Fransa Libya’da siyasi çözüm için devrede

Fransa Salih ve Tekale’yi bir araya getirmeye çalışıyor

Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
TT

Fransa Libya’da siyasi çözüm için devrede

Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı
Bathiliy’in (Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi) Fransa heyeti ile toplantısı

Libya'daki Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), başkent Trablus'ta, Kaddafi rejiminin devrilmesinin 13. Yıldönümünde 17 Şubat Devrimi kutlamaları için hazırlıklarını sürdürüyor. Şarku’l Avsat’ın bildirdiğine göre, Meclis kaynakları Fransa'nın, Meclis Başkanı Akile Salih ile Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale arasında bir toplantı düzenleme çabaları olduğunu belirtiliyor. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler Misyonu Başkanı Abdoulaye Bathiliy ülkeyi "uzun süreli bir çatışma" riskine karşı uyardığı dönemin ardından geldi.

Kaynaklar, bu ayın sonunda Paris'te, ertelenen başkanlık ve parlamento seçimlerine yönelik düzenlemeler üzerine görüşmeleri devam ettirmek amacıyla Salih ve Tekale arasında bir toplantı düzenlenmesi için Fransa’nın girişimi olduğunu doğruladı. Ancak, "toplantının gündemi hakkında konuşmak için henüz erken olduğu ve konunun hala hazırlık ve müzakere aşamasında" olduğu belirtildi.

Bathiliy, Cumartesi akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Paul Soler ve Fransız Büyükelçi Mustafa Mihrac'ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Libya'nın bölgesel ve uluslararası ortaklarının, ülkedeki mevcut duruma kalıcı bir çözüm bulunması ve Libya'nın tekrar uzun süreli bir çatışmaya sürüklenmesinin önlenmesi konusundaki sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiği vurgulandı.

Toplantıda, Libya'daki siyasi, güvenlik ve ekonomik durum, Libyalıların siyasi bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için destek yolları, ulusal uzlaşı süreci ve Doğu Libya'daki yeniden yapılanma çabaları ele alındı. Katılımcılar, yeniden yapılanma sürecinde birleşik bir yaklaşım benimsemenin ve bu sürecin, zarar gören halkın ihtiyaçlarına öncelik vererek uluslararası ortakların güven ve desteğini kazanmasının önemini vurguladılar.

Fransız Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, Soler ve Mihrac, Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi ile bir araya gelerek siyasi süreci, başkanlık ve parlamento seçimlerine doğru en kısa zamanda ilerlemenin gerekliliğini ve Libya'nın her bölgesinde istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik desteğin verilmesi konularını ele aldılar.

Fransız Büyükelçisi Mustafa Mihrac, Cumartesi akşamı gerçekleşen toplantısında, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale ile siyasi tıkanıklığın nasıl aşılabileceğini tartıştığını açıkladı.

Avrupa Birliği Büyükelçisi Nicola Orlando ise, Misurata'nın ileri gelenleri ve aşiret liderleri ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler Misyonu tarafından yönetilen siyasi süreç ve "ortak hedefimiz olan Libya'nın istikrarı ve birliği" üzerine güncel gelişmeleri ele aldığını belirtti. Orlando, önümüzdeki günlerde farklı taraflarla toplantılar yapmayı ve görevi süresince ilk kez ziyaret ettiği bu şehrin sesini dinlemeyi planladığını ifade etti.

Nicola, Cumartesi akşamı, Misrata Milletvekili Muhammed er-Raid'in evinde siyasi ve sosyal liderlerle gerçekleştirdiği toplantıda, “mevcut ekonomik bölünmeyi, Libya'nın can damarı olan özel sektörü, vatandaşların refahını ve Avrupa Birliği'nin nasıl yardımcı olabileceği ile ne gibi adımlar atabileceğini odak noktası haline getirdiklerini” belirtti.

Buna karşılık, Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Pazar günü Batı Sahili'nin belediye başkanları ile yaptığı toplantıda, Batı Sahil belediyelerinde devam eden projeler için bir zaman çizelgesi belirlenmesinin, hizmet projelerine odaklanılmasının önemini vurguladı. Ayrıca, İçişleri ve Savunma Bakanlıkları ile kaçakçılık ve suçla mücadele çabalarında işbirliği yapılması ve devlet kurumları ile sürekli iletişim içinde olunarak belediyelerin karşılaştığı tüm engellerin üstesinden gelinmesi çağrısında bulundu.

Dibeybe'nin Batı Sahili belediye başkanları ile buluşması ( Ulusal Birlik hükümeti)
Dibeybe'nin Batı Sahili belediye başkanları ile buluşması ( Ulusal Birlik hükümeti)

Dibeybe'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, belediye başkanları özellikle sağlık ve eğitim alanlarında karşılaştıkları sorunları dile getirdiler. Toplantıda güvenlik durumunun yarattığı zorluklar ile belediyelerdeki istikrarı sağlamak, suç ve kaçakçılıkla mücadele etmek için güvenlik direktörlüklerine verilen desteğin önemi tartışıldı. Ayrıca, yasa dışı gruplar tarafından fitne çıkarmak ve güvenliği sarsmak amacıyla yasa dışı kurumlar oluşturma girişimlerine karşı olunduğu belirtildi.

Dibeybe hükümetine ait "Hükümetimiz" platformu, Pazar günü "X" internet sitesi aracılığıyla bir duyuru yaptı. İçişleri Bakanlığı İlçe İşleri Müsteşarı Tümgeneral Beşir El Emin'in açıklamalarına göre, devrimin yıldönümü kutlamalarının hazırlıkları çerçevesinde, Trablus'un merkezinde yer alan Şehitler Meydanı pazartesi akşamından itibaren kısmen ve önümüzdeki perşembe akşamı itibarıyla tamamen kapatılacak.

Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi, Pazar günü Trablus'ta Nalut kentinden gelen bazı önde gelen isimler, şeyhler ve aktivistlerle bir araya geldi. Bu buluşmada, kendisine tam destek sunulduğu ve "Libyalıları ulusal uzlaşma projesi ile birleştirme yönündeki dengeli adımlarının" takdir edildiği belirtildi.

El-Menfi, Nalut'tan (Libya Başkanlık Konseyi) bir heyeti kabul etti
El-Menfi, Nalut'tan (Libya Başkanlık Konseyi) bir heyeti kabul etti

Diğer yandan, Ulusal Petrol Kurumu, kurum dışı operasyonlar gerçekleştirdiği belirtilen bazı tankerler hakkında Başsavcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Bu operasyonların, kurumun ve bağlı şirketi Brega'nın çerçevesi dışında gerçekleştiği ve kamu kurumları ile dağıtım şirketlerine yakıt tedariki yapan Brega'nın yetkilerinin dışına çıktığı ifade edildi. Bu bağlamda, "Queen Majeda" isimli tankerin, kurumun bir yıldan fazla süre önce yaptığı şikayetler arasında olduğu belirtildi.

Kurum, ABD merkezli Bloomberg Haber Ajansı’nın yayımladığı bir habere işaret ederek, Arnavutluk makamlarının, tanker sahibi şirketin Brega Petrol Pazarlama Şirketi logosu taşıyan sahte nakliye belgeleri düzenlediğinden şüphelendiğini ve bu belgelerin sahte olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

Ayrıca, kurum, bazı eski Libyalı yetkililerin Brega şirketini kaçakçılık operasyonlarına karışmakla suçlayan eylemlerini kınayarak, bu tür suçlamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ve kurum ile bağlı şirketlerin global petrol piyasasındaki itibarına zarar verme potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Bu tür suçlamalara karşı Libya içinde ve dışında hukuki yollara başvurulacağını, bu durumun kuruma karşı yaptırımların uygulanmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ulusal Petrol Kurumu (NOC), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yaptırım komitesiyle iş birliği yaparak ve Başsavcılık ile tam bir iş birliği içinde, bu konuda gerekli tüm bilgi ve desteği sağlama konusunda kararlı olduğunu vurguladı.



Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Yemen Başkanlık Konseyi’nden bir kaynak, Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin son açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, Bahsani’nin Konsey liderliğince alınan egemen nitelikteki kararlara karşı çıkmasına tepki gösterdi. Kaynak, bu kararların başında, Riyad Anlaşması ve Yetki Devri Bildirgesi’nde öngörüldüğü üzere, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında birleştirilmesinin geldiğini vurguladı.

Resmî açıklamada, söz konusu ifadelerin Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerinin yemin ettikleri kolektif sorumluluk ilkesinden açık bir sapma anlamına geldiği, geçiş dönemini düzenleyen referanslarla ve Konseyin askeri ve güvenlik dosyalarını yönetme konusundaki anayasal yetkileriyle çeliştiği kaydedildi. Açıklamada, bu yetkilerin devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, münhasır yetkilerine yönelik müdahalelerin önlenmesi ve mevcut meydan okumalar karşısında devlet otoritesinin pekiştirilmesi açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak ayrıca, Suudi Arabistan’ın güney diyaloğuna yönelik himaye çabalarının sorgulanmasının ve bu diyaloğun uzlaşıyla belirlenen himaye çerçevesi dışına taşınması çağrılarının olumsuz mesajlar içerdiğini belirtti. Bu tutumun ne tansiyonun düşürülmesine katkı sunduğu ne de Başkanlık Konseyi’nin defalarca vurguladığı üzere ulusal, kapsayıcı bir çerçeve içinde adil ve kapsamlı biçimde ele alınması gereken Güney meselesinin çıkarlarına hizmet ettiği bildirildi.

zxsdefrt
Aden şehrindeki Merkez Bankası genel merkezinin dışında devriye gezen Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker (EPA)

Kaynak, bu tutumların önceki bir bağlamdan bağımsız olmadığını da vurguladı. Kaynak, el-Bahsani’nin daha önce de birden fazla kez Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde isyan ve tek taraflı adımlara yönelik destekleyici ya da müsamahakâr tutumlar sergilediğini ifade etti. Ayrıca el-Bahsani’nin, devletten ve ulusal kurumlarından yana tavır alan bazı ofis çalışanlarını görevden aldığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın Başkanlık Konseyi üyeliğine yüklenen egemen nitelikteki görevler ve anayasal sorumluluklarla bağdaşmadığını kaydetti.

Kararlı davranmak

Kaynak, Başkanlık Konseyi’nin bu uygulamalarla ulusal sorumluluğun gerektirdiği şekilde, anayasa ve geçiş dönemini düzenleyen referanslar çerçevesinde hareket edeceğini vurguladı. Açıklamada, egemen karar alma birliğinin korunması, ulusal mutabakata zarar verebilecek ya da güvenlik ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları zayıflatabilecek her türlü adımın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.

Kaynak ayrıca, mevcut aşamanın dar hesaplardan uzak, ülkenin karşı karşıya bulunduğu varoluşsal zorluklarla uyumlu, sorumlu bir siyasi dil ve tutum gerektirdiğini kaydederek, yalnızca devletin ve kapsayıcı ulusal projesinin karşıtlarına hizmet eden muğlak mesajlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Yemen Başkanlık Konseyi daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin topraklarından ayrılarak Riyad’a gitmesine izin verilmesini talep etmişti. Açıklamada, el-Bahsani’nin Konsey liderliğiyle birlikte çalışması ve Suudi Arabistan’ın himayesinde Yemen’deki durumu ele almaya yönelik çabalara katılması gerektiği, bunun da mevcut belirsizlik ve kafa karışıklıklarının giderilmesine katkı sağlayacağı ifade edilmişti.

Başkanlık Konseyi, sorumlu bir kaynak aracılığıyla, Başkanlık Konseyi üyeliğinin bireysel hesaplara ya da devlet çerçevesi dışındaki değerlendirmelere tabi tutulamayacak, üst düzey bir anayasal sorumluluk olduğunun altını çizdi. Açıklamada, ulusal mücadelenin, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için en yüksek düzeyde birlik ve uyum gerektirdiği vurgulandı.


Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)

Sudan ordusu ile HDK arasında devam eden savaşta, Sennar eyaletinin Senga kentinde ve Mavi Nil eyaletinin Yabus beldesinde hem askerlerden hem de sivillerden onlara ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, iki gün boyunca insansız hava araçlarının (İHA) da dahil olduğu çatışmalar yaşandı.

Görgü tanıkları, HDK'ya ait İHA’ların pazartesi sabahı Senga'yı bombaladığını ve ordunun 17. Piyade Tümeni karargahını hedef aldığını söyledi.

Görgü tanıklarının ifadesine göre 17. Piyade Tümeni karargahında yapılan bir toplantı sırasında gerçekleşen saldırıda askeri personelden ve sivillerden çok sayıda kişi öldürdü. Sennar Eyaleti Sağlık Bakanı İbrahim el-İvad, Ultra Sudan platformunda yayınlanan açıklamalarında 17 kişinin öldüğünü ve 13 kişinin yaralandığını söyledi, ancak ölen ve yaralananların kimler olduğuna değinmedi.

Sennar Hükümeti Sözcüsü Adem Abdullah, olayın önemini küçümseyerek, bir İHA’nın şehri hedef aldığını ve saha savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, sayımı devam eden sivillerin kayıplarının ise saha savunma sistemlerinin İHA’ya verdiği tepki sonucu meydana geldiğini söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'a bağlı Mavi Nil Halk Hareketi, HDK'nın yaydığı ‘kötü niyetli söylentilere kanılmaması’ çağrısında bulunan bir açıklama yayınladı, ancak tam olarak ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Sudan ordusu henüz bir açıklama yapmazken ordu yanlısı platformlar, HDK'nın insansız hava araçlarının şehirdeki ordu kışlalarını ve sivilleri hedef aldığını bildirdi. Tanıklar ise 17. Piyade Tümeni'nin toplantı yeri yakınlarındaki bir okulun İHA’larla vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, saldırının Sennar, El Cezire, Beyaz Nil ve Mavi Nil merkez eyaletlerinin valilerinin tümen karargahında yaptıkları toplantı sırasında gerçekleştiğini söylediler, ancak bu bilgi henüz doğrulanamadı.

xcdfgth
Pazar günü Hartum'daki bir mezarlıkta savaş kurbanlarının bulunduğu çantaları inceleyen Sudanlılar (AP)

Beyaz Nil Valisi, aralarında protokol müdürü ve bir korumasının da olduğu bazı yardımcılarının öldüğünü açıkladı.

Orduya yakınlığıyla bilinen gazeteci Mazmul Ebu el-Kasım, Facebook'ta, stratejik bir İHA saldırısının Sennar eyaletindeki Senga kentinde bulunan 17. Piyade Tümeni karargahını dört füzeyle hedef aldığını söyledi.

HDK komutanlarından Paşa Tabik, Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşımda 17. Tümen karargahında yaşananları ‘geçici bir olay” olarak nitelendirdi. Tabik, saldırıya ilişkin daha fazla bilgi vermedi.

Tabik, Sennar'da yaşananların, ‘Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ordu komutanları ve onların arkasındaki İslamcı hareket ve savaşın devam etmesi gerektiğini savunanlara yönelik doğrudan bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Çeşitli savaş bölgelerinde benzer operasyonların devam edeceğini söyleyen Tabik, “Gelecekte yaşananlar daha şiddetli, daha acı ve daha ıstırap verici olacak” dedi.

Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan açıklamada, Senga ve Yabus'taki olaylara değinilmeden ordu güçlerinin son 72 saat içinde Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerindeki savaş alanlarında HDK’ya ait 107 askeri aracı ve bazı yakıt ve mühimmat depolarını imha ettiği, onlarca HDK üyesini öldürdüğü ve yaraladığı belirtildi.

Abdulaziz el-Hılu liderliğindeki HDK’nın müttefiki olan silahlı grup Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ise yaptığı açıklamada, ordunun bir savaş uçağının pazar günü Mavi Nil eyaletindeki Yabus beldesini bombaladığını, bu saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 93 sivilin öldüğünü ve 32 kişinin yaralandığını bildirdi.

Sudan ordusu olayla ilgili yorum yapmasa da orduya bağlı platformlar, Sudan'ın Etiyopya sınırına yakın Yabus beldesindeki HDK mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini, onlarca askeri aracın imha edildiğini ve HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Bu platformlara göre Sudan ordusu, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana HDK’nın Etiyopya sınırındaki mevzilerini ilk kez hedef aldı.

Bununla birlikte İslamcı çizgideki Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, dün Güney Kordofan eyaletinin Habila bölgesindeki Kartala beldesinde bir HDK konvoyunun bombalanması sonucu beş kişinin öldüğü ve bazı kişilerin de yaralandığı ifade edildi.

Dilling ve Kadugli şehirlerindeki kuşatmayı kırmak amacıyla geçici olarak kontrolünü ele geçirdikten sonra geçtiğimiz hafta Habila şehrinin kontrolünü kaybeden ordu güçleri Kartala beldesinden çekilmişti.