Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

Siyasetçiler, her iki hükümet tarafından yapılan açıklamaların ‘vatandaşın değil, daha çok kendi politikaları lehine’ olduğunu düşünüyorlar

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
TT

Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)

Libya’da birbiriyle rekabet eden iki ayrı hükümet, farklı kararlar yayınlayarak ve açıklamalar yaparak siyaset sahnesinde ağırlıklarını artırmaya çalışıyor. Libyalı siyasetçiler ise bu durumu ertelenen seçimlerin yapılmasına yönelik herhangi ciddi bir adım atmadan iktidarda kalma çabası olarak değerlendirdi.

Libyalı Milletvekili Ammar el-Ablak, iki hükümet arasında ‘vatandaşların lehine olmaktan ziyade, kendi politikaları lehine kararlar alındığını ve açıklamalar yapıldığını, yoğun rekabetin onların ve müttefiklerinin iktidardaki konumlarını koruma çabasından ibaret olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan Milletvekili Ablak, devletin yönetiminde siyasi ve mali bir başarısızlık olduğunu, kimsenin devleti tehdit eden risklerin farkında olmadığını ve yolsuzluk vakalarının giderek arttığını vurguladı.

Libya'da Mart 2022’den bu yana iki hükümet iktidar mücadelesi veriyor. Bu hükümetlerden biri, başkent Trablus merkezli, Abdulhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlikte Hükümeti (UBH). Diğeri ise Usame Hammad’ın başbakanı olduğu ve Temsilciler Meclisi (TM) tarafından desteklenen, merkezi Libya'nın doğusunda bulunan paralel İstikrar Hükümeti.

dve
Paralel İstikrar Hükümeti Başbakanı Usame Hammad (İstikrar Hükümeti)

Her iki hükümet de ülkenin meşru hükümeti olduğunu iddia ederken, başta denetim olmak üzere ülkenin yürütme otoritesi ile bu otoriteye bağlı kurumların birleştirilmesini gerektiren temel sorunlara bazı geçici çözümlere bel bağlıyor. Her iki hükümetin aldığı kararlar, seçimlerin yapılacağı tarih açıklanmadan daha fazla zamana ihtiyaç duyarken, seçim tarihini açıklamak ise onların değil, TM ve Devlet Yüksek Konseyi’nin (DYK) yetkisi dahilinde.

UBH Başbakanı Dibeybe, çeşitli tarafların karşı çıkmasına rağmen, nihayet Hamada petrol sahasının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin gerekli olduğuna yönelik teknik ve hukuki gözlemlerin ele alınmasını vurguladı ve gerekli talimatları verdi. Bu konuyu değerlendiren Milletvekili Ablak, iki hükümet arasında zaman zaman öne çıkan ikincil meselelerle ilgili çekişmeler ve sekteye uğrayan siyasi süreç meselesinin unutulması nedeniyle Libyalıların dikkatinin dağılmasına karşı uyardı.

Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele etme bahanesiyle akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırma kararı alan Dibeybe, halkın çeşitli kesimlerinin verdiği tepkinin ardından geri çekti. İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad da hiç vakit kaybetmeden kararın yansımaları konusunda uyarmış, kararla ilgili bir kamuoyu yoklaması yapılması çağrısında bulunmuştu. İstikrar Hükümeti tarafından yapılan açıklamada, bu tür kararların sonuçları, boyutları ve olası zararları incelenmeden hiç kimse tarafından bu kadar hızlı bir şekilde alınamayacağı vurgulandı.

Her iki hükümet de koltuklara sıkı sıkıya tutunuyor

Libyalı Milletvekili Halife ed-Dağari, yakında ne iki hükümetin de istifa edeceğini ne de seçimler için ciddi hazırlık yapılacağını düşünüyor. Dağari, buna karşın kendilerinin ve çatışmanın ana taraflarından müttefiklerinin mevcut konumlarına sadık kaldıklarının altını çizdi. Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin siyasi bir çözüme ulaşmak için Libyalı tarafları bir müzakere masası etrafında toplamak için başlattığı inisiyatife dikkat çeken Dağari, şartların tüm taraflarca belirlediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dağari, sözlerini şöyle sürdürdü:

Petrol ihraç ediliyor ve gelirleri ise maaşlar, destek, yeniden yapılanma ya da diğer harcama yapılan kalemler de dahil, genel bütçeye dağıtılıyor. Her hükümet de bunlardan pay alıyor. Haliyle hiçbiri iktidardan ayrılmayacak.

sd
TM ile Merkez Bankası, Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için yapılacak harcama konusunda anlaştı (TM)

Dağari, TM ve Merkez Bankası'nın kısa bir süre önce Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için 3 yıllık bir süre zarfında kademeli olarak yapılacak harcama konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Her iki hükümetin liderlerinin, kendi nüfuz bölgelerinde yaşayan vatandaşların bu hükümetler tarafından alınan ve genel olarak seçimlere hazırlanmakla ilgili olmayıp, belirli bir tarafın taleplerinin karşılanması, bazı gıda maddelerinin tedariğinin desteklenmesi ya da küçük hibelerin sağlanması ile sınırlı olan kararlara dikkat çeken Dağari, yapılan çalışmalardan memnun olup olmadıklarını öğrenmek isteyip istemediklerini merak ettiğini dile getirdi.

Dağari, TM ve DYK başkanlıklarının ve üyelerinin çoğunluğunun, gerek seçim yasaları üzerinde fikir birliğine vararak gerekse anayasa taslağı hazırlayarak’ ülkedeki bölünmeyi ele almaya ve siyasi süreçte ilerlemeye yönelik çağrıları görmezden gelmeye devam etmelerini eleştirdi.

İstikrar Hükümeti’nin Yerel Yönetim Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Derne şehrini vuran Daniel Kasırgası nedeniyle evleri hasar gören 400 aileye tazminat belgelerini dağıttı. Öte yandan UBH’nin medya platformu, son günlerde Başbakan Dibeybe’nin gençlere ve ihtiyaç sahibi ailelere konut sağlama girişimi kapsamında başkent Trablus’un güneyindeki Suvani Bin Adem bölgesinde nakit kredi için aday listelerini açıkladığı aktarıldı.

Libyalı siyasi aktivist Ahmed et-Tevati, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

İki hükümetin de geçtiğimiz yılın başlarında bir şekilde seçim düzenlemeye hazır olduklarını açıklamaları, aralarındaki rekabetin ciddiyeti konusunda şüphe yaratma girişiminden başka bir şey değildi. Bathiliy’nin inisiyatifinin engellenmesiyle birlikte seçimlerle ilgili açıklamalar da azaldı.

Tevati, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bir şehrin içinde bulunduğu koşulların düzeltilmesi, belirli bir kesimin maaşlarının iyileştirilmesi ya da bir okul veya köprü inşa edilmesi gibi her iki hükümetin de yaptığı hizmetlerin Libyalılara asıl hayalleri olan seçimleri unutturmayacağını söyledi.

Libyalıların her iki hükümetin de vaatlerinden yüz çevirdiklerini ve kararlarının gerekçeleri konusunda şüphe duyduklarını belirten Tevati, İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad'ın, Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Mareşal Halife Hafter'in oğlu Belkasım'ı Derne ve kasırga felaketinden etkilenen diğer şehirler ve bölgeler için İcra Direktörü olarak atama kararı sonrası başlayan tartışmalara dikkati çekti.

Tüm taraflara halkın gösterdiği sabra daha fazla güvenmemeleri tavsiyesinde bulunan Tevati, özellikle mali ve düzenleyici kurumların raporlarının, geçtiğimiz yıl ülkenin yasama ve yürütme organlarına yapılan toplam harcamalardaki artışa ilişkin ortaya çıkardığı sonuçların gerilimi tırmandığını hatırlattı. Tevati, UBH’nin Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Aydınlatma ve Şeffaflık Raporu'na göre, toplam harcamaların 3 milyar 855 milyon dinar (Libya’da 1 dolar 4,81 dinar) olarak gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.



İsrail’in gerilimi artırması karşısında Hizbullah’ın seçenekleri neler?

(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
TT

İsrail’in gerilimi artırması karşısında Hizbullah’ın seçenekleri neler?

(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)
(foto altı) Beyrut’un güneyinde düzenlenen bir festivalde, aralarında eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah ve mevcut Genel Sekreter Naim Kasım’ın da bulunduğu Hizbullah liderlerinin afişleri (Reuters)

İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını son birkaç günde genişletmesiyle Hizbullah, son derece karmaşık bir denklemle karşı karşıya bulunuyor: İsrail’in giderek yoğunlaşan saldırılarına, geniş çaplı bir çatışmaya sürüklenmeden nasıl karşılık verecek? Zira İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, İsrail’deki seçimleri ertelemek ya da seçimlerdeki konumunu güçlendirmek amacıyla böyle bir çatışmayı tetiklemeye çalışıyor olabileceği değerlendiriliyor.

Hizbullah’ın saldırılara maruz kalan tabanından örgüt üzerindeki baskı da giderek artıyor. Taban, Tel Aviv’i caydıracak bir karşılık verilmesini talep ederken, örgütün seçenekleri büyük ölçüde bölgesel gelişmeler, özellikle de ABD-İran müzakerelerinin seyri ve Lübnan’daki iç siyasi hesaplarla şekilleniyor.

Bu yanıt Netanyahu’nun işine geliyor

Hizbullah’ın tutumuna yakın kaynaklar, örgütün şu aşamada misilleme yapacağına yönelik herhangi bir açıklama yapmaktan büyük ölçüde kaçındığını belirtiyor. Kaynaklar, “Hizbullah şu anda Lübnan yönetiminin sorumluluklarını yerine getirmesi yönüne işaret ediyor. Örgüt daha önce de İsrail’in saldırılarını genişletmesi ve müzakerelerin başarısız olması karşısında Lübnan yönetimini diyalog çağrısı yapmıştı” değerlendirmesinde bulunuyor.

dfefrbf
Mustafa Ferhat adlı çocuk, evini hedef alan ve ailesinin bazı üyelerinin ölümüne yol açan İsrail hava saldırısı sonucu yaralandıktan sonra, yanında büyükannesi ile birlikte tedavi görüyor. (AP)

Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, şu ana kadar Hizbullah’ın askeri karşılık verme yönünde ilerlediğine işaret eden herhangi bir emare bulunmadığını belirtti. Kaynaklara göre İsrail’in saldırılarını genişletmesinin amaçlarından biri, Hizbullah’ı ve beraberinde İran’ı karşılık vermeye, dolayısıyla geniş çaplı bir savaşa sürüklemek. Bunun ise Netanyahu’ya seçimler açısından avantaj sağlayabileceği veya seçimleri ertelemesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Karşı koyma imkânı yok

Buna karşılık, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Dr. Hilal Haşan, Hizbullah’ın ‘askeri gücünün çöktüğünü’ belirterek, örgütün önünde herhangi bir seçenek bulunduğunu düşünmüyor. Haşan, özellikle örgütün ‘gurur sembolü’ olarak nitelendirdiği Ali et-Tahir’i Lübnan ordusuna teslim etmek yerine İsrail’e teslim etme kararının ardından askeri kapasitesinin daha da zayıfladığını savunuyor. Haşan, “Örgütün İsrail’le savaşacak gücü bir yana, onu provoke edecek kapasitesi dahi bulunmuyor... İki insansız hava aracı (İHA) gönderdi ve sonuçlarını gördük” dedi.

Haşan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın şu aşamadaki hedefinin, İsrail’e karşı askeri rolünün sona ermesinin ardından silahlarını ülke içinde muhafaza etmek olduğunu belirtti. Örgütün hâlâ ‘inkâr halinde yaşamayı sürdürmekte ısrar ettiğini’ söyleyen Haşan, İsrail’deki rekabetin yoğun olduğu seçimler öncesinde İsrail’in saldırılarını sürdürmesini beklediğini ifade etti. Haşan’a göre bu tırmanış Lübnan’la sınırlı kalmayacak; Batı Şeria, Gazze ve Suriye’nin güneyini de kapsayacak. İran’a yönelik saldırı tehditlerinin de devam edeceğini belirtti.

Haşan, “ABD’nin İsrail’e baskı yapma kapasitesi sınırlı görünüyor... Bu da operasyonların Beka Vadisi’ne kadar genişletilebileceği ihtimalini göz ardı etmememize neden oluyor” diye konuştu.

Hizbullah için üç seçenek

Haşan’ın değerlendirmesinin aksine, emekli Tuğgeneral Münir Şehade, Hizbullah’ın önünde üç seçenek bulunduğunu belirtiyor.

Şehade’ye göre birinci seçenek, ‘geniş çaplı doğrudan bir askeri karşılık vermek’. Ancak bunun İsrail’e aradığı bahaneyi sağlayarak hedef listesini genişletmesine, çatışmayı daha derin bölgelere taşımasına ve hatta Lübnan’ın altyapısını hedef almasına yol açabileceğini belirten Şehade, “Bu nedenle maliyeti yüksek bir seçenek” diyor.

fvgthyju
İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Haniye kasabasına düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İkinci seçenek ise ‘karşılık vermekten tamamen kaçınmak’. Bunun da bir bedeli olduğunu belirten Şehade, İsrail tarafından bunun, özellikle Ali et-Tahir çevresindeki gerilimin ve devam eden saldırıların ardından, İsrail’in herhangi bir bedel ödemeden yeni fiili durumlar yaratabildiği şeklinde yorumlanabileceğini ifade ediyor.

Üçüncü seçenek olan ‘ölçülü ve sınırlı bir karşılık’ konusunda ise Şehade, bunun Hizbullah karşılık vermeye karar verdiği takdirde en mantıklı seçenek olduğunu düşünüyor. Şehade, “Bence bu, ‘saldırının bir bedeli vardır’ denkleminde ısrar etmeyi amaçlayan, ancak topyekûn bir çatışmaya sürüklenmeyen bir karşılık olmalı. Aynı zamanda örgüt, özellikle siyasi manevra alanını korumak istiyorsa, belirsizlik politikasını sürdürebilir ve gerçekleştirdiği tüm operasyonları açıklamayabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Şehade, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın daha karmaşık bir hesapla karşı karşıya olabileceğini belirterek, “Örgüt şimdi mi İsrail’e karşılık vermeli, yoksa ABD-İran müzakerelerinin nasıl sonuçlanacağının netleşmesini mi beklemeli?” sorusunu gündeme getiriyor. Şehade, “ABD-İran sürecinin sonucunu beklemek, teslim olmak veya hiçbir şey yapmadan beklemek anlamına gelmiyor. Bu, büyük çaplı bir karşılığı ertelemek, ancak sınırlı bir karşılık seçeneğini açık tutmak anlamına gelebilir. Çünkü şu anda yaşanacak geniş çaplı bir çatışma, bölgesel tablo netleşmeden önce savaşı genişletme fırsatı sağlayarak Hizbullah’tan çok İsrail’in çıkarına hizmet edebilir” diyor.

Şehade, yakın vadede Hizbullah’ın topyekûn bir savaşı başlatacak geniş çaplı bir karşılık verme girişiminde bulunmayacağını, ancak İsrail’in saldırılarını hiçbir karşılık vermeden sonsuza kadar sürdürmesine de tahammül edemeyeceğini düşünüyor.

Bu nedenle Şehade’ye göre en gerçekçi senaryo, ‘gerilimi kontrol altında tutmak, sahadaki gelişmeleri izlemek, ABD-İran sürecinden yararlanmak ve İsrail’in belirli sınırları aşması halinde sınırlı ve hesaplı bir karşılık verme seçeneğini açık tutmak’.


Yemen ordusu Cevf muharebesini başlattı

Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
TT

Yemen ordusu Cevf muharebesini başlattı

Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)
Hudeyde'nin güneydoğusundaki Hays ilçesinde askeri bir aracın üzerinde bulunan Yemen ordusuna mensup askerler (AFP)

Yemen ordusu, Husilerin saldırılarını tırmandırmasının beşinci gününe girmesi ve hükümet güçlerinin bu saldırıları engellemekten ziyade onları takip etmeye ve yeni mevzileri geri almaya başlamasıyla sahadaki dikkat çekici bir değişimin ortasında, dün Husilere karşı yürüttüğü askeri operasyonları çeşitli cephelere genişletti.

En belirgin gelişme, hükümet güçlerinin ili kurtarmak için geniş çaplı bir askeri operasyon başlattığı Cevf ilinde yaşandı. Güçler, Husilerin saflarındaki çöküşler ve alınan esirlerle ilgili haberler gelirken, Lebanat kampı ve çevresi ile Hazm şehrinin doğusundaki diğer mevzileri geri almayı başardı.

Eş zamanlı olarak Yemen ordusu, Beyda ilinde yeni bir cephe açtı. Zahir cephesindeki askeri bir operasyon sırasında Hayd el-Hazzan ve el-Fuleyhan mevzilerini kurtarmayı başaran güçler, Husilerin saflarında çöküşler tüm hızıyla devam ederken, Uzlet el-Nasıfe bölgesine doğru ilerleyişini sürdürdü.

Bu gelişmeler, askeri kaynaklara göre Husilerin onlarca ölü ve yaralı verdiği Batı Kıyısı ve Taiz'de, özellikle de Berh, Makbene, Sukm ve Kadha'da devam eden çatışmalarla aynı zamana denk geldi.


Yemen’de Husilere karşı yeni cepheler açılıyor: İkmal yolları hedefte

Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
TT

Yemen’de Husilere karşı yeni cepheler açılıyor: İkmal yolları hedefte

Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)
Yemen ordusu personeli, Cevf şehrinde Husilere karşı ilerleme kaydedilmesinin ardından kutlama yaptı (X platformu)

Yemen ordusu ve Ulusal Direniş, Husilerin saflarında art arda yaşanan kırılmalar ve geri çekilmeler devam ederken dün Taiz, Beyda ve Cevf illerindeki cephelerde nitelikli bir ilerleme kaydetti. Diğer yandan Cevf ili, sahada ilerleme kaydeden hükümet güçlerini destekleyen kabile hareketliliğine sahne oluyor.

Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, hükümet güçlerinin Beyda (ülkenin orta kesimi) cephesinde sahada önemli bir ilerleme (yarma) gerçekleştirdiğini duyurdu. Nitekim güçler, "Hayd el-Hazzan ve el-Fuleyhan mevzilerini kurtararak Nasıfe bölgesine ve ilk köyü olan Zi Emahşeb köyüne kadar ulaşmayı" başardı. Bu adım, güçlere Husilerin orta ve güney illeri arasındaki ikmal yollarını kesmek için coğrafi bir üstünlük sağlıyor.

Bu ilerleme, Zahir ilçesine hakim olan tüm tepe ve platoların kontrol altına alınmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.

Beyda İli Medya Müdürü Arif el-Ömeri, silahlı kuvvetlerin Zahir ilçesine hakim stratejik yüksekliklerin kontrolünü sağladığını ve hükümet güçlerinin ildeki konumunu güçlendiren bir gelişme olarak, ‘Zi Naim’ bölgesine ilerlemeye hazırlık amacıyla halihazırda Nasıfe bölgesinde arama tarama faaliyetleri yürüttüğünü teyit etti.

vfghyju
Yemen Hava Kuvvetleri, Beyda ilinin Zahir ilçesinde hava saldırısı düzenledi (X platformu)

Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid el-Nuzeyli ise silahlı kuvvetlerin, ‘devlet kurumlarını geri alma ve Husi darbesini sona erdirme amaçlı operasyonlar çerçevesinde’ Cevf ve Beyda cephelerinde eş zamanlı ilerleme ve zaferler elde ettiğini belirterek, grup unsurlarını can güvenliklerini korumak için ilerleme hatlarından ayrılmaya ve hafif silahlarıyla birlikte mevzilerini terk etmeye çağırdı.

Batı ekseninde ise Ortak Güçler, hakim tepelerde konuşlanan Husi ceplerini püskürttükten sonra Taiz’i Batı Kıyısı'na bağlayan hayati bir bağlantı yolunu güvence altına almayı başardı. Medya Merkezi, ‘Taiz'in batısındaki Kadha cephesinde yer alan Nakil ve Kura Dağı'nda tam kontrolün sağlandığını’ teyit etti.

Hükümet güçleri ayrıca, şehrin batısındaki Şer'ab kavşağında yer alan Ravd okulu yakınları ile Ruba'i bölgesinde büyük bir Husi askeri takviye gücünü hedef aldı. Berh ve Makbene cephelerini desteklemek ve ‘Han Dağı’na saldırmak üzere yola çıkan 21'den fazla askeri aracı barındıran bu hedefin vurulması, personel ve teçhizat açısından ağır kayıplara yol açtı.

Cevf ilinde, hükümetin askeri operasyonlarına paralel bir saha gelişmesi olarak, güçlerin ildeki çeşitli cephelerde devam eden ilerlemesiyle eş zamanlı şekilde, Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Husi grubuna karşı yürüttüğü askeri operasyonları desteklemek üzere hareketlilik başladı.

Yerel kaynaklara göre kabileler, bölgede devam eden askeri operasyonlar sırasında hükümet güçlerinin birçok bölge, mevzi ve stratejik kampı kontrol altına almasının ardından, güçlere destek vermek ve kırılmaya başlayan grubun mevzileri üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla ilin kuzeyindeki Yetime ilçesine doğru harekete geçti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri dün, ildeki Hazm şehrine doğru ilerleyerek çevresindeki stratejik mevzileri kontrol altına aldı. Bununla birlikte Lebanat kampında ilerleme kaydetti ve kurtarılan bölgeleri güvence altına alma operasyonlarını sürdürdü.

Tüm bu gelişmeler; hükümet güçleri ve Ortak Güçler’in Batı Kıyısı'ndaki Husi saldırısının seyrini inisiyatifi yeniden ele aldıkları bir karşı saldırıya dönüştürmeyi başarmalarının ardından, Yemen güçlerinin Hudeyde ilindeki Hays ilçesinin tamamını kurtardığını ve kuzeydeki Cerrahi ilçesine doğru ilerlemeye başladığını duyurmasının hemen ertesinde meydana geldi. Bu durum, Yemen dosyasını nüfuz haritasını yeniden çizen bir dönüm noktasına taşıyor.