Libya’da ‘bozguncular’ siyasi süreci onarmak amacıyla tehdit edildi

Siyasi çıkmazı ortadan kaldırmaya ve egemen kurumları birleştirmeye yönelik Libya-Türkiye görüşmeleri sürüyor.

Libya Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Büyük Trablus'un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi ile bir araya geldi. (Libya Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Büyük Trablus'un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi ile bir araya geldi. (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Libya’da ‘bozguncular’ siyasi süreci onarmak amacıyla tehdit edildi

Libya Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Büyük Trablus'un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi ile bir araya geldi. (Libya Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Büyük Trablus'un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi ile bir araya geldi. (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya’yı yönetenleri yavaş hareket etmekle suçlayan Libya Sosyal Konseyi, bu şekilde halkı kendi yöneticilerini seçmekten mahrum bıraktıklarını bildirdi. Konsey, bozguncular ve yalancılar olarak adlandırdığı kişileri ulusun siyasi yolunu onarmak için tehdit etti. Muhammed el-Menfi liderliğindeki Libya Başkanlık Konseyi, özgür seçimlere ve kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için tüm taraflarla istişareleri sürdürme konusundaki kararlılığını yineledi.

Sukul Cuma ve Dört Bölge Sosyal Konseyi dün yaptığı açıklamada, ‘Libya halkını anayasal ve meşru haklarından mahrum bırakan tahrifat ve kasıtlı yavaşlatma’ olarak adlandırdığı durumları önümüzdeki günlerde ortadan kaldıracağını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Menfi, ülke genelindeki sosyal konseyleri ve sadık ulusal liderleri ülkeyi kurtarmak için iş birliğine ve el ele vermeye davet etti.

İsim vermeden ülke liderlerine yönelik suçlamalarda bulunan Sosyal Konsey, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Hepsi makamlarında kalabilmek için uğraşıyor. Libyalıların parasını Libyalılara hiçbir şey sunmadan sömürüyorlar ve tüm halk onların yalan söylediğini biliyor.”

Fotoğraf Altı: Libya Devlet Yüksek Konseyi heyeti Türkiye'de görüşmeler gerçekleştirdi. (Libya Devlet Yüksek Konseyi)
 Libya Devlet Yüksek Konseyi heyeti Türkiye'de görüşmeler gerçekleştirdi. (Libya Devlet Yüksek Konseyi)

Libya halkının saygın bir yaşamdan ve adaletten mahrum bırakılmasının yanı sıra birçok bölgenin ikinci plana atılmasından bahseden Sosyal Konsey, bir vasisi ya da denetleyicisi bulunmayan Libya halkının isteklerini ve hatta ihtiyaçlarını dikkate almadan bu halkın imkanlarıyla istediklerini yapan hükümetlerin ardı ardına başa geldiğini vurguladı. Libya devletinin kurumsal yapısının parçalanmasına karşı uyarıda bulunan Sosyal Konsey, ‘vatandaşların mustarip olduğu yüksek enflasyon, yüksek fiyatlar ve zayıf hizmetlere, Libyalıların imkanlarını kontrol altında tutan her düzeydeki yaygın yolsuzluğun neden olduğuna’ dikkat çekti. Sosyal Konsey, yıllar boyunca farklı denetleyici kurumların raporlarıyla belgelenen bu yolsuzluğu ortadan kaldırmak için herhangi bir önlem alınmadığına işaret etti.

Diğer yandan Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkan Yardımcısı ve Libya-Türkiye Dostluk Komitesi Başkanı Dr. Ömer el-Ubeydi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ile TBMM’de bir görüşme gerçekleştirdi.

DYK’nin dün yaptığı açıklamaya göre taraflar, Libya'daki siyasi meselelere, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) ülkedeki rolüne, siyasi çıkmazın aşılmasına ve egemen kurumları birleştirme çabalarına değindi. Taraflar ayrıca tüm Libyalı kesimleri ulusal diyalog masasına getirme ihtimalini de masaya yatırdı.

DYK ofisinden yapılan açıklamada, Oktay’ın “Türkiye, Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını arzuluyor” sözleri aktarıldı.

Fotoğraf Altı: Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, İngiltere'nin Libya Büyükelçisi ile görüştü. (Libya Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, İngiltere'nin Libya Büyükelçisi ile görüştü. (Libya Başkanlık Konseyi)

Menfi, İngiltere'nin Libya Büyükelçisi Martin Longden ile gerçekleştirdiği görüşmede, Libya'daki son siyasi gelişmeleri ve mümkün olan en kısa sürede seçimlere gidilmesi konusunu ele aldı.

Libya Başkanlık Konseyi'nden yapılan açıklamada şu ifade yer aldı:

“Çarşamba akşamı gerçekleşen toplantıda, ulusal uzlaşı projesinde kaydedilen ilerleme ve önümüzdeki nisan ayında düzenlenecek olan kapsayıcı forumun hazırlıkları konuşuldu. Ayrıca kaynakların adil dağılımını sağlamak için açıklık, şeffaflık ve harcamaların rasyonelleştirilmesi noktasında İngiltere'nin, Libya Yüksek Finans Komitesi'ne verdiği destek de istişare edildi.”

Menfi, görüşme esnasında özgür, adil ve tüm Libyalıların razı olacağı seçimlere götürecek siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla taraflarla istişarelerin devam edeceğini vurguladı. Bu kapsamlı forumun ‘Libyalılar arasında hoşgörü ve merhametin yayılması adına yeni bir başlangıç olacağını’ kaydetti.

Libya Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi de çarşamba akşamı Büyük Trablus’un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi'nden bir heyetle bir araya geldi. El-Lafi’nin ofisinden yapılan açıklamada, toplantıda ulusal uzlaşı projesinin başarısına katkıda bulunmak üzere Konsey’in kapsayıcı ulusal konferansa katılma ihtimalinin ele alındığı belirtildi.

El-Lafi, sosyal barışın desteklenmesinde tüm Libyalılar için ulusal sahiplenme ile ulusal uzlaşma projesinin önemini vurguladı. Büyük Trablus’un İleri Gelenleri ve Eşrafı Konseyi ise Libya Başkanlık Konseyi'nin seçim haklarına erişmek için ulusal uzlaşma projesini başarıya ulaştırma çabalarını övdü. Ulusal proje aracılığıyla tüm siyasi taraflar arasında güvenin yeniden tesis edilmesine yönelik Libya Başkanlık Konseyi’nin tüm çabalarına desteklerini yinelediler.

Libya Temsilciler Meclisi (TM) tarafından atanan Usame Hammad hükümetinin Sağlık Bakanı Osman Abdulcelil, bin 232 onkoloji hastası için 20 milyon dinarlık (bir dolar 4,84 dinara tekabül ediyor) fon ayrılacağını duyurdu. Bakanlığa göre bu, tedavi masraflarını karşılamak için eşyalarını satmak zorunda kalan hastaların ilaç satın alabilmelerini sağlayacak bir sübvansiyon olarak sağlanacak.

Abdulcelil, bakanlığının yardım alan hastaların listelerini, tam adlarını veya kimlik numaralarını açıklamadan hazırladığını ve listenin yalnızca hastalıklarıyla ilgili bilgilerle sınırlı olduğunu açıkladı. Hükümetin geçtiğimiz yıl Onkoloji Hasta Hakları Komitesi'ne 30 milyon dinar tahsis etmeyi kabul ettiğini, 20 milyon dinarın fiilen harcandığını, geri kalan 10 milyon dinarın ise yıl sonunda tahsis edildiğini ifade etti.



Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel


Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
TT

Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) kuzeydoğu Suriye’de tırmanmayı önlemeye yönelik arabuluculuk faaliyetlerini sürdürerek kalıcı bir çözüm için çalışmalar yürütüyor. Ancak sürecin ilerlemesi, Ankara ve Şam’ın PKK’nın olası etkilerinin ortadan kaldırılacağı konusunda ikna edilmesine bağlı.

SDG bölgelerini kaybetti

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Şam’ın başlattığı ve Türkiye’nin güçlü destek verdiği askeri operasyonlar sonucunda kontrolündeki bazı bölgeleri kaybetti. Şam Suriye’nin tüm topraklarında kontrolü sağlamak isterken, Kürtler hükümette “adil temsil” talep ediyor.

efd
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, 10 Mart 2025’te Şam’da Suriye Demokratik Güçleri lideri Mazlum Kobani ile el sıkışıyor (SANA)

Türkiye’nin SDG’ye yönelik müdahalede bulunmasının temel nedeni, Suriye’de özerk bir Kürt yönetiminin kurulmasının ileride ayrılıkçılığa zemin hazırlayabileceği endişesi. Ankara, Kürt bölgeleri Suriye ordusuna entegre edilmezse sınırda askeri operasyon tehdidini defalarca dile getirdi.

Çözümün parçası

Erbil’deki bazı politikacılar, “Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerini koruyan ve Suriye’deki tüm bileşenlerin haklarını güvence altına alan” bir çözümü destekliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan IKBY hükümet danışmanı Cewhar Faiq, Kürtlerin 1991’den bu yana bölge istikrarının bir unsuru olduğunu vurgulayarak, “Kürtler çözümün ve bölgede istikrarın bir parçası olmaya devam edecek” dedi.

Faiq, Kürtlerin vizyonunun yeni demokratik, anayasal bir Suriye; etnik ve dini grupların haklarını garanti altına alan, aynı zamanda Türkiye ve diğer bölge ülkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerini gözeten ve dış müdahaleye kapalı bir sistem olduğunu belirtti.

rgtyhu
Mesut Barzani ve yanında Mazlum Kobani, Erbil’de ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yapılan görüşmeler sırasında (Kürdistan Demokrat Partisi)

Erbil, Suriye’deki taraflarla, özerk yönetim bölgelerinden Şam yönetimine ve Amerikalılara kadar temaslarını sürdürüyor. Faiq, bu temasların amacının “kalıcı bir çözüme ulaşmak” olduğunu ifade etti. Son haftalarda Mesut Barzani, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD özel temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi ile görüşmeler yaparak diyalog ve ortak anlayış yoluyla sivil barışı güçlendirmeye çalıştı. Faiq, “Askeri çözüm, Suriye’deki bileşenlere ve devlete zarar verir; DEAŞ’ın yeniden toparlanma ihtimalini artırır” dedi.

Anlaşmazlıkta engel PKK

PKK, yürütülen müzakerelerde önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi üyesi Abdulselam Berwari, “Erbil’in çabaları devam ediyor, gerilimi önlemeye çalışıyor. Ancak Türkiye, Suriye Kürtleri konusunu yıllarca silahlı mücadele yürüttüğü PKK perspektifinden değerlendiriyor” dedi.

Türkiye, PKK ile barış süreci başlattı ancak silahsızlanma şartı koştu. Kuzey Suriye’deki çatışmalar, taraflar arasındaki müzakereleri tehlikeye atıyor. Erbil, Ankara’nın endişelerini anlıyor ve Kürt meselesiyle ilgili yanlış anlamaları düzeltmeye çalışıyor.

Berwari, “Kürt halkının hakları, PKK’nın kuruluşundan çok önceye dayanıyor. Kürt meselesi çözülürse, tırmanma bahanesi ortadan kalkar” dedi.

Berwari, Erbil’in Ankara ile ilişkilerini iyi olarak nitelendirerek, “Erbil, Türkiye ve uluslararası toplumla birlikte Suriye Kürtleri ile Şam yönetimi arasındaki sorunu çözmeye çalışıyor; bu öncelikli hedefimiz” ifadelerini kullandı.

Arabuluculuk yavaş ilerliyor

Kürdistan Birliği Partisi yetkilisi Soran Davudi, “Irak Kürdistan Bölgesi, Türkiye ile Suriye Kürtleri arasında kontrollü bir çerçevede resmi olmayan bir arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor” dedi.

Davudi, Erbil’in rolü, büyük ölçüde Ankara ile sağlanan siyasi ve ekonomik bağlantılar ve PKK etkisinden bağımsız Suriye Kürtleriyle yürütülen tarihî temas kanallarına dayandığını belirtti.

dfrgt
Polis güçleri, Türkiye’nin güneydoğusundaki Mardin’de Nusaybin kapısından Kamışlı’ya geçmeye çalışan ve SDG’yi destekleyen Kürtleri dağıtmak için su sıkıyor (AP)

Davudi, “Erbil ile etkili Kürt liderler arasında resmi olmayan, temaslar sürüyor; ancak Türkiye’nin YPG’ye (Demokratik Birlik Partisi’nin silahlı kanadı ve SDG’nin ana birleşeni) bakışı, PKK’nın uzantısı olarak görülmesi büyük bir engel oluşturuyor” dedi. Ayrıca, Suriye Kürtleri arasında SDG ile Kürt Ulusal Konseyi arasındaki bölünmenin krizi derinleştirdiğine dikkat çekti.

Erbil’in diyaloğu sürdürme çabalarına rağmen Davudi, arabuluculuğun etkisinin hâlâ sınırlı ve yavaş ilerlediğini belirtti. Öte yandan, krizle ilgili kilit isimlerin sık sık Erbil’e gelmesi, şehrin Şam, Ankara, Kürt tarafları ve Washington arasında gerçek anlaşmalar için uygun bir sahne olabileceği yönünde iyimserlik yaratıyor.


Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
TT

Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)

Hamas, ABD de dahil olmak üzere aracılardan, Gazze ile Mısır arasındaki Refah kara sınır kapısının yeniden açılacağına dair teyitler alırken, İsrail hükümeti başkanı Binyamin Netanyahu’nun bu adımı olabildiğince yavaşlatmaya çalıştığı yönünde İsrail medyasından bilgiler geliyor.

Hamas kaynaklarına göre Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta içinde açılması bekleniyor ve tarih olarak da Perşembe günü öne çıkıyor. Buna karşın İsrail’den gelen bilgiler farklı; Walla haber sitesi kapının Pazar günü açılacağını duyurdu.

dcfrgt
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafı, İsrail’in kontrolü altında (Reuters)

Hamas kaynaklarına göre aracılardan gelen güvence, kapının açılacağının garantisi niteliğinde. Hamas, en son bir İsrailli rehinenin cesedinin bulunmasıyla başlayan süreçte, liderliğe kapının bu hafta açılacağına dair teyitler geldiğini açıkladı.

Gaza Yönetim Komitesi’nin girişi

Hamas yakın kaynaklar önümüzdeki günlerde Refah üzerinden bazı Gaza Yönetim Komitesi üyelerinin bölgeye girişine izin verilmesinin muhtemel olduğunu ve bu kişilerin Hamas yetkilileriyle görüşmeler yaparak bazı hükümet görevlerini devralma sürecini başlatacağını söyledi.

Filistin Yönetimi ve Avrupa Birliği delegasyonu da 2005 anlaşması çerçevesinde sınır kapısında çalışmaya hazır olduklarını açıkladı.

fgthy
Kahire’deki Gaza Yönetim Komitesi toplantısı (Mısır Basın Enformasyon Kurumu)

Hamas kaynakları, kapının tam işleyişiyle açılması gerektiğini savunurken, Netanyahu Salı günü düzenlediği basın toplantısında kapının “sınırlı ve anlaşmalı düzenlemeler çerçevesinde, günlük belirli sayıda Filistinliye giriş-çıkış izni verecek şekilde” açılacağını söyledi.

Netanyahu ayrıca İsrail’in “sınır kapısı ve tüm Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolüne sahip olacağını” vurguladı.

Tam güvenlik kontrolü ne anlama geliyor?

Netanyahu’nun bu açıklamaları, Filistinli gruplar arasında İsrail’in bunu nasıl uygulayacağı konusunda endişe ve soru işaretleri yarattı.

Grup kaynakları, İsrail’in “sarı çizgi” olarak adlandırılan sınır hattında yüzde 53’ün üzerinde bir alan üzerinde kontrol sağlamayı hedefleyebileceğini belirtiyor. İkinci aşama koşulları İsrail’in bölgeden çekilmesini öngörse de, Netanyahu hükümeti bunu Hamas’ın silahsızlandırılmasıyla bağdaştırıyor; bu konu halen tartışma aşamasında ve birçok engelle karşılaşabilir.

ty6
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

Eğer ikinci aşama koşulları uygulanmazsa, İsrail muhtemelen kuzey ve doğu bölgelerinde askeri varlığını artırarak güvenliği sağlamayı ve batıdaki alanları kontrol etmeyi sürdürecek. Güneyde ise askeri varlığını koruyacak.

Olası çekilme durumunda, İsrail sınır hattında daha geniş bir tampon bölge oluşturabilir; bazı yerlerde bu alan bir ila iki kilometreyi bulabilir. Aynı zamanda Refah Sınır Kapısı ve Philadelphia hattındaki kontrolünü de sürdürerek, silah veya patlayıcı kaçakçılığını engellemeyi planlıyor. Özellikle tüm tünellerin tahrip edilmesinin ardından bu kontrol, deniz sınırlarında da devam edecek; 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail, Filistinli balıkçıların bu alanlara yaklaşmasına veya bir deniz mili batıya, Mısır sınırına doğru 5 deniz mili güneye ilerlemesine izin vermiyor.

rty6
Gazze’nin güneyindeki Han Yunus sahili (AFP)

Filistinli gruplar, İsrail’in “tam güvenlik kontrolü” açıklamalarını sürdürmesinin, Lübnan’daki gibi ani suikastlar, askeri hedefler bahane edilerek bombalamalar veya Hamas ve diğer Filistinli aktivistlerin bölgelerinde yapılan kaçırma operasyonlarıyla güvenliği sağlamaya yönelik olabileceğini öngörüyor.