İsrail Ordusu: Kızıldeniz bölgesinden İsrail topraklarına doğru ilerleyen balistik füze imha edildi

Husiler, ABD ve İngiltere’ye ait gemilerin yanı sıra İsrail’in Eliat şehrini hedef aldı

İsrail askerleri (İsrail ordusunun web sitesi-Arşiv)
İsrail askerleri (İsrail ordusunun web sitesi-Arşiv)
TT

İsrail Ordusu: Kızıldeniz bölgesinden İsrail topraklarına doğru ilerleyen balistik füze imha edildi

İsrail askerleri (İsrail ordusunun web sitesi-Arşiv)
İsrail askerleri (İsrail ordusunun web sitesi-Arşiv)

Yemen’deki Husilerin Sözcüsü Yahya Seri, Aden Körfezi’nde İngiltere’ye ait bir geminin, Kızıldeniz’de ABD’ye ait bir destroyerin ve İsrail’in Eilat kentinin füzeler ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) hedef alındığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Seri, dün akşam yaptığı açıklamada, İsrail’in güneyinde bulunan Eilat’taki çeşitli hedeflere bir dizi balistik füze ve SİHA’larla operasyon düzenlendiğini bildirdi.

Sözcü ayrıca, Aden Körfezi’nde bulunan bir İngiliz gemisinin (ISLANDER) doğrudan füzelerle hedef alındığını ve gemiden yangın çıktığını ifade etti.

Seri son olarak, Kızıldeniz’deki bir ABD destroyerinin çok sayıda SİHA ile hedef alındığını da sözlerine ekledi.

İsrail’in tepkisi

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformunda yaptığı açıklamada, balistik füzenin İsrail hava sahası dışında imha edildiğini bildirerek, bunun Gazze Şeridi’nde savaşın başlamasından bu yana Hetz savunma sisteminin kullanıldığı yedinci müdahale operasyonu olduğuna işaret etti.

İsrail ordusu ayrıca bugün şafak vakti, hava savunmasının Kızıldeniz bölgesinden İsrail topraklarına doğru ilerleyen bir balistik füzeyi imha ettiğini ve bunun vatandaşlar için herhangi bir tehdit oluşturmadığını duyurdu.

ABD’nin açıklaması

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Yemen’deki Husilere ait altı SİHA’nın dün Kızıldeniz’de vurulduğunu duyurdu.

CENTCOM’un açıklamasına göre, Husi milisler, Kızıldeniz’deki bir kargo gemisine iki gemisavar balistik füze fırlattı.

Açıklamada, “Kızıldeniz’de seyreden, İngiltere’ye ait, Palau bayraklı kargo gemisi M/V Islander vuruldu” denildi. 

CENTCOM, hafif yaralanmalara ve gemide hasar olmasına rağmen yolculuğa devam edildiğini de bildirdi.

CENTCOM tarafından çarşamba günü yapılan bir diğer açıklamada ise Aden Körfezi’nde tahıl taşıyan bir ABD gemisinin, Yemen’de Husi kontrolündeki bölgelerden fırlatılan iki balistik füzeyle hedef alınması sonucu küçük çapta hasar meydana geldiği bilgisi de verildi.

Husiler, 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırısı altında olan Gazze Şeridi’yle dayanışma amacıyla İsrailli şirketlerin sahibi olduğu veya işlettiği, İsrail’e giden veya İsrail’den mal taşıyan gemileri hedef alıyor.

ABD ve İngiltere, seyrüsefer özgürlüğünü tehlikeye atma ve küresel ticareti tehdit etme yeteneğini bozmak ve zayıflatmak amacıyla Husi bölgelerine hava saldırıları düzenledi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.