Fransa Libya’da siyasi çözüm için devrede

Fransa Salih ve Tekale’yi bir araya getirmeye çalışıyor

Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
TT

Fransa Libya’da siyasi çözüm için devrede

Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı

Libya'daki Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), başkent Trablus'ta, Kaddafi rejiminin devrilmesinin 13. Yıldönümünde 17 Şubat Devrimi kutlamaları için hazırlıklarını sürdürüyor. Şarku’l Avsat’ın bildirdiğine göre, Meclis kaynakları Fransa'nın, Meclis Başkanı Akile Salih ile Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale arasında bir toplantı düzenleme çabaları olduğunu belirtiliyor. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler Misyonu Başkanı Abdoulaye Bathiliy ülkeyi "uzun süreli bir çatışma" riskine karşı uyardığı dönemin ardından geldi.

Kaynaklar, bu ayın sonunda Paris'te, ertelenen başkanlık ve parlamento seçimlerine yönelik düzenlemeler üzerine görüşmeleri devam ettirmek amacıyla Salih ve Tekale arasında bir toplantı düzenlenmesi için Fransa’nın girişimi olduğunu doğruladı. Ancak, "toplantının gündemi hakkında konuşmak için henüz erken olduğu ve konunun hala hazırlık ve müzakere aşamasında" olduğu belirtildi.

Bathiliy, Cumartesi akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Paul Soler ve Fransız Büyükelçi Mustafa Mihrac'ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Libya'nın bölgesel ve uluslararası ortaklarının, ülkedeki mevcut duruma kalıcı bir çözüm bulunması ve Libya'nın tekrar uzun süreli bir çatışmaya sürüklenmesinin önlenmesi konusundaki sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiği vurgulandı.

Toplantıda, Libya'daki siyasi, güvenlik ve ekonomik durum, Libyalıların siyasi bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için destek yolları, ulusal uzlaşı süreci ve Doğu Libya'daki yeniden yapılanma çabaları ele alındı. Katılımcılar, yeniden yapılanma sürecinde birleşik bir yaklaşım benimsemenin ve bu sürecin, zarar gören halkın ihtiyaçlarına öncelik vererek uluslararası ortakların güven ve desteğini kazanmasının önemini vurguladılar.

Fransız Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, Soler ve Mihrac, Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi ile bir araya gelerek siyasi süreci, başkanlık ve parlamento seçimlerine doğru en kısa zamanda ilerlemenin gerekliliğini ve Libya'nın her bölgesinde istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik desteğin verilmesi konularını ele aldılar.

Fransız Büyükelçisi Mustafa Mihrac, Cumartesi akşamı gerçekleşen toplantısında, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale ile siyasi tıkanıklığın nasıl aşılabileceğini tartıştığını açıkladı.

Avrupa Birliği Büyükelçisi Nicola Orlando ise, Misurata'nın ileri gelenleri ve aşiret liderleri ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Misyonu tarafından yönetilen siyasi süreç ve "ortak hedefimiz olan Libya'nın istikrarı ve birliği" üzerine güncel gelişmeleri ele aldığını belirtti. Orlando, önümüzdeki günlerde farklı taraflarla toplantılar yapmayı ve görevi süresince ilk kez ziyaret ettiği bu şehrin sesini dinlemeyi planladığını ifade etti.

Nicola, Cumartesi akşamı, Misrata Milletvekili Muhammed er-Raid'in evinde siyasi ve sosyal liderlerle gerçekleştirdiği toplantıda, “mevcut ekonomik bölünmeyi, Libya'nın can damarı olan özel sektörü, vatandaşların refahını ve Avrupa Birliği'nin nasıl yardımcı olabileceği ile ne gibi adımlar atabileceğini odak noktası haline getirdiklerini” belirtti.

Buna karşılık, Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Pazar günü Batı Sahili'nin belediye başkanları ile yaptığı toplantıda, Batı Sahil belediyelerinde devam eden projeler için bir zaman çizelgesi belirlenmesinin, hizmet projelerine odaklanılmasının önemini vurguladı. Ayrıca, İçişleri ve Savunma Bakanlıkları ile kaçakçılık ve suçla mücadele çabalarında işbirliği yapılması ve devlet kurumları ile sürekli iletişim içinde olunarak belediyelerin karşılaştığı tüm engellerin üstesinden gelinmesi çağrısında bulundu.

Dibeybe'nin Batı Sahili belediye başkanları ile buluşması ( Ulusal Birlik hükümeti)
Dibeybe'nin Batı Sahili belediye başkanları ile buluşması ( Ulusal Birlik hükümeti)

Dibeybe'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, belediye başkanları özellikle sağlık ve eğitim alanlarında karşılaştıkları sorunları dile getirdiler. Toplantıda güvenlik durumunun yarattığı zorluklar ile belediyelerdeki istikrarı sağlamak, suç ve kaçakçılıkla mücadele etmek için güvenlik direktörlüklerine verilen desteğin önemi tartışıldı. Ayrıca, yasa dışı gruplar tarafından fitne çıkarmak ve güvenliği sarsmak amacıyla yasa dışı kurumlar oluşturma girişimlerine karşı olunduğu belirtildi.

Dibeybe hükümetine ait "Hükümetimiz" platformu, Pazar günü "X" internet sitesi aracılığıyla bir duyuru yaptı. İçişleri Bakanlığı İlçe İşleri Müsteşarı Tümgeneral Beşir El Emin'in açıklamalarına göre, devrimin yıldönümü kutlamalarının hazırlıkları çerçevesinde, Trablus'un merkezinde yer alan Şehitler Meydanı pazartesi akşamından itibaren kısmen ve önümüzdeki perşembe akşamı itibarıyla tamamen kapatılacak.

Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi, Pazar günü Trablus'ta Nalut kentinden gelen bazı önde gelen isimler, şeyhler ve aktivistlerle bir araya geldi. Bu buluşmada, kendisine tam destek sunulduğu ve "Libyalıları ulusal uzlaşma projesi ile birleştirme yönündeki dengeli adımlarının" takdir edildiği belirtildi.

El-Menfi, Nalut'tan (Libya Başkanlık Konseyi) bir heyeti kabul etti
El-Menfi, Nalut'tan (Libya Başkanlık Konseyi) bir heyeti kabul etti

Diğer yandan, Ulusal Petrol Kurumu, kurum dışı operasyonlar gerçekleştirdiği belirtilen bazı tankerler hakkında Başsavcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Bu operasyonların, kurumun ve bağlı şirketi Brega'nın çerçevesi dışında gerçekleştiği ve kamu kurumları ile dağıtım şirketlerine yakıt tedariki yapan Brega'nın yetkilerinin dışına çıktığı ifade edildi. Bu bağlamda, "Queen Majeda" isimli tankerin, kurumun bir yıldan fazla süre önce yaptığı şikayetler arasında olduğu belirtildi.

Kurum, ABD merkezli Bloomberg Haber Ajansı’nın yayımladığı bir habere işaret ederek, Arnavutluk makamlarının, tanker sahibi şirketin Brega Petrol Pazarlama Şirketi logosu taşıyan sahte nakliye belgeleri düzenlediğinden şüphelendiğini ve bu belgelerin sahte olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

Ayrıca, kurum, bazı eski Libyalı yetkililerin Brega şirketini kaçakçılık operasyonlarına karışmakla suçlayan eylemlerini kınayarak, bu tür suçlamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ve kurum ile bağlı şirketlerin global petrol piyasasındaki itibarına zarar verme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Bu tür suçlamalara karşı Libya içinde ve dışında hukuki yollara başvurulacağını, bu durumun kuruma karşı yaptırımların uygulanmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ulusal Petrol Kurumu (NOC), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yaptırım komitesiyle iş birliği yaparak ve Başsavcılık ile tam bir iş birliği içinde, bu konuda gerekli tüm bilgi ve desteği sağlama konusunda kararlı olduğunu vurguladı.



Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.


"Koordinasyon çerçevesi", Trump'ın tehditlerine rağmen Maliki'nin Irak başbakanlığına aday gösterilmesinde ısrar ediyor

Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
TT

"Koordinasyon çerçevesi", Trump'ın tehditlerine rağmen Maliki'nin Irak başbakanlığına aday gösterilmesinde ısrar ediyor

Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)

İran'a yakın Şii partileri de içeren ve Irak parlamentosundaki en büyük bloğu oluşturan "Koordinasyon Çerçevesi", ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde Bağdat'a desteğini kesme tehdidine rağmen, dün Nuri el-Maliki'nin başbakanlık adaylığına bağlılığını açıkladı.

Koalisyon, yaptığı açıklamada, “başbakan seçiminin tamamen Irak anayasasına ait bir mesele ve dış müdahalelerden bağımsız olduğunu” vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre koalisyon “başbakanlık için adayı Nuri el-Maliki'ye olan bağlılığını” teyit etti.

"Hukuk Devleti" koalisyonunun lideri Nuri el-Maliki, parlamentodaki "en büyük bloğu" oluşturan Şii "Koordinasyon Çerçevesi" güçlerinin kendisini başbakan adayı olarak seçme onayını almayı başardı. Gözlemcilere göre, parlamentodaki "en büyük blok" olarak, ülkenin en üst düzey yürütme pozisyonunu kazanmak için dikkat çekici bir geri dönüşe imza attı.

Maliki, 2005-2014 yılları arasında iki dönem üst üste başbakanlık yapmış olsa da 2014'ten sonra siyasi kariyerinde bir tür çatlak oluştu; zira o yıl ülkenin topraklarının üçte birinin, özellikle de Musul şehrinin, DEAŞ örgütünün eline geçmesinden sorumlu tutuldu. Koalisyonu 2014 seçimlerinde büyük başarılar elde etmesine rağmen, Necef dini otoritesi iktidara gelmesini engellemek için "veto" koydu. Aynı yıl, "Sadr Hareketi" lideri Mukteda es-Sadr, "Kürdistan Demokratik Partisi" lideri Mesud Barzani ve diğer Sünni güçler ve şahsiyetler tarafından tamamen reddedildi. Bu gelişme, üçüncü bir dönem başbakanlık elde etmesini engelledi.

Nuri el-Maliki (Reuters)Nuri el-Maliki (Reuters)

Ancak ABD Başkanı Donald Trump salı günü, Irak'ı Nuri el-Maliki'yi yeni başbakan olarak seçmemesi konusunda uyardı ve aksi halde ABD’min artık ülkeye yardım etmeyeceğini söyledi.

Trump, Truth Social’de yaptığı bir paylaşımda, “Büyük Irak'ın Nuri el-Maliki'yi Başbakan olarak yeniden seçerek büyük bir hata yapıyor olabileceğini duyuyorum… Maliki döneminde ülke yoksulluğa ve tam bir kaosa sürüklendi. Bunun tekrarlanmaması gerekiyor. Çılgın politikaları ve ideolojileri nedeniyle, eğer seçilirse, Amerika Birleşik Devletleri Irak'a hiçbir yardımda bulunmayacaktır” ifadelerini kullandı.