Ürdün’ün saldırılarını kınayan Suriye bir insansız hava aracını düşürdühttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/4809676-%C3%BCrd%C3%BCn%E2%80%99%C3%BCn-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-k%C4%B1nayan-suriye-bir-insans%C4%B1z-hava-arac%C4%B1n%C4%B1-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCrd%C3%BC
Ürdün’ün saldırılarını kınayan Suriye bir insansız hava aracını düşürdü
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı. (SANA)
Suriye, Ürdün Hava Kuvvetleri'nin kendi topraklarındaki birçok kasaba ve bölgeye yönelik saldırılarını kınadı. Söz konusu saldırıların sonuncusu, sınırdan Ürdün'e uyuşturucu kaçakçılığı yapan unsurlara yönelik olduğu gerekçesiyle Suveyda'nın güney kırsalındaki köylerin hedef alınmasıydı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin devam eden restorasyonunu etkilememek için kontrol altına almaya çalıştığımız olaylarla ilgili bu tür askeri operasyonların hiçbir haklı gerekçesi yok. Son dönemdeki siyasi, medya ve askeri gerginlikler, iki ülkenin ortak komiteleri arasında mutabakata varılan hususlarla tutarlı değil” ifadeleri yer aldı.
Suriye Savunma Bakanlığı, dün (Salı) erken saatlerde, sınır muhafız güçlerinin Ürdün sınırı yakınında bir insansız hava aracını düşürdüğünü bildirdi. Bakanlığın resmi Facebook sayfası üzerinden yapılan açıklamada, Suriye Silahlı Kuvvetleri’nin Dera vilayeti kırsalında yol kenarındaki çok sayıda patlayıcıyı imha etmeyi başardığı ifade edildi.
Ürdünlü kaynaklar ise “Suriye'nin güneyindeki aşiretlerin öfkesini kontrol altına alma girişimi” olarak değerlendirdikleri Suriye açıklamalarının önemini küçümsedi. Suriye tarafının “iki taraf arasında yapılan bir dizi güvenlik toplantısının sonuçlarını ve bunlardan çıkan tavsiyeleri uygulama taahhüdünde bulunmadığı” vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar ayrıca “üzerinde mutabakata varılan her şeyin Suriyeliler tarafından, açık bir tereddüt ve vaatlerin yerine getirilmesindeki yavaşlıktan sonra hayata geçirilmediğini” belirtti.
Diğer yandan Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sufyan el-Kudah, Ürdün'ün kaçakçılık operasyonlarını durdurmak için Suriye hükümetiyle koordinasyonu sürdürmeye hazır olduğunu ve Suriye'deki kardeşlerin bunlara karşı pratik, etkili, hızlı tedbir ve adımlar atmasının beklendiğini belitti.
El-Kudah, şu ifadeleri kullandı: “Ürdün, 1 milyon 300 binden fazla Suriyeli’ye ev sahipliği yaparak onlara güvenlik, emniyet ve insanca bir yaşam sağladı. Silahlı kuvvetler, savaştan kaçmak için sınırı geçen binlerce kişiyi kucakladı. Ürdün, Suriye'nin güvenliği ve özellikle Ürdün'le tarihi kardeşlik ilişkileri olan komşu vilayetler Suveyda ve Dera'daki halkın güvenliği konusunda endişe duyuyor.”
Yemen Şafağı operasyonunda hava ve kara saldırıları yoğunlaşıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5329689-yemen-%C5%9Fafa%C4%9F%C4%B1-operasyonunda-hava-ve-kara-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1-yo%C4%9Funla%C5%9F%C4%B1yor
Yemen Şafağı operasyonunda hava ve kara saldırıları yoğunlaşıyor
Güney Amalika Tugayları’na bağlı güçler, Lahic’in batısındaki cepheleri takviye etmek üzere yola çıktı (Askeri medya)
Yemen Şafağı askeri operasyonu 10. gününe girerken, ülkenin güneybatısındaki Taiz vilayetinin cephelerinde şiddetli çatışmalar sürüyor. Marib ve Cevf cephelerinde de çatışmalar devam ederken, hava ve kara saldırılarının yoğunlaştığı bildiriliyor. Hükümet güçleri, İran destekli Husilerin savaşma kapasitesini zayıflatmayı ve ikmal hatlarını kesmeyi amaçlayan operasyonlarda can kayıplarının ve yerinden edilmelerin arttığını, hastaneler, piyasalar ve temel hizmetler üzerindeki baskının da giderek ağırlaştığını belirtiyor.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, son 24 saatte savaş uçakları, insansız hava araçları, sahra topları, çok namlulu roketatarlar ve keskin nişancı birliklerinin katılımıyla 2 bin 200 hassas hedefleme operasyonu gerçekleştirildiğini açıkladı. İlk saha değerlendirmelerine göre yaklaşık bin 200 Husi unsurunun etkisiz hale getirildiği, farklı çatışma hatlarında 440’tan fazla askeri araç, zırhlı araç ve diğer askeri unsurların imha edildiği veya kullanılamaz hale getirildiği belirtildi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, operasyonların komuta ve kontrol merkezleri, tahkimatlar, ateş kaynakları, gözetleme ve keşif noktalarının yanı sıra militanların toplandığı bölgeler, silah ve mühimmat depoları, ulaşım ve ikmal araçları ile “yüksek değerli” olarak nitelendirilen askeri hedeflere yoğunlaştığını söyledi.
Nezili, hükümet güçlerinin doğu ve güney cephelerinde saldırı operasyonlarını geliştirmeyi sürdürdüğünü ve yoğun ateş desteği altında sahada ilerleme kaydettiğini belirtti. Taiz’deki hava saldırılarının ise militan grupları ve Husi takviyelerini hedef aldığını, bunun Husilerin mevzilerine destek sağlama ve saflarını yeniden düzenleme kapasitesini sekteye uğratmayı amaçladığını ifade etti.
Saha kaynakları, Husilerin aralarında saha komutanlarının da bulunduğu ölü, yaralı ve esirlerden oluşan insan kayıplarını her gün artırdığını belirtiyor. Tahminlere göre örgüt, operasyonun 10 günlük döneminde yaklaşık 15 bin mensubunu ölü ve yaralı olarak kaybetti. Husiler ise kayıplarına ilişkin kapsamlı bir bilanço açıklamadı.
Çok cepheli çatışmalar
Taiz’de son saatlerde çatışmalar kentin güneyi, doğusu ve batısındaki cephelerde yoğunlaştı. Akruud bölgesinde çatışmalar yeniden alevlenirken askeri kaynaklar, hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik Husi saldırısı girişimlerinin ardından Serrari, Zil-Berh ve Duhaih bölgelerinde çatışmalar çıktığını aktardı.
Kaynaklar, hükümet güçlerinin Husileri Sabr el-Mevadim ilçesindeki Serrari bölgesinden geri çekilmeye zorladığını belirtti. Öte yandan hava saldırılarında kentin doğusundaki Huban bölgesinde Husilere ait bir toplanma alanı ve merkezin hedef alındığı bildirildi.
Gece saatlerinde Husiler tarafından kuşatma altında tutulan Taiz kenti (Facebook)
Batı cephesinde ise kente giden ana yolun bulunduğu ed-Dubab cephesi kapsamında Han Dağı, Sayyahi ve Hazran Dağı çevresindeki çatışmalar devam etti. Çatışmalar Taiz’in güneydoğusundaki Şukub ve Akruud cephelerine de yayıldı.
Bununla eş zamanlı olarak vilayetin güneybatısındaki el-Vaziiyye ekseninde Muhavela ve Ağabire bölgelerinde çatışmalar şiddetlendi. Komşu Lahic vilayetindeki el-Mudarebe cephesinde de çatışmaların sürdüğü bildirildi.
Hükümet açıklamasına göre askeri mühendislik birlikleri, batı cephesinde geri alınan bölgelerde mayın ve el yapımı patlayıcıların temizlenmesi, yolların ve geçiş güzergâhlarının güvenli hale getirilmesi çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalarla sivillerin korunması ve terk etmek zorunda kaldıkları bölgelere dönüşlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Operasyona devam kararı
Siyasi alanda ise Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen Şafağı operasyonunun ilan edilen hedef doğrultusunda sürdürüleceğini belirtti. El-Alimi, operasyonun Husilerin darbesine son verilmesini, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesini ve silah ile savaş ve barış kararlarının anayasal kurumların kontrolünde toplanmasını amaçladığını söyledi.
El-Alimi, 14 Ekim Devrimi’nin 63. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Silahlı Kuvvetlerin operasyonun başlamasından bu yana iyi bir performans sergilediğini belirtti. Sahadaki geçici değişimlerin devletin sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesini engellemeyeceğini ifade eden El-Alimi, bu süreçte kardeş ve dost ülkelerin desteğinin sürdüğünü kaydetti.
Husi tehdidinin belirli bir vilayet veya bölgeyle sınırlı olmadığını, kuzey ve güneyde Yemenlilerin güvenliğini ve geleceğini tehdit ettiğini belirten El-Alimi, Taiz ve Marib’de yaşananların Aden, Hadramut ve diğer vilayetlerin güvenliğiyle bağlantılı olduğunu vurguladı.
El-Alimi, operasyonun başlatılmasını ateşkes ve gerilimi azaltma girişimlerinin sonuçsuz kalması, Husilerin kentlere ve köylere, komşu ülkelere ve uluslararası su yollarına yönelik saldırılarını sürdürmesiyle gerekçelendirdi. Devlet kurumlarını yeniden tesis etme kararının yürürlükte olduğunu ve bundan geri dönüş olmayacağını söyledi.
İnsani uyarılar
Askeri operasyonların genişlemesi, özellikle yaralı ve yerinden edilenlerin sayısındaki artış ve sağlık tesislerinin artan ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesinin gerilemesi nedeniyle uluslararası kuruluşların sivillere yönelik sonuçlar konusunda uyarılarına yol açtı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi çarşamba günü yaptığı açıklamada, Yemen genelindeki hastanelerin çatışmalar nedeniyle yaralı sayısında yaşanan keskin artışla başa çıkmakta giderek daha fazla zorlandığını bildirdi. Komite, Marib, Taiz ve Kızıldeniz kıyısındaki cephe hatlarında bulunan bazı sağlık tesislerinin yalnızca bir hafta içinde 700’den fazla yaralı kabul ettiğini belirtti.
Komitenin sağlık birimi koordinatörü Firas Ebu Semra, sağlık ekiplerinin büyük bir baskı altında çalıştığını söyledi. Ebu Semra, faal durumdaki sağlık tesislerinin yalnızca küçük bir bölümünün yaralılara kapsamlı sağlık hizmeti sunabildiğini ifade etti.
Örgüt, cerrahi malzeme, anestezi, oksijen ve ilaç sıkıntısına dikkat çekerek, zaten ağır yük altında bulunan sağlık sisteminin çatışmaların genişlemesi halinde yeni bir toplu yaralı dalgasını karşılamakta sınırlı kapasiteye sahip olduğu uyarısında bulundu.
Yerinden edilme konusunda ise Uluslararası Göç Örgütü, 12 Ekim itibarıyla 36 bin 216 aileden oluşan 217 bin 303 kişinin yerinden edildiğini tespit ettiğini açıkladı. Yerinden edilenlerin yaklaşık yüzde 55’i Taiz vilayetinde bulunurken, Lahic’te 45 binden fazla, Aden’de ise 26 binden fazla kişinin çatışmalardan etkilendiği bildirildi.
Çatışmaların sonuçları yalnızca yerinden edilme ve yaralanmalarla sınırlı değil. Birleşmiş Milletler, insani yardım ortaklarından aldığı bilgilere dayanarak Taiz kentindeki temel ihtiyaç malzemelerinin tedarikinde gerileme yaşandığı ve buğday ile un stoklarının üç haftadan kısa bir süre içinde tükenebileceği uyarısında bulundu.
BM Sözcüsü Stephane Dujarric, gıda fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 arttığını, benzin fiyatlarının önceki seviyelerinin üç katına çıktığını ve yemeklik gazın büyük ölçüde bulunamaz hale geldiğini söyledi. Yakıt sıkıntısının su tedarikini de tehdit ettiğini belirten Dujarric, yerinden edilenlerin kaldığı merkezlerde aşırı yoğunluk yaşandığını, temiz suya erişimin sınırlı olduğunu ve sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığını ifade etti.
Bu koşullar, 1,5 milyondan fazla kişinin yaşadığı Taiz kentinde gıda ve sağlık güvenliğinin daha da kötüleşmesi riskini artırıyor. Kent, yıllardır Husilerin uyguladığı kuşatma nedeniyle hareketlilik ve ikmal konusunda kısıtlamalarla karşı karşıya bulunuyor.
Koalisyon Husilerin saldırılarını püskürtüyor... Balistik füzenin önlenmesi sırasında bir kişi şarapnel parçalarıyla yaralandıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5329667-koalisyon-husilerin-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-p%C3%BCsk%C3%BCrt%C3%BCyor-balistik-f%C3%BCzenin-%C3%B6nlenmesi
Koalisyon Husilerin saldırılarını püskürtüyor... Balistik füzenin önlenmesi sırasında bir kişi şarapnel parçalarıyla yaralandı
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, çarşamba günü de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarına karşı koymayı sürdürdü. Koalisyon, Husilerin Riyad’a doğru fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü ise Riyad kentinde bir balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen şarapnel parçaları nedeniyle Arap uyruklu bir kişinin yaralandığını, bir konut ile bir araçta sınırlı çapta maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.
Koalisyon dün, Suudi Arabistan’ın Riyad bölgesi, güney bölgesi, El-Harç vilayeti, El-Ahsa vilayetine bağlı Harad merkezi ve ülkenin doğusundaki Zahran kentine yönelik fırlatılan balistik füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçlarını önledi.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü de Riyad’da iki seyir füzesinin önlenmesi sırasında düşen şarapnel parçaları sonucu 4 kişinin yaralandığını ve 15 konutta sınırlı maddi hasar meydana geldiğini açıkladı.
Husilerin dayandığı kaynaklara yönelik askeri hedeflerin kapsamının genişlediğini gösteren bir gelişme olarak Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, salı günü Yemen’in başkenti Sana’nın batısında bulunan Es-Sabahah Merkez Yakıt Depolama İstasyonu’na çok sayıda hava saldırısı düzenledi.
Saldırılar, Husilerin askeri faaliyetlerine yakıt sağlayan önemli bir ikmal hattını hedeflemeyi amaçlıyor.
Cezayir’de kabine değişikliği: İçişleri Bakanlığı’na İbrahim Murad atandıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5329666-cezayir%E2%80%99de-kabine-de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Fi-i%CC%87%C3%A7i%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%99na-i%CC%87brahim-murad-atand%C4%B1
Cezayir’de kabine değişikliği: İçişleri Bakanlığı’na İbrahim Murad atandı
Cezayir Devlet Başkanı Abdelmecid Tebbune(DPA)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, dün gerçekleştirdiği kabine revizyonu kapsamında İbrahim Murad’ı Devlet Bakanı ve İçişleri ile Yerel Yönetimler Bakanı olarak atadı. Murad, bu görevi Said Sayud’dan devraldı.
Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, daha önce hem İçişleri hem de Ulaştırma bakanlıklarını bünyesinde yürüten Said Sayud’un ise yeni kabinede Ulaştırma Bakanı olarak görev yapacağı belirtildi.
İlgili kararlar kapsamında Cumhurbaşkanı Tebbun, Dışişleri Bakanlığı eski Genel Sekreteri Lunas Magraman’ı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevine getirdi. Magraman, geçen hafta hayatını kaybeden Bualem Bualem’in yerine atandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة