Hamas: Ateşkes teklifimiz için Türkiye, Katar, Mısır, BM ve Rusya'nın garantör olmasını istedik

Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Usame el Hamdan, Gazze'de ateşkes için sundukları teklifte Mısır, Katar, Türkiye, Rusya ve BM'nin her türlü anlaşmada garantör olmasını talep ettiklerini açıkladı

Usame Hamdan (AA)
Usame Hamdan (AA)
TT

Hamas: Ateşkes teklifimiz için Türkiye, Katar, Mısır, BM ve Rusya'nın garantör olmasını istedik

Usame Hamdan (AA)
Usame Hamdan (AA)

Hamdan, Hamas'ın Beyrut Ofisinde düzenlediği basın toplantısında, Hamas'ın arabulucu ülkeler üzerinden İsrail hükümetine sunduğu esir takası ve ateşkes mutabakatı hakkında açıklama yaptı.

Hamas'ın kapsamlı ve eksiksiz bir ateşkesin sağlanması için çalıştığını belirten Hamdan, "Hamas yardım ve yardım malzemelerinin gönderilmesi, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere savunmasız sivillere yönelik barbarca saldırılarına son verilmesi, yerinden edilenlere güvenli barınma sağlanması, yeniden imarın sağlanması ve Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması ve tam esir takası için önerilerini mutabakatta sundu." ifadelerini kullandı.

Filistin halkının en temel insan haklarını bile reddeden İsrail'in tepkilerine rağmen anlaşma mutabakatına Hamas'ın olumlu yanıt verdiğini dile getiren Hamdan, anlaşma mutabakatının ilan edildiği günden bu yana İsrail'in ısrarla Gazze'ye yönelik saldırılarına devam edeceği yönünde açıklamalar yaptığını kaydetti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun anlaşma mutabakatına yönelik kısa bir süre önce yaptığı açıklamayı hatırlatan Hamdan, Netanyahu'nun ordusunu Gazze'den çekmeyeceğini ve hapishanelerdeki Filistinlileri serbest bırakmayacağını söyledi.

Hamdan, İsrail'deki savaş kabinesinin, Gazze'deki sivillere yönelik saldırıları durdurmaya giden her türlü yolu kesme gayreti içerisinde olduğunu bir kez daha teyit ettiğini vurguladı.

Gazetecilerin, Mısır ve Katar'ın yanı sıra mutabakat anlaşmasında hangi ülkelerin garantör olduğu sorusuna Hamdan, "Gazze'de ateşkes için sunduğumuz teklifte Mısır, Katar, Türkiye, Rusya ve BM'nin her türlü anlaşmada garantör olmalarını talep ettik." yanıtını verdi.

Hamdan, anlaşma mutabakatına ilişkin meydana gelen gelişmeleri yeniden ele almak için Hamas'tan bir heyetin yarın Kahire'de temaslarda bulunacağını sözlerine ekledi.



Hizbullah'ın çağrı cihazları hakkında ne biliyoruz?

Çağrı cihazı (Reuters)
Çağrı cihazı (Reuters)
TT

Hizbullah'ın çağrı cihazları hakkında ne biliyoruz?

Çağrı cihazı (Reuters)
Çağrı cihazı (Reuters)

Hizbullah, Gazze Şeridi'ndeki Filistin direniş hareketlerine destek vermek amacıyla 8 Ekim'de İsrail ile çatışmaya girmesinden bu yana belki de en güçlü darbeyi, ülkenin farklı bölgelerinde üyeleri tarafından kullanılan çağrı cihazlarının patlatılmasıyla aldı.

Peki çağrı cihazları hakkında ne biliyoruz?

BBC'de verilen bilgilere göre çağrı cihazı, cep telefonlarının yaygınlaşmasından önce kısa metin mesajları ve bildirimler göndermek yahut almak için yaygın olarak kullanılan küçük bir kablosuz cihazdır. Bu cihazlar çoğunlukla güvenlik personelleri, hastaneler ve şirketler tarafından kullanılır.

BBC, bu cihazların iki türü olduğunu belirtti: Birincisi mesaj ya da bildirim alan, ancak cevap verme ya da mesaj gönderme özelliği olmayan cihazlar. İkincisi ise aynı anda hem kısa mesaj gönderebilen hem de alabilen cihazlar.

Financial Express gazetesine göre, bu cihazlar 1980'lerde yaygınlık kazanmış, ancak akıllı telefonların ortaya çıkmasından sonra kullanımları önemli ölçüde azalmış. Bugün halen dünya çapında çok sınırlı bir grup insan tarafından kullanılıyor. Hizbullah üyeleri de bu cihazların başlıca kullanıcılarından.

Techlusive adlı teknik internet sitesi, telefon şebekesinin zayıf olduğu durumlarda da çağrı cihazlarının faydalı olabileceğini ve bu cihazların güvenilir bir alternatif sunduğunu belirtti.

Ayrıca Techlusive, çağrı cihazlarının kullanımının ve bakımının basit olduğunu, birçok şirket ve kurum için modern iletişim teknolojilerine kıyasla maliyet açısından etkili bir çözüm olduğunu doğruladı.

Hizbullah neden özellikle bu tür cihazları kullanıyor?

CNN'e göre Hizbullah uzun zamandır gizliliği askeri stratejisinin temel taşı olarak benimsiyor ve İsrail ile ABD casus programlarının sızmasını önlemek için yüksek teknolojili cihazlardan kaçınıyor.

Ortadoğu'daki diğer devlet dışı aktörlerin aksine, Hizbullah birimlerinin bir iç iletişim ağı üzerinden haberleştiğine inanılıyor. Bu, bazı ülkeler tarafından uzun süredir devlet içinde devlet olarak faaliyet göstermekle suçlanan güçlü örgütün temel yapı taşlarından biri.

Yılın başında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail güçleriyle sınır ötesi çatışmaların yoğunlaştığı Güney Lübnan'daki üyelerine ve ailelerine, İsrail'in İran destekli örgütün hareketlerini bu tür cihazlar aracılığıyla izleyebileceğine inandıkları için cep telefonlarından kurtulmaları çağrısında bulundu.

Nasrallah şubat ayında şöyle demişti: “Telefonları kapatın, gömün, demir bir kutuya koyun. Bunu güvenlik için, insanların kanını ve onurunu korumak için yapın. İsraillilerle iş birliği yapan, elinizde taşıdığınız, eşinizin ve çocuklarınızın elindeki cep telefonudur. Bu telefon hem işbirlikçi hem de katildir.”

Hizbullah cep telefonları yerine telsiz kullanma yoluna gitti, ancak dünkü saldırıların da gösterdiği gibi bu seçenek bile risksiz değil.