Iraklı gazeteci ve siyasetçi Fahri Kerim, Bağdat’taki bir suikast girişiminden mucizevi bir şekilde kurtuldu

Fahri Karim, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani ile birlikte (Şarku’l Avsat)
Fahri Karim, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani ile birlikte (Şarku’l Avsat)
TT

Iraklı gazeteci ve siyasetçi Fahri Kerim, Bağdat’taki bir suikast girişiminden mucizevi bir şekilde kurtuldu

Fahri Karim, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani ile birlikte (Şarku’l Avsat)
Fahri Karim, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani ile birlikte (Şarku’l Avsat)

Irak’ta önde gelen gazeteci ve siyasetçi Fahri Kerim, dün akşam başkent Bağdat’ın merkezinde düzenlenen suikast girişiminden kurtuldu.

Silahlı saldırganlar, Kerim’in arabasının etrafını sararak, 11 el ateş ederek kaçtı.

Kerim, Al Mada Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Bağdat Uluslararası Kitap Fuarı’na katıldıktan sonra, Kadisiye semtindeki evine doğru yola çıktı.

Al Mada Kültür ve Sanat Vakfı, 1990’ların başında Kerim tarafından kuruldu.

Kerim, kitap fuarından ayrılmadan önce, Bağdat sokaklarında bir siyasetçinin hareket etmesinin zorluğundan şikayetçi olan eski Başbakan Haydar el-Abadi ile diyalog oturumuna katıldı.

Bu açıklamadan bir saat sonra suikast girişimine maruz kalan Kerim, mucizevi bir şekilde kurtuldu.

FOTO: Fahri Kerim eski Başbakan Haydar el-Abadi ile Uluslararası Kitap Fuarı’nda
 Fahri Kerim eski Başbakan Haydar el-Abadi ile Uluslararası Kitap Fuarı’nda

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı Irak güvenlik birimlerinin iç notunda şu ifadelere yer verildi:

“Perşembe akşamı saat tam 21.00’de Toyota Hilux bir pikap, Eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin eski danışmanı Fahri Kerim’in içinde bulunduğu bir Land Cruiser’ı durdurdu. Silahlı kişiler araca 11 el ateş etti, ancak onu öldürmeyi ve yaralamayı başaramadı.”

Kerim, 2006-2014 yılları arasında merhum Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin kıdemli danışmanı olarak çalıştı.

FOTO: Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Fahri Kerim ve Filistinli romancı Atef Ebu Saif’in ortasında (Şarku’l Avsat)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es Sudani, Bağdat’taki kitap fuarının açılışında Fahri Kerim ve Filistinli romancı Atef Ebu Saif’in ortasında (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat’a konuşan aileden bir kaynağa göre, Kerim sürücünün yanında oturuyordu.

Silahlı kişiler arabalarından inip, Kerim’in aracının etrafını sardı ve ateş etmeye başladı.

Saldırganlardan biri Kerim’in olduğu cama yaklaşıp ateş etmek üzereyken, bir hükümet konvoyu tesadüfen yoldan geçti ve saldırganlar kaçmak zorunda kaldı.

Kaynak, “Kerim şu anda iyi durumda ve suikast girişiminden kurtulması bir mucize. Çünkü bu bir tehdit mesajı değildi, daha ziyade onu çirkin bir şekilde ortadan kaldırmaya yönelik bir eylemdi” dedi.

FOTO: Fahri Kerim’in aracındaki silah izleri (X)
Fahri Kerim’in aracındaki silah izleri (X)

Saldırının ardından, Al Mada Kültür ve Sanat Vakfı’ndan şu açıklama yapıldı:

“Hain ve başarısız suikast girişimi, Irak’taki mevcut yıkımın sorumlusu olan karanlık ve geri kalmış güçlerin, Iraklıların Bağdat’ta düzenlenen Uluslararası Kitap Fuarı gibi büyük ve etkili bir kültürel etkinlikle etkileşime geçmesinden memnun olmadığını teyit etmektedir.”

Açıklamada, “Suikast girişimi, Profesör Fahri ve Al-Mada Vakfı’nın Irak’ın siyasi ve kültürel yaşamında oynadığı etkili rolü doğruluyor” denildi.

Vakıf, saldırıyla ilgili ‘hızlı bir soruşturma’ başlatılması, Bağdat’ın gururundan, kültürel ve sosyal ışıltısından nefret edenlerin yargılanması ve adil cezalarını almaları için adalete teslim edilmesi çağrısında da bulunuldu. 

Irak’ın önde gelen kültürel figürlerinden biri olarak kabul edilen Kerim, 2003’ten sonraki siyasi süreçte önemli bir rol oynadı.



Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail, 10 Ekim'de yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkeste ihlallerini artırırken, müzakere sürecine katılan ve halen katılmakta olan Hamas ve Filistinli grupların kaynakları, liderlerinin arabulucuların İsrail'i anlaşmanın şartlarına uymaya ve anlaşmayı uygulamaya zorlama konusunda yetersiz ve aciz olduğunu düşündüğünü söylüyor.

Arabulucular ve diğer taraflarla devam eden iletişimin birçok ayrıntısına ve perde arkasına aşina olan kaynaklar, Şarku'l Avsat'a, Filistinli grupların bu ihlaller konusunda sabırlarının tükenmekte olduğu konusunda hemfikir olduklarını, ancak aynı zamanda bu ihlallere askeri olarak yanıt verme kapasitelerinin olmadığını da kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, savaşa geri dönme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu belirtiyor.


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
TT

İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)

Lübnanlılar, hayatlarını kritik bir dönemeçte kısıtlayan bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Genel ruh halleri iki tarihte birleşiyor. Bunlardan birincisi dün başlayan ve 2 Aralık 2025'te sona erecek olan Papa XIV. Leo'nun Beyrut ziyareti, ikincisi yıl sonuna kadar Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi sorununu çözmek için ABD tarafından verilen sürenin dolduğu son tarih.

Bu iki uç nokta arasında, bölgeler, mezhepler ve sınıflar arasında ortak bir endişe hali hakim. Bu durum, yurtdışında yaşayanlar ve yerel halkın ifadeleriyle de açıkça görülüyor. Artık siyasi takvimler, seyahatten işe ve kutlamalara, günlük planlara kadar kişisel kararların ritmini belirliyor.

Psikolog Dr. Davud Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Lübnan halkı, belirleyici anlar olarak gördükleri iki takvimle meşgulken şu anda savaş kaygısının doruk noktasını yaşıyor” diyerek durumu kendi yorumuyla açıklıyor.

Dr. Ferec, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak, kararın halkın elinde olmadığı, halkın kararı etkileme gücünün olmadığı, halkı koruyacak önleyici planların olmadığı ve halkın güvenlik hissi verecek psikolojik alternatiflerin olmadığı kanısı var. Bu yüzden beklemek bir yaşam biçimi haline geliyor.”