Sudan’da milyonlarca sivili etkileyecek kıtlık uyarısı

Sudan’da iletişim hatları kısmen Onarılırken milyonları vuran kıtlık uyarısı kaydediliyor

Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
TT

Sudan’da milyonlarca sivili etkileyecek kıtlık uyarısı

Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)

Bir telekomünikasyon şirketinin açıklamasına göre, Sudan'ın bazı eyaletlerinde art arda 5 gün süren kesintinin ardından telekomünikasyon ve internet hizmetleri dün kısmen geri döndü. Ancak ülkenin geniş alanları kapsama alanı dışında kalıyor.

Sudan telekomünikasyon şirketi Sudani, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sudan'ın istisnasız tüm şehirlerinde kademeli bir geri dönüş olduğunu duyurmak istiyoruz” ifadeleri yer aldı. Bazı bölgelerdeki arızanın giderildiğine dikkat çekildi.

Ordu komutanlarının Hartum'a alternatif geçici başkent olarak kullandığı kıyı şehri Port Sudan sakinleri, ağ içerisinde yalnızca telefon görüşmesi yapabildiklerini bildirdi. Ancak internetin yavaş olduğuna dikkat çekti.

Dünyadaki internet hizmetlerini izleyen NetBlox gözlemevinin aktardığına göre, üç ana şirket olan Sudani, MTN Sudan ve Zain Sudan’ın hizmet dışı kalması ardından geçtiğimiz Çarşamba günü Sudan genelinde telefon ve internet iletişimi kesildi.

Silahlı Kuvvetler ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), birbirlerini ülkedeki iletişimin kasıtlı olarak kesintiye uğratmakla suçladı.

Ülkenin en büyük telekomünikasyon ve internet servis sağlayıcılarından biri olan Sudani’nin aboneleri, hizmetin Port Sudan ve bazı şehirlere geri döndüğü, 48 saat içinde ülke geneline de geri döneceği yönünde SMS’ler aldıklarını belirtti.

Port Sudan sakinleri Şarku'l Avsat'a verdikleri demeçte, telekomünikasyon istikrarının yanı sıra veri çipleri üzerinde internet hizmetinin de etkinleştirildiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın izlediği üzere, Sudani şirketinin sunduğu hizmetler Doğu Sudan'ın üç eyaleti Kızıl Deniz, Kassala ve Kadarif’e geri döndü. Sosyal medya platformlarındaki aktivistler, Batı Kordofan Eyaleti'ne bağlı en-Nahud şehrinin ağın kapsamına girdiğini bildirdi.

Zain Sudan ve MTN Sudan’ın ise hizmet dışı kaldığı bildirildi. İletişim kesintisi milyonlarca Sudanlının birbirleriyle iletişim kurmasını engellerken vatandaşların günlük yaşam ihtiyaçlarını karşılama ve hastalara ilaç sağlama hareketlerini ise felce uğrattı.

Diğer yandan Sudan'daki uluslararası ve yerel insani yardım kuruluşları ile sivil siyasi güçler, uluslararası topluma, vatandaşlara iletişimi ve interneti yeniden sağlamaları için, savaşan taraflara baskı uygulama çağrısında bulundu. Ülkenin tanık olduğu elektrik kesintisi ışığında, her iki taraftan güçlerin savaş cephelerinde sivillere karşı işleyebileceği ihlaller hususunda uyardı.

İletişim kesintisi, başkent Hartum'un ikinci büyük şehri Omdurman’ın çeşitli bölgelerinde ordu ile HDK arasında askeri çatışmaların devam etmesi nedeniyle ortaya çıktı.

Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ittifak günlerinde (Şarku’l Avsat)
Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ittifak günlerinde (Şarku’l Avsat)

HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), Pazar'ı Pazartesi'ye bağlayan gece, X platformundaki resmi hesabında yayınlanan ses kaydında, güçlerini Omdurman’ın Mühendisin semtinde elde ettikleri zaferlerden dolayı tebrik etti.

Sudan ordusu ise Pazartesi günü Facebook'ta yaptığı açıklamada, Mühendisler Birliği liderliğindeki kuvvetlerinin başarılı niteliksel operasyonlar yürüttüğünü, eski Omdurman bölgesindeki Âli Daklu terörist milislerinden onlarca isyancının öldürüldüğünü, çok sayıda savaş aracının imha edildiğini bildirdi.

Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan, daha önce yaptığı açıklamada, ordu içinde darbeden bahseden herkesin ‘yalancı ve hayalperest’ olduğunu, ordunun ‘tek adamın kalbinde’ birleştiğini vurgulamıştı. Kuzeydeki ed-Dabbah şehrinde bir tümene gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamalarda, ordunun tüm cephelerde ilerlediğini, zafer için ve düşmanı yakın gelecekte sahada mağlup etmek için yoğun şekilde çalıştığını da sözlerine ekledi.

Aynı zamanda “Devletin HDK’ye karşı verdiği mücadelenin bir onur mücadelesi olduğu düşünüldüğünde ordu mağlup edilemez” vurgusunda bulundu.  

Öte yandan HDK Komutanı Hamideti ise X platformunda yayınladığı ses kaydında, savaşın önümüzdeki günlerde hızla sona ereceğini söyledi. “Sudan'ın tüm bölgelerini kontrol edebilirdik ama barışı seçtik” ifadelerini kullandı.

Burhan, ülkenin doğusundaki güçleri ile (SUNA) 
Burhan, ülkenin doğusundaki güçleri ile (SUNA) 

Geçen hafta Sudan ordusundan bir kaynak, Omdurman şehrinin kuzeyindeki Vadi Seyidna askeri bölgesinde darbe girişimi olduğuyla ilgili haberleri yalanladı ve Müslüman Kardeşleri (İhvân-ı Müslimin) bu ‘yanlış’ haberi sızdırmakla suçladı. Kaynak, Arap Dünyası Haber Ajansı’na (AWP) yaptığı açıklamada Askeri İstihbarat'ın üst düzey subayları tutukladığını belirtti. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, ‘tutuklanan subayların çoğunun HDK’ya karşı yürütülen çatışmalarda kullanılan taktikler konusunda üst düzey liderlerle aynı fikirde olmayan saha komutanları’ olduğunu kaydetti. Bu isimlerin üst düzey liderliğin savaşı çözmede yavaş olduğunu düşündüklerini de ekledi.

Beklenen kıtlık

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), yakın tarihli bir raporunda, Uluslararası Kıtlık Erken Uyarı Sistemi Ağı’nın Sudan'ın bu yıl ülkeler arasında ihtiyaç sahibi nüfus açısından üçüncü en yüksek yüzdeye sahip olmasını beklediğini bildirdi. Ağ, Sudan Silahlı Kuvvetleri ile HDK arasında ülkenin güneydoğusundaki çatışmaların son zamanlarda artması nedeniyle gıda yardımı ihtiyaçlarının arttığını ifade etti.

FOTO: Darfur bölgesindeki çatışmalardan kaçan çocuklar araçla Sudan-Çad sınırını geçiyor (Reuters)
Darfur bölgesindeki çatışmalardan kaçan çocuklar araçla Sudan-Çad sınırını geçiyor (Reuters)

İlgili raporda, “Artan düşmanlıklar ve zayıf insani yardım erişimi, zaten zor olan gıda güvenliği durumunu daha da kötüleştirecek. Başkent Hartum'da ve Batı Darfur eyaletindeki el-Cuneyna şehrinde bazı ailelerin gıda güvensizliğinin felaket düzeyine ulaşması bekleniyor. İnsani yardım çalışanlarının çatışma hatlarını aşmalarına yönelik acil onaylar ve hem yardım hem de ticaret akışı için güvenli geçiş garantileri, en azından gelecek yılın kurak mevsiminde açlığın daha da kötüleşmesini önlemek açısından hayati önem taşıyor” ifadelerine değinildi.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.