Sudan’da 11 ay süren savaşın kanlı bilançosu

Raporlara göre 3 bin 250’si askeri çatışmada olmak üzere 12 binden fazla kişi öldü. Yaklaşık 8,6 milyon kişi ülke içinde ve dışında yerinden edildi.

Hartum'daki Büyük Nil Petrol Petrol Şirketi'nin kulesinde yangın çıktı (AFP)
Hartum'daki Büyük Nil Petrol Petrol Şirketi'nin kulesinde yangın çıktı (AFP)
TT

Sudan’da 11 ay süren savaşın kanlı bilançosu

Hartum'daki Büyük Nil Petrol Petrol Şirketi'nin kulesinde yangın çıktı (AFP)
Hartum'daki Büyük Nil Petrol Petrol Şirketi'nin kulesinde yangın çıktı (AFP)

Sudan İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre Silahlı Çatışma Yerleri ve Olayları Veri Projesi, Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında geçtiğimiz nisan ortasında savaşın başlamasından bu yana Sudan'da çoğu sivil olmak üzere 3 bin 250'den fazla askeri çatışma ve 12 bin 190'dan fazla ölüm kaydetti. Bu, her iki tarafın da yaptığı her savaşta çoğu sivil olmak üzere ortalama dört ölüm anlamına geliyor.

Ölüm ve yerinden edilme

Uluslararası ve yerel raporlara göre, çatışmalarda yaşamınıı yitrenlerin bilançosunu tutan Armed Conflict Location and Event Data Project (ACLED) örgütünün araştırmalarına göre, Sudan savaşı geçen aralık ayının başına kadar 12 binden fazla ölüme neden oldu.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric'e göre, bu durum ülke içinde 7,1 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açarken, 1,5 milyondan fazla kişinin de komşu ülkelere sığınmasıyla dünyadaki en büyük yerinden edilme krizi yaşandı.

En son ABD yardım raporu, toplam ölüm sayısının yaklaşık 13.752 kişi, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık 6,1 milyon ve yardıma ihtiyacı olanların ise 24,8 milyon kişi olduğunu tahmin ediyor.

Sudan'ın başlıca şehirlerindeki kanlı çatışmalar, BM’nin tahminlerine göre 13 binden fazla insanın ölmesine neden oldu. Aynı zamanda, ülke içinde ve dışında 7,4 milyondan fazla insanın açlık çekmesine ve yerinden edilmesine yol açtı. Bu sayının içinde, en az 1,4 milyon kişi ülke dışına kaçtı. Bu durum Sudan'ı, içeride en fazla yerinden edilen insanın bulunduğu ülke haline getirdi. Şimdiye kadar savaş ve çatışmaların etkisi ve kurbanlar, hangi şehirleri nasıl etkiledi?

Başkentin acısı

Başkent Hartum ve yanındaki iki şehir, Umdurman ve Hartum Bahri'de, Beyaz Nil ve Mavi Nil'in birleştiği bölgede (el-Makran) bulunan ve güney sınırını Cezire Eyaleti ve kuzey sınırını Nil Nehri Eyaleti ile paylaşan başkent üçgeni olarak bilinen bölgede, 10 aydan fazla bir süredir ordu ile HDK arasındaki savaş durulmadı. Bu şehirlerin nüfusu son zamanlarda büyük ölçüde arttı ve yaklaşık 11 milyon kişiyi aştı.

Sudan İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre Sudan başkentindeki ölü sayısının en az dört bin olduğu tahmin ediliyor ve savaşın başlamasından bu yana on binlerce kişi yaralandı, gerçek sayının çok daha yüksek olması bekleniyor.

Gözlemevi’nin raporunda ayrıca, Birleşmiş Milletler Misyonu’nun, 7 Mayıs'tan 13 Eylül'e kadar başkentin üç şehrinde düzenlenen hava saldırıları sonucunda en az 467 sivilin öldürüldüğünü ve yaklaşık 294 kişinin de yaralandığını belgelediğini ortaya koydu. Sudan Savunucuları Adli Yardım Merkezi ayrıca Hartum Eyaleti'nin çeşitli bölgelerinde 533'ten fazla kişinin ölümüne yol açan 118 bombalama olayını da belgeledi.

Cuneyna Faciası

Batı Darfur Eyaleti'nin başkenti el-Cuneyna şehri, Batı Sudan'da savaş alevlerinin vurduğu ilk şehirlerden biri oldu; zira HDK, Hartum'da savaşın başlamasından iki haftadan kısa bir süre sonra buraya girdi.

Yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığı şehirde kanlı şiddet olayları 24 Nisan'dan 12 Haziran'a kadar devam etti. Bu süre zarfında HDK, şehir içindeki 15. Tümen'in karargahını ele geçirdi. Sonrasında saldırılar üçüncü kez yenilendi ve bu, 12 Kasım'da meşhur Ardamata Katliamı'na yol açtı.

Fotoğraf Altı: Savaş, Sudanlıları oldukça zor durumda bıraktı. (AFP)
Savaş, Sudanlıları oldukça zor durumda bıraktı. (AFP)

Dar Masalit Sultanlığı'nın raporuna göre Cuneyna şehrinde geçtiğimiz yıl 24 Nisan ile 12 Haziran tarihleri arasında yaşanan katliamlarda beş binden fazla kişi öldü ve en az sekiz bin kişi yaralandı. Yüz binlerce sivil Çad sınırına kaçtı ve Dar Masalit Sultanlığı'nın saray dahil olmak üzere 19 konut bölgesi ile 86 yerinden edilmişler için barınma merkezi ve Abu Zar, El Hacaj, Kalani ve Kirendang gibi yerlerin tamamı tahrip edildi ve yakıldı.

Bağımsız Birleşmiş Milletler Yaptırım Gözlemcileri raporuna göre Cuneyna şehrindeki ölü sayısı, HDK ve onlarla müttefik olan Arap milislerinin uyguladığı ırkçı şiddet eylemleri sonucunda 10 ila 15 bin arasında tahmin ediliyor. Bu veri, Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre, Sudan genelinde savaşın başlamasından bu yana öldürülen 12 binden fazla kişi sayısıyla karşılaştırıldığında oldukça yüksek.

Vad Medeni'nin şoku

Sudanlıları derinden şaşırtan ve ani bir şekilde, HDK, geçtiğimiz 18 Aralık’ta Cezire Eyaleti'nin başkenti olan Vad Medeni şehrini ele geçirdi. Bu şehir, savaşın başlangıç haftalarında Hartum Eyaleti'ndeki çatışmalardan kaçan on binlerce insan için bir sığınak haline gelmişti ve ülkenin başlıca sağlık ve ilaç merkezi haline gelmişti.

Yerel ve uluslararası raporlara göre, şehre yapılan saldırı sonucunda 300 ila 500 bin kişi yerlerinden edildi. Bu saldırılar sırasında birçok ihlal yaşandı. Bunlar arasında cinayetler, yağma, tehditler ve tecavüzler de yer alıyordu. Ayrıca pazarlar, depolar, ekonomik ve sağlık tesisleri yağmalandı. Ülke, BM Dünya Gıda Programı'nın depoları da dahil olmak üzere tüm ilaç stoklarını kaybetti.

Sudan Doktorlar Sendikası'nın ön komitesine göre şehirdeki ölü sayısı, düzinelerce kayıp kişinin yanı sıra üç doktor da dahil olmak üzere yaklaşık 300’e ulaştı.

Nyala şehri

Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala kentindeki ve 16. Tugay'ın uzun süre kuşatması sona erdiğinde, 26 Ekim'de HDK şehri ele geçirdi. Şehir, yaklaşık 3,4 milyon kişinin yaşadığı ve çeşitli toplumsal yapıların bir arada bulunduğu bir sembol haline gelmişti. Bu da toplumsal uzlaşma ve barış için bir simge oldu.

Sudan İnsan Hakları Gözlemevi ve insan hakları örgütleriyle konuşan görgü tanıkları ve insan hakları örgütlerine göre Darfur Barosu, Güney Darfur'un Nyala şehrindeki mevcut savaşta yüzlerce sivil yaşamını yitirdi. Patlayıcı varillerle gerçekleştirilen hava saldırıları, en az 118 sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden oldu.

Dain’den çekilme

Geçtiğimiz 21 Kasım'da, HDK, Doğu Darfur eyaletinin başkenti el-Dain'in düştüğünü ilan etti ve Sudan ordusunun 20. Tümen karargahına girdi. Şehir birkaç gün boyunca kuşatıldı. Bu adım, askeri birliklerin şehirden çekilmesi ve yerel yönetimlerin çağrıları üzerine, kan dökülmesini önlemek ve şehrin tahrip edilmesini engellemek amacıyla atıldı.

Yerel kaynaklara göre sivil idarenin kent içinde çatışmaları önleme çabalarının başarısına rağmen kentte ölen sivil sayısının 22 olduğu tahmin ediliyor.

Babanusa’da tıkanıklık

Batı Kurdufan eyaletindeki Babanusa şehrinde, şehirdeki 22. Tugay ile HDK arasındaki çatışmalar sonucunda 32 kişi öldü ve 40'tan fazla kişi yaralandı. Şehir acil durum odasına göre iletişim ağının kesintiye uğramasının yanı sıra mağdur sayısında da bir artışa işaret ediliyor.

El-Ubeyd çatışmaları

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre ülkenin batısındaki Kuzey Kurdufan Eyaleti'nin başkenti el-Ubeyd şehri, HDK’nın şehrin iç kesimlerine, özellikle de batı mahallelerine sızmaya yönelik tekrarlanan girişimleri sonucunda aralıklarla şiddetli çatışmalar yaşadı.

Şehir halen ordunun kontrolünde olmasına rağmen, çatışmaların ilk günlerinden itibaren HDK’nın uyguladığı kuşatma, insani ve ekonomik durumu zorlaştırdı.  Pazarlarda mal fiyatları hızla yükseldi.

Fotoğraf Altı: Milyonlarca Sudanlı savaş nedeniyle yerinden edildi. (AFP)​​​​​
Milyonlarca Sudanlı savaş nedeniyle yerinden edildi. (AFP)​​​​​

HDK, Darfur ve Kurdufan bölgelerini birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle kent içinde ve çevresinde ordunun 5'inci Piyade Tümeni'ne (Hicana) karşı aylardır şiddetli çatışmalar yürütüyor ve çok sayıda sivilin ölümüne neden oluyor.

Şehir hastanesinin Acil Durum ve Kaza Dairesi'ne göre, iki taraf arasındaki karşılıklı bombardıman sonucu en az 36 kişi öldü ve çok sayıda yaralandı.

El-Faşir Çatışmaları

Kuzey Darfur eyaletinin ve bölgenin başkenti el-Faşir şehri ise sivil ve toplumsal yönetimlerin Faşir şehrini savaş ve yıkımdan kurtarmak için yaptığı girişimlere rağmen halen iki taraf arasında sık sık gerilim ve çatışmalara sahne oluyor.

Faşirr Şehri Direniş Komiteleri’ne göre şehir, üçüncü bir taraf ve silahlı hareketlerin ortak güçlerine ek olarak kuzey mahallelerde ordu ve HDK mevzileri arasında çatışmalara tanık oluyor. Çatışmalar, HDK’nın attığı top mermileri kuzeydoğudan güneydeki mahallelere büyük bir göçe neden oldu.

Yerel kaynaklar, tekrarlanan çatışmalarda sivil mağdurların toplam sayısının 40'ı aştığını belirterek, bu sayının askeri ölümlerin sayısından daha fazla olduğunu bildirdi.

Zalingei şehri

HDK ekim ayının sonunda, Nyala şehrinin düşmesinden bir haftadan kısa bir süre sonra, 21. Ordu Tümeni'nin şehirden çekilmesiyle Orta Darfur Eyaleti'nin başkenti Zalingei şehrinin ele geçirildiğini duyurdu.

Düşüşünden bir gün önce şehir, yerleşim bölgelerinde ordu ile HDK arasında şiddetli çatışmalara tanık oldu.

50 bini aşkın nüfusuyla Zalingei, batıda Çad eyaletine, güneyde ise Orta Afrika'ya komşu olması nedeniyle ekonomik ve askeri açıdan Nyala'dan sonra ikinci önemli şehir olarak kabul ediliyor. Bu, onu insani yardımın ulaştırılması için önemli bir bağlantı ve savaştan kaçan insanların bir araya geldiği en büyük merkezlerden biri haline getiriyor.

Sivil kaynaklar, HDK’nın şehrin merkezine topçu ateşiyle düzenlediği saldırılarda en az 54 kişinin öldüğünü bildirdi. Yaşamını yitirenelr arasında, yerinden edilenlerin sığındığı en büyük kamp olan el-Hassasiya’da yer alanlar da bulunuyor.

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.