İsrail Han Yunus’tan sonra tekrar Kuzey Gazze’yi vuruyor

Han Yunus'ta saldırılarına devam eden İsrail, Gazze'nin kuzeyindeki saldırılarını tekrar arttırdı

İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
TT

İsrail Han Yunus’tan sonra tekrar Kuzey Gazze’yi vuruyor

İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)

İsrail, Salı günü (19 Şubat) Gazze Şeridi'ndeki saldırısına yeniden başlayarak, şeridin kuzeyindeki ez-Zeytun mahallesine yeniden girdi. Han Yunus'un güneyindeki kapsamlı saldırısını ise sürdürdü.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, ABD'yi savaşı derhal durdurmak için müdahale etmeye çağırırken, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise savaşın yakın zamanda bitmeyeceğini vurguladı.

Dün açıklamada bulunan Halevi, Gazze'deki mücadeleye giden yolun hala uzun olduğunu, savaşın sonunun yakın olmadığını söyledi. Aynı zamanda, “Savaşmaya devam edeceğiz, Hamas'ın saldırı kapasitesini ortadan kaldırmaya ve kaçırılan insanları geri getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Halevi, İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'taki operasyonun sona ermek üzere olduğu yönündeki tahminlerine cevap vermiş oldu.

Ordunun Han Yunus'taki kara harekatını tamamlanmak üzere olduğunun tahmin edildiğini aktaran İsrail Ordu Radyosu, 98'inci Tümen kuvvetlerinin bölgedeki görevini yakın zamanda tamamlayacağını belirtti. Radyoya konuşan ordu yetkilileri, “Bölgede hala birkaç hedef kaldı. Önümüzdeki günlerde bölgeye askerlerin gelmesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamalara göre daha sonra Refah'a yönelik olası bir saldırı konusunda karar verecek olan ordu, Han Yunus'taki operasyonun bir an önce tamamlanması amacıyla saldırılarını yoğunlaştırdı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip edilen bir araba (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip edilen bir araba (AFP)

Hiziplerdeki Filistinli kaynaklar Şarku'l Avsat'a verdikleri demeçte, Han Yunus'un doğusunda ve batısında şiddetli çatışmaların şiddetli olduğunu ve günün her saatinde devam ettiğini bildirdi.

İsrail merkezli Kanal 14’ün aktardığına göre, İsrailli askerler Han Yunus'ta bulundukları evin hedef alınması ardından pusuya düştü. Bir tank top mermisi ile evin duvarlarından birini yıkarken askerler ise yanan evin içinden kaçmayı başardı.

İsrail ordusu Han Yunus'ta tıbbi tesislere odaklandı. Nasır Hastanesi'ni askeri kışlaya dönüştürüp yer üstü ve yer altı denetimlerini sürdürdükten sonra Kızılay’a bağlı el-Emel Cemiyeti'ni nokta atışı yaparak bombaladı.

Filistin Kızılayı, İsrail ordusunun Han Yunus'taki el-Emel Hastanesi'nin üçüncü katını hedef aldığını, su tesisatını tahrip ettiğini açıkladı.

Han Yunus'taki operasyonunu sürdüren İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki ez-Zeytun mahallesinde kapsamlı bir operasyon daha başladı.

İsrail medyası ise ordunun iki tugayın katılımıyla, Hamas hareketinin önceki saldırıda tahrip edilmeyen altyapısına odaklanacak bir operasyon başlattığını aktardı.

İsrail Ordu Sözcüsü, ez-Zeytun ve el-Türkmen mahalleleri sakinlerinden Selahaddin Caddesi üzerinden el-Mevasi bölgesine gitmelerini istedi.

Filistinli siyasi kaynaklar, Zeytun mahallesinde şiddetli çatışmaların meydana geldiğini, bölgede kalan sakinlerin Şifa Tıp Kompleksi ve diğer bölgelere kaçtığını doğruladı.

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklara göre, Zeytun mahallesinin doğusunda hava ve topçu bombardımanı kaydedilirken savaşçılar ile işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

Kassam Tugayları, savaşçılarının Zeytun mahallesinin güneyindeki el-Tekadum cephesinde işgal güçleriyle şiddetli çatışmalar yürüttüğünü duyurdu. Çatışmalar sonucunda ölü ve yaralıları taşımak için gelen çok sayıda düşman uçağının tespit edildiğini bildirdi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, ortasında ve güneyinde savaşa devam eden İsrail, Hamas'ın ve Kassam'ın üst düzey liderlerini hala bulamıyor ve tutuklulara ulaşamıyor.

İsrail ordusu, dün Gazze halkını kaçırılanların hayatlarının kurtarılmasına ve geri dönüşlerinin güvence altına alınmasına katkıda bulunmaya çağırdı. Ordu bu yönde gizli iletişim numaralarını yayınladı.

7 Kasım’da bir grup Filistinli, sivil Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneye doğru tahliye ediliyor (Reuters)
7 Kasım’da bir grup Filistinli, sivil Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneye doğru tahliye ediliyor (Reuters)

İsrail medyası Refah'tan bu yönde telefon geldiğini doğruladı. Esirlerin buraya nakledildiğine inanan ordu, daha sonra buraya saldırmayı planlıyor. Bu da yaklaşık 1 buçuk milyon kişinin buraya doğru yerinden edilmiş olmasıyla büyük bir felaketin habercisi olabilir.

Hamas hareketi ise İsrail'i, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrine saldırıp katliam ve soykırım yapma yoluyla herhangi bir maceraya atılmaması konusunda uyardı.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun aradığı zaferin bir hayalden öteye gitmeyeceğini, böyle bir hususun ancak onun hayal gücünde bulunabileceğini vurguladı.

Hamas, Netanyahu'nun herkese yalan söylediğini, Gazze'deki tutukluların ailelerini aldattığını, zorla serbest bırakılabileceklerini iddia ederek aldattığını vurguladı.

Savaş 137. gününe girerken Filistinlilerin kayıpları 30 bine yaklaştı. Filistin Sağlık Bakanlığı ise İsrail’in saldırganlığının bedelinin 7 Ekim’den bu yana 29 bin 195 şehit ve 69 bin170 yaralanmaya yükseldiğini açıkladı.

İsrail ordusunun dün Gazze'deki çatışmalarda asker Maoz Moral'ın öldüğünü duyurması, kara operasyonunda ölen askerlerin sayısını 236'ya çıkardı.

Gazze’nin kuzeyinden ve Refah şehrinden, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Detr el-Belah'taki gelen, bir sığınma evinin dışındaki çocuklar (AP)
Gazze’nin kuzeyinden ve Refah şehrinden, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Detr el-Belah'taki gelen, bir sığınma evinin dışındaki çocuklar (AP)

Gazze'de devam eden çatışmalar, insanların çektiği acıları eşi benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdı. Birleşmiş Milletler (BM), endişe verici gıda kıtlığı, yaygın yetersiz beslenme ve hastalıkların hızla yayılmasının Gazze’deki çocuk ölümlerinin sayısında bir patlamaya yol açabileceği konusunda uyardı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze Şeridi'nde yetersiz beslenmeden mustarip çocukların sayısının hızla arttığını duyurdu. Gazze'deki insani koşulların çok zor olduğunu, temel gıda kaynaklarının bulunmadığını bildiren Oxfam ise salgın hastalıkların hızla yayıldığı bir ortamda sistematik açlığın kaydedildiği uyarısında bulundu.

Gazze'deki hükümet ofisi, Gazze Şeridi'nde kıtlığın derinleştiğini ve bunun küresel bir insani felaket tehdidi oluşturduğunu doğruladı. Ofis, İsrail'i yardım girişini engelleyerek açlık ve susuzluk politikası uygulamakla suçladı.

ABD Başkanı Joe Biden'ın Orta Doğu meselelerinden sorumlu kıdemli danışmanı Brett McGurk, bugün Mısır ve İsrail'e gidiyor.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinden ve Refah şehrinden iki çocuk, aileleriyle birlikte Deyr el-Belah'taki bir barınağa geldi (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyinden ve Refah şehrinden iki çocuk, aileleriyle birlikte Deyr el-Belah'taki bir barınağa geldi (AP)

Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli internet sitesi Axios’tan aktardığına göre site İsrailli ve Amerikalı yetkililere atıfla, McGurk'un ziyaretinin Refah'ta olası bir İsrail askeri operasyonunu, esir takas anlaşmasını, yardım akışını ve Gazze'de ateşkesi görüşmek üzere İsrail ve Mısır’a geleceğini bildirdi.

Habere göre McGurk'un bugün Mısır İstihbarat Direktörü Abbas Kamil ve diğer Mısırlı yetkililerle, yarın ise İsrail Başbakanı Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Galant ve diğer İsrailli yetkililerle görüşmesi bekleniyor. ABD, Refah'a yönelik bir saldırıya karşı çıkıyor.



Sudan ordusu, stratejik Kadugli kentindeki kuşatmayı kırdı

Sudan ordusuna bağlı unsurlar (Arşiv – Reuters)
Sudan ordusuna bağlı unsurlar (Arşiv – Reuters)
TT

Sudan ordusu, stratejik Kadugli kentindeki kuşatmayı kırdı

Sudan ordusuna bağlı unsurlar (Arşiv – Reuters)
Sudan ordusuna bağlı unsurlar (Arşiv – Reuters)

Sudan ordusu bugün (Salı), Güney Kordofan Eyaleti’nin başkenti olan stratejik Kadugli kentinde, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından uygulanan kuşatmayı kırmayı başardığını açıkladı.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan bir kaynak, “Güçlerimiz Kadugli’ye girdi ve kuşatmayı kaldırdı” dedi.

İnsani koşulların ağırlaştığı ve kıtlık tehdidiyle karşı karşıya bulunan Kadugli, Nisan 2023’ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren savaş kapsamında, HDK ve yerel müttefikleri tarafından uzun süredir kuşatma altında tutuluyordu.


Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

TT

Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

İsrail dün Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nı sivil geçişlerine yeniden açtı. Bu adımın, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden ayrılmasına ve İsrail’in yürüttüğü savaştan kaçarak bölge dışına çıkanların geri dönmesine imkân tanıyacağı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre İsrail, Refah Sınır Kapısı’ndan giriş ve çıkış yapan Filistinlilerin güvenlik kontrolünden geçirilmesini talep ediyor.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın başlamasından yaklaşık dokuz ay sonra, Mayıs 2024’te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmişti. Savaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesle kırılgan bir şekilde durmuştu. Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması, Trump’ın İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaları durdurmaya yönelik daha geniş kapsamlı planının ilk aşamasında yer alan önemli şartlardan biri olarak görülüyor.

cdfgt
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, yurtdışında tedavi görmek üzere Refah Sınır Kapısı’ndan tahliye edilmeyi bekliyor. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, İsrailli bir güvenlik yetkilisi, “Avrupa Birliği (AB) adına sınır desteği sağlamak üzere AB Refah Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) ekiplerinin gelmesinin ardından, Refah Sınır Kapısı, giriş ve çıkışlar için halkın kullanımına açılmıştır” dedi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın bildirdiğine göre, Gazze Şeridi’nden 150 kişinin ayrılması bekleniyor; bunların 50’si hasta. Karşılık olarak, 50 kişinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilecek.

Yabancı gazetecilerin Gazze Şeridi'ne girişi yasaklandı

Genel olarak Filistinliler, 7 Ekim 2023’teki saldırının ardından patlak veren İsrail’in Gazze operasyonlarının ilk dokuz ayında Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’a geçebiliyordu.

cdfgrt
İnsani yardım malzemesi taşıyan kamyonlar dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a ulaştı. (DPA)

Filistinli yetkililer, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 100 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nden ayrıldığını, bunların çoğunun ilk dokuz ay içinde çıkış yaptığını belirtiyor.

Uluslararası sesler

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına yönelik uluslararası sesler gelmeye devam etti; açıklamalar arasında adımı memnuniyetle karşılayanlar ve daha fazla yardımın Gazze Şeridi’ne ulaştırılması talebinde bulunanlar oldu.

AB Komisyonu’nun Akdeniz’den Sorumlu Üyesi Dubravka Suica dün, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ardından Gazze Şeridi’ne daha fazla insani yardımın girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.

sfr
Mısır ambulansları Refah Sınır Kapısı önünde bekliyor. (Reuters)

Suica, X platformundaki paylaşımında, “Yaklaşık iki yıl aradan sonra, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı, sivil geçişleri için yeniden açıldı. Bu adım, uzun süredir beklenen bir barış planı aşamasını temsil ediyor ve birçok kişi için bir nebze rahatlama ve umut getirecek” ifadelerini kullandı.

Suica, “Şimdi daha fazla yardımın girişine izin verilmesi şart; halk hâlâ acı çekiyor ve kayıpların sayısı kabul edilemeyecek kadar yüksek” dedi.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper da dün, Gazze Şeridi’ndeki ana sınır kapısı Refah’ın yeniden açılmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Cooper, kapının Filistinlilerin her iki yönde yaya olarak geçişine imkân tanıdığını belirtirken, daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Cooper, X platformundaki paylaşımında, “Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını, insanların her iki yönde yaya olarak geçiş yapabilmesi açısından memnuniyetle karşılıyorum. Bu, bazı ciddi şekilde yardıma muhtaç kişilerin Mısır’da tıbbi hizmet almasına olanak tanıyor. Ancak hâlâ yapılması gereken çok şey var. Yardımlar akmalı, temel ihtiyaç malzemelerine uygulanan kısıtlamalar hafifletilmeli ve yardım çalışanlarının görev yapmasına izin verilmeli” ifadelerini kullandı.

İsrail, güçlerinin bölgeyi işgal etmesinin ardından Refah Sınır Kapısı’nı kapatmış, ayrıca Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Philadelphia Koridoru’nu da kapalı tutmuştu.

Bu adım, yaralı ve hastalıklı Filistinlilerin bölgeden çıkarak tedavi görmesine imkân tanıyan hayati bir geçidi işlevsiz hale getirmişti. Geçen yıl, birkaç bin kişinin üçüncü ülkelerde tedavi görmesine izin verilirken, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre hâlâ binlerce kişi yurt dışında sağlık hizmetine ihtiyaç duyuyor.

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına rağmen, İsrail yabancı gazetecilerin Gazze Şeridi’ne girişine izin vermeyi hâlâ reddediyor. Gazeteciler, savaşın başından bu yana bölgeye girişleri yasaklanan ve savaşın yol açtığı geniş yıkımla karşı karşıya kalan Gazze Şeridi’ndeki durumu aktaramıyor.

Gazze Şeridi’nde yaklaşık iki milyon Filistinli, yıkılmış şehirlerinin enkazı arasında geçici çadırlarda ve hasarlı evlerde yaşamını sürdürüyor.

İsrail Yüksek Mahkemesi, yabancı gazetecilerin İsrail üzerinden Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmesi talebiyle Yabancı Gazeteciler Derneği tarafından açılan davayı inceliyor. Hükümetin avukatları, gazetecilerin girişinin İsrail askerleri için risk oluşturabileceğini öne sürerek, olası tehlikelere dikkat çekiyor.

Dernek ise bu iddiaları reddediyor ve halkın bağımsız, hayati bir bilgi kaynağından mahrum bırakıldığını vurguluyor. Dernek ayrıca, savaşın başından itibaren birçok BM ve yardım görevlisinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verildiğine işaret ediyor.

Trump’ın Gazze planı, ikinci aşamasına girerken, yönetimin Filistinli teknokratlardan oluşan bir komiteye devredilmesini, Hamas’ın silah bırakmasını ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini öngörüyor; ardından yeniden imar çalışmaları yapılması planlanıyor.

İsrail, Hamas’ın silah bırakma olasılığı konusunda şüphelerini koruyor ve bazı yetkililer, ordunun yeniden savaşa hazırlık yaptığını belirtiyor. Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, ekim ayında yapılan ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 500’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, İsrail tarafında ise 4 askerin öldüğünü aktardı.

Geçtiğimiz cumartesi günü, İsrail ateşkesten bu yana gerçekleştirdiği en şiddetli hava saldırılarından birini düzenledi. Saldırılarda en az 30 kişi hayatını kaybederken, İsrail bunu, Hamas’ın cuma günü ateşkesi ihlal etmesine karşı bir yanıt olarak nitelendirdi.


Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
TT

Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)

Suriye’nin çoğunluğu Dürzi nüfusa sahip Süveyda vilayetinden akademisyenler ve aydınlar, dün ‘Üçüncü Akım’ adıyla açık bir sivil inisiyatif başlattı. Girişimin, toplumdan doğacak bir sivil kurtarma heyeti oluşturulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi. İnisiyatifin ayrıca, Suriye hükümeti ile vilayetin geniş kesimlerinde etkili olan fiili otorite arasında süren ‘kilitlenmiş’ durumdan çıkış hedefi taşıdığı ifade edildi.

Üçüncü Akım’ın hedefleri arasında, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulanması ve çözümün temelini uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim anlayışının oluşturması yer alıyor.

Girişimi başlatanların Süveyda’daki ve yurt dışındaki Süveydalılara hitaben yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verildi: “Biz, Süveyda vilayetindeki tıkanmış gerçekliğin dayattığı Üçüncü Akım’ız. Toplumu koruma, istikrarını, onurunu ve güvenliğini sağlama yönündeki ahlaki ve tarihsel sorumluluğumuzdan hareketle, sesimizi cesaret ve şeffaflıkla yükseltiyoruz.” Şarku’l Avsat’ın ulaştığı belgede, söz konusu girişimin, toplumdan doğan ve toplum için çalışan bir sivil kurtarma heyeti kurulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan ‘pratik bir yol haritası’ niteliği taşıdığı vurgulandı.

tyu
Geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda şehir merkezindeki el-Kerama Meydanı'nda düzenlenen gösteride bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkı talep edildi. (Sosyal medya)

Bildiride, Süveyda’nın halihazırda ‘halkının yaşadığı acıların görmezden gelindiği bir merkeziyetçi söylem ve siyasi tıkanıklık ortamında kritik bir süreçten geçtiği’ belirtildi. Metinde, bildiriyi imzalayanların yalnızca kendilerini temsil ettiği vurgulandı.

Bildiride, Üçüncü Akım’ın temel hedeflerinin, katliamların kınanması, hesap sorulmasının talep edilmesi ve zararların telafi edilmesi olduğu kaydedildi. Temmuz ayında yaşanan kanlı olaylardan sorumluluğun, bazı tarafların çatışmayı körükleme çabalarına rağmen, yönetime ait olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, halkının tarihinin, Sultan Paşa el-Atraş liderliğindeki Büyük Suriye İsyanı mirası da dahil olmak üzere, ortak ulusal mücadelenin ruhunu yansıttığına dikkat çekildi. Çözümün temelinin ise uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim olduğu belirtildi.

Üçüncü Akım bildirisini imzalayanlar, halkın köylerine güvenli şekilde geri dönmesini, kaçırılanların serbest bırakılmasını ve mağdurların zararlarının tazmin edilmesini, öğrencilerin korunmasını ve eğitim haklarının güvence altına alınmasını, Süveyda’nın bölgesel eksenlerden uzak tutulmasını ve insanca yaşam koşullarının sağlanmasını, ayrıca diyalog ve sivil iş birliğinin toplumsal çalışmanın temeli olmasını hedeflediklerini ifade etti.

Bildiride, girişimin ‘bir iktidar ilanı ya da yönetim projesi olmadığı, geliştirmeye ve tartışmaya açık bir inisiyatif’ olduğu vurgulanarak, Süveyda’nın tüm sakinleri ve istikrarla ilgilenen taraflar, toplumu koruyan ve ona hizmet eden pratik bir sürece dönüştürülmesi için bu girişimi tartışmaya ve katkı sunmaya davet edildi.

sfgrt
Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Söz konusu girişim, Şeyh Hikmet el-Hicri ve kendisine bağlı olduğu belirtilen Ulusal Muhafızlar’ın Süveyda’nın geniş kesimlerinde etkisini sürdürdüğü bir dönemde gündeme geldi. El-Hicri ve çevresinin, İsrail desteğiyle Süveyda vilayetinde kurmayı planladıkları yapılanma doğrultusunda hareket ettikleri, geçtiğimiz eylül ayında ABD ve Ürdün desteğiyle Şam’dan ilan edilen ‘yol haritasını’ ise reddettikleri kaydedildi.

Öte yandan, el-Hicri ve destekçilerinin, Süveyda Valisi Mustafa el-Bekkur’un kısa süre önce duyurduğu girişime ilişkin şimdiye kadar herhangi bir tutum açıklamadığı belirtildi. ‘Süveyda için güvenli bir geleceğe doğru’ başlığıyla ve ‘Krizin sürmesi ile geleceğin gölgesini koruyan bir çözüm arasında kader belirleyici bir tercih’ sloganıyla duyurulan söz konusu girişimin, vilayetteki krize kapsamlı bir çözüm hedeflediği ifade edildi.

Vilayetteki gelişmeleri takip eden gözlemciler, geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda kentinde el-Hicri yanlılarının düzenlediği ve vilayetin Suriye devletinden ayrılması yönündeki taleplerin yeniden dile getirildiği toplantının, Vali el-Bekkur’un girişimine fiili bir ret anlamına geldiğini değerlendirdi.

dfg
Süveyda’daki Ulusal Muhafızlar’ın liderleri, Şeyh Hikmet el-Hicri ile birlikte (Arşiv – Facebook)

Diğer yandan Ulusal Muhafızlar’ın kasım ayının sonlarında yaklaşık 10 kişiyi gözaltına aldığı hatırlatıldı. Söz konusu kişilerin, el-Hicri’nin politikaları ve projelerine karşı ‘darbe girişiminde bulunmak’ ve onun akımına paralel bir ‘alternatif akım’ oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Gözaltına alınanlar arasında din adamı Şeyh Raid el-Meteni’nin yanı sıra Asım Ebu Fahr, Ganidi Ebu Fahr, Mahir Felhut, Hüsam Zeydan, Zeydan Zeydan ve İlmüddin Zeydan’ın bulunduğu kaydedildi. Güvenlik operasyonundan iki gün sonra ise yerel kaynaklar, Şeyh el-Meteni’nin Ulusal Muhafızlar tarafından gözaltında tutulduğu sırada hayatını kaybettiğini duyurdu.