İsrail Han Yunus’tan sonra tekrar Kuzey Gazze’yi vuruyor

Han Yunus'ta saldırılarına devam eden İsrail, Gazze'nin kuzeyindeki saldırılarını tekrar arttırdı

İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
TT

İsrail Han Yunus’tan sonra tekrar Kuzey Gazze’yi vuruyor

İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)
İsrail'in güneyindeki bir alandan çekilen bu fotoğraf, bir İsrail tankının sınırı geçerek Gazze'nin kuzeyine girdiğini gösteriyor (AFP)

İsrail, Salı günü (19 Şubat) Gazze Şeridi'ndeki saldırısına yeniden başlayarak, şeridin kuzeyindeki ez-Zeytun mahallesine yeniden girdi. Han Yunus'un güneyindeki kapsamlı saldırısını ise sürdürdü.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, ABD'yi savaşı derhal durdurmak için müdahale etmeye çağırırken, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise savaşın yakın zamanda bitmeyeceğini vurguladı.

Dün açıklamada bulunan Halevi, Gazze'deki mücadeleye giden yolun hala uzun olduğunu, savaşın sonunun yakın olmadığını söyledi. Aynı zamanda, “Savaşmaya devam edeceğiz, Hamas'ın saldırı kapasitesini ortadan kaldırmaya ve kaçırılan insanları geri getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Halevi, İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'taki operasyonun sona ermek üzere olduğu yönündeki tahminlerine cevap vermiş oldu.

Ordunun Han Yunus'taki kara harekatını tamamlanmak üzere olduğunun tahmin edildiğini aktaran İsrail Ordu Radyosu, 98'inci Tümen kuvvetlerinin bölgedeki görevini yakın zamanda tamamlayacağını belirtti. Radyoya konuşan ordu yetkilileri, “Bölgede hala birkaç hedef kaldı. Önümüzdeki günlerde bölgeye askerlerin gelmesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamalara göre daha sonra Refah'a yönelik olası bir saldırı konusunda karar verecek olan ordu, Han Yunus'taki operasyonun bir an önce tamamlanması amacıyla saldırılarını yoğunlaştırdı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip edilen bir araba (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip edilen bir araba (AFP)

Hiziplerdeki Filistinli kaynaklar Şarku'l Avsat'a verdikleri demeçte, Han Yunus'un doğusunda ve batısında şiddetli çatışmaların şiddetli olduğunu ve günün her saatinde devam ettiğini bildirdi.

İsrail merkezli Kanal 14’ün aktardığına göre, İsrailli askerler Han Yunus'ta bulundukları evin hedef alınması ardından pusuya düştü. Bir tank top mermisi ile evin duvarlarından birini yıkarken askerler ise yanan evin içinden kaçmayı başardı.

İsrail ordusu Han Yunus'ta tıbbi tesislere odaklandı. Nasır Hastanesi'ni askeri kışlaya dönüştürüp yer üstü ve yer altı denetimlerini sürdürdükten sonra Kızılay’a bağlı el-Emel Cemiyeti'ni nokta atışı yaparak bombaladı.

Filistin Kızılayı, İsrail ordusunun Han Yunus'taki el-Emel Hastanesi'nin üçüncü katını hedef aldığını, su tesisatını tahrip ettiğini açıkladı.

Han Yunus'taki operasyonunu sürdüren İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki ez-Zeytun mahallesinde kapsamlı bir operasyon daha başladı.

İsrail medyası ise ordunun iki tugayın katılımıyla, Hamas hareketinin önceki saldırıda tahrip edilmeyen altyapısına odaklanacak bir operasyon başlattığını aktardı.

İsrail Ordu Sözcüsü, ez-Zeytun ve el-Türkmen mahalleleri sakinlerinden Selahaddin Caddesi üzerinden el-Mevasi bölgesine gitmelerini istedi.

Filistinli siyasi kaynaklar, Zeytun mahallesinde şiddetli çatışmaların meydana geldiğini, bölgede kalan sakinlerin Şifa Tıp Kompleksi ve diğer bölgelere kaçtığını doğruladı.

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklara göre, Zeytun mahallesinin doğusunda hava ve topçu bombardımanı kaydedilirken savaşçılar ile işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

Kassam Tugayları, savaşçılarının Zeytun mahallesinin güneyindeki el-Tekadum cephesinde işgal güçleriyle şiddetli çatışmalar yürüttüğünü duyurdu. Çatışmalar sonucunda ölü ve yaralıları taşımak için gelen çok sayıda düşman uçağının tespit edildiğini bildirdi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, ortasında ve güneyinde savaşa devam eden İsrail, Hamas'ın ve Kassam'ın üst düzey liderlerini hala bulamıyor ve tutuklulara ulaşamıyor.

İsrail ordusu, dün Gazze halkını kaçırılanların hayatlarının kurtarılmasına ve geri dönüşlerinin güvence altına alınmasına katkıda bulunmaya çağırdı. Ordu bu yönde gizli iletişim numaralarını yayınladı.

7 Kasım’da bir grup Filistinli, sivil Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneye doğru tahliye ediliyor (Reuters)
7 Kasım’da bir grup Filistinli, sivil Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneye doğru tahliye ediliyor (Reuters)

İsrail medyası Refah'tan bu yönde telefon geldiğini doğruladı. Esirlerin buraya nakledildiğine inanan ordu, daha sonra buraya saldırmayı planlıyor. Bu da yaklaşık 1 buçuk milyon kişinin buraya doğru yerinden edilmiş olmasıyla büyük bir felaketin habercisi olabilir.

Hamas hareketi ise İsrail'i, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrine saldırıp katliam ve soykırım yapma yoluyla herhangi bir maceraya atılmaması konusunda uyardı.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun aradığı zaferin bir hayalden öteye gitmeyeceğini, böyle bir hususun ancak onun hayal gücünde bulunabileceğini vurguladı.

Hamas, Netanyahu'nun herkese yalan söylediğini, Gazze'deki tutukluların ailelerini aldattığını, zorla serbest bırakılabileceklerini iddia ederek aldattığını vurguladı.

Savaş 137. gününe girerken Filistinlilerin kayıpları 30 bine yaklaştı. Filistin Sağlık Bakanlığı ise İsrail’in saldırganlığının bedelinin 7 Ekim’den bu yana 29 bin 195 şehit ve 69 bin170 yaralanmaya yükseldiğini açıkladı.

İsrail ordusunun dün Gazze'deki çatışmalarda asker Maoz Moral'ın öldüğünü duyurması, kara operasyonunda ölen askerlerin sayısını 236'ya çıkardı.

Gazze’nin kuzeyinden ve Refah şehrinden, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Detr el-Belah'taki gelen, bir sığınma evinin dışındaki çocuklar (AP)
Gazze’nin kuzeyinden ve Refah şehrinden, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Detr el-Belah'taki gelen, bir sığınma evinin dışındaki çocuklar (AP)

Gazze'de devam eden çatışmalar, insanların çektiği acıları eşi benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdı. Birleşmiş Milletler (BM), endişe verici gıda kıtlığı, yaygın yetersiz beslenme ve hastalıkların hızla yayılmasının Gazze’deki çocuk ölümlerinin sayısında bir patlamaya yol açabileceği konusunda uyardı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze Şeridi'nde yetersiz beslenmeden mustarip çocukların sayısının hızla arttığını duyurdu. Gazze'deki insani koşulların çok zor olduğunu, temel gıda kaynaklarının bulunmadığını bildiren Oxfam ise salgın hastalıkların hızla yayıldığı bir ortamda sistematik açlığın kaydedildiği uyarısında bulundu.

Gazze'deki hükümet ofisi, Gazze Şeridi'nde kıtlığın derinleştiğini ve bunun küresel bir insani felaket tehdidi oluşturduğunu doğruladı. Ofis, İsrail'i yardım girişini engelleyerek açlık ve susuzluk politikası uygulamakla suçladı.

ABD Başkanı Joe Biden'ın Orta Doğu meselelerinden sorumlu kıdemli danışmanı Brett McGurk, bugün Mısır ve İsrail'e gidiyor.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinden ve Refah şehrinden iki çocuk, aileleriyle birlikte Deyr el-Belah'taki bir barınağa geldi (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyinden ve Refah şehrinden iki çocuk, aileleriyle birlikte Deyr el-Belah'taki bir barınağa geldi (AP)

Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli internet sitesi Axios’tan aktardığına göre site İsrailli ve Amerikalı yetkililere atıfla, McGurk'un ziyaretinin Refah'ta olası bir İsrail askeri operasyonunu, esir takas anlaşmasını, yardım akışını ve Gazze'de ateşkesi görüşmek üzere İsrail ve Mısır’a geleceğini bildirdi.

Habere göre McGurk'un bugün Mısır İstihbarat Direktörü Abbas Kamil ve diğer Mısırlı yetkililerle, yarın ise İsrail Başbakanı Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Galant ve diğer İsrailli yetkililerle görüşmesi bekleniyor. ABD, Refah'a yönelik bir saldırıya karşı çıkıyor.



İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
TT

İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş ihtimalleri tartışılırken, ABD ile İran arasında daha geniş çaplı bir çatışma olasılığı gündeme geliyor. Bu durum, bölgede dengeleri ve öncelikleri yeniden şekillendirebilecek bir tablo ortaya koyarken, İsrail’in hamleleri endişeleri artırıyor.

Gazze anlaşmasının tehdit altına girebileceği ihtimaline dikkat çeken uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Tahran’a yönelik herhangi bir saldırının İsrail’i bilinçli şekilde sürece dahil edeceğini, bunun da anlaşmanın ikinci aşamasının uygulanmasını karmaşıklaştırmayı, İsrail’in eylemlerini örtbas etmeyi ve hatta anlaşmayı sabote etmeyi amaçlayabileceğini vurguladı. Uzmanlar, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin dün yaptığı ve olası sonuçlara karşı uyarılarda bulunduğu açık ve net açıklamalarına da dikkat çekti.

Bu kaygılar, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağını artırması ve Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehditleriyle aynı döneme denk geliyor. Trump, bu tehditlere rağmen Tahran yönetimiyle diyaloğa kapıyı tamamen kapatmadığını ifade ediyor.

13 Haziran 2025’te İsrail, ABD’nin desteğiyle İran’a yönelik 12 gün süren bir saldırı başlattı. Saldırılarda askeri ve nükleer tesislerin yanı sıra sivil altyapılar hedef alındı, bazı komutanlar ve bilim insanları öldürüldü. Buna karşılık İran, İsrail’e ait askeri ve istihbarat merkezlerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) vurdu.

22 Haziran’da ise ABD, İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenlediğini ve bu tesisleri devre dışı bıraktığını duyurdu. Tahran buna, Katar’daki ABD’ye ait el-Udeyd Hava Üssü’nü bombalayarak karşılık verdi. Ardından Washington, 24 Haziran’da Tel Aviv ile Tahran arasında ateşkes ilan edildiğini açıkladı.

Mısır'ın uyarıları

Sisi dün Kahire’nin doğusundaki Polis Akademisi öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmada, “İran krizi tırmanıyor ve bunun bölge üzerinde etkileri olabilir… İran kriziyle ilgili gerilimi düşürmek için her ne şekilde olursa olsun diyaloğa ulaşmak amacıyla sessiz ama yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Krizin silahlı bir çatışmaya dönüşmesi halinde bölgemiz açısından son derece ciddi sonuçlar ve ekonomik yansımalar doğurabileceğinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamaları, İsrail basınında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran konulu bir güvenlik toplantısı yaptığına dair haberlerin ertesi gününe denk geldi. Açıklamalar, İsrail Yayın Kurumu’nun dün ‘bir Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaştığını’ duyurmasıyla da eş zamanlı gerçekleşti.

rgty
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

İsrail medyası, Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaşmasının önceden planlandığını ve bunun İsrail ile ABD orduları arasındaki iş birliği kapsamında gerçekleştiğini savundu.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan ise İsrail’in her türlü savaştan fayda sağladığını belirterek, Tel Aviv yönetiminin böyle bir çatışmayı Gazze Şeridi’ndeki yıkıcı planlarını genişletmek ve bunları örtbas etmek için kullanabileceğini, bunun da durumu daha karmaşık hale getireceğini ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Nizar Nazzal da göstergelerin İran’a yönelik bir askeri operasyon ihtimaline işaret ettiğini, bu süreçte İsrail’in kışkırtma ve askeri yığınak yoluyla açık bir rol oynadığını ve Netanyahu’nun bu yönde bir isteği bulunduğunu söyledi. Nazzal, Mısır’ın bölgeye yönelik ciddi endişeler taşıdığına dikkat çekerek, olası gelişmelerden Gazze anlaşmasının hızlı şekilde zarar göreceğini vurguladı.

Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda Refah Sınır Kapısı’nın önümüzdeki pazar günü (yarın), yalnızca sınırlı sayıda kişinin geçişine izin verecek şekilde iki yönlü olarak açılacağı” bildirildi. Açıklamada ayrıca, İsrail ordusunun kontrolü altındaki bölgede yer alan bir güvenlik noktasında ek denetim yapılacağı kaydedildi.

Diğer yandan Sisi, dün yaptığı konuşmada İran’a yönelik bir saldırının sonuçlarına karşı uyarıda bulunarak, Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu ve bunun ‘son derece önemli’ olduğunu söyledi.

Nazzal’a göre Netanyahu, İran’a yönelik olası bir saldırıyı, anlaşmanın ikinci aşamasının başlangıcını bozmak ya da süreci aksatmak için kullanabilir. Nazzal, saldırının önümüzdeki günler ya da haftalar içinde gerçekleşmesi ihtimali karşısında Netanyahu’nun süreci parçalara bölerek uygulamayı uzatabileceğini, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını geciktirmeye yönelik manevralar ve şartlar öne sürerek faydasını azaltmaya çalıştığını ve bu yolla Gazze Şeridi’nden çekilme gibi taahhütlerden uzaklaşabileceğini dile getirdi.

Gazze anlaşması bir nebze sekteye uğradı

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, siyasi ve güvenlik çevrelerinin, Netanyahu’nun şu aşamada kapsamlı bir savaşa girmeyi hedeflemediğini, ancak Trump yönetimiyle dolaylı bir eşgüdüm içinde İran liderliğinin seçeneklerini daraltmaya çalıştığını vurguladığını yazdı. Haberde, İsrail’in tüm senaryolara hazır olduğu izlenimini pekiştirmeye özen gösterdiği ve kararın her an alınabileceği mesajını verdiği aktarıldı.

Bu çerçevede Reha Ahmed Hasan, Tahran’da binlerce protestocunun öldürülmesinden duyulan endişeden söz eden ABD-İsrail söylemini sert şekilde eleştirerek, buna karşılık İsrail’in 75 bin Filistinliyi öldürmesine ve açlıktan etkilenen sivillere yardım ulaştırmak için Refah Sınır Kapısı’nın açılmamasına kayıtsız kalındığını dile getirdi. Hasan, Gazze anlaşmasının ABD Başkanı Donald Trump’ın güvenilirliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, anlaşmaya yönelik herhangi bir tehdidin en büyük zararını Trump’a vereceğini ifade etti.

Nazzal ise Gazze anlaşmasının arabulucularının, İsrail’in olası bir saldırıdan fayda sağlamasını engellemek için harekete geçtiğini belirterek, saldırının durdurulmasının ya da etkilerinin hızla sınırlandırılmasının, İsrail’i anlaşmayı uygulamaya zorlamak açısından hayati önemde olduğunu söyledi. Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı kendisi açısından kazançlı gördüğüne dikkat çeken Nazzal, savaşın başlaması halinde bunun İsrail’i de içine alacağını ve Gazze anlaşmasının görece sekteye uğrayacağını kaydetti.


SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
TT

SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)

Şam ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından dün yapılan, Suriye'nin doğusundaki askeri, güvenlik ve idari kurum ve güçlerin Suriye devletine "sıralı entegrasyon süreci" başlatılmasına yönelik "kapsamlı" bir anlaşmanın duyurulması, bölgesel ve uluslararası alanda geniş bir onay gördü.

Yeni anlaşma, "Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugaydan oluşan bir tümenin kurulmasının yanı sıra, Halep Valiliği'ne bağlı bir tümen içinde Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın kurulmasını" da içeriyor.

Anlaşma ayrıca, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke ve Kamışlı merkezlerinde "askeri güçlerin temas noktalarından çekilmesini ve İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin girmesini" de içeriyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu kapsamlı anlaşmanın Suriye'nin barış, güvenlik ve istikrar yolunda ilerlemesine katkıda bulunacağı umudu dile getirilirken, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmayı Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve istikrar yolculuğunda bir "kilometre taşı" olarak değerlendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ülkesinin "istikrar, adalet ve yeniden yapılanma yolunda Suriye'yi ve Suriye halkını desteklemeye devam edeceğini" teyit etti.


Kordofan'da "HDK" tarafından büyük çaplı İHA saldırısı

Sudan'ın batısındaki Heglig bölgesinden yerinden edilmiş insanlar, el-Kadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında insani yardım bekliyor (AFP)
Sudan'ın batısındaki Heglig bölgesinden yerinden edilmiş insanlar, el-Kadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında insani yardım bekliyor (AFP)
TT

Kordofan'da "HDK" tarafından büyük çaplı İHA saldırısı

Sudan'ın batısındaki Heglig bölgesinden yerinden edilmiş insanlar, el-Kadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında insani yardım bekliyor (AFP)
Sudan'ın batısındaki Heglig bölgesinden yerinden edilmiş insanlar, el-Kadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında insani yardım bekliyor (AFP)

Sudan'ın batısındaki Kordofan bölgesinin en büyük şehri el Ubeyd, dün Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından gerçekleştirildiğine inanılan ve askeri ve hükümet binalarını hedef alan en büyük insansız hava aracı (İHA) saldırılarından birine maruz kaldı.

Yerel tanıklara göre iki saatten fazla süren saldırılar, bir askeri üssü, polis merkezini, bölgesel parlamentoyu, telekomünikasyon şirketi ofislerini ve belediye stadyumunun çevresini hedef aldı.

Şehir, ordunun kontrolü altında kalmaya devam ederken, HDK de şehri aylardır kuşatma altında tutuyor. El Ubeyd, stratejik bir ticaret yolu üzerinde yer alıyor ve önemli askeri tesisler içeriyor.

Yerel kaynaklar Şarku’l Avwsat'a, "uçaksavar savunmasının intihar dronlarının saldırısını püskürttüğünü ve birçoğunu düşürdüğünü" söyledi.

Hızlı Destek Kuvvetleri'ne ait İHA’lar son aylarda el Ubeyd şehrindeki askeri ve sivil tesisleri defalarca hedef alarak hem askeri personel hem de siviller arasında onlarca ölüm ve yaralanmaya neden oldu. Bu arada, Sudan Başbakanı Kamil Idris'in, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'nin (IGAD) mevcut başkanı Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Gulle ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, görüşmede Sudan'ın örgüte ve Afrika Birliği'ne geri dönmesinin gerekliliğinin ele alındığı belirtildi.