uğrayan siyasi süreç meselesinin unutulması nedeniyle Libyalıların dikkatinin dağılmasına karşı uyardı.

Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele etme bahanesiyle akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırma kararı alan Dibeybe, halkın çeşitli kesimlerinin verdiği tepkinin ardından geri çekti. İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad da hiç vakit kaybetmeden kararın yansımaları konusunda uyarmış, kararla ilgili bir kamuoyu yoklaması yapılması çağrısında bulunmuştu. İstikrar Hükümeti tarafından yapılan açıklamada, bu tür kararların sonuçları, boyutları ve olası zararları incelenmeden hiç kimse tarafından bu kadar hızlı bir şekilde alınamayacağı vurgulandı.

Her iki hükümet de koltuklara sıkı sıkıya tutunuyor

Libyalı Milletvekili Halife ed-Dağari, yakında ne iki hükümetin de istifa edeceğini ne de seçimler için ciddi hazırlık yapılacağını düşünüyor. Dağari, buna karşın kendilerinin ve çatışmanın ana taraflarından müttefiklerinin mevcut konumlarına sadık kaldıklarının altını çizdi. Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin siyasi bir çözüme ulaşmak için Libyalı tarafları bir müzakere masası etrafında toplamak için başlattığı inisiyatife dikkat çeken Dağari, şartların tüm taraflarca belirlediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dağari, sözlerini şöyle sürdürdü:

Petrol ihraç ediliyor ve gelirleri ise maaşlar, destek, yeniden yapılanma ya da diğer harcama yapılan kalemler de dahil, genel bütçeye dağıtılıyor. Her hükümet de bunlardan pay alıyor. Haliyle hiçbiri iktidardan ayrılmayacak.

sd
TM ile Merkez Bankası, Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için yapılacak harcama konusunda anlaştı (TM)

Dağari, TM ve Merkez Bankası'nın kısa bir süre önce Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için 3 yıllık bir süre zarfında kademeli olarak yapılacak harcama konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Her iki hükümetin liderlerinin, kendi nüfuz bölgelerinde yaşayan vatandaşların bu hükümetler tarafından alınan ve genel olarak seçimlere hazırlanmakla ilgili olmayıp, belirli bir tarafın taleplerinin karşılanması, bazı gıda maddelerinin tedariğinin desteklenmesi ya da küçük hibelerin sağlanması ile sınırlı olan kararlara dikkat çeken Dağari, yapılan çalışmalardan memnun olup olmadıklarını öğrenmek isteyip istemediklerini merak ettiğini dile getirdi.

Dağari, TM ve DYK başkanlıklarının ve üyelerinin çoğunluğunun, gerek seçim yasaları üzerinde fikir birliğine vararak gerekse anayasa taslağı hazırlayarak’ ülkedeki bölünmeyi ele almaya ve siyasi süreçte ilerlemeye yönelik çağrıları görmezden gelmeye devam etmelerini eleştirdi.

İstikrar Hükümeti’nin Yerel Yönetim Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Derne şehrini vuran Daniel Kasırgası nedeniyle evleri hasar gören 400 aileye tazminat belgelerini dağıttı. Öte yandan UBH’nin medya platformu, son günlerde Başbakan Dibeybe’nin gençlere ve ihtiyaç sahibi ailelere konut sağlama girişimi kapsamında başkent Trablus’un güneyindeki Suvani Bin Adem bölgesinde nakit kredi için aday listelerini açıkladığı aktarıldı.

Libyalı siyasi aktivist Ahmed et-Tevati, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

İki hükümetin de geçtiğimiz yılın başlarında bir şekilde seçim düzenlemeye hazır olduklarını açıklamaları, aralarındaki rekabetin ciddiyeti konusunda şüphe yaratma girişiminden başka bir şey değildi. Bathiliy’nin inisiyatifinin engellenmesiyle birlikte seçimlerle ilgili açıklamalar da azaldı.

Tevati, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bir şehrin içinde bulunduğu koşulların düzeltilmesi, belirli bir kesimin maaşlarının iyileştirilmesi ya da bir okul veya köprü inşa edilmesi gibi her iki hükümetin de yaptığı hizmetlerin Libyalılara asıl hayalleri olan seçimleri unutturmayacağını söyledi.

Libyalıların her iki hükümetin de vaatlerinden yüz çevirdiklerini ve kararlarının gerekçeleri konusunda şüphe duyduklarını belirten Tevati, İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad'ın, Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Mareşal Halife Hafter'in oğlu Belkasım'ı Derne ve kasırga felaketinden etkilenen diğer şehirler ve bölgeler için İcra Direktörü olarak atama kararı sonrası başlayan tartışmalara dikkati çekti.

Tüm taraflara halkın gösterdiği sabra daha fazla güvenmemeleri tavsiyesinde bulunan Tevati, özellikle mali ve düzenleyici kurumların raporlarının, geçtiğimiz yıl ülkenin yasama ve yürütme organlarına yapılan toplam harcamalardaki artışa ilişkin ortaya çıkardığı sonuçların gerilimi tırmandığını hatırlattı. Tevati, UBH’nin Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Aydınlatma ve Şeffaflık Raporu'na göre, toplam harcamaların 3 milyar 855 milyon dinar (Libya’da 1 dolar 4,81 dinar) olarak gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.



Taiz’de kritik cephe: Husiler güney hattını tehdit ediyor

Taiz kentinin batısında Yemen hükümet güçlerine bağlı askerler (AFP)
Taiz kentinin batısında Yemen hükümet güçlerine bağlı askerler (AFP)
TT

Taiz’de kritik cephe: Husiler güney hattını tehdit ediyor

Taiz kentinin batısında Yemen hükümet güçlerine bağlı askerler (AFP)
Taiz kentinin batısında Yemen hükümet güçlerine bağlı askerler (AFP)

İran destekli Husiler, Taiz kentinin güneybatı kırsalındaki ağırlığını artırarak kenti güney kırsalına bağlayan ana yolların kontrolünü ele geçirmeye ve Lahic vilayeti ile Aden'e uzanan bağlantı hatlarını kesmeye çalışıyor. Hükümet güçleri ise Halk Direnişi güçlerinin desteğiyle bu ilerlemeyi durdurmak amacıyla şiddetli çatışmalara girerken, eş zamanlı olarak Husilerin takviye birliklerini ve askeri kapasitesini hedef alan hava saldırıları düzenleniyor.

Bu cephe, Husilerin Taiz'in güneyindeki yeni bölgelere doğru güçlerini sevk etmeyi sürdürmesi nedeniyle özel önem taşıyor. Pazar günü Husilerin, Taiz'in güneyindeki Şemayetin ilçesinin merkezi Et-Turbe kentini kuzeydeki Taiz kentine bağlayan yolu keserek Sâfiye ve Berkani bölgelerinin kontrolünü ele geçirdiği bildirildi. Bu gelişme, Taiz'in Lahic ve Aden'in de bulunduğu hükümet güçlerinin kontrolündeki bölgelerle bağlantısının kesilmesi anlamına geliyor.

Bununla birlikte cephede şiddetli çatışmalar sürüyor. Husilerin bu hatta baskısını sürdürmekte kararlı olduğuna ilişkin işaretler bulunurken, sahadaki kaynaklar saldırıların devam etmesinin tehlikesine dikkat çekerek bölgede konuşlu hükümet güçlerine acilen takviye gönderilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

df
Taiz kentinin batısındaki Cebel Han bölgesinde Yemen hükümet güçlerine ait askeri araç (AFP)

Güneybatı kırsalındaki çatışmalar sürerken hükümet güçleri ve Halk Direnişi, Taiz'in çeşitli cephelerinde de sahada kazanımlar elde etmişti. Güçler, vilayetin güneyindeki Şemayetin ilçesinde Husilerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından Makârime ve Zukira bölgelerinin kontrolünü ele geçirmişti. Ancak Husiler daha sonra bu bölgelerin kontrolünü yeniden sağladı.

Güneydoğu cephesinde ise hükümet güçleri, Samî ilçesinden direnişçilerin desteğiyle Samî Kalesi'ni ele geçirdi. Güçler, Samî Kalesi Dağı'nın kontrolünü sağlamlaştırmasının ardından stratejik El-Caşa Dağı'na doğru ilerledi.

Kaynaklar, bu operasyonların Husiler saflarında ağır can ve mal kaybına yol açtığını, onlarca Husinin öldüğünü veya yaralandığını ve grubun bazı mensuplarının çatışma bölgelerindeki mevzilerinden kaçtığını belirtti. Aynı kaynaklara göre Cebel Habşi ve El-Kedha cephelerinde de çatışmalar devam etti.

Taiz kentinin batısındaki Cebel Han ve Hazaran cephesinde de şiddetli çatışmalar yaşandı. Taiz Askeri Ekseni tarafından yapılan açıklamaya göre çatışmalar, saldırıya geçen güçlerin yenilgiye uğratılması ve hükümet güçlerinin Cebel Han'daki mevzilerine yönelik Husilerin saldırısını yöneten komutanın öldürülmesiyle sonuçlandı.

Bir günde 257 operasyon

Kara çatışmalarına eş zamanlı olarak hükümet güçleri, Husilerin mevzileri ve hareketlerine karşı çeşitli cephelerde operasyonlarını yoğunlaştırdı.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, güçlerin Husilere ait mevzi, hareket ve askeri kapasiteyi hedef alan 257 hassas operasyon düzenlediğini açıkladı. Operasyonlarda savaş uçakları, insansız hava araçları, topçu birlikleri, füzeler ve roketatarların kullanıldığını belirtti.

dfvghyj
Husilerin Taiz'e ilerleyişi binlerce ailenin bölgeden kaçmasına yol açtı (Facebook)

Nezili, operasyonların Sana, Hacce vilayetindeki Midi, Saada'daki Bakım, Cevf, Marib, Beyda ve Lahic cephelerinin yanı sıra Taiz cephelerini de kapsadığını söyledi. Operasyonların ağırlık merkezinin Taiz cepheleri olduğunu belirten Nezili, komuta ve kontrol merkezlerinin, toplanma ve yığınak alanlarının, muharebe ihtiyatlarının yanı sıra silah ve mühimmat depoları ile askeri ikmal hatları ve araçlarının hedef alındığını kaydetti.

Nezili'ye göre ilk saha değerlendirmeleri, operasyonlarda en az 700 Husinin etkisiz hale getirildiğini ve 170 savaş aracı ile askeri aracın imha edildiğini gösteriyor. Nezili, bunun Husilerin savaş kapasitesini doğrudan etkilediğini ve grubun sivillere, evlerine ve köylerine yönelik saldırılarını sürdürme kabiliyetini sınırladığını ifade etti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri daha önce de Tur el-Baha cephesi ile Taiz ekseninde Husilerin askeri takviye birliklerine yönelik 97 hassas operasyon düzenlediğini açıklamıştı.

Nezili, operasyonların savaş uçakları, insansız hava araçları, topçu birlikleri, füzeler ve keskin nişancılar kullanılarak gerçekleştirildiğini ve operasyonlarda 260 Husinin etkisiz hale getirildiğini, 44 askeri araç ile nakliye ve ikmal aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hale getirildiğini söyledi.

Hava kuvvetleri de Sana ve Saada'daki Husilere ait hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini açıklarken, Silahlı Kuvvetler daha önce Sana'daki Husilere ait askeri hedeflere saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Bu rakamlar, Yemen Silahlı Kuvvetleri tarafından art arda yayımlanan açıklamalara göre Husilerin bir hafta içinde verdiği toplam kaybın yaklaşık 6 bin ölü ve yaralıya ulaştığını gösteriyor.

Seferberlik ve alarm hali

Taiz'deki sahadaki gelişmeler, hükümet ve Silahlı Kuvvetlerin askeri seferberlik ve hazırlık seviyesini daha üst bir aşamaya taşımasıyla eş zamanlı gerçekleşti.

Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin talimatları doğrultusunda genel seferberlik ve toplumsal alarm sürecini başlattı.

Karar, Savunma Bakanı Korgeneral Tahir el-Akili'nin Aden'de başkanlık ettiği genişletilmiş toplantıda duyuruldu. Genelkurmay Başkanı ve Ortak Operasyonlar Komutanı Korgeneral Sağir bin Aziz ise Marib'den video konferans yoluyla toplantıya katıldı. Savunma Bakanı yardımcıları, Genelkurmay Başkan Yardımcısı ile askeri kurum ve dairelerin başkanları da toplantıda hazır bulundu.

dfvgth
Taiz’in güney kırsalında Husi saldırılarından kaçanlara ait olduğu belirtilen sosyal medyada paylaşılan görüntü (Facebook)

Akili, bakanlığın genel seferberlik ve alarm kararının uygulanması için gerekli pratik adımları attığını belirtti. İnsan gücü ve yedek kapasitesinin seferber edilmesi, kabul merkezlerinin düzenlenmesi ve ilgili kurumların kendilerine verilen görevleri uygulamaya başlaması için talimat verildiğini söyledi.

Yemen Savunma Bakanı, Silahlı Kuvvetlerin ülkeyi ve egemenliğini savunma, Husileri püskürtme ve devlet kurumlarının kontrolünü yeniden sağlama görevini yerine getireceğini vurguladı. Akili ayrıca askeri disiplinin sağlanması, mevcut kapasitenin seferber edilmesi ve çabaların bütünleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Genelkurmay Başkanı Aziz ise genel seferberlik ilanının, en yüksek hazırlık seviyelerine düzenli biçimde geçilmesini, çabaların ve kaynakların birleştirilmesini, Silahlı Kuvvetlerin etkinliğinin artırılmasını ve görevlerini yerine getirme kapasitesinin güçlendirilmesini gerektiren ulusal bir karar olduğunu söyledi.

Bin Aziz, insan gücü, araç ve ihtiyaçların tamamının tespit edilmesi, personel çağrısı ve takviye çalışmalarının organize edilmesi, disiplin ve hazırlık seviyesinin yükseltilmesi, eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi ve bütünleşik bir askeri ve toplumsal kapasitenin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Genelkurmay Başkanı, Taiz'deki askeri ve saha komutanlarıyla da telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bu isimler arasında Yüksek Askeri Komite üyesi ve Taiz Cephesi Komutanı Tümgeneral Yusuf eş-Şiraci, Taiz Askeri Ekseni Komutanı Tümgeneral Halid Fadıl, eksen kurmay başkanı Tümgeneral Abdülaziz el-Mecidi ve Taiz Direnişi Komutanı Reşid Şemsan yer aldı.

Bin Aziz, vilayetin çeşitli cephelerindeki operasyonların seyri ve sahadaki durum hakkında komutanlardan brifing aldı. Taiz halkının tutumunu ve Silahlı Kuvvetlere verdikleri desteği öven bin Aziz, bölge halkının çatışmalara katılmak için gösterdiği girişimlere de dikkat çekti.

Bin Aziz, Silahlı Kuvvetlerin çeşitli cephe ve sektörlerde Taiz'de savaşan güçlerin yanında olduğunu belirterek, savaşçıların sahip olduğu etkinlik ve muharebe kapasitesini övdü. Ayrıca savaş uçakları ve insansız hava araçlarının performansına övgüde bulundu.


Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi Husilere karşı kapsamlı askeri harekâtın başladığını duyurdu

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi Husilere karşı kapsamlı askeri harekâtın başladığını duyurdu

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazar günü ülkenin geri kalan topraklarının geri alınması ve devlet otoritesi ile kurumlarının ülkenin tamamında yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyonların başladığını duyurdu. Açıklama, hazırlık ve seferberlik aşamasından açık askeri operasyon aşamasına resmen geçildiği anlamına geliyor.

Alimi, Yemen halkına hitaben yaptığı konuşmada, operasyonların başlatılması kararının gerekli hazırlık ve tedbirlerin tamamlanmasının ardından ve Ulusal Savunma Konseyi'nin kararları doğrultusunda alındığını belirtti. Silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ve tüm askeri birliklere onaylanan planlar doğrultusunda görevlerini yerine getirmeleri talimatı verdiğini söyleyen Alimi, hedefin “ülkeyi terörist milislerin pençesinden kurtarmak” olduğunu ifade etti.

Başkanlık Konseyi Başkanı, kararın alınmasını gerilimi düşürme yönündeki fırsatların tükenmesiyle gerekçelendirdi. Devletin barış için yeterli zaman ve fırsat tanıdığını belirten Alimi, Husilerin ise buna daha fazla askeri yığınak, tırmanış, saldırı ve tehditlerle karşılık verdiğini söyledi. Alimi, Husilerin sivilleri, ulusal tesisleri, komşu ülkeleri ve uluslararası ulaşım güzergâhlarını tehdit ettiğini kaydetti.

Alimi, ilan edilen savaşın Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayanlara veya herhangi bir mezhep ya da kabileye karşı olmadığını vurgulayarak bunun “vatandaşları için devletin ve kurumlarını yeniden tesis etme mücadelesi” olduğunu belirtti. Mücadelenin amacının Yemenlilerin iradesine ve siyasi geleceklerine silah zoruyla el konulmasına son vermek olduğunu söyledi.

fvfef
Yemen Silahlı Kuvvetlerine ait bir savaş uçağı

Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayanlara doğrudan mesaj göndererek askeri mevzilerden, toplanma alanlarından ve ikmal güzergâhlarından uzak durmaları çağrısında bulundu. Çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine engel olmalarını isteyen Alimi, silah bırakarak Husiler safında savaşmayı bırakacak kişilerin güvenli şekilde dönmelerine ve ilan edilen aftan yararlanmalarına yönelik devlet taahhüdünü yineledi.

Yemen hükümet güçleri ve direniş güçlerine de mesaj veren Alimi, görevin sadece toprakları geri almak değil, devleti bu topraklara yeniden getirmek olduğunu söyledi. Sivillerin ve mülklerin korunması ve hukuka uyulması çağrısında bulunan Alimi, intikam veya misillemeye ve masumlara yönelik saldırılara izin verilmeyeceğini vurguladı.

Hükümete talimatlar

Sivil alanda ise Alimi, hükümete askeri operasyonlarla eş zamanlı yürütülecek bir çalışma programı hazırlaması talimatı verdi. Buna göre devlet kurumları, hükümet güçlerinin kontrolüne geçen bölgelerde sorumluluklarını aşamalı olarak üstlenecek.

Alimi'nin açıkladığı öncelikler arasında devlet çalışanlarının maaşlarının yeniden ödenmesi ve geçmiş dönemden kalan alacakların geriye dönük olarak karşılanması, acil toparlanma ve yeniden imar programının başlatılması, zarar gören yollar, elektrik ve su altyapısı ile tesislerin onarılması, yerinden edilenlerin geri dönüşü için koşulların hazırlanması ve ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması yer aldı.

Alimi, operasyonların başarısının geri alınan şehirlerin sayısıyla değil, güvenliğine yeniden kavuşan vatandaşların, evlerine dönen ailelerin ve cinayet, baskı ve halkın iradesine el koyma uygulamalarına yeniden dönülmesini önleyen adımların sayısıyla ölçüleceğini söyledi.

Başkanlık Konseyi ve hükümetin, Suudi Arabistan'ın himayesinde yürütülen Güney-Güney diyaloğunun ortaya koyacağı sonuçlara bağlılığını da yineleyen Alimi, bunun Güney meselesine adil ve kapsamlı bir çözüm sağlayacağını belirtti.

Alimi ayrıca kardeş ülkeler, dostlar ve uluslararası topluma Yemen'e, silahlı kuvvetlerine ve ulusal kurumlarına destek verme çağrısında bulundu. İnsani ve ekonomik çabaların yanı sıra toparlanma ve yeniden imar programlarının desteklenmesini istedi.

vfdbgnhjmk
Yemen hükümet güçleri Taiz’de şiddetli çatışmalara giriyor

Alimi, konuşmasının sonunda devletin askeri, güvenlik ve sivil kurumlarının tam teyakkuz durumuna geçtiğini ve görevin tamamlanmasına kadar bu durumun sürdürüleceğini açıkladı. Yeni aşamanın devletin toprakları ve kurumları üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etmeyi ve silahların hukukun otoritesi altında olması gereken doğal konumuna dönmesini hedeflediğini vurguladı.


Koalisyon: Bölgesel ve uluslararası güvenliği korumak için Yemen ordusuna desteğimizi sürdürüyoruz

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon: Bölgesel ve uluslararası güvenliği korumak için Yemen ordusuna desteğimizi sürdürüyoruz

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon güçleri komutanlığı, Yemen Silahlı Kuvvetlerine tam operasyonel destek sağlamayı sürdüreceğini ve darbenin sona erdirilmesi, devletin ve ulusal kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen’in geleceğinin inşa edilmesi amacıyla meşru hükümet ile Yemen halkının yanında olmaya devam edeceğini açıkladı. Komutanlık ayrıca Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini ve ulusal kaynaklarını korumak için gerekli tüm önlemleri alma konusunda asli hakkının bulunduğunu vurguladı.

Koalisyon güçleri sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, pazar günü yaptığı açıklamada, Husilerin Yemen halkına yönelik devam eden terör saldırıları ve tekrarlanan uygulamalarının ülke genelinde ağır ihlallere yol açtığını belirtti.

Maliki, Husi milislerinin Yemen halkına yönelik iç kuşatma uyguladığını, vatandaşları kent ve köylerinden zorla göç ettirdiğini, halkı aç bıraktığını, kaynaklarını yağmalayarak sözde savaş çabalarına aktardığını ve kabilelerin şeyhleri ile mensuplarına hakaret ettiğini söyledi. Maliki ayrıca Husilerin Yemen toplumunun tüm kesimleri arasındaki sosyal dokuyu parçaladığını, kadınları korkuttuğunu ve suç teşkil eden projeleri doğrultusunda çocukları silah altına aldığını belirtti.

Maliki, söz konusu uygulamaların Yemenlilere uzun yıllardır büyük acılar ve felaketler yaşatan açık ihlaller olduğunu ifade etti.

Husi milislerinin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarına da değinen Maliki, örgütün kutsal şehir Mekke-i Mükerreme ile Hz. Muhammed’in şehri Medine’yi hedef almaya çalıştığını belirtti. Maliki, Riyad, Abha, Hamis Muşayt, Cizan, Necran, Taif ve Yanbu kentlerindeki siviller ile sivil yerleşimlere yönelik kasıtlı ve sistematik saldırıların yanı sıra Suudi Arabistan’a ait gemilerin Kızıldeniz’in güneyi ve Babülmendep Boğazı’nda hedef alınmaya çalışıldığını kaydetti.

Bu saldırıların, Husi milislerinin düşmanca eylemlerini caydırmak ve Suudi Arabistan’ın güvenliği ile egemenliğini korumak amacıyla gerekli önlemlerin sürdürülmesini zorunlu kıldığını belirten Maliki, bunun aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliğin korunması açısından da gerekli olduğunu vurguladı.

Tümgeneral Maliki, Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunma, güvenliğini koruma ve Husi milislerini caydırmak ve ağır ihlallerine son vermek için gerekli tüm operasyonel önlemleri alma konusunda asli hakkının bulunduğunu yineledi.

Maliki, bu tutumun Suudi Arabistan’ın İki Kutsal Mescid’e, vatandaşlarına, ulusal kaynaklarına ve ülkesinde yaşayanlara karşı taşıdığı ulusal sorumluluk doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.

Suudi Arabistan’ın Yemen ve Yemen halkının yanında olmaya, devletin ve kurumlarının yeniden tesis edilmesine ve Husi milislerinin ortadan kaldırılmasına kadar desteğini sürdüreceğini belirten Maliki, Husilerin Kızıldeniz’in güneyi ile Babülmendep Boğazı’nda deniz ulaşımının serbestisini tehdit etmesine de son verilmesi gerektiğini söyledi.

Maliki, söz konusu tehdidin bölgesel ve uluslararası güvenliği zayıflattığını, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaretin serbestisini tehdit ettiğini ve küresel ekonominin can damarını oluşturan ticaret yollarını hedef aldığını belirtti. Bu tehdidin aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliğin yanı sıra tüm ülkelerin ulusal çıkarlarını da riske attığını vurguladı.