Barbara Leaf: Hamas ile İsrail arasındaki savaşın kapsamının genişlemesini önlemek çok karmaşık bir hedef

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (WAFA)
TT

Barbara Leaf: Hamas ile İsrail arasındaki savaşın kapsamının genişlemesini önlemek çok karmaşık bir hedef

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (WAFA)

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf, Ortadoğu’nun karşı karşıya olduğu mevcut zorlukların ve İsrail-Filistin çatışmasının genişlemesine ilişkin korkuların daha önceki krizlere benzemediğini vurguladı.

Hamas'ın İsrail'e karşı 7 Ekim'de gerçekleştirdiği operasyondan bu yana yedinci kez bölgeye gitmeden önce konuşan Leaf, “ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) bölgede güvenlik, istikrar ve refahı sağlamanın daha iyi yollarını bulma konusundaki kararlılığını” vurguladı.

Leaf, dün (Perşembe) akşam bir grup gazeteciyle yaptığı basın toplantısında şunları söyledi:

“Mesleki hayatımın çoğunu bölgede çalışarak geçirdim. Deneyimlerime göre, bu çatışmanın kapsamının genişlemesi konusunda bugün karşılaştığımız zorluklara benzer hiçbir şey yok. Dışişleri Bakanı ile birlikte İsrail'e gittim ve bölgedeki müttefiklerimiz Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır ve Türkiye ile konuştuk. Amaç çatışmaya bir çözüm bulmaktı. Uzun vadede bir Filistin devletinin temellerinin nasıl inşa edileceğine ve İsrail ile Filistin halkı için istikrarsızlık sorunlarının nasıl çözüleceğine bakıyoruz.”

FOTO:  ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf, Haziran 2022'de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüştü. (X)
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf, Haziran 2022'de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüştü. (X)

Leaf, “Orta vadede önceliğimiz Gazze'deki insani durumu iyileştirmeye odaklanmak, Gazze halkına yardım ulaştırmak ve hayat kurtarmak için ortaklarımızla birlikte çalışmak. İkincisi, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak ve bu olayın ne İsraillilerin ne de Filistinlilerin başına bir daha gelmemesini sağlamak” ifadelerini kullandı.

Leaf, ‘İran'ın bölgedeki vekil güçlerinin istikrarsızlaştırıcı eylemleri’ göz önüne alındığında, Hamas ile İsrail arasındaki savaşın kapsamının genişlememesini sağlamanın ‘çok karmaşık bir hedef’ olduğunu belirtti.

Leaf, Ürdün'de ABD askerlerine yönelik saldırıları “çok talihsiz ve kabul edilemez” olarak tanımladı. ABD'nin tepkisinin ne olacağı hakkında konuşmayı reddeden Leaf şunları söyledi: “Bunun İran'ın vekalet savaşının önemli bir parçası olduğunu ve onun tarafından desteklendiğini söyleyebilirim. Buna verilecek cevabın zamanı ve yeri hakkında tahminde bulunmayacağım, ancak ABD'nin belirleyeceği yer ve zamanda olacağını düşünüyorum.”

FOTO:  ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (Şarku’l Avsat)
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Barbara Leaf (Şarku’l Avsat)

Kızıldeniz'deki Husi saldırılarıyla nasıl başa çıkılacağına ilişkin de konuşan Leaf, bu saldırıların kesinlikle kabul edilemez olduğunu, bölge ülkelerinin ekonomilerini ve uluslararası ticareti etkilediğini yineledi.

Koalisyon ülkelerinin “siyasi, diplomatik ve askeri muamele yürüttüğüne” dikkat çeken Leaf, “Ortaklarımızla birlikte Husilerin bu sorumsuz davranışına çözüm aramaya devam edeceğiz” dedi.

Leaf ayrıca Irak Hizbullahı’nın (Ketaib Hizbullah) ABD kuvvetlerine yönelik saldırılarını “Irak egemenliğine yönelik bir saldırı ve Irak devletinin varlığına yönelik ciddi bir tehdit” olarak değerlendirdi.

Leaf sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, Irak hükümeti ve Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile birlikte yakından ilgilendiğimiz bir konu. Bu yıllardır devam eden bir durum ve yıllar boyunca İran tarafından finanse edilen, silahlandırılan ve desteklenen milisleri kontrol etmek Irak devletinin sorumluluğunda. Biz bu milisleri sorumlu tutacak bir yanıt görmek istiyoruz.”

Biden yönetiminin İsrail'e silah sevkiyatını azaltma niyetinde olduğu yönündeki habere ilişkin bir soruya ‘hayır’ yanıt veren Leaf, ABD yönetiminin bu konuyu düşünmediğini söyledi.



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, aldığı son egemen kararların eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu. El-Alimi, söz konusu kararların “zorunlu ve sorumlu bir tercih” olduğunu, amacının sivilleri korumak, devletin hukuki konumunu muhafaza etmek ve silah gücüyle dayatılan fiilî durumların önüne geçmek olduğunu söyledi.

El-Alimi, salı günü 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan ederken, GGK’nin BAE desteğiyle Hadramut ve Mahra’da tırmandırdığı askerî faaliyetlerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri güçlerine ülkeyi 24 saat içinde terk etme çağrısı yaptı. El-Alimi ayrıca, Vatan Kalkanı” güçlerine GGK’nin ele geçirdiği tüm askerî kamplar ve mevzilerin devralılması, GGK unsurlarının ise geldikleri yerlere geri dönmesi talimatını verdi.

El-Alimi, perşembe günü Devlet Danışmanları Kurulu ile yaptığı toplantıda, bu kararların bir tırmanma ya da intikam arzusunu yansıtmadığını, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini savunma yönündeki hukuki ve ahlaki sorumluluğunun bir sonucu olduğunu belirtti. Gerginliği düşürme ve uzlaşı için tüm imkânların tüketildiğini, buna yetki devri ilanı ve Riyad Anlaşması’nın da dâhil olduğunu ifade etti.

dfvg
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yeni miladi yılın zafer, barış, güvenlik ve istikrar yılı olmasını temenni eden El-Alimi, vatandaşların çektiği acıların sona ermesini, adaletli bir devlet yapısı içinde onurun korunmasını, hakların güvence altına alınmasını ve toparlanma ile kalkınma için gerçek ufukların açılmasını diledi.

Gelişmeler ve uyarılar

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nu son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, doğu vilayetlerindeki durumun normale döndürülmesi için verilen sürelerin Güney Geçiş Konseyi tarafından iyi değerlendirilmediğini söyledi. Buna paralel olarak Hadramut ve Mahra’ya ilave güçlerin sevk edildiğini, dış kaynaklardan askerî sevkiyatların ulaştığını ve bunun istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Bu durumun, krizin kontrol edilemez bir fiilî duruma dönüşmesini önlemek amacıyla, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde kararlı adımlar atılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

dfg
Yemen’den ayrılmayı talep eden Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askerler, Aden’de (AP)

Başkanlık Konseyi Başkanı, doğu vilayetlerindeki yerel yönetimlerin egemen tesisleri ve hayati altyapıyı güvence altına alma, temel hizmetlerin sürekliliğini sağlama yönündeki hızlı tepkilerini takdir etti. Ancak aynı zamanda, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundu.

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nun bu kritik aşamada ulusal karar alma süreçlerini destekleyen, siyasi ve kurumsal kapasitenin seferber edilmesine katkı sunan ileri bir “düşünce merkezi” rolü üstlenebileceğini vurguladı. Devlet dışı silahlı oluşumlara verilen desteğin kurutulmasının da bu çabanın parçası olduğunu dile getirdi.

Güney meselesinin adil bir dava olduğunu yineleyen El-Alimi, bu sorunun en yüksek hak ve özgürlük standartları çerçevesinde, güç ve dayatma mantığından uzak bir şekilde ele alınması gerektiğini, silahlı çatışmaların bu davaya zarar verdiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile ortaklık

El-Alimi, Suudi Arabistan’ın Yemen için stratejik bir ortak olduğunu belirterek, bu ortaklığın korunmasının tarihî ve geleceğe dönük kazanımları nedeniyle ulusal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Bu ortaklığın zedelenmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerî varlığının sona erdirilmesi kararının, ittifakın seyrini düzeltme amacıyla ve ortak komutanlıkla koordinasyon içinde alındığını belirten El-Alimi, bunun ikili ilişkilerin koparılması ya da ortak çıkarlara dayalı iş birliği mirasının inkârı anlamına gelmediğini vurguladı.

El-Alimi, bu aşamada alınan her egemen kararın nihai hedefinin, barış ya da savaş yoluyla devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma beklentilerinin karşılanması olduğunu söyledi.

Son olarak tüm siyasi bileşenlere ve medya organlarına seslenen El-Alimi, hakaret ve kışkırtma dilinden kaçınılması, devlet ve sorumluluk dilinin öne çıkarılması çağrısında bulundu. Bunun ulusal birliği güçlendireceğini, barış şansını koruyacağını ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmeden mümkün olacağını belirtti.


El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.