Gazze'deki bankalar, İsrail'in saldırılarına rağmen sınırlı da olsa hizmet vermeyi sürdürüyor

İsrail'in 4 aydır saldırılarını aralıksız sürdürdüğü Gazze Şeridi'ndeki yerli ve yabancı bankalar, zor şartlar altında faaliyet göstermeye devam ediyor

(AA)
(AA)
TT

Gazze'deki bankalar, İsrail'in saldırılarına rağmen sınırlı da olsa hizmet vermeyi sürdürüyor

(AA)
(AA)

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentinde bulunan ve Filistin Merkez Bankası olarak görev yapan Filistin Para Otoritesi Başkanı Firas Milhim ve ekibi, Gazze'deki bankaların çalışmalarını yürütüyor.

Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren ve Filistin Para Otoritesi denetimine tabi 56 şubesi bulunan 10 yerli ve yabancı banka, Gazze'de faaliyet göstermeye başladıkları günden bu yana en zor dönemlerinden birini yaşıyor.

Bankalar çalışmalarına asgari düzeyde de olsa devam etti

Yaşadıkları zorlukları anlatan Milhim, "Olağanüstü bir hal yaşıyoruz ve hizmetlerimiz, internet ve telefon hizmetinin kesildiği dönemler dışında asgari sınırlar içinde de olsa devam etti." dedi.

Bazı bankaların şubelerinin artık bir enkaz yığınından ibaret olduğunu kaydeden Milhim, savaş öncesinde sayıları 91'i bulan ATM'lerden ise 6'sının hizmet vermeye devam ettiğini dile getirdi.

İnternet ve telekomünikasyon hizmetlerinin kesildiği dönemler dışında özellikle saldırıların yoğun olmadığı nispeten sakin bölgelerdeki bankaların faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Milhim ancak bugün gelinen noktada Gazze'de "sakin" yer kalmadığını vurguladı.

Milhim, banka çalışanlarının, ATM'lere para yükleme ve yaşanan arızaları giderme işlemini bombardıman altında gerçekleştirdiğini aktardı.

Filistin bankacılık sektörü stres testlerini geçti

Filistin Para Otoritesi'nin verilerine göre, Gazze'deki mudilerin bankalarda 1,8 milyar dolarlık mevduatı bulunuyor ve bu rakam, Filistin bankacılık sektöründeki 17,4 milyar dolarlık toplam mevduatın yüzde 10,5'ini oluşturuyor.

Filistin bankacılık sektörü üzerinde stres testleri yaptıklarını ve sonuçların, devam eden savaşın üstesinden gelme yeteneğini kanıtladığını söyleyen Milhim, testlerden birinin, Gazze'deki mudilerin paralarını çekmesi varsayımı üzerine yapıldığını kaydetti.

Milhim, "Filistin'deki mudilerin yarısı bankalardaki paralarını çekse bile bankalar faaliyete devam edebilecek güce sahip. Bu ise herhangi bir merkez bankasının maruz kalabileceği en kötü senaryo kapsamındaki bir varsayım." diye konuştu.

Gazze'deki bankalar, Filistinliler için güvenli sığınak

Gazze'de 7 Ekim öncesinde 1,7 milyar dolar olan bankalardaki mevduatların savaş döneminde 1,85 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Milhim, "Bunun sebebi, saldırılar nedeniyle yerinden edilen Filistinlilerin, paralarını bir yerden başka bir yere taşıyamamaları ve güvenli sığınak olarak gördükleri bankalara yatırmaları." değerlendirmesinde bulundu.

Milhim, saldırıya uğrayan bankalardakiler dahil olmak üzere Gazze'deki tüm müşterilerin mevduatlarının güvende olduğunu vurguladı.

Gazze'deki yerli ve yabancı bankalardan hiçbirinden, buradaki faaliyetlerini sonlandırma ya da şubelerini kapatma yönünde bir talep gelmediğini söyleyen Milhim, Filistin'deki bankaların 2023 yılında güçlü gelirler elde ettiğini ancak bu gelirlerin çoğunun, İsrail'in Gazze savaşının oluşturduğu riskler ve sonuçlarla mücadeleye tahsis edileceğini aktardı.

Filistin bankacılık sektöründe 7'si yerel, 5'i Ürdün ve 1'i Mısır bankası olmak üzere toplam 13 yerli ve yabancı banka faaliyet gösteriyor.

Filistin bankacılık sektörünün 2021'de 185 milyon dolar olan net karı, 2022'de 228 milyon dolara yükselmişti.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.