Husilerden İsrail, Amerikan ve İngiliz gemilerine yönelik saldırıları artırma tehdidi

Yemen'deki İran destekli Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Babu'l Mendeb'den geçen İsrail, Amerikan ve İngiliz gemilerine yönelik saldırıları artırma tehdidinde bulundu

Yemen'e yardım taşıyan Amerikan kargo gemisine iki Husi füzesi saldırdı (Reuters)
Yemen'e yardım taşıyan Amerikan kargo gemisine iki Husi füzesi saldırdı (Reuters)
TT

Husilerden İsrail, Amerikan ve İngiliz gemilerine yönelik saldırıları artırma tehdidi

Yemen'e yardım taşıyan Amerikan kargo gemisine iki Husi füzesi saldırdı (Reuters)
Yemen'e yardım taşıyan Amerikan kargo gemisine iki Husi füzesi saldırdı (Reuters)

Husi, liderlik ettiği gruba ait El-Mesira televizyonunda yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana Gazze'ye destek için Kızıldeniz'de ve Aden Körfezi'nde yürüttükleri faaliyetlere ilişkin bilgi verdi.

“Gazze'ye yönelik saldırının başlamasından bu yana Kızıldeniz ve Umman Denizi'nde (İsrail, ABD ve İngiltere'ye ait) 48 gemiyi hedef aldık." diyen Husi, bunun, düşmanın gemi hareketlerini azaltması, kamufle etmesi ve onlar hakkındaki bilgileri gizlemesine rağmen önemli bir rakam olduğunu söyledi.

Husi lider, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Babu'l Mendeb'deki faaliyetlerinin devam edeceğini ve bunları artırmaya çalıştıklarını belirtti.

Kızıldeniz ve Arap Denizindeki operasyonlarına "denizaltı silahları" dahil ettiklerini ifade eden Husi, bunun "düşman için endişe verici bir konu" olduğunu savundu.

İsrail'e yönelik saldırılarına ilişkin ise Husi, "Gazze Şeridi'ne yönelik saldırının başlamasından bu yana işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail hedeflerine 183 füze ve insansız hava aracı fırlattık." ifadesini kullandı.

Husi, ABD'yi Gazze'deki Filistin halkını açlığa mahkum etmek için İsrail'e en büyük desteği sağlamakla suçladı.

ABD ve İngiltere Hudeyde'ye 4 saldırı düzenledi

Öte yandan Husilere ait el-Mesire televizyonunun haberinde, ABD ve İngiltere'nin, Hudeyde'nin batısındaki El-Cebbane bölgesine 4 saldırı düzenlediği belirtildi.

Haberde konuya ilişkin ayrıntılı bilgi verilmezken, ABD ve İngiltere de konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

Dün de ABD ve İngiltere hava kuvvetlerinin sahil kenti Hudeyde'ye 11 saldırı düzenlediği duyurulmuştu.

Hudeyde, uzun bir kıyı şeridine sahip olmasının yanı sıra hayati önemi bulunan üç limanı içermesi nedeniyle Yemen'in en önemli kentlerinden biri olarak kabul ediliyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından dün yapılan açıklamada, 19 Şubat'ta Husilerin, Yemen'in Aden Limanı'na giden Yunanistan bandıralı, ABD'ye ait "M/V Sea Champion" isimli dökme yük gemisine doğru iki gemisavar balistik füze ateşlediği belirtilmişti.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.