Terör tehdidi Sahel ülkelerini birleştiriyor mu?

Mali, Nijer ve Burkina Faso ‘federalizm’ kurmayı tartışıyor.

Nijer, Burkina Faso ve Mali hükümet başkanlarının geçen 29 Aralık'ta yaptığı toplantı ile eş zamanlı olarak Nijer'in Niamey kentinde gösteri düzenlendi. (Reuters)
Nijer, Burkina Faso ve Mali hükümet başkanlarının geçen 29 Aralık'ta yaptığı toplantı ile eş zamanlı olarak Nijer'in Niamey kentinde gösteri düzenlendi. (Reuters)
TT

Terör tehdidi Sahel ülkelerini birleştiriyor mu?

Nijer, Burkina Faso ve Mali hükümet başkanlarının geçen 29 Aralık'ta yaptığı toplantı ile eş zamanlı olarak Nijer'in Niamey kentinde gösteri düzenlendi. (Reuters)
Nijer, Burkina Faso ve Mali hükümet başkanlarının geçen 29 Aralık'ta yaptığı toplantı ile eş zamanlı olarak Nijer'in Niamey kentinde gösteri düzenlendi. (Reuters)

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijer, Mali ve Burkina Faso, ekonomik ve güvenlik açısından da en kırılganlar arasında. Bu durum, on yıldan fazla bir süredir bu ülkeleri etkileyen terör tehdidi nedeniyle daha da karmaşık hale geldi. Ancak bu üç ülkeyi yöneten askerler, Batı ve komşu ülkelerle çatışmaya girdikten sonra, ortak zorluklarla başa çıkabilmek için bir ‘federal birlik’ oluşturma hayalleri kuruyorlar.

Bu üç ülkeyi bir araya getiren birçok ortak nokta var. Yoksulluk ve güvenlik kırılganlığına ek olarak bunlardan en önemlilerinden biri askeri darbelerin ardından orduların iktidara gelmesiyle olağanüstü hal koşullarında yaşamaları. Bu durum, güçlü bir bölgesel kuşatmaya tabi olmalarına ve Rusya ile stratejik bir ittifak kurmalarına yol açtı.

Fotoğraf Altı: Mali'deki ECOWAS güçleri. (Reuters- Arşiv)
Mali'deki ECOWAS güçleri. (Reuters- Arşiv)

Geçen yıl, bu üç ülke yeni yaklaşımları çerçevesinde, ‘Sahel Ülkeleri İttifakı’ adı altında bir askeri ittifak kurdu. Bu ittifak, terörizm, organize suç ve sınırları aşan suçlarla mücadele için çabaları birleştirmeyi amaçlıyor. Geçtiğimiz ocak sonunda, Batı Afrika Ekonomik Topluluğu'ndan (ECOWAS) resmi olarak ayrıldıklarını duyurdular.

Ancak üç ülkenin bakanlarının geçen hafta sonu Burkina Faso'da yaptıkları toplantıda duyurdukları en önemli adım, eğer başarılırsa Sahel bölgesinin tarihinde benzeri görülmemiş bir adım olacak bir federal sistem kurma arzularıydı.

Bu toplantıda, birçok uzman ve yetkili, ilk aşamada üç ülke arasında bir ‘konfederasyon’ kurma fikrini görüştü. Bu, gelecekte bir ‘federal sistem’ kurulmasının yolunu açabilecek bir adım olacaktır. Burkina Faso Savunma Bakanı Kassoum Coulibaly açıklamasında "Bugün Ouagadougou, ittifakımızı güçlendirmek için gerekli mekanizma, araç ve prosedürleri geliştirmek için ek bir adım atmamıza olanak tanıyor" dedi. Bakan, toplantının üç ülkenin hedeflediği konfederasyonun ‘nihai yapılandırmasını belirlemesi’ beklentisini de sözlerine ekledi.

Fotoğraf Altı: Fransız askerleri, 22 Aralık 2023'te Nijer'den çekildi. (Reuters)
Fransız askerleri, 22 Aralık 2023'te Nijer'den çekildi. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Nijerya Savunma Bakanı General Salifou Modi şu açıklamayı yaptı:

"Bu mekanizmalar kurduğumuz ittifakı güçlendirerek etkili bir konfederasyona yol açacak, tek amacımız halklarımızın mutluluğunu ve refahını sağlamaktır."

Bu hayalperest girişimleri yönetenler, üç ülkedeki bir grup generaldir. Ancak önce güvenlik ve askeri koordinasyonla ilgili önemli zorlukları aşmaları gerekiyor. Bu zorluklar, ülkelerinin geniş bölgelerinin hala El Kaide ve DEAŞ gibi örgütlerin kontrolü altında olduğu gerçeğiyle ilgili.

Terör örgütleri, Mali, Nijer ve Burkina Faso arasındaki sınır üçgeninde yoğunlaşmış durumda. Bu bölge, Sahel'deki en tehlikeli olarak tanımlanmakta olup, üç ülkenin orduları için zorlu bir coğrafya olarak kabul ediliyor. Burası, yıllardır terörist savaşçıların terör saldırıları düzenlemek için eğitildiği bir arka üs oluşturuyor.

Her ne kadar üç ülkenin orduları, özellikle hava yeteneklerini geliştirmek amacıyla Rusya ve Türkiye'den büyük silah anlaşmaları yapmış olsa da Mali ve Burkina Faso da Rus Wagner Grubu'ndan yardım istedi. Ancak üç ülkenin geniş bölgeleri halen ordunun kontrolü dışında ve sınırlardaki güvenlik koordinasyonu zayıf kalıyor.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için, üç ülkenin askeri liderleri, çabaları koordine etmek ve istihbarat bilgilerini paylaşmak için etkili bir askeri ve güvenlik çerçevesi oluşturmak amacıyla danışma ve görüşmeleri artırdı. Bu çerçevede, Nijer Ordusu Genelkurmay Başkanı General Moussa Barro'nun, Mali'ye yaptığı resmi ziyaret gibi, üç ülkenin askeri liderleri arasında karşılıklı güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan adımlar atılıyor.

Fotoğraf Altı: Niamey geçen yıl geniş katılımlı gösterilere sahne oldu. (AFP)
Niamey geçen yıl geniş katılımlı gösterilere sahne oldu. (AFP)

Nijerli General, Mali meslektaşı General Omar Diarra ile uzun bir görüşme gerçekleştirdi ve Sahel Ülkeleri İttifakı çerçevesinde askeri koordinasyonun güçlendirilmesi ve güvenliğin artırılması mekanizmalarını tartıştılar. Resmi bir açıklamada, ikisinin de askeri ve güvenlik koordinasyon mekanizmalarının hızlandırılmasında anlaştığı belirtildi.Formun Üstü

Nijer Ordusu Genelkurmay Başkanı, bir basın açıklamasında, gelecek dönemde Mali ve Burkina Faso'daki askeri meslektaşlarıyla benzer toplantılar düzenlemeyi planladığını kaydetti. Bu toplantılar, sınır bölgelerinde süregelen terör saldırılarına karşı koymak amacıyla düzenlenecek.

Sahel Ülkeleri İttifakı’nın kurulmasının üzerinden altı aydan fazla zaman geçmesine rağmen aralarındaki güvenlik ve askeri koordinasyon düzeyi halen zayıf. Her ne kadar bu ülkelerin orduları bazı zaferler elde etmiş olsa da terör örgütleri sınır üçgeninde hala büyük bir özgürlükle hareket etme kabiliyetine sahiptir ancak bu zaferler hala sınırlıdır ve bireysel olarak elde edildi.

Son dönemdeki bu zor durumla paralel olarak, Mali'nin Geçici Cumhurbaşkanı Albay Assimi Goita geçtiğimiz azartesi günü ordu ve güvenlik liderleriyle bir araya geldi ve "Mali'nin toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir tehdidin ortadan kaldırılması gerektiğine dair herkesi temin etti" şeklinde bir açıklama yaptı.

Mali Savunma Bakanı dün yayınlanan açıklamalarda, Mali ordusunun artık iyi silahlandığını ve ülke topraklarının tümünde kontrolü yeniden sağlama yeteneğine sahip olduğunu belirtti. Ancak, bununla yetinmeyeceklerini ve aynı zamanda Nijer ve Burkina Faso'ya terörizmle mücadelede yardım etmeyi hedeflediklerini ekledi.

Sahel ülkeleri (Nijer, Mali ve Burkina Faso) için terörizm tehdidi, birlik olma yolunda itici bir güç haline geldi. Ancak bu kırılgan ülkeleri yöneten askeri liderler, iktidarda kalmanın bir gerekçesi olarak terörizm tehdidini kullanarak anayasal süreçleri engelliyor ve olağanüstü hâl ilan ediyorlar.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.