İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimleri hızlanıyor

Batı Şeria'daki yerleşimcilerin sayısı 500 binin üzerine çıkarken aşırılık yanlısı Maliye Bakanı bu artışta önemli bir rol oynuyor.

Batı Şeria'daki yerleşim hareketinin önde gelen destekçilerinden olan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich. (AP)
Batı Şeria'daki yerleşim hareketinin önde gelen destekçilerinden olan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich. (AP)
TT

İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimleri hızlanıyor

Batı Şeria'daki yerleşim hareketinin önde gelen destekçilerinden olan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich. (AP)
Batı Şeria'daki yerleşim hareketinin önde gelen destekçilerinden olan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich. (AP)

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Batı Şeria'da Filistinlilere şiddet uygulayan İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımlar ve bu konuda ardı ardına yapılan tehditler konusunda haftalarca süren yoğun istişarelerden sonra, bugün halen kendi aralarında anlaşamıyorlar.

Paris'teki Avrupalı ​​bir kaynak, ‘27 bakanın asgari yaptırımlar üzerinde anlaşamaması’ karşısında ‘şaşkınlığını’ dile getirdi. Şaşkınlığının ‘iki hususta’ olduğunu belirten kaynak, “İsrail'e sınırsız ve koşulsuz destek sağlayan ABD, bu ayın ilk gününde Batı Şeria'da dört üst düzey yerleşim aktivistine ilk yaptırım uygulayan ülke oldu” dedi.

İngiltere de aynı yolu izledi ve Dışişleri Bakanlığı dün, ABD yaptırımlarının hedefi olan dört yerleşimciye yaptırım uyguladığını duyurdu. Yaptırımlar, ‘Batı Şeria'nın istikrarını tehdit eden yerleşimciler tarafından uygulanan ve devam eden şiddetle mücadele etmek için mali ve seyahat kısıtlamaları’ uygulanmasını şart koşarken, Bakan David Cameron İsrail'i ‘daha kararlı adımlar atmaya ve yerleşimci şiddetine son vermeye’ çağırdı. Londra, ‘Batı Şeria'nın istikrarını tehdit eden’ bu şiddete karşı çıkma niyetinde olduğunu söyledi. Zira yerleşimciler, yasa dışı ve kabul edilemez davranışlarla Filistinlileri sıklıkla silah kullanarak tehdit ediyor ve onları yasal mülkleri olan toprakları terk etmeye zorluyor. Londra, İsrail'i ‘çoğunlukla verilen taahhütlerin ve sözlerin yerine getirilmemesiyle’ suçluyor. Filistin Otoritesi istatistikleri, 2,9 milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Batı Şeria'da 7 Ekim'den bu yana 380'den fazla kişinin İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından öldürüldüğünü ortaya koyuyor.

Batı'nın yerleşimci şiddetine gösterdiği ilginin son derece önemli olduğuna şüphe yok. Ancak Batı Şeria'daki çözüm sürecinin genişletilmesine ve Gazze'deki savaşı istismar ederek yerleşimcilerin yerleşimlerini hızlandırmasına da aynı önemin verilmesi gerekiyor. Zira Gazze gündeminin Batı Şeria'da olup bitenleri gizlediği veya Hamas ve diğer Filistin örgütlerinin Gazze Şeridi'nde yaptıklarının onlara yerleşim faaliyetlerini hızlandırmak için bir bahane sağladığı düşünülüyor.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Barış Şimdi’nin (Peace Now) yayınladığı raporda, Batı Şeria'daki yerleşimci sayısının 2023'te 500 bin kişiyi aştığı, 25 yeni yerleşim noktası kurulmasının planlandığı, geçen ekim ayından bu yana ise yedi yeni noktanın kurulduğu belirtiliyor. Mevcut istatistikler, İsrail hükümetinin 2021 yılından bu yana Batı Şeria'da 12 bin konut kurulmasına yeşil ışık yaktığını gösteriyor. Her hanenin altı kişi alabileceğini varsayarsak, bu, doğumlardan kaynaklanan doğal artışa bakılmaksızın en az 72 bin kişilik artış anlamına geliyor. Yeni yerleşim noktaları genellikle ‘rastgele’ olarak tanımlansa da çoğu sonradan ‘yasalaştırılıyor’. Öyle ki mevcut blokları birleştiriyor, onlara geçim imkânı sağlıyor ve yol açıyor. Son aylarda yerleşim yerlerini birbirine bağlayacak 18 yeni yol açıldı.

İsrailli yerleşimciler geçtiğimiz pazar günü, Batı Şeria'daki yerleşimci sayısının geçen yıl yüzde 3 arttığını, son beş yıldaki artışın ise yüzde 15'i aştığını gösteren bir rapor yayınladı. Raporda bu büyümenin ‘hızlandığı’ ifade edilirken, yerleşimcilerin tam sayısı 517 bin 407'ye ulaştı. Halihazırda Batı Şeria'da 176 yerleşim yeri ve 186 karakol bulunuyor.

Söz konusu yerleşimler, hukuk açısından ‘yasa dışı’ olması ve ‘uluslararası hukuku ihlal etmesine’ rağmen günden güne büyüdü. Diğer yandan yerleşimlerin çoğalmasının ve bunların getireceği nüfus artışının azalacağını gösteren hiçbir argüman yok. Hatta bu artışın, 7 Ekim’den bu yana konuşulan Filistin devleti projesini ortadan kaldırmak üzere olduğu açık. Şayet Filistin devleti kurulursa, yerleşimin amacının onun arterlerini kesmek olduğu temelinde ‘zorlukla’ devam edecek.

İsrail'in Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'nin kontrolünü ele geçirdiği 1967'den bu yana, birbirini izleyen hükümetler, yalnızca retorik olarak kalan uluslararası protestolara rağmen, yerleşimi teşvik etmeye ve İsraillileri orada yaşamaya teşvik edecek imkanlar sağlamaya devam etti. Ayrıca yerleşim yerlerinin akıbeti, Filistinli ve İsrailli taraflar arasındaki barış müzakereleri sırasında çetrefilli konulardan biri oldu. İsrail’in tutumu, büyük ‘meşru’ yerleşimlerin hayatta kalmasına bağlı kalmak ve bir dizi ‘gayri resmi’ ileri karakolun dağıtılmasını kabul etmekti. Ancak tüm gözlemciler, Batılıların İsrail'in gördüğü en aşırı yönetim olarak tanımladığı Binyamin Netanyahu hükümetiyle birlikte yerleşim hareketinin hız kazandığını doğruluyor.

Netanyahu'nun radikal Siyonistlere verdiği ödül, Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in yerleşim genişletme planlama politikasından sorumlu olarak atanması oldu. Finans ve planlamayı birleştirdiği için mali yardım ve teşvikler yerleşim genişlemesinin hızlanmasına yansıyan büyük bir sıçrama yaptı. Smotrich yerleşimci çocuğu olarak bir yerleşim biriminde doğan ikinci nesil yerleşimcilerden.

Yerleşim hamlesi, şiddetin patlak vermesiyle aynı zamana denk geliyor. Bu, yalnızca Filistinlileri bireysel olarak değil, aynı zamanda onların mülklerini ve evlerini de hedef almak anlamına geliyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Gazze Savaşı'ndan bu yana 21 Filistinli köyün sakinleri evlerinden ve topraklarından sürüldü. Fransız Le Monde gazetesinin geçtiğimiz cumartesi günü yayınlanan araştırması, yeni karakolların Batı Şeria'nın tepelerini hedef aldığını ortaya koydu. Her şey, İsrail ordusunun koruması altında geniş arazileri ele geçiren, genellikle çoban olan kırsal bölgelerdeki az sayıda yerleşimciyle başlıyor. Yavaş yavaş sayıları artıyor ve karakol bir yerleşim yerine dönüşüyor. Söz konusu gazete, İsrail hükümetinin 2017 yılında tüm yerleşim yeri ve karakolları meşrulaştırmak için ‘Yönetmelik Yasası’ olarak adlandırılan yasayı çıkardığını, ancak Yüksek Mahkeme'nin 2020 yılında bu yasayı iptal ettiğini belirtti. Gazete, İsrail tarihinde benzeri görülmemiş bir meydan okumaya konu olan yargı reformu projesinin amaçlarından birinin, çözümün engelsiz olarak kolaylaştırılması olduğunu ve hükümetin iki yıl önce bu proje için yılda yaklaşık iki milyon avro ayırdığını doğruladı. Bu rakam dışında ayrıca, yerleşimi teşvik eden yurt içi ve yurt dışındaki bir grup İsrailli kuruluştan gelen yardımlar da var. Söz konusu kuruluşlardan en önemlisi ‘Yahudiye ve Samarya'nın Koruyucusu’. Bu kuruluşun temel amacı yerleşimcilerin Batı Şeria'yı ele geçirmesine yardımcı olmak.

Savaşın sona ermesi ve nüfusun ortadan kaldırılmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki yerleşimlerin geri verilmesi yönündeki söylem yükselirken, Batı Şeria'da olup bitenler de daha az tehlikeli değil. Hiç şüphe yok ki İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki yerleşimlerin hızlanmasını örtbas etmek için Gazze'deki gelişmeleri istismar etmeye devam edecek ve Filistin devleti ‘rüyasını’ sahada ve pratikte ortadan kaldırmayı planlamayı sürdürecek.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.