Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin: "Bizim olmayan bir savaşın içine çekiliyoruz"

Komşu ülkeye de mesaj verdi

AA
AA
TT

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin: "Bizim olmayan bir savaşın içine çekiliyoruz"

AA
AA

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İran destekli güçlerle ABD arasındaki karşılıklı saldırıların Irak'ı da çatışmaya sürükleyebileceğini söyledi.

Hüseyin, Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC'ye verdiği söyleşide, son dönemde İran ve ABD arasındaki gerginliğin had safhada olduğunu belirterek "Umarım her iki taraf da saldırıları durdurur. Sorunlarını Irak topraklarında çözemezler. Biz çok büyük bir bedel ödedik" dedi.

Bakan, bugün yayımlanan söyleşisinde ülkede DEAŞ'ın tekrar güçlenmesini önleme amacıyla 2014'ten beri görev yapan 2 bin 500 ABD askeri olduğunu ve bunların çekilmesi için Washington'la görüşmelerin sürdüğünü söyledi. 

"Iraklıların çoğu yabancı güçleri ülkede istemiyor" diyen Hüseyin, bunun hem ABD askerleri hem de İran destekli gruplar için geçerli olduğunu belirtti.

Hüseyin, Irak'ın artık bu konuda çok daha cesur bir tavır sergilediğini söyleyerek tüm yabancı güçlerin yürütülecek görüşmeler neticesinde ülkeden çekilmesini hedeflediklerini bildirdi.

74 yaşındaki bakan yönetimi tüm dış etkilerden kurtarmak istediklerini ifade ederek "Irak'la ilgili karar Bağdat'ta, buradaki Iraklılar tarafından alınmalı" dedi.

Tahran'ın bu mesajı aldığını savunan bakan, "Milisler burada kalmaya devam ederse, bu ülkeyi bizim savaşımız olmayan bir çatışmanın içine sürükleyecekler" dedi.

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'de başlattığı Gazze savaşının genişlemesiyle İran destekli milislerle ABD arasında çatışmalar yaşanmıştı. 

Ürdün'de Suriye ve Irak sınırına yakın noktadaki Kule 22 adlı Amerikan askeri karargahına 28 Ocak'ta düzenlenen saldırıda üç ABD askeri ölmüş, 40 kişi yaralanmıştı. Drone saldırısını Irak'ta İran destekli Şii milis yapıların yer aldığı "Irak'ta İslami Direniş" adlı grup üstlenmişti. Bu yapıda Ketaib Hizbullah (Irak Hizbullahı), Nuceba Hareketi ve Seyyid'ül Şuheda gibi milis gruplar var.

Pentagon'dan dün yapılan açıklamada, misilleme olarak Irak ve Suriye'deki Tahran destekli gruplara 2 Şubat'tan bu yana 85 hava saldırısı düzenlendiği ve en az 40 savaşçının öldürüldüğü duyurulmuştu. 

Bu misillemelerde, Haşdi Şabi'ye bağlı Ketaib Hizbullah komutanlarından Ebu Bekir Saadi'nin Bağdat'ta 7 Şubat'ta düzenlenen saldırıda öldürüldüğü de bildirilmişti. 

Irak Silahlı Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Yahya Resul ise Bağdat'taki saldırıya tepki göstererek ülkenin egemenliğinin ihlal edildiğini söylemişti.

Independent Türkçe, BBC, AA



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.