Suriye'de İran destekli gruplar, son bir ayda ABD üslerine en az 83 saldırı düzenledi

Suriye'de İran destekli gruplar, son bir ayda neredeyse birer gün arayla ABD üslerine, karadan karaya atış yapılan silahlar ve aidiyeti bilinmeyen kamikaze İHA'larla en az 83 saldırı düzenledi

(AA)
(AA)
TT

Suriye'de İran destekli gruplar, son bir ayda ABD üslerine en az 83 saldırı düzenledi

(AA)
(AA)

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Suriye'de ABD üslerini hedef alan saldırılar, son bir ayda da yoğun şekilde devam etti.

AA muhabirlerinin derlediği bilgilere göre, son bir ayda neredeyse birer gün arayla Haseke, Deyrizor ve Humus'ta ABD'nin 6 üssüne, roket ve İHA'larla 20 farklı seferde en az 83 saldırı düzenlendi.

ABD askerlerinin konuşlandığı Deyrizor'da Koniko Gaz Tesisi ile Ömer Petrol Sahası, Haseke'de Seddadi, Himo ve Harab Cir üsleri ile Humus'ta Tenef üssü bu saldırılarda hedef alındı.

ABD güçleri, üslerdeki hava savunma sistemleriyle roket ve İHA'ların çoğunu hedeflerine ulaşmadan havada imha ederken; az sayıda roket ve İHA, üslerin koruma amacıyla oluşturulan bariyerlerine ulaşıyor.

Bu saldırılara karşılık ABD güçleri, Irak'tan Suriye'ye giren konvoyların yanı sıra Fırat Nehri'nin batı yakasında Elbukemal ile Elmeyadin ilçelerinde konuşlanan İran destekli grupların mevzilerini zaman zaman vuruyor.

Deyrizor'da Koniko Gaz Tesisi'ne 15 Ocak'a düzenlenen roket saldırısında, bir ABD'li askerin yaralandığı iddia edilmişti.

(AA)

"ABD ile İran arasında angajman kuralları değişmedi"

Suriye merkezli Jusur Araştırma Merkezinde Fırat'ın doğusu konusunda uzman Enes Şevvah, Suriye'de konuşlanan ABD güçleri ile İran'ın bu ülkedeki uzantıları arasında angajman kurallarının sabit olduğunu söyledi.

Şevvah, İran'ın Irak'taki İslami Direniş gurubunun saldırılarının sorumluluğunu üstlenerek, ABD'ye tüm gruplarını kontrol edebileceği mesajını vermek istediğini ifade etti.

Bu saldırıların orta vadedeki amacının, ABD'nin Suriye'deki savaş faturasının yükseltilmesi olduğunu belirten Şevvah, "Aynı zamanda Gazze saldırılarında İsrail'e verilen destekten dolayı ABD'ye baskı kurmak istiyor." dedi.

Şevvah, İran'ın, ABD güçlerinin saldırılarına karşılık verebileceği maksimum sınırı test etmeye ve öğrenmeye çalıştığı değerlendirmesinde bulunarak, "İran ile ABD güçleri arasındaki çatışmalar, doğrudan çatışma noktasına gelmedi. Bu da ABD ile İran arasında angajman kuralları değişmedi anlamına geliyor." ifadesini kullandı.

Pentagon'dan saldırılarla ilgili açıklama

Pentagon Sözcü Yardımcısı Sabrina Singh, ABD'nin Irak ve Suriye'de bulunan üslerine yönelik 17 Ekim 2023-18 Ocak 2024 döneminde toplam 140 saldırı yapıldığını açıklamıştı.

Singh, saldırıların 57'sinin Irak'ta, 83'ünün de Suriye'de olduğu bilgisini paylaşmıştı.

ABD'nin Suriye'deki varlığı

ABD'nin Suriye'de askeri müdahalesi, Eylül 2014'te terör örgütü DEAŞ'a yönelik hava saldırılarıyla başladı.

ABD güçleri 2014 yılının sonlarından itibaren, DEAŞ ile mücadele adı altında Deyrizor, Rakka ve Haseke illerinde çok sayıda noktaya yerleşti.

İlk olarak ABD, Ocak 2015'te Aynularab'da (Kobani) askeri üs kurdu, hemen ardından Haseke'nin Rümeylan ilçesinde hava üssü inşa etti.

Terör örgütü YPG/PKK'ya desteğini sürdüren ABD güçleri, halihazırda Suriye'nin güneyindeki Tenef bölgesindeki üssünün yanı sıra Haseke, Rakka ve Deyrizor illerinde örgüt işgalindeki bölgelerle özellikle petrol sahaları civarında çok sayıda üs ve askeri noktada varlık gösteriyor.

Burada konuşlanan ABD güçleri ile Fırat Nehri'nin batı yakasındaki İran destekli gruplar arasında karşılıklı saldırılar yaşanıyor.

ABD ordusu, İran destekli grupların saldırılarından korumak için üslerini hava savunma sistemleri ile takviye etmişti.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.