Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

Siyasetçiler, her iki hükümet tarafından yapılan açıklamaların ‘vatandaşın değil, daha çok kendi politikaları lehine’ olduğunu düşünüyorlar

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
TT

Libya’daki iki hükümet kararlar çıkarma konusunda yarışırken, seçim süreci için hiçbir adım atılmıyor

UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)
UBH Başbakanı Dibeybe’nin Ulusal Petrol Şirketi (NOC) başkanıyla görüşmesinden (UBH)

Libya’da birbiriyle rekabet eden iki ayrı hükümet, farklı kararlar yayınlayarak ve açıklamalar yaparak siyaset sahnesinde ağırlıklarını artırmaya çalışıyor. Libyalı siyasetçiler ise bu durumu ertelenen seçimlerin yapılmasına yönelik herhangi ciddi bir adım atmadan iktidarda kalma çabası olarak değerlendirdi.

Libyalı Milletvekili Ammar el-Ablak, iki hükümet arasında ‘vatandaşların lehine olmaktan ziyade, kendi politikaları lehine kararlar alındığını ve açıklamalar yapıldığını, yoğun rekabetin onların ve müttefiklerinin iktidardaki konumlarını koruma çabasından ibaret olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan Milletvekili Ablak, devletin yönetiminde siyasi ve mali bir başarısızlık olduğunu, kimsenin devleti tehdit eden risklerin farkında olmadığını ve yolsuzluk vakalarının giderek arttığını vurguladı.

Libya'da Mart 2022’den bu yana iki hükümet iktidar mücadelesi veriyor. Bu hükümetlerden biri, başkent Trablus merkezli, Abdulhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlikte Hükümeti (UBH). Diğeri ise Usame Hammad’ın başbakanı olduğu ve Temsilciler Meclisi (TM) tarafından desteklenen, merkezi Libya'nın doğusunda bulunan paralel İstikrar Hükümeti.

dve
Paralel İstikrar Hükümeti Başbakanı Usame Hammad (İstikrar Hükümeti)

Her iki hükümet de ülkenin meşru hükümeti olduğunu iddia ederken, başta denetim olmak üzere ülkenin yürütme otoritesi ile bu otoriteye bağlı kurumların birleştirilmesini gerektiren temel sorunlara bazı geçici çözümlere bel bağlıyor. Her iki hükümetin aldığı kararlar, seçimlerin yapılacağı tarih açıklanmadan daha fazla zamana ihtiyaç duyarken, seçim tarihini açıklamak ise onların değil, TM ve Devlet Yüksek Konseyi’nin (DYK) yetkisi dahilinde.

UBH Başbakanı Dibeybe, çeşitli tarafların karşı çıkmasına rağmen, nihayet Hamada petrol sahasının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin gerekli olduğuna yönelik teknik ve hukuki gözlemlerin ele alınmasını vurguladı ve gerekli talimatları verdi. Bu konuyu değerlendiren Milletvekili Ablak, iki hükümet arasında zaman zaman öne çıkan ikincil meselelerle ilgili çekişmeler ve sekteye uğrayan siyasi süreç meselesinin unutulması nedeniyle Libyalıların dikkatinin dağılmasına karşı uyardı.

Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele etme bahanesiyle akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırma kararı alan Dibeybe, halkın çeşitli kesimlerinin verdiği tepkinin ardından geri çekti. İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad da hiç vakit kaybetmeden kararın yansımaları konusunda uyarmış, kararla ilgili bir kamuoyu yoklaması yapılması çağrısında bulunmuştu. İstikrar Hükümeti tarafından yapılan açıklamada, bu tür kararların sonuçları, boyutları ve olası zararları incelenmeden hiç kimse tarafından bu kadar hızlı bir şekilde alınamayacağı vurgulandı.

Her iki hükümet de koltuklara sıkı sıkıya tutunuyor

Libyalı Milletvekili Halife ed-Dağari, yakında ne iki hükümetin de istifa edeceğini ne de seçimler için ciddi hazırlık yapılacağını düşünüyor. Dağari, buna karşın kendilerinin ve çatışmanın ana taraflarından müttefiklerinin mevcut konumlarına sadık kaldıklarının altını çizdi. Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy’nin siyasi bir çözüme ulaşmak için Libyalı tarafları bir müzakere masası etrafında toplamak için başlattığı inisiyatife dikkat çeken Dağari, şartların tüm taraflarca belirlediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dağari, sözlerini şöyle sürdürdü:

Petrol ihraç ediliyor ve gelirleri ise maaşlar, destek, yeniden yapılanma ya da diğer harcama yapılan kalemler de dahil, genel bütçeye dağıtılıyor. Her hükümet de bunlardan pay alıyor. Haliyle hiçbiri iktidardan ayrılmayacak.

sd
TM ile Merkez Bankası, Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için yapılacak harcama konusunda anlaştı (TM)

Dağari, TM ve Merkez Bankası'nın kısa bir süre önce Daniel Kasırgası'ndan etkilenen şehirlerin yeniden inşası için 3 yıllık bir süre zarfında kademeli olarak yapılacak harcama konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Her iki hükümetin liderlerinin, kendi nüfuz bölgelerinde yaşayan vatandaşların bu hükümetler tarafından alınan ve genel olarak seçimlere hazırlanmakla ilgili olmayıp, belirli bir tarafın taleplerinin karşılanması, bazı gıda maddelerinin tedariğinin desteklenmesi ya da küçük hibelerin sağlanması ile sınırlı olan kararlara dikkat çeken Dağari, yapılan çalışmalardan memnun olup olmadıklarını öğrenmek isteyip istemediklerini merak ettiğini dile getirdi.

Dağari, TM ve DYK başkanlıklarının ve üyelerinin çoğunluğunun, gerek seçim yasaları üzerinde fikir birliğine vararak gerekse anayasa taslağı hazırlayarak’ ülkedeki bölünmeyi ele almaya ve siyasi süreçte ilerlemeye yönelik çağrıları görmezden gelmeye devam etmelerini eleştirdi.

İstikrar Hükümeti’nin Yerel Yönetim Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Derne şehrini vuran Daniel Kasırgası nedeniyle evleri hasar gören 400 aileye tazminat belgelerini dağıttı. Öte yandan UBH’nin medya platformu, son günlerde Başbakan Dibeybe’nin gençlere ve ihtiyaç sahibi ailelere konut sağlama girişimi kapsamında başkent Trablus’un güneyindeki Suvani Bin Adem bölgesinde nakit kredi için aday listelerini açıkladığı aktarıldı.

Libyalı siyasi aktivist Ahmed et-Tevati, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

İki hükümetin de geçtiğimiz yılın başlarında bir şekilde seçim düzenlemeye hazır olduklarını açıklamaları, aralarındaki rekabetin ciddiyeti konusunda şüphe yaratma girişiminden başka bir şey değildi. Bathiliy’nin inisiyatifinin engellenmesiyle birlikte seçimlerle ilgili açıklamalar da azaldı.

Tevati, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bir şehrin içinde bulunduğu koşulların düzeltilmesi, belirli bir kesimin maaşlarının iyileştirilmesi ya da bir okul veya köprü inşa edilmesi gibi her iki hükümetin de yaptığı hizmetlerin Libyalılara asıl hayalleri olan seçimleri unutturmayacağını söyledi.

Libyalıların her iki hükümetin de vaatlerinden yüz çevirdiklerini ve kararlarının gerekçeleri konusunda şüphe duyduklarını belirten Tevati, İstikrar Hükümeti Başbakanı Hammad'ın, Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Mareşal Halife Hafter'in oğlu Belkasım'ı Derne ve kasırga felaketinden etkilenen diğer şehirler ve bölgeler için İcra Direktörü olarak atama kararı sonrası başlayan tartışmalara dikkati çekti.

Tüm taraflara halkın gösterdiği sabra daha fazla güvenmemeleri tavsiyesinde bulunan Tevati, özellikle mali ve düzenleyici kurumların raporlarının, geçtiğimiz yıl ülkenin yasama ve yürütme organlarına yapılan toplam harcamalardaki artışa ilişkin ortaya çıkardığı sonuçların gerilimi tırmandığını hatırlattı. Tevati, UBH’nin Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Aydınlatma ve Şeffaflık Raporu'na göre, toplam harcamaların 3 milyar 855 milyon dinar (Libya’da 1 dolar 4,81 dinar) olarak gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.



Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
TT

Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güvenlik Konseyinin misyonun görev süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya varamaması üzerine, Batı Sahra Referandumu için Birleşmiş Milletler Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresinin dün sona erdiğini açıkladı.

Batı Sahra'yı kendi topraklarının bir parçası olarak gören Fas kararı memnuniyetle karşılarken, Cezayir'in desteklediği Polisario Cephesi karardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

Polisario Cephesi, eski sömürgeci güç İspanya'nın 1976'da bölgeden çekilmesinden bu yana Batı Sahra'da bağımsız bir devlet kurulmasını hedefliyor. BM Barış Gücü Misyonu ise 1991 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından bölgede konuşlandırılmıştı.

Guterres, yaptığı açıklamada, 1 Kasım itibarıyla misyonun «tasfiye aşamasına» geçeceğini ve asker katkısında bulunan ülkelere ait varlıkların geri gönderileceğini bildirdi.

Misyonun sona ermesi, BM Güvenlik Konseyinin bir yıl önce ABD tarafından hazırlanan ve Fas'ın bölgeye Fas egemenliği altında özerklik tanınmasını öngören planını, anlaşmazlığın çözümü için «en uygulanabilir seçenek» olarak destekleyen kararı kabul etmesinin ardından geldi.

Geçen yıl oylamada çekimser kalan Rusya, bu yıl ABD'nin desteklediği ve BM'nin Fas planına yönelik desteğini pekiştirirken, barış gücü misyonunun kapasitesini azaltmayı öngören yeni karar tasarısını veto etti. Ardından Güvenlik Konseyi, Rusya'nın alternatif karar tasarısını da reddederek, misyonun görev süresinin uzatılmadan sona ermesine yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ateşkesi denetlemenin yanı sıra bölgede referandum düzenlemekle görevlendirilen MINURSO, seçmenlerin kimlerden oluşacağı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle bugüne kadar referandumu gerçekleştiremedi.

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, devlet medyasına yaptığı açıklamada, misyonun adında referanduma atıfta bulunulmasının «başka bir dönemin mirası olan kurallardan» kaynaklandığını söyledi. Burita, Rabat'ın Rusya'nın ABD tarafından hazırlanan karar tasarısını veto edeceğini bildiğini, ancak bu durumu «oyunun bazı kurallarını gözden geçirmek için bir fırsat» olarak gördüğünü belirtti.

Fas Kraliyet Divanı da misyonun görev süresinin uzatılmamasını, «Batı Sahra meselesinin BM koridorlarında nihai olarak kapatılması yönünde önemli bir gelişme ve büyük bir adım» olarak nitelendirdi.

Cezayir Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi günü yaptığı açıklamada, görev süresinin uzatılmamasından «derin üzüntü» duyduğunu bildirdi. Bakanlık, bu durumdan ABD'nin Fas'ın tutumuna yönelik «aşırı yanlılığını» sorumlu tuttu.

Polisario Cephesi de yayımladığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyinin toplantısında yaşanan «tıkanıklıktan» duyduğu endişeyi dile getirdi.


Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
TT

Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)

Suriye İç Güvenlik Güçleri, dün ülkenin doğusunda DEAŞ terör örgütü mensubu iki kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Şüphelilerin, son olarak Savunma Bakanlığı personeline yönelik saldırı olmak üzere bir dizi suikast eylemi gerçekleştirmekle suçlandığı bildirildi.

İç Güvenlik Güçleri tarafından yapılan açıklamada, Genel İstihbarat Teşkilatının kendileriyle iş birliği içinde, yürütülen kapsamlı istihbarat takibinin ardından Deyrizor'da DEAŞ'a bağlı iki kişilik bir hücreyi çökerttiği belirtildi.

Açıklamada, soruşturma sonucunda gözaltına alınan iki kişinin kentte bir dizi suikast eylemine karıştığının belirlendiği, son olarak Savunma Bakanlığı personeli İbrahim el-Casim'i Meyadin kentindeki Reşid Camisi yakınlarında silahla hedef aldıklarının tespit edildiği kaydedildi.

Operasyonda şüphelilerin üzerinde bulunan silah ve mühimmatın da ele geçirildiği bildirildi.

Beşşar Esed'i Aralık 2024'te iktidardan uzaklaştırarak yönetimi devralan Suriye makamları, o tarihten bu yana DEAŞ'ın üst düzey yöneticilerinin ve örgüt mensuplarının yakalandığına ilişkin düzenli olarak açıklamalar yapıyor.

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyona katılmıştı.

İçişleri Bakanlığı, 6 Ekim'de de örgütün bir yöneticisinin yakalandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu kişi, geçtiğimiz aralık ayında Humus kentinde Alevi nüfusun yoğun olduğu bir mahalledeki camiye düzenlenen bombalı saldırının sorumlusu olmakla suçlandı.

Suriye, eylül ayında da saldırı hazırlığında olduğu belirtilen DEAŞ bağlantılı bir hücrenin çökertildiğini açıklamıştı.

DEAŞ, 2014 yılında Suriye ve Irak'ta geniş toprakları kontrol altına almasının ardından, 2019'da Suriye'de askerî yenilgiye uğratıldı. Ancak örgüte bağlı hücreler, özellikle Suriye çölünde (Badiye) faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Örgüt, zaman zaman özellikle Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları üstleniyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Temmuz 2026'da Güvenlik Konseyine sunduğu rapora göre DEAŞ, 2026 yılında Suriye'de 3 bine kadar savaşçı bulundurmayı sürdürdü.

Raporda, örgütün Suriye'de dinî, siyasi ve askerî hedeflere yönelik «vur-kaç saldırılarına» öncelik verdiği belirtildi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve bazı yetkilileri hedef alan, 2026 yılının başlarında cumhurbaşkanına yönelik olduğu belirtilen bir suikast planı da dahil olmak üzere çok sayıda saldırı girişiminin engellendiği kaydedildi.


Yemen ordusu Taiz çevresinde direnişini sürdürüyor, Cevf'te ilerleme kaydediyor

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
TT

Yemen ordusu Taiz çevresinde direnişini sürdürüyor, Cevf'te ilerleme kaydediyor

Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)
Husilerin kuşatması altındaki Taiz kentinin batı cephesinde Yemen ordusuna bağlı savaşçılar (AFP)

Yemen hükümet güçleri, kuşatma altındaki Taiz kentinin cephe hatlarındaki mevzilerini korurken, Halk Direniş Güçleri'nin desteğiyle kentin güneydoğusundaki Akruz cephesinde Husilerin şiddetli saldırısını püskürttü. Eş zamanlı olarak Cevf vilayetinin merkezi Hazm kentinin doğusunda bazı askeri mevziler ve stratejik tepeler yeniden ele geçirildi. Bu gelişmenin, kente doğru ilerleme hedefi doğrultusunda sahadaki dengeleri değiştirmesi amaçlanıyor.

Taiz'deki direniş ve Cevf'teki ilerlemeye karşılık Husiler, Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira ilçesine yönelik askeri hareketliliğini genişletti. Hava saldırılarına ve verdikleri kayıplara rağmen Husiler, tarihi Mukatira Kalesi'ni ele geçirerek Tünel bölgesi ve Hice el-Abd Geçidi'ne hâkim bazı noktalar da dahil olmak üzere önemli bölgelere ve yüksek kesimlere ilerledi. Bu gelişmeler, hükümet güçleriyle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından geldi.

bgn
Taiz kentinin cephe hatları, Husilerin yaklaşık dört haftadır sürdürdüğü kuşatma ve saldırılara karşı direnişini sürdürüyor (AFP)

Yerel kaynaklara göre hükümet güçleri, Amâlika Kuvvetleri ve Vatan Kalkanı güçlerinin desteğiyle ilçenin geniş bir bölümünü kontrol altında tutmaya devam ediyor. Hükümet güçleri, geçidin alt kesimlerinde ve Suk er-Rubû bölgesindeki vadide Husilerin saldırılarını püskürterek takviye birliklerini taşıyan konvoylarını imha etti. Husilerin ele geçirdiği noktaları geri almak amacıyla karşı saldırılarını sürdüren hükümet güçleri, bölgeye takviye birlikler ve aşiret savaşçıları sevk ederek Husilerin ilerleyişini durdurmaya çalışıyor.

Taiz kentinin güney ve güneydoğusunda çatışmalar Akruz ve Kehlan cepheleri ile kentin batısındaki Dabâb bölgesinde yoğunlaşıyor. Silahlı kuvvetler, Halk Direniş Güçleri'nin desteğiyle Akruz cephesinde Husilerin şiddetli saldırısını püskürtmeyi başardı. Bu cephelerde çatışmalar ve Husilerin toplanma noktalarını hedef alan hava saldırıları devam ediyor.

Pazar günü düzenlenen hava saldırıları Zimar ve Hudeyde vilayetlerindeki bazı bölgelere, Baçil ilçesi de dahil olmak üzere, uzandı. Saldırılarda ayrıca Taiz'in güneybatısındaki Hice el-Abd ve Tarik es-Sıhâ bölgelerinde bulunan Husilere ait mevziler hedef alındı. Hava operasyonları, kara çatışmalarına eşlik eden askeri faaliyetler kapsamında gerçekleştirildi.

Buna karşılık Husilerin saldırıları, Lahic'in kuzeyindeki Mukatira ilçesinde yoğunlaştı. Grup, tarihi Mukatira Kalesi'ni ele geçirirken Tünel bölgesine ve Hice el-Abd Geçidi'ne hâkim bazı yüksek kesimlere ilerledi.

Mukatira'nın stratejik önemi

Mukatira dağlarının ve buradaki kalenin, Hice el-Abd Dağ Geçidi ile Taiz'i güney bölgelerine bağlayan önemli güzergâhlardan biri olan Kerbe yolu üzerindeki hâkim konumu, bölgedeki gelişmelere askeri açıdan önem kazandırıyor.

Kalenin kontrol altına alınması, söz konusu geçitlerin çevresindeki hareketliliğin izlenmesine ve bu güzergâhlardaki ulaşımın tehdit edilmesine imkân sağlıyor. Bu durum, Taiz'e ulaşan yollar üzerindeki askeri kısıtlamaların genişlemesi ve zaten Husilerin kuşatması altında bulunan kentin daha da izole edilmesi endişelerini artırıyor.

Yüksek kesimlerin önemi yalnızca yerel yolların güvenliğinin sağlanmasıyla sınırlı değil. Bu noktaların kontrol altına alınması, Tur el-Baha ilçesi yönünde ilerleme imkânı sunarken Lahic vilayetindeki Anad Askeri Üssü'nü coğrafi açıdan gözetim altında tutma olanağı da sağlıyor.

cdghyukj
Fotoğrafta, Lahic vilayetinin kuzeyinde bulunan tarihi Mukatira Kalesi görülüyor (Yerel medya)

Dağlık konumu nedeniyle Mukatira, batı kıyısı ve Babülmendep'e uzanan güzergâhlar açısından stratejik bir derinlik oluşturuyor. Bölgedeki yüksek kesimlerin kontrolü, ilerleme hatlarının güvence altına alınmasına ve askeri kuşatma girişimlerinin önlenmesine imkân tanıyor. Ayrıca Babülmendep Boğazı'nın güneyindeki Ras el-Ara yönüne uzanan bölgede birliklerin ve askeri ikmal hatlarının hareketliliğini de etkiliyor.

Cevf'te sahada ilerleme

Öte yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri, Birinci Acil Müdahale Tümeni tarafından yürütülen operasyon kapsamında Hazm kentinin doğusunda bazı askeri mevzileri ve stratejik yüksek kesimleri yeniden ele geçirdiğini duyurdu. Şiddetli çatışmaların ardından Husilere bağlı unsurların Duhayda dağları çevresindeki mevzilerinden kaçtığı bildirildi.

ghjk
Yemen ordusu, Cevf vilayetinin merkezi Hazm kentinin doğusunda ilerleme kaydetti (Askeri medya)

Silahlı kuvvetler, Husilerin geride bıraktığı silah ve mühimmat depolarının kontrol altına alındığını, askeri araç ve zırhlı muharebe araçlarının imha edildiğini açıkladı. Çatışmalarda onlarca Husinin öldürüldüğü veya yaralandığı, bazı unsurların ise esir alındığı belirtildi.

İdari ve askeri alanda ise Başkanlık Liderlik Konseyi, pazar günü yayımladığı iki cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Tümgeneral Hüseyin el-Aci Ali el-Avadi'yi Beyda vilayeti valiliğine, Tümgeneral Emin Ali el-Akimi'yi ise Cevf vilayeti valiliğine atadı. El-Akimi'nin aynı zamanda Cevf Askeri Bölge Komutanlığı görevini de üstleneceği bildirildi.