Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

Kahire Görüşmeleri’ne ‘zorlu’ bir atmosfer hakim oldu

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
TT

Mısır, Ramazan'dan önce Gazze’de ateşkes için zamanla yarışıyor

İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)
İsrail’in daha önceki bombardımanının ardından Gazze Şeridi’ndeki Bureyc’den dumanlar yükseliyor (EPA)

Mısır arabuluculuk çabalarıyla, Ramazan ayından önce İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde ‘ateşkes’ sağlamak için zamana karşı yarışıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan ateşkes müzakerelerini takip eden bir gözlemci, salı günü Kahire’de düzenlenen müzakere turunu ‘zorlu’ olarak nitelendirirken, İsrail medyası ‘toplantının sona erdiğini ve İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını’ bildirdi.

Kahire salı günü Gazze’deki ateşkes durumu tartışmak amacıyla dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantıya ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD Başkanı David Barnea, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Abbas Kamil katıldı.

Al Qahera News kanalı salı (13 Şubat) akşamı üst düzey bir resmi kaynaktan “Toplantıda İsrailli tutukluların serbest bırakılması karşılığında Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve Gazze’de ateşkes tartışıldı” ifadelerini aktardı. Kaynağın “Toplantı olumlu bir atmosferde gerçekleşti” ifadelerine de yer veren kanal, ismi verilmeyen kaynağın ‘toplantıda anlaşmazlıkların olduğunu’ reddettiğini ve bu konudaki toplantıların ‘üç gün boyunca devam ettiğini’ de aktardı.

Bu arada bilgi sahibi başka bir Mısırlı kaynak çarşamba günü İsrail heyetinin Mısır’dan ayrıldığını doğruladı. Kaynak “Özellikle her iki tarafın da (İsrail ve Hamas) kendi pozisyonunda ısrarcı olması ve anlaşmanın uygulanmasına yönelik diğer tarafın kabul etmediği koşulları öne sürmesi nedeniyle tartışmalar zorlu geçti” dedi. Ramazan ayına kadar bir anlaşmaya varılması umuduyla görüşmelerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine dikkat çekti.

Mısırlı kaynak “İsrail, Kahire toplantısına katılmak istemedi ancak ABD’nin baskısı altında, Hamas’ın ateşkesle ilgili öne sürdüğü önerilere ilişkin tutumunda herhangi bir değişiklik yapmadan sadece dinlemek üzere bir heyet gönderdi” ifadelerine yer verdi.

İsrail gazetesi Haaretz ise dörtlü toplantının ‘sona erdiğini’ ve İsrail heyetinin Kahire’den ayrıldığını bildirdi. Tel Aviv’in Hamas hareketinin mahkum değişimi teklifine resmi bir yanıt vermediğini belirten gazete, +İsrail heyetinin Kahire toplantısına yalnızca “dinlemek” için katıldığını vurguladı.

Filistin El Aksa Radyosu’nun bildirdiğine göre, Hamas siyasi bürosu üyesi Hüsam Badran salı akşamı Kahire müzakerelerinde olup bitenlerin ayrıntıları hakkında konuşmak için ‘çok erken’ olduğunu söyledi.

Dörtlü Kahire toplantısı

Toplantı, geçen ay Paris’te düzenlenen benzer bir istihbarat toplantısında anlaşmaya varılan öneri çerçevesinde yanıt olarak İsrail’in Hamas’ın önerdiği şartları reddetmesinin ardından, Gazze Şeridi’ndeki savaşın beşinci ayına girerken Mısır-Katar’ın arabuluculuk çabalarının ‘ateşkesin’ sağlanması konusunda bocaladığı sırada düzenlendi.

Mısırlı kaynak “Mısır ve ABD, özellikle Ramazan ayının Batı Şeria’daki ve İslam dünyasındaki Müslümanların duygularını alevlendirebileceği ve bölgenin istikrarını büyük ölçüde etkileyebileceğini göz önüne alarak, Ramazan ayından önce bir anlaşmaya varmak üzere birlikte baskı uyguluyor” ifadelerine yer verdi.

Fotoğraf altı: Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)
Sağlık görevlileri bir araçtan Gazze Şeridi’nin kuzeyinde öldürülen Filistinlilerin cesetlerini indiriyor (AP)

Bu bağlamda Axios haber sitesi, salı akşamı ABD’li ve İsrailli iki yetkiliden ‘ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya herhangi bir yeni tutuklu değişim anlaşmasında Hamas tarafından serbest bırakılan her tutukluya karşılık daha fazla Filistinli tutukluyu serbest bırakması gerektiği konusunda bilgi verdiğini’ aktardı. Yetkililere göre, Biden ve Netanyahu, Hamas’ın İsraillileri öldürmekten suçlu bulunanlar da dahil olmak üzere binlerce mahkumun serbest bırakılması talebini abartılı buluyor.

Axios internet sitesine göre, iki yetkili ayrıca Netanyahu’nun ‘ülkesinin serbest bırakılan her İsrailli tutukluya karşılık üç Filistinliyi serbest bırakmaya hazır olduğunu, bu oranın, daha önceki esir değişimi anlaşmasında da kullanılan oranla aynı olduğunu’ söylediğini belirtti. Site ayrıca İsrailli bir yetkiliden “Kahire görüşmeleri somut bir ilerleme kaydedilmeden sona erdi, ancak bir anlaşmaya yol açabilecek müzakerelere başlanması için doldurulması gereken boşlukların anlaşılmasında ilerleme kaydedildi” ifadelerini aktardı. 

İsrail Yayın Otoritesi toplantının başlarında ‘Netanyahu’nun, MOSSAD şefinin Hamas’la esir takası anlaşması müzakereleri konusunda kendisine verilen yetkiyi aşmasını önlemek için danışmanı Ophir Falk’ı Kahire toplantısına gönderdiğini’ belirtmişti. Otorite, Falk’ın “Netanyahu’nun görüşüne uymayan tavizleri önlemek için’ heyet arasında yer aldığını söyledi.

Bilgi sahibi Mısırlı kaynağa dönersek, “Şu anda yürütülen müzakereler, Mısır’ın geçen Aralık ayında Paris toplantısı sırasında çözüm için öne sürdüğü girişim çerçevesinde gerçekleşiyor” dedi. Durumu çözmek ve ortak bir fikir birliği formülüne ulaşmak için bir dizi toplantı yapılmasının planlandığını da açıkladı.

Geçtiğimiz Aralık ayında Mısır, Gazze’deki savaşı durdurmak için bir çerçeve önerisi sunduğunu duyurdu. Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan o dönemde İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında uzatılabilir ateşkesleri ve Hamas tarafından tutulan düzinelerce mahkumun kademeli olarak serbest bırakılmasını öngören üç aşamalı bir teklif sunduğunu ve bunun sonuçta düşmanlıkların sona ermesine yol açacağını söyledi.

Fransız haber ajansı AFP çarşamba günü (14 Şubat) Hamas hareketinden bir kaynaktan “Hamas’tan bir heyet, hareketin siyasi büro yetkilisi Halil el-Hayya başkanlığında, çarşamba günü Mısır ve Katar istihbarat başkanlarıyla olası bir toplantı yapmak üzere Kahire’ye gitti” ifadelerini aktardı.

Fotoğraf altı: İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)
 İsrail’in Tubas yakınındaki el-Fara mülteci kampına düzenlediği baskının ardından yanmış bir motosikleti inceleyen Filistinliler (EPA)

Mısırlı kaynağa göre Hamas, Kahire’deki dörtlü toplantıya katılmadı. Kaynak ‘hareketten bir heyetin toplantıdan önce Kahire’de olduğunu’ belirtti. Ayrıca “Ateşkesle ilgili şu anda herhangi bir tartışma yok ancak yakında yeni bir toplantı daha yapılacak” dedi ve söz konusu toplantının büyük olasılıkla önümüzdeki haftanın başında yapılacağını belirtti.

İlgili bağlamda, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken salı akşamı Washington’da “Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir teklif üzerinde Mısır ve Katar ile yoğun bir şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail, 7 Ekim’de kaçırılan yaklaşık 250 kişiden, öldüğüne inanılan 29 kişi de dahil olmak üzere yaklaşık 130 rehinenin tutulduğunu tahmin ediyor. Kasım ayında bir hafta süren ateşkes, İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli tutuklu karşılığında 105 rehinenin serbest bırakılmasını sağlamıştı.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.