Dünyanın görmezden geldiği insani felaket: Sudan açlıktan can çekişiyor

Sudan nüfusunun yüzde 60'ı yardıma muhtaç

Sudanlı mülteciler 26 Ocak'ta Güney Sudan'ın Corum kampındaki bir kuyudan su doldurmak için bir arada (Reuters)
Sudanlı mülteciler 26 Ocak'ta Güney Sudan'ın Corum kampındaki bir kuyudan su doldurmak için bir arada (Reuters)
TT

Dünyanın görmezden geldiği insani felaket: Sudan açlıktan can çekişiyor

Sudanlı mülteciler 26 Ocak'ta Güney Sudan'ın Corum kampındaki bir kuyudan su doldurmak için bir arada (Reuters)
Sudanlı mülteciler 26 Ocak'ta Güney Sudan'ın Corum kampındaki bir kuyudan su doldurmak için bir arada (Reuters)

Emced Ferid et-Tayyib

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü, Sudan’ın Kuzey Darfur eyaletindeki Zemzem kamp bölgesindeki insani duruma ilişkin değerlendirmesinde, yetersiz beslenmenin tüm acil durum eşiklerini aştığını duyurdu. Örgüt, 5 Şubat 2024'te yayınladığı raporda şu ifadelere yer verdi: “Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle günlük ölüm oranı her 10 bin kişide 2,5'a ulaştı; bu, olağanüstü hal ilan etmek için gereken oranın iki katından fazla.”

Raporda, 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 40'ının yetersiz beslenmeden muzdarip olduğu belirtildi. MSF'nin Sudan'daki Acil Müdahale Sorumlusu Claire Nicolet, tahminlerin kampta her iki saatte bir çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle öldüğünü gösterdiğini söyledi. Hamile ve emziren kadınların da benzer bir yüzdesi (yüzde 40) yetersiz beslenmeden muzdariptir; bu da durumun çok kötü olduğunun bir başka göstergesidir.

Örgüt, durumu kurtarmak için Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların harekete geçmesinin hayati bir ihtiyaç olduğunu belirtti. MSF, bu örgütlerin, geçen Nisan ayında savaşın patlak vermesinin ardından tahliye edilmelerinden bu yana Kuzey Darfur'da sınırlı bir varlık sürdürdüklerine dikkat çekti. MSF, gıda ve nakit dağıtımı, sağlık hizmetleri ve temiz su ve sanitasyon sağlama alanlarını en yüksek öncelikli alanlar olarak değerlendirdi.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, Kuzey Darfur eyaletindeki yaşam durumunu vahim olarak nitelendirdi. Darfur'un 5 eyaleti arasında Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından tam olarak kontrol edilmeyen ve insani yardım kuruluşlarının yardıma erişiminin hâlâ sınırlı olduğu tek eyalet burası. Darfur'un diğer 4 eyaletinde ise HDK milislerinin kontrolü ve bunun sonucunda ortaya çıkan güvenlik durumu, bu bölgelerdeki insani koşullarla ilgili doğru veya tahmini rakamlara ulaşma olasılığını sınırlıyor.

İnsani felaket ve açlığın tezahürleri sadece Darfur ve El-Cezire Eyaleti ile sınırlı kalmayıp, tüm Sudan'a yayıldı.

Örneğin Darfur Uzmanlar Komitesi'nin geçtiğimiz Ocak ayında ortaya çıkan raporunun 21. sayfasında belirtildiği gibi, HDK’nın tamamen kontrol ettiği Batı Darfur eyaletinde, özellikle Masalit topluluğuna (Darfur'daki Afrika kabilelerinden biri) karşı geniş çaplı etnik katliamların yapıldığı bir durumda, insani yardımların dağıtımının oradaki Arap topluluklarla sınırlı olduğu belirtilmiştir.

Bu, HDK’nin Aralık 2023'ün sonlarında El-Cezire Eyaletinde Dünya Gıda Programı'nın (WFP) depolarını yağmaladığında yaptıklarından farklı değil. WFP’nin açıklamasına göre yaklaşık 1,5 milyon vatandaşın bir aylık gıda ihtiyacını karşılamaya yetecek gıda stoğu ve 20 binden fazla çocuk, hamile kadın ve emziren anneye yetersiz beslenme tedavisi için gerekli malzeme çalındı.

Fonun mağazalarındaki bu yağma, HDK’nın El-Cezire Eyaleti’ne saldırının başlamasından hemen sonra bulunduğu koordinatları konusunda bilgilendirilmesine ve liderlerinden saldırıya uğramayacağına dair güvence almasına rağmen gerçekleşti.

fderbef
Darfur bölgesindeki Morni'de çatışmalardan kaçan Sudanlı bir kadın, 2 Ağustos 2023'te Sudan ile Çad arasındaki sınırı geçerken çocuklarını ve ailenin eşyalarını taşıyan araçların yanında yürüyor (Reuters)

Bütün bunlar Dünya Gıda Programı'nın bölgedeki insani yardım faaliyetlerinin askıya alınmasına yol açtı. Ayda en az 800 bin vatandaşa gıda yardımı yapılması planlanmıştı. HDK’nın El-Cezire Eyaleti’ne saldırısı ve işgali aynı zamanda bir milyon dönümlük tarımsal ürünün ekiminin sekteye uğramasına ve El-Cezire Eyaleti'nin yönetim merkezi Vad Medeni şehrinde bulunan gıda endüstrileri için kalan altyapının yok olmasına neden oldu.

İnsani felaket ve kıtlığın tezahürleri sadece Darfur ve El-Cezire Eyaleti ile sınırlı kalmadı, ulusal düzeye de yayıldı. 15 Nisan 2023'te savaşın patlak vermesinden bu yana, Sudan'da yerinden edilme faktörleri, savaşın doğrudan etkileri, tarımsal gelir kıtlığı ve gıda endüstrisi altyapısının tahrip edilmesinin ölümcül birleşimi iç içe geçmiş durumda. Bu durum, 14 milyonu çocuk olmak üzere 25 milyondan fazla Sudanlının (toplam nüfusun yaklaşık yüzde 60'ı) doğrudan insani yardıma ihtiyaç duymasına neden oluyor. Yaklaşık 19,9 milyon Sudanlı (toplam nüfusun yüzde 49,75'i) acil gıda yardımına ihtiyaç duyuyor. 17,7 milyon kişi ise akut gıda kıtlığı yaşıyor.

Kıtlık ülkenin her yerini farklı oranlarda etkiledi; akut gıda kıtlığından etkilenen sivillerin toplam nüfus içindeki oranı Batı Darfur Eyaleti'nde yüzde 60'a, başkent Hartum'da yüzde 55'e ve Güney Kordofan Eyaleti'nde yüzde 48'e ulaştı. Nitekim Kassala Eyaleti gibi savaştan etkilenmeyen bölgelerde bile gıda kıtlığından etkilenen vatandaşların oranı yüzde 43'e ulaşırken, El-Cezire Eyaleti gibi tarımla uğraşan eyaletlerde bu oran yüzde 31'e ulaştı. Kıtlık ilan etme eşiğinin nüfusun yüzde 20'si olduğunu belirtmekte fayda var. Ekili alan bu yıl önceki yıllara göre yüzde 37 azalırken, tarımsal girdilere yönelik tedarik zincirlerinin bozulması, buğday ekilen alanın en az yüzde 70 oranında azalmasına neden oldu. Ülke içinde ve dışında yerinden edilenlerin ve mültecilerin sayısı 10,7 milyona ulaştı. İçinde bulunduğumuz zaman zarfında Sudan halkının ölümüne neden olan sadece silahlar ve savaşın şiddeti değil, aynı zamanda hastalıkların ve kıtlığın yayılmasıdır.

Tüm bu faktörler bir araya gelerek Sudan'ı günümüzün en büyük insani felaketi ile karşı karşıya getirdi. Sudan'da iç savaşın ve çatışmaların başlamasından sonraki 10 ay içinde, gıda güvensizliğinin acil aşamasında yaşayan insan sayısı Afganistan'daki ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndekinden fazla. Filistin'deki rakamın üç katı, Yemen'deki rakamın ise dört katı.

Bu felaket durumun ışığında Birleşmiş Milletler, 7 Şubat'ta yaptığı açıklamada, "Sudan'daki acil insani ihtiyaçların karşılanması için tahmini mali ihtiyacın 4,1 milyar dolar olduğunu" ancak bu şubat itibarıyla finansmanın yalnızca yüzde 3,3'ünün kullanılabilir olduğunu duyurdu.

tyn55tyn
Darfur bölgesindeki çatışmadan kaçan Sudanlılar, Adre, Çad, 5 Ağustos 2023 (Reuters)

Sudan'da şu ana kadar belirtilen rakamlara göre beşinci düzey (genellikle felaket düzeyi olarak adlandırılan) kıtlık ilanının geciktirilmesi utanç verici ve uluslararası toplum açısından kabul edilemez.

Dünyanın çok sayıda ve giderek artan insani felaketlerle meşgul olduğu bir dönemde, insani yardım çalışanları ve Sudan ile Sudanlıların durumuyla ilgilenen herkes, artan trajedi ve acıların unutulacağından korkuyor.

Sudan halkını öldüren sadece kurşunlar ve savaşın şiddeti değil, aynı zamanda hastalıkların ve kıtlığın yayılması ve dünyanın bu kötüleşen acıya karşı artan kayıtsızlığıdır. Bu durum Sudanlıların can kaybına katkıda bulunuyor.



Suudi Kalkınma Fonu, 1,5 milyar dolarlık finansmanla Suriye’de toparlanma sürecini hızlandırıyor

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
TT

Suudi Kalkınma Fonu, 1,5 milyar dolarlık finansmanla Suriye’de toparlanma sürecini hızlandırıyor

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)

Suudi Kalkınma Fonu (SFD) İcra Kurulu Başkanı Sultan bin Abdurrahman el-Murşid başkanlığındaki heyet, Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir ve bakanlık yetkilileriyle elektrik ve su sektörlerinde öncelikli projeleri görüştü. Görüşmelerde toplam değeri 250 milyon dolar olan dört proje ele alınırken, bu projelerin farklı sektörleri kapsayan ve toplam hacmi aşamalı olarak 1,5 milyar dolara kadar çıkabilecek finansman paketinin parçası olduğu belirtildi. El-Murşid, Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, öncelikli projelerin finansmanı için Suriye hükümetiyle “yakın zamanda” kalkınma anlaşmaları imzalanacağını söyledi.

Heyetin Salı günü başlayan ve üç gün sürecek Suriye ziyareti kapsamında, çeşitli bakanlar ve kurum başkanlarıyla bir araya gelinerek farklı kalkınma sektörlerindeki öncelikli projelerin finansmanı ve fonun Suriye’de ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkısı ele alınıyor.

gthyuj
Suudi Kalkınma Fonu heyetinin, Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Şarku’l Avsat)

Ziyaret programı çerçevesinde heyet, Çarşamba günü Şam’daki Enerji Bakanlığı’nda Enerji Bakanı ile görüştü. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, görüşmede elektrik ve su sektörlerindeki öncelikli projelerin ele alındığı ve önümüzdeki aşamada desteklenebilecek alanların belirlenmesi için koordinasyon sağlandığı ifade edildi.

Daha sonra Enerji Bakan Yardımcıları İbrahim el-Addehan (Planlama ve Kurumsal Mükemmellik) ile Usame Ebu Zeyd (Su Kaynakları) ve elektrik, su ve kanalizasyon sektörlerinden yetkililerin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, bakanlığın önceliklerinin belirlenmesi amacıyla bir dizi hizmet ve kalkınma projesi değerlendirildi.

dfgth
El-Murşid, Şarku’l Avsat açıklamalarda bulundu (Şarku’l Avsat)

Gündeme gelen projeler arasında Halep Termik Santrali’nin bakım ve rehabilitasyonu yoluyla azami üretim kapasitesine çıkarılması, tüm illerde kurumlara yönelik ön ödemeli akıllı su sayaçlarının tedariki ve kurulumu, Fırat Nehri’nden Deyrizor’dan Humus ilindeki Tedmur ve Hesiya bölgelerine su taşınması projesi ile Halep kırsalındaki Bab ve Tadif ovalarının sulanması yer aldı. Bu projelerin su kaynaklarının iyileştirilmesine ve tarım sektörünün desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Enerji Bakanlığı, ziyaretin ihtiyaçların belirlenmesi amacı taşıdığını ve ilerleyen aşamada Maliye Bakanlığı ile koordinasyon toplantısı yapılarak desteklenecek öncelikli projelerin seçileceğini açıkladı.

Suudi Kalkınma Fonu İcra Kurulu Başkanı el-Murşid, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, ziyaretin Suriye ile farklı kalkınma sektörlerinde iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi amaçladığını belirterek, fonun Suriye’de ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sunmayı ve istikrarı desteklemeyi hedeflediğini vurguladı. El-Murşid, öncelikli ve hayati sektörlerdeki projelerin finansmanı için yakın zamanda anlaşmaların imzalanacağını yineledi.

cdfgy
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)

Enerji Bakan Yardımcısı Usame Ebu Zeyd ise projelerin “erken toparlanma süreci ve halka sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi açısından önemli ve acil” olduğunu ifade etti. Bab ve Tadif ovalarının sulama projesinin 6 bin 600 hektardan fazla alanı kapsadığını, Halep Termik Santrali’nin rehabilitasyonunun ise elektrik üretimine 600 kilovatlık katkı sağlayacağını belirten Ebu Zeyd, savaşta zarar gören köy ve kasabalardaki 157 su istasyonunun yeniden rehabilite edileceğini, akıllı ön ödemeli sayaçların da tüketimi rasyonelleştirerek hizmet kalitesini artıracağını söyledi.

Toplam değeri 250 milyon dolara ulaşan bu projelere Suudi Kalkınma Fonu’nun olumlu yaklaştığını belirten Ebu Zeyd, yazışma süreçlerinin tamamlanmasının ardından finansmanın kısa sürede onaylanacağını kaydetti.

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Salı günü ayrıca Maliye Bakanı Yeser Berniye ile bir araya gelerek, hayati sektörlerdeki devlet projelerini desteklemek amacıyla yüksek hibe unsuru içeren uygun koşullu finansman imkanlarını görüştü. Berniye, LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımda, ziyaretin sonunda aşamalı olarak finanse edilecek ve toplam hacmi 1,5 milyar dolara ulaşabilecek proje listesi üzerinde mutabakata varılmasını umduğunu ifade etti.

gthy
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Milli Eğitim Bakanı Dr. Muhammed Abdurrahman Terko ile bir araya geldi (SFD)

Berni’ye göre projeler başta sağlık ve eğitim olmak üzere, hastane ve okulların rehabilitasyonu ve donatımını; enerji ve su alanında elektrik iletim trafo merkezleri ve su arıtma tesislerinin kurulmasını; ayrıca konut, afet yönetimi ve iletişim sektörlerini kapsıyor. Bunun yanı sıra mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmanına destek verilerek çeşitli kalkınma bölgelerinde istihdam yaratılması hedefleniyor.

Berni, bu projelere ilişkin ön değerlendirme sunumunun, Maliye Bakanlığı’nın hafta başında düzenlediği ve “Kampsız Suriye” projesini desteklemeyi amaçlayan çalıştay kapsamında, çeşitli bakanlıklar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde hazırlandığını belirtti.

Heyetin temasları kapsamında Sağlık Bakanı Musab el-Ali ile 2026-2028 yıllarını kapsayan plan çerçevesinde hayati sağlık projelerinin finansmanı, Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman Terko ile de eğitim alanında iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

Suudi Kalkınma Fonu, Salı günü yaptığı açıklamada, ziyaretin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı ve Suriye’de kalkınma girişimlerini destekleme açısından önem taşıdığını vurguladı. Fon, 1974’teki kuruluşundan bu yana 100’den fazla gelişmekte olan ülkede 800’ün üzerinde projeyi 22 milyar doları aşan finansmanla destekledi.

Suudi Arabistan, 8 Aralık 2024’te Beşşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından “yeni Suriye”ye çeşitli alanlarda destek sağlamayı sürdürüyor. Suriye Uluslararası Fuarlar ve Sergiler Kurumu Başkanı Muhammed Hamza da, 15-17 Aralık’ta Suudi Arabistan’da düzenlenen “Made in Saudi” fuarında yaptığı açıklamada, 2025 yılı içinde Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yatırımlarının farklı sektörlerde 6,6 milyar doları aştığını bildirdi.


El-Alimi, Aden, Hadramut ve Mehra’da üst düzey isimleri görevden aldı

Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
TT

El-Alimi, Aden, Hadramut ve Mehra’da üst düzey isimleri görevden aldı

Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, bugün (Çarşamba) otoriteyi güçlendiremeye yönelik bir dizi askerî kararname yayımladı. Kararlar; görevden almalar, soruşturmaya sevkler ve kritik askerî, güvenlik ve yerel makamlara yeni atamaları kapsadı. Bu adımlar, hızla değişen siyasi ve güvenlik gelişmeleri karşısında devlet kurumlarını yeniden disipline etme ve hukukun otoritesini güçlendirme yönünde kararlı bir tutum olarak değerlendirildi.

2026 yılına ait 7 sayılı kararnameyle, İkinci Askerî Bölge Komutanı Tümgeneral Talib Said Abdullah Bercâş görevden alınarak yasal prosedürler kapsamında soruşturmaya sevk edildi. Aynı kararla Mehra vilayetinde Gayda Ekseni Komutanı ve Askerî Polis Tugayı Komutanı Tümgeneral Muhsin Ali Nasır Mersâ da görevinden alındı ve soruşturma kapsamına alındı.

Askerî komuta kademesinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde yayımlanan 2026 tarihli 8 sayılı kararnameyle, Tümgeneral Muhammed Ömer Avad el-Yemini İkinci Askerî Bölge Komutanlığına atanırken, Tuğgeneral Salim Ahmed Said Baslum bölgenin Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Ayrıca Albay Murad Hamis Kerâme Said Bahle, rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek İkinci Askerî Bölge Askerî Polis Tugayı Komutanı olarak atandı.

efgjukıhy
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

2026 yılına ait 9 sayılı kararnameyle ise Salim Ali Saad Ahmed Mihbâl Kedde, rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek Gayda Ekseni Komutanı olarak görevlendirildi. Bu adımın Mehra vilayetinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Geçici başkent Aden’de ise Başkanlık Konseyi’nin 2026 tarihli 5 sayılı kararıyla Devlet Bakanı ve Aden Valisi Ahmed Hamid Lamlis görevden alındı ve soruşturmaya sevk edildi. Bunu izleyen 6 sayılı kararla, Abdurrahman Şeyh Abdurrahman el-Yafii, Aden’in yeni valisi olarak atandı.

Kararnameler kapsamında ayrıca, 2026 yılına ait 10 sayılı kararla Tuğgeneral Halid Yeslem Ali el-Kasemi, İkinci Cumhurbaşkanlığı Özel Muhafız Tugayı Komutanlığına atandı.

Başkanlık Konseyi’nin aldığı kararların, bir yandan daha önce Hadramut Valisi Salim el-Humbişi tarafından alınan görevden alma ve görevlendirme kararlarını resmîleştirmeyi, diğer yandan ise Güney Geçiş Konseyi’nin tek taraflı askerî hamlelerine destek verdiği belirtilen bazı askerî ve güvenlik yetkililerini cezalandırmayı amaçladığı ifade edildi.

Öte yandan Başkanlık Konseyi, çarşamba günü Aydarus ez-Zübeydi’nin “vatana ihanet” suçlamasıyla Başkanlık Konseyi üyeliğini düşürdü. Aynı kapsamda, Zübeydi’ye destek verdikleri ve isyana katıldıkları gerekçesiyle Ulaştırma Bakanı ile Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı da görevden alındı.


Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.