Bir savaş bölgesinden diğerine: Gazze’de mahsur kalan Suriyeli bir aile

Birçok yabancı pasaport sahibi Gazze Şeridi'ni terk etti ancak buna Suriyeliler dahil değildi.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta yer alan bir UNRWA okulunun balkonlarına, yerinden edilmiş insanlar tarafından serilen kıyafetler ve halılar. (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta yer alan bir UNRWA okulunun balkonlarına, yerinden edilmiş insanlar tarafından serilen kıyafetler ve halılar. (Reuters)
TT

Bir savaş bölgesinden diğerine: Gazze’de mahsur kalan Suriyeli bir aile

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta yer alan bir UNRWA okulunun balkonlarına, yerinden edilmiş insanlar tarafından serilen kıyafetler ve halılar. (Reuters)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta yer alan bir UNRWA okulunun balkonlarına, yerinden edilmiş insanlar tarafından serilen kıyafetler ve halılar. (Reuters)

Üç çocuk annesi olan 40 yaşındaki Emira Melekaş, bir savaştan kaçıp kendini bir başka savaşın içinde buldu.

Melekaş, 2012 yılında Şam’da yaşıyordu ve sonra Suriye’deki savaştan kaçmaktan başka çaresi kalmadı. O ve kocası İlyan Feyyad, hayati bir karar alarak, güvenliklerini kocasının 17 yaşında ayrıldığı Gazze Şeridi’nde arayacaklardı.

Fotoğraf Altı: Şam’ın güneyindeki Filistin Yermük Kampı’nda, yıkılmış bir bina. (AFP)
Şam’ın güneyindeki Filistin Yermük Kampı’nda, yıkılmış bir bina. (AFP)

Melekaş o dönemde ülkesi Suriye'yi hatırlayarak “Savaş ailemle birlikte yaşadığım yere çok yaklaşmıştı, bombardıman çok şiddetli, yoğun ve bize çok yakındı” dedi.

 Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarından sonra İsrail'i misilleme olarak başlattığı savaş, aileyi yeniden buldu. Melekaş ve çocukları, Gazze’nin güneyindeki evlerinden kaçarak bir okulda kurulan geçici mülteci kampına yerleşti. Daha sonra İsrail güçleri güneydeki saldırılarını yoğunlaştırınca o ve çocukları Gazze'nin merkezindeki bir sığınağa sığındı (kocası Feyyad, aile 2012'de Gazze'ye geldikten kısa bir süre sonra kanserden öldü). Melekaş, telefon görüşmesinde “Burada hayat yok ve gelecek yok” dedi.

Emira, yedinci sınıftan sonra okulu bırakmış ve daha önce hiç çalışmamış. Son savaştan önce bile sakinlerinin uzun süredir iş bulmakta zorlandığı bir yer olan Gazze’de, hayır kurumlarının yardımlarıyla geçiniyordu.

Fotoğraf Altı: Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah Mülteci Kampı’nda, sahil boyunca çadırlarının yakınında yerlerinden edilmiş Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah Mülteci Kampı’nda, sahil boyunca çadırlarının yakınında yerlerinden edilmiş Filistinliler (EPA)

Savaş başladığından beri, Gazze’de yabancı pasaport taşıyan kişilerin çoğu, ülkeleri, İsrail hükümetinden izin aldıktan sonra Gazze’yi terk etti. Fakat bu Suriyelileri kapsamıyordu. Melekaş ve çoukları, Gazze’deki diğer bir milyondan fazla insan gibi, kuşatılmış durumda kaldı. Gazze’nin güneyinde, Han Yunus’un doğusundaki el-Garara’da yaşayan Melekaş ve çocukları, ilk olarak Birleşmiş Milletler tarafından işletilen barınak olarak kullanılan el-Hanavi okulunda beş binden fazla kişiyle birlikte sığındı.

16 yaşındaki büyük oğlu Süleyman’ın, çok şiddetli mide ağrısı çektiğini ancak en yakın hastanenin, ‘çok sayıda yaralıyı’ kabul ettiği için onu kabul etmediğini belirterek “Ona bazı ilaçlar verip, onu hastaneden gönderdiler” dedi.

Süleyman’ın durumu sonra düzeldi. Fakat Melekaş çocuklarının sağlığı için korktuğunu söyledi. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Gazze’de, ‘ishal, solunum yolu iltihapları, menenjit ve diğer hastalık vakalarında artış olduğunu’ ifade etti.

Fotoğraf Altı: 2021 Aralık’a ait süresi dolmuş pasaportlarını gösteren Gazze Şehri'ndeki iki Suriyeli mülteci. (AFP)
2021 Aralık’a ait süresi dolmuş pasaportlarını gösteren Gazze Şehri'ndeki iki Suriyeli mülteci. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına öre Suriye pasaportunun süresi dolan Emira Melekaş, savaştan sonra Gazze'den tamamen ayrılabilmek için Filistin pasaportuna başvuracağını fakat nereye gideceğini bilmediğini söyledi. Suriye'nin bir seçenek olmadığını belirterek “Gazze'deki koşullar her zaman sertti, ancak Suriye'deki işler de çok kötüydü” dedi.

Emira, ‘Geçtiğimiz günlerde Suriye'deki görümcesiyle konuştuğunu ve ona üç yıldır güzel bir yemek yemediğini söylediğini’ ifade etti.

Savaş şiddetlendikçe Melekaş, hayatın basit zevklerinin, yani yeni bir evin hayalini kurduğunu söylerek "Kendimi hayatta olduğumu hissedebileceği ve huzur içinde yaşayabileceğim bir yer istiyorum" dedi.

*New York Times



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.