İsrail'in hazırladığı her iki savaşı bitirme planında da Refah’a saldırı var

Netanyahu topyekûn bir zafer isterken Gantz uzun bir ara teklifini destekliyor. Han Yunus'taki çatışmalarsa yoğunlaşıyor.

Dün (salı) Refah'taki gıda yardımı dağıtım merkezinde yemek almak için bekleyen Filistinliler. (Reuters)
Dün (salı) Refah'taki gıda yardımı dağıtım merkezinde yemek almak için bekleyen Filistinliler. (Reuters)
TT

İsrail'in hazırladığı her iki savaşı bitirme planında da Refah’a saldırı var

Dün (salı) Refah'taki gıda yardımı dağıtım merkezinde yemek almak için bekleyen Filistinliler. (Reuters)
Dün (salı) Refah'taki gıda yardımı dağıtım merkezinde yemek almak için bekleyen Filistinliler. (Reuters)

İsrailli yetkililer, Hamas’la esir takası konusunda olası bir anlaşma ihtimali dışında Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek amacıyla hem Tel Aviv hem de Washington için kabul edilebilir bir takvim belirlediler. Yetkililer her halükârda sınır şehri Refah'a saldırıyı da içeren bir planda hemfikir.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Ahronot gazetesinden aktardığına göre İsrail savaş kabinesi savaşı sona erdirmek için stratejik bir plan geliştirmeye çalışıyor. Savaş Kabinesi üyeleri arasında, savaş hedeflerinin tamamına veya mutlak çoğunluğuna ulaşılmasını sağlaması beklenen bu türden en az iki plan hazırlandı Birincisi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve ABD'deki elçisi, Stratejik İşler Bakanı ve Savaş Kabinesi üyesi Ron Dermer'in planı.

İkincisi ise Savaş Kabinesi’ndeki iki bakanın, eski genelkurmay başkanları Benny Gantz ve Gadi Eisenkot'un planı.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Ahronot'tan aktardığı habere göre iki plan arasında takvim ve Gantz ile Eisenkot'un prensipte pozisyonlarını açıklamaya ve Bakanlar Kurulu'nda tartışmaya hazır olmaları dışında büyük bir fark yok. Koalisyon ortaklarının tepkisinden çekinen Netanyahu, Savaş Kabinesi’nde bile planını tartışmaya hazır değilken, Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililerle Dermer aracılığıyla bu konuyu gizlice müzakere etmekle yetiniyor.

(foto altı) Gazze Şeridi'ndeki el-Bureyc Kampı’nda Filistinli bir kız ve erkek kardeşi. (EPA)
Gazze Şeridi'ndeki el-Bureyc Kampı’nda Filistinli bir kız ve erkek kardeşi. (EPA)

Gantz ve Eisenkot tarafından önerilen stratejik plan, İsrail'in esir takası anlaşmasıyla savaşa uzun süre ara vermeyi kabul etmesi ve ardından Hamas'ın askeri ve hükümet yeteneklerini ortadan kaldırmaya devam etmek için savaşa yeniden başlamasıyla kademeli olarak ‘zafere’ ulaşmayı amaçlıyor.

Gantz ve Eisenkot anlaşmaya ‘evet’ diyorlar, ancak savaşın kesin olarak sona erdirilmesi talebine karşılar.

Gantz-Eisenkot planı, ABD hükümetinin askeri ve siyasi yardımını sürdürmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. İkili, İsrail'in esir takası anlaşmasının uygulanması amacıyla çatışmalarda uzun süreli ateşkes ilan etmesinin Biden üzerindeki iç ve dış baskıyı önemli ölçüde azaltacağına ve onun büyük ölçüde düşmanlıkları durdurmayı başardığını iddia edebileceğine inanıyor.

(foto altı) Gazze Şeridi'ndeki el-Bureyc Kampı’nda yıkık binalar. (EPA)
Gazze Şeridi'ndeki el-Bureyc Kampı’nda yıkık binalar. (EPA)

Gantz ve Eisenkot'un planına göre, Gazze'de uzun bir duraklama sırasında ordu, savaşın yeniden başlaması için yoğun bir şekilde hazırlanacak. Kuvvetlerini eğitecek, silah stoklarını yenileyecek ve savaş yöntem ve planlarını modernize edecek. Plana göre savaş, Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinden yaklaşık beş ay önce, Haziran ayında sona erecek.

Eski genelkurmay başkanlarının planı Gazze'de sivil yönetimin kurulmasını, güvenlik kontrolünün sürdürülmesini ve hem Gazze ve Batı Şeria’da hem de İsrail içerisindeki Arap nüfusun normalleşmesini teşvik etmeyi içeriyor. Onlara göre 7 Ekim dehşetinden sonra ‘zafere’ ulaşılabilecek en yakın yol bu. Netanyahu ise kısa sürede ‘topyekûn zafer’ istiyor.

(foto altı) İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'a yönelik saldırıları sonucu hayatını kaybeden iki kişinin cenazesine katılan Filistinliler. (AP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Deyr el-Balah'a yönelik saldırıları sonucu hayatını kaybeden iki kişinin cenazesine katılan Filistinliler. (AP)

Yediot Ahronot, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın Ramazan ayı öncesinde veya sırasında Refah'ı ele geçirerek Hamas'ı tam bir askeri yenilgiye uğratmayı ve hareketin lideri Yahya es-Sinvar'ı ve örgütün Gazze'deki liderliğini ortadan kaldırmayı umduklarını bildirdi.

Netanyahu ve Gallant, Refah'a girmenin, Sinvar'ın hemen tasfiyesine yol açmasa bile, Hamas liderliğinin tutumunu yumuşatacağına ve esirlerin serbest bırakılması için ‘makul’ bir anlaşmaya olanak sağlayacağına inanıyor. Bu aynı zamanda İsrail'in Mısır'la Philadelphia Koridoru ve kuzeyde Lübnan cephesi de dahil olmak üzere ertesi güne ilişkin güçlü bir konumdan kararlar almasına olanak tanıyacak.

(foto altı) El-Bureyc Kampı’ndaki yıkımdan. (EPA)
El-Bureyc Kampı’ndaki yıkımdan. (EPA)

Netanyahu, Han Yunus'ta Hamas'ın tasfiyesinin tamamlanması ve Refah'ın ele geçirilmesine başlanması için Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'ye baskı yapıyor. Ancak Netanyahu’nun sorunu, Halevi'nin Han Yunus'taki işini bitirmek için hâlâ zamana ve saldırıdan önce Refah tahliye planını uygulamak için birkaç haftaya daha ihtiyacı olması.

Netanyahu'nun planına göre çatışmalar, Ramazan ayının ardından Nisan ayı civarında sona erecek ve ardından dördüncü aşama olan Gazze Şeridi'nin güvenlik kontrolüne geçecek.

İsrail'in savaşı sona erdirme planlarının açığa çıkması, İsrail'in 70 günden fazla süredir şiddetli çatışmalara sahne olan Han Yunus'a (Gazze Şeridi'nin güneyi) saldırısını daha da derinleştirdiği bir dönemde gerçekleşti.

(foto altı) Refah'ta yerinden edilmiş Filistinliler. (AFP)
Refah'ta yerinden edilmiş Filistinliler. (AFP)

İsrail, Han Yunus'ta geniş alanları bombaladı ve şehrin merkezindeki yerleşim alanını yerle bir etti. Dün (salı) de Nasır Hastanesi'ni kuşatarak hastanenin boşaltılmasını talep etti.

İsrail Ordu Sözcüsü, 98. Tümen güçlerinin Han Yunus'un batısında operasyonel kontrollerini sağlamlaştırdığını, Hamas savaşçılarını öldürdüğünü, keskin nişancı pusuları kurduğunu, devriye gezdiğini ve silah depolarını yok ettiğini söyledi. 646. Tugay savaşçıları (yedek paraşütçüler) ise Han Yunus'un Abasan bölgesinde şiddetli çatışmalara girip Hamas unsurlarını öldürdü, altyapıya zarar verdi ve bir tünel keşfetti. Ayrıca silahlara, cep telefonlarına, el bombalarına, şarjörlere ve askeri kıyafetlere de el konuldu.

Buna karşılık, Hamas Hareketi’nin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, savaşçılarının “Han Yunus şehrinin doğusundaki Abasan el-Kebira bölgesinde sıfır mesafeden yedi askerden oluşan Siyonist piyade gücüyle çatıştığını, askerlerin aralarında ölü ve yaralılar olduğunu” açıkladı. Ayrıca Abasan el-Kebira bölgesinde bir evin avlusunda konuşlanan beş askerden oluşan Siyonist güce karşı anti-personel cihazı patlatmayı da başardılar. İsrail ordusu, üç kişinin öldüğünü açıkladı.

(foto altı) Refah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için çadır ve barınaklar kuruldu. (Reuters)
Refah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için çadır ve barınaklar kuruldu. (Reuters)

Askeri sözcü, savaşçıların faaliyeti sırasında bir binada patlayıcının patladığını söyledi. Patlama sonucu, 630. Tabur Komutanı Yarbay (yedek) Netanel Alkobi, 630. Tabur bölüklerinden birinin komutan vekili Binbaşı (yedek) Yair Cohen ve bir yedek savaşçı da hayatını kaybetti. Diğer savaşçılar ise yaralandı.

Geçtiğimiz Aralık ayının başından bu yana İsrail, 7 Ekim saldırısının liderlerine, Gazze'deki Hamas lideri Yahya Sinvar’a, Han Yunus Tugayı Komutanı Muhammed Sinvar’a, İzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf’a ve yardımcısı Mervan İsa’ya ulaşmayı umarak Han Yunus'taki çatışmalara odaklanıyor.

İsrail'in Hamas'ın son kalesi olan sınır şehri Refah'a saldırmadan önce Han Yunus savaşını bitirmesi gerekiyor.

İsrailli liderler, çoğunluğu yerinden edilmiş 1,5 milyon Filistinlinin yaşadığı yoğun nüfuslu Refah'a, tüm uluslararası uyarılara ve saldırıdan kaçınılması yönündeki taleplere rağmen saldırmaya devam ettiklerini doğruladı.

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki yaptığı açıklamada, İsrail'in Refah'a saldırma kararlılığıyla ilgili şunları söyledi: “Hepimiz için gerekli olan, sivilleri nasıl koruyacağımız, onların savaş alanlarından çıkışları için güvenli geçişleri nasıl sağlayacağımız ve bu geçişlerin güvenli olacağını ve saldırıya uğramayacağını garanti altına almaktır.”



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.